Adı:
29. Oda
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
448
ISBN:
9786059232579
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Night Sister
Çeviri:
Elif Bulanalp
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
"29.Oda yılın en ürpertici romanlarından biri."
-The Miami Herald-

"Gizemli ve korkutucu…"
-USA Today-

"29.Oda'da McMahon psikolojik gerilimde kendine has bir üslup geliştirdiğini bir kez daha kanıtlıyor." -The Booklist-

"29.Oda okurlara iyi bir korku-gerilim kitabında aradıkları her şeyi veriyor. Elinizden bırakamayacağınız, şafak sökene kadar okuyacağınız bir roman."
-Bookpage-

"McMahon'ın yeteneği tahmin yetinizi sekteye uğratmasında gizli. McMahon'un öyküsü öyle manevralar yapıyor ki tüm tahminleriniz boşa çıkıyor."
-People-

Bir zamanlar kırsal Vermont bölgesinin cazibe merkezlerinden biri olan, şimdinin harap Kule Oteli, sadece Amy, Piper ve Piper'ın küçük kız kardeşi Margot'nun anılarında o eski ihtişamlı hâliyle yaşıyordu. Otelin geçmişine ait karanlık, korkunç bir sır dostluklarını bir daha asla düzelmeyecek şekilde bozana dek üç kız çocukluklarının en güzel günlerini o otelde oynayarak geçirmişlerdi.

Şimdi birer yetişkin olan Piper ve Margot, hayatları boyunca, o yaz keşfettikleri dehşet verici sırrı geçmişe gömmeye çabaladılar. Ama bir gece yarısı Margot'nun, Piper'ı arayarak ona tüyler ürpertici bir vahşeti bildirdiği telefon konuşması, bu konudaki kararlılıklarını ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecekti.
Yeni Türkiye'nin bu ilk gününde ben, yani eskisi, boş zaman bulduğum her zaman olduğu gibi, aynı şeyi yaptım: sahile inerek kitabımı okudum ve kitabı orada bitirdim. Cafedeki çalışanların siyaset yorumlarına ara sıra katılarak, bol çay, az yemek ve tansiyon korkusuyla dikkat ederek, elbette araya bol su katarak, saatlerimi McMahon'ın bu eserini bitirmeye ayırdım.

McMahon, Hasan Ali Toptaş'ın Heba'sıyla aynı zamana denk gelen hastalığım sonrası gerçek edebiyata, yani bize dünyayı olduğu gibi gösterme ve acıyan yerlere parmağımızı sokarak can acıtma çabalarımıza ara verdiğim, ve romeo ve jüliet gibi klasik eserleri deneyerek acaba iyileştim mi diye düşündüğümde afakanlar bastığını görerek yeniden kaçış kitaplarıma döndüğüm bir dönemde keşfettiğim çok iyi bir yazar. Keşfetmemin sebebi Şeytanın Eli adlı kitaba sitemizde yapılan güzel yorumlardı. Kitabı bir günde okudum ve deyim yerindeyse çarpıldım. Çok çok iyi kotarılmış atmosferiyle muhteşem bir gerilim kitabıydı Şeytanın Eli.

29.Oda, McMahon'ın çok iyi bir yazar olduğunu gösteren bir eser. İlk 200 sayfada bizi ağır ağır sıcak suya alıştıran yazar, bu iki yüz sayfanın ardından ateşi harlıyor, çok iyi bir finalle olayı noktalıyoruz. Şeytanın Eli'nde insanı çarpan o orijinal atmosferi burada bulamıyoruz, bunun konunun geçtiği yer ve mekânlarla, zamanlarla da alakası var elbette. Üçe bölünmüş zaman dilimlerinde ileriye, geriye, ve daha geriye giderek okuyoruz hikâyeyi. Her iki kitapta da güçlü kadın karakterler var, erkek karakterlerse yine tekleyen, zorlanan, yanlış anlaşılan, güçlü olamayan karakterler; açıkçası McMahon'ın kurgu dünyası bir kadınlar dünyası gibi. Yazar bu kitabında da farklı olduğu için, diğer insanlara benzemediği için dışlanan ya da bedeller ödeyen, ancak kendi benzerleriyle rahat eden, kim olduğunu ve gerçek kimliğinin ne olduğunu öğrendiğinde bu konuda seçimler yapmak zorunda kalan baş karakterler çıkarıyor karşımıza. Kendisini tanıdığında, kimliğini öğrendiğinde hayatı allak bullak olan bu karakterler, topluma uyum sağlayamadığı için bedeller ödeyen insanlar, ve toplum tarafından yaftalanıp aşağılanıyorlar. Açıkçası her iki kitaptaki kadın karakterlere ve özellikle bu kitaptaki Piper karakterinin yaşadığı deneyimlere bakınca, yazarın eşcinsellikle anlattığı hikâyeler arasında bir ilgi kurduğunu düşünmeden edemedim, az önce yazarın hayat hikâyesine bakınca da doğru düşündüğümü gördüm. Şeytanın Eli'ndeki Sara karakteri, ya da bu kitaptaki Kısraklar (kitapta ne olduğu anlatılıyor) ya da biseksüel tecrübeler yaşayan Piper karakteri yazarın bu gerilim olaylarını kadın eşcinsellerin yaşadığı dışlanma, kabul görmeme gibi olumsuzlukları ima etmek için kurduğu bir kurgu olarak plânladığını düşündürüyor, ve bu kurguyu mükemmel bir şekilde kotarıyor yazar. Kadınlar kendileri olmak için çabalarken başkalarının hayatlarını alıyor, ölümlere sebep oluyor, kendileri oldukları ya da farklı oldukları için bedeller ödüyorlar. Bunların hepsi kimlik bunalımı yaşayan bireylerin çektiği sıkıntıları ifade etmek, ima etmek için bir vesile olarak da düşünülebilir. Ancak kimlik meselesinin örneğin Katzenbach'ın başyapıtı Psikoanalist'teki gibi çok net ve doğrudan ifade edilmediğini söylemek gerek.

Ben hem 29.Oda'yı hem de Şeytanın Eli'ni gerilim kitabı seven herkese öneriyorum. Kesinlikle çok iyi iki eser olarak, içerdikleri kusurların yanında çok daha iyi ve etkileyici yönleriyle her iki kitap da çok başarılı iki gerilim kitabı. Ben de yazarın bir diğer kitabına başlamayı düşünüyorum.
Bir aile sırrının ortaya çıktığı 1955 yılında başlayan eser, bir kuşak sonrasının da meraklı torun Amy ve arkadaşları Piper ve Margot'un, Kule Otel hakkında anlatılanların eksik olduğundan şüphelenerek, büyükbabasına ait bu oteli araştırmaya başlarlar...

Büyükanne Charlotte ise büyük kızı Sylvia hakkında sorulan soruları cevaplamaktan kaçınmaktadır. Sylvia'nın en büyük hayali bir Hollywood yıldızı olmaktır. Onun kayıp olmasının üstünden yıllar geçmiş olsa da Amy çocukluk merakı ile teyzesine ne olduğunu merak etmekten vazgeçmeyip, Vermont'ta ki bu otelin gizli sırlar barındırdığına arkadaşlarını da ikna eder. 1989'da Amy, Piper ve Margot Kule Otel'inde 28 değil 29 oda olduğunu öğrenip bu gizemli oda hakkında sordukları soruların cevabını Charlotte'den alamamışlardı. Bu sır ile birbirlerine olan dostlukları yara almış ve bir daha görüşmemek üzere yollarını ayırmışlardı...

2013 yılında Piper kardeşi Margot'tan aldığı bir telefon ile tekrar çocukluk yıllarına bir gezintiye çıkar. Üzerinden yıllar geçmiş olsa da Amy onun en değerli arkadaşı olarak kalmış ve aldığı telefon ile hemen Vermont'a dönüp hem kardeşine hem de çocukluğunun geçtiği Kule Otel'inde ki yarım kalan sırrın dehşeti ile yüzleşmesi gerektiğine karar vermişti. Koruması gereken kız kardeşi Margot için herşeyi göze alabileceğini biliyordu. Pişmanlıkla dolu geçmişi ile yüzleşirken çok sevdiği Amy'ye ve ailesine neler olduğunu çözebilecek miydi?

Amy'nin ailesinin gizemli ve sıra dışı sırrı neydi?


Sıra dışı bir eser. Yazar her sayfayı merakla çevirmenize sebep olacak. Kurgusu eksiksiz. Alfred Hitchcock'a yazılan mektuplar ise esere farklı bir tat katmış. Eserin ilk sayfalarını okurken çocukların bahsettiği canavar ve hayaletlerin var olmayacağına yazar sizi ikna etse de eserin sonuna doğru fantastik bir maceraya doğru yol aldığınızı fark edeceksiniz...

Benzer kitaplar

Bir ara gözlerimin yerinden çıkacağını hissettim. Ve sadistce bir duyguyla bana bu hissi veren kitapları çok seviyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Sevdiğim bir tür, gizemli; hayalet, cin, peri veya lanetli ruh kurgularını çok seviyorum. Çok kısa zamanda, zorlanmadan ve tadını çıkararak okudum. Rose karakteri favori karakterim oldu ve kitabın başından beri onu çok sevdim. Sona dair ne kadar çıkarımım varsa hepsi beni ters köşeye yatırdı. Finalde de gözümden bir damla yaş geldiğini itiraf etmeliyim. Rose ve torununu çok sevdim. İnsanın kalbini titreten bir finaldi. Benim açımdan süprizli kitaplardan biriydi. Tahminlerimde yanıldığım kitaplara her zaman saygı duyarım buda onlardan biriydi. Edebi bir kitap mı değil mi tartışılır. Lakin bunu okurken ben edebi kaygı gütmedim. İstediğimi de aldım. Sırf o final için okunur bu kitap. Beni çok duygulandırdı.
Yayın evinin her pazartesi günkü çekilişinde istediğim ama bir türlü kazanamadığım en sonunda bir gezi sırasında kavuştuğum kitap . Nedense konusunu fantastik algılamıştım ama beklediğimden de sürükleyici ve şaşırtıcı çıktı . Öyle ki bir gün boyunca uyumadan bitirmiştim .
Jennifer McMahon'ı ilk olarak Söylemeyeceğine Söz Ver romanıyla tanımıştım.Akıcı üslubuyla,tüyler ürperten gerilimi aktarışıyla ve okuyucuyu sürüklemesiyle birlikte beğeniyle okudum.Akabinde gelen Şeytanın Eli'ni de bayılarak okumuştum.Artık yazara devam etme zamanı geldi diye düşünmüştüm. Ben de ülkemizde çıkan dördüncü kitabı olan 29.Oda 'yı okumayı tercih ettim.Yazar sürükleyicilik,kurgu ve akıcılık bakımından beni şaşırtmadı.29.Oda,ilk sayfasını okuduktan sonra sizi ilgi çekici konusuyla hemen içine alan ve son sayfalara kadar nefes kesen bir okumayı garanti eden harika bir romandı.Yazar canavar konusunu kendine has diliyle işlemiş,çok da güzel,nefis bir gerilim kitabı olmuş.Takip edeceğim yazarlardan birisi.
29. Oda bu sabah bitti... öncelikle kitabın ilk 200 yüz sayfası sıktı ama 200den sonrası gerçekten bir harikaydı okuduğum ilk gerilim kitabı galiba ve son da olmayacak. Alıntı:
Ölüm gelip kapını çaldığında onun soğuk yüzünü daha önceden görmüş olduğunu düşüneceksin. O merdivenler yukarı tırmanirken onu en korkunç kâbuslarından hatırlayacaksın ve o sana ayna tuttuğunda,göreceksin,O sensin ve sen o'sun..

Şimdi birer yetişkin olan piper ve margot hayatları boyunca o yaz keşfettileri dehşet verici sırrı geçmişe gömmeye çabalamişlardir.Ama bir gece yarısı margotun piperı arayarak ona tüyler ürpertici bir vahşeti bildirdiği telefon konuşması bu konudaki karanlılıkların ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecektir saklanan sırlar ortaya çıkarken yanında
otelin gizli olan odası 29.odada ortaya çıkar.
Gizli bir oda hiç bu kadar tehlikeli hiç bir canavar bir kısrak kadar da yanıltıcı olmamıştı.
Bazen en güvendiğimiz kişinin bize en çok bize zarar verecek olan bir kısrak olduğunu tahmin edemeyiz.
Kitabı okurken yapılan bütün tahminler boşa çıkıyor inanılmaz ve bambaska bir hikayeye dönüşüyor daha öncesinde jennifer McMahon'nın kendini bu kitapta ne kadar geliştirdiği ni görebiliyoruz
Kapağını görüp, çok başarılı bulduğum bir kitap daha! Önce yazara bakarak kitap alan biri olarak, hem yazarı tanıyıp hem de öyle bir kapağa sahip olduğunu görünce mutlaka kütüphanemde olması gerektiğini düşündüm..
Konuya gelirsem, Rose ve Sylvia 1955 yılında Kule Oteli'nde yaşayan ancak bir türlü ilişkileri iyi olamayan kardeşlerdir. Bunun nedeni Sylvia'nın tuhaflıkları gibi görünse de hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Tam bu tuhafıkları düşünürken 2013 yılına götürüyor McMahon bizi. Bu kez de yine Kule Oteli'nde yaşayan Amy çıkıyor karşımıza. İşte asıl hikaye böyle başlıyor.. Baştan sona merakla okuduğum ve gerçekten çok beğendiğim bir romandı. Kule Oteli'nin gizemini okuyunca çok şaşıracaksınız.
Bir yazar düşünün gece uykularınızı kaçıracak.İşte bu yazar kesinlikle Mcmahon.Her kitabında gizem,gerilim üst seviyede .Çıkan son kitabı Neptün Cinayetleri hariç her kitabını okuduğum yazar bu kitabında Kule Otelinin sırrını bizleri dehşete düşürerek anlatıyor.Kule otelinin geçmişteki ve bugünkü sırlarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.Keyifli okumalar
Bu saate kadar beni uykusuz bırakan, yüksek tempolu kitap...Gerilim arıyorsanız okuyun derim...Gerçekten elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Yazarın hayranı oldum resmen.
Yazarın bildiğim kadarı ile Türkçe'ye çevrilmiş 5 kitabı mevcut, ben 4 tanesini okudum. Açık ara fark ile en iyi kitabı "Şeytanın Eli" diyebilirim, okuduğum en iyi gerilim/korku romanıydı. Kurgusu oldukça başarılı ve olay örgüsü ustaca işlenmiş bu sebeple gerilim hiç azalmıyor. Geçmiş ve günümüzdeki olaylar arasındaki bağlantılar ise çok iyi anlatıldığından herhangi bir kopukluk ile karşılaşmıyorsunuz, hâl böyle olunca kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Bu türü seviyorsanız okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Şimdi yazacaklarım kitabın 310 küsürüncü sayfalarından.Bunları yazarken henüz kitabı bitirmediğimi ve halen 150 sayfa daha var olduğunu ifade etmek istiyorum.Ama bu bölümler gerçekten ilham getirdi ve buna kayıtsız kalamazdım.
"Eski ev küf kokuyordu.Bu koku onu o kadar rahatsız ediyordu ki bir an pencereleri açmak için büyük istek duydu.Ama polisler incelemelerini bitirmiş olsalar da suç mahali olan bir evde gerekli olmadıkça hiçbir şeye dokunmamasının daha doğru olacağını düşünüp açmamaya karar verdi.
<<Ölüm kapını çaldığında, onu tanıdığını düşüneceksin
Aynaya baktığında göreceksin.O sensin ve sen O'sun.>>
Piper nefesini tutarak kapıyı itti.Oda hiç değişmemişti.Koridordakiler kadar çok olmasa da bu odanın zemininde de kan lekeleri vardı.İşi bitmek üzereyken arkasından,koridordan gelen bir gürültü duydu.Sanki zemine çentikler atan telaşlı adımlara benzeyen bu gürültü Piper'ın kalbinin yerinden çıkacakmış gibi çarpmasına neden oldu.
"Merhaba" diye seslendi.Kimse var mı?Bir yerlerden Amy'ninkine benzeyen bir gürültü duyar gibi oldu.Bu hayal gücünün bir oyunu olmalıydı.Hemen Lou'nun odasına geri giderek, giysileri koyduğu çantaya yatağın üzerinden aldığı pembe bir tavşanla, rengi solmuş, oynanmaktan çeşitli yerleri yırtılmış bez bebeği koydu.Lou'nun odasından ne olduğunu tam olarak anlayamadığı birisi, kısa adımlarla koşuyormuş gibi bir ses geldi.Ses sanki ahşap zemini çizerek hareket eden tırnak ya da pençe sesine benziyordu.
Kapıya vardığında bütün cesaretini toplayarak arkasına baktı.Buruşturmuş olduğu kağıdı açarak, buradaki ölü bir kadına yazılmış garip mesajları okuyan birinin ne hissedeceğini düşündü.Fal taşı gibi açılmış gözleriyle uzun bir süre kağıda bakakaldı.Kelimeler kendi yazdıkları değildi.Kağıdın başından sonuna kadar. tek bir santim bile boş bırakılmamacasına 29.oda yazılmıştı."
Bazen kitap biter ve siz elinizde kitap ama aklınız derin düşünceler içerisinde kendinizi bir noktaya sabitlenmiş anlamsız bakışlar atarken bulursunuz. Bedeniniz buz gibi, tüyleriniz diken... Jennifer McMahon; "sen ne yaptın böyle..."
Hayatta öyle anlar vardır ki, o tek bir an tüm hayatımızı değiştirebilir.
Kim olduğunu ve ne yaptığını biliyorum. Durmak zorundasın. Eğer durmazsan ben seni durdurmak zorunda kalacağım.
Duyduklarının yarattığı şok ve yüreğinde duyduğu büyük acının dışında, içinde bir yerlerden başka bir duygunun da yüzeye çıkmaya başladığını hissediyordu; korku...
Önümde yepyeni bir yol açıldı. Sanki hayatım boyunca inişli çıkışlı bir yolda yürümüşüm de bir anda her şey yerine oturmuş gibi hissettim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
29. Oda
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
448
ISBN:
9786059232579
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Night Sister
Çeviri:
Elif Bulanalp
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
"29.Oda yılın en ürpertici romanlarından biri."
-The Miami Herald-

"Gizemli ve korkutucu…"
-USA Today-

"29.Oda'da McMahon psikolojik gerilimde kendine has bir üslup geliştirdiğini bir kez daha kanıtlıyor." -The Booklist-

"29.Oda okurlara iyi bir korku-gerilim kitabında aradıkları her şeyi veriyor. Elinizden bırakamayacağınız, şafak sökene kadar okuyacağınız bir roman."
-Bookpage-

"McMahon'ın yeteneği tahmin yetinizi sekteye uğratmasında gizli. McMahon'un öyküsü öyle manevralar yapıyor ki tüm tahminleriniz boşa çıkıyor."
-People-

Bir zamanlar kırsal Vermont bölgesinin cazibe merkezlerinden biri olan, şimdinin harap Kule Oteli, sadece Amy, Piper ve Piper'ın küçük kız kardeşi Margot'nun anılarında o eski ihtişamlı hâliyle yaşıyordu. Otelin geçmişine ait karanlık, korkunç bir sır dostluklarını bir daha asla düzelmeyecek şekilde bozana dek üç kız çocukluklarının en güzel günlerini o otelde oynayarak geçirmişlerdi.

Şimdi birer yetişkin olan Piper ve Margot, hayatları boyunca, o yaz keşfettikleri dehşet verici sırrı geçmişe gömmeye çabaladılar. Ama bir gece yarısı Margot'nun, Piper'ı arayarak ona tüyler ürpertici bir vahşeti bildirdiği telefon konuşması, bu konudaki kararlılıklarını ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecekti.

Kitabı okuyanlar 104 okur

  • Merve Yıldız
  • Tuba Fırtına
  • Selda
  • Damla N. Akpolat
  • Meryem
  • Özlem Öz
  • Duygu
  • Ayça Özalp
  • Elanur Sarı
  • Hermonie

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%22.4
18-24 Yaş
%15.5
25-34 Yaş
%15.5
35-44 Yaş
%32.8
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.1
Erkek
%8.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.3 (15)
9
%22.6 (12)
8
%34 (18)
7
%11.3 (6)
6
%0
5
%1.9 (1)
4
%1.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0