Çevirmen:
Seniha Akar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·374 syf.·
2019 4. kitabı
Bu adam gerçekten deli. Günümüzde olsa 46 raporu verip elini kolunu bağlar tımarhaneye kapatırlar ya da zararsız diye halkın içine salarlar. Adam insan kudretinin farkına varmış gibi görünüyor ve bunuda alenen söylemekten hiç geri durmuyor. Cadı avcıları tarafından yakalanıp Engizisyon mahkemeleri tarafından yargılanıp diri diri yakılmaması ya da cilalı giyotin ile başı gövdesinden ayrılmaması büyük şans doğrusu. Adam deliliğin dibine vurmuş yalayıp yutmuş üstüne hazımsızlık çekip ağız yoluyla insanların üstüne kusmus desem yeridir. Bilindiği üzere spoiler vermiyorum bu kitap içinde bu alışkanlığımı değiştirmeyeceğim. Günümüzde söylenceler söyleyen kişinin mevkisine göre değer kazanıyor maalesef. İnsanların gözünde değerimiz kadar dinlenip değer veriliyor söylediklerimiz. İster deli olun ister aptal olun söylediklerimizin bir anlam kazanması dinleyenlerin bize olan tutumuna göre değişiyor. Objektif yaklaşımların neredeyse yok olduğu günümüzde yerimizi insanların gözünde işe yararlığımız belirliyor. Hal böyleyken çoğu zaman içimize atıyoruz bütün düşüncelerimizi, duygularımızı çünkü değersizlik duygusu ile yanıp kül olmaktansa hiç konuşmamayı bir görev bilip yüreğimizi dağlıyoruz. Sonra da ya şair oluyoruz ya da deli. Aslında düşünüyorumda herkes birbirini anlasa değer verse, ön yargılarını halı altına süpürüp sonra da domestosla yıkasa üstüne bir de arap sabunu ile cila çekse ne şair çıkardık ne de deli olurduk. Çok monoton kabul ediyorum ama hiç yaşamadık ki nereden bileceğiz nasıl olduğunu. Düşünsenize hiç kimse tarafından ön yargıya maruz kalmadan güllük gülistanlık bir hayat sürüyoruz, pardon ya bu başka bir parelel evrende ki dünyanın konusu çünkü burada öyle dünya yok. Okuyan herkese teşekkür ediyorum. Okumadan beğenenleri de vişneli votkaya havale
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
Puan vermedi·764 syf.··
2019 291. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2019 16:11
Vurun beni ! Yeniden Okula gidip ders çalışsaydım daha iyiydi. Uzun ve karışık cümleler, teori üstüne teori. Yazarın fikrini anlamak için bir de yorumcu tutarsam tamam bu iş ! Kitabın yarısına geldim hala bir aksiyon yok . Ben ne okuyorum böyle .... Aslında giriş bölümündeki tanıtım yazısından işkillenmem lazımdı. Bitince tekrar görüşelim. İşte bitti. Zor kitaptı ama pişman değilim.Biterken aksiyon başladı, ikinci kitap olsaydı keşke dedirtti. Kitabın ikinci yarısı yine durağan bir seyir izlese de Huxley' in ütopyasına kendimi kaptırdım galiba. En sonunda yazarın ütopik hayallerine bir bakış atmış oldum. Fikirlerine gelince oturup uzun uzun tartışmak gerek fakat bana çağrıştıklarına şöyle bir dokunuvereyim. Yazarın bir çok fikri marjinal görünüyor ve bu zamanın toplumlarına uyarlanabilmesinin imkansız derecesinde çok güç olduğunu düşünüyorum. Yine de toplumların giderek değerlerini ve kimliklerini yitirdiği, savaşın her türünden acı çektiği, ekonomik kıskaçlarda bunaldığı ortamlarda keşke ama keşke ... diyorum. Eskiden ülkeler yüz yüze savaşlarla birbirlerini ele geçirirken şimdi ekonomilerini yöneterek bir nevi soğuk savaşı sürdürüyorlar. Kendilerine muhtaç hale getirmek, ülke yönetimlerini el altından idare etmek, yani ekonomik ve teknolojik bağımlılıklarına sahip olmak varken neden savaşmaya zahmet etsinler ki ? İnsanın temel ihtiyaçları bellidir. Şimdi dönüp bakalım istek duyduklarımızın en önde gelenleri temel ihtiyaçlarımız mı yoksa türetilmiş ihtiyaç mı ? Daha iyi telefon, daha büyük televizyon, daha lüks araç, daha şık evler daha daha daha... Temel ihtiyaçlarını bile tam anlamıyla karşılayamayan insanlar türetilmiş ihtiyaçlar peşinde koşar. Bu arzuların tatmini ruhları aç bırakır. Toplum ekonomik ve kültürel kademe kademe ayrışır, yabancılaşır bir
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2022 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2022 02:12
Yeni Cesur Dünya kitabında Huxley, bir karabasanı anlatmıştı, insanlığa bir karaütopya sunmuştu. Aradan yaklaşık 30 yıl geçtikten sonra yazdığı son kitabı Ada'da ise bir ütopya sunuyor. Bu ütopik ada Pala'da insanlar kendiyle ve doğayla barışık, uyguladıkları kendine özgü bir eğitimle çocuklarını eğitiyor, evlilik ve aile var ancak sınırsız baba ve kardeşle. Mutluluk hapları burda da var içince uçabildikleri. Ancak Huxley, orjinal bir ütopya sunmuyor çünkü tamamen Budizmi(Zen Budizmi) anlatıyor. Bahsettiği mutluluk adası sürekliliğini koruyabiliyor mu kitabın sonunda ortaya çıkıyor ancak okurken hep düşündüm bir ada oluştırsanız bile dünyayı bir adaya çevirebilecek misiniz. Yeryüzünün iktidar hırsıyla, mal mülk hırsıyla yanıp tutuşan kötü insanlarını tamamen eğitip yola getirebilecek misiniz? "Mutluluk içimizde" "ışığı görüyorum" nakaratlarıyla tüm insanlığı oyalayabilecek misiniz? Materyalist batıda doğunun içkinci felsefesi her zaman ilgi çekici olmuştur. Huxley gibi (hatırlayalım Harari'nin, 20. yüzyıla 21 ders kitabı da sonunda aynı reçeteyi sunuyordu.) kimilerince kurtuluş reçetesi olarak da sunulmuştur. Ancak malesef "sol yanağına tokat atılırsa sağ yanağını da çevir" türünden barışçı bir din veya silah savaş nedir bilmeyen amerikan yerlileri de kötü insanları durdurabilmiş değildir. Uzun uzun zen budizminin açıklaması niteliğindeki Kitap beni sarmadı malesef.
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
8/10
·374 syf.··
2021 29. kitabı
Kitap okuduğum ütopik eserler içinde çok önemli bir yere sahip olacak gibi duruyor. Uzun süre içinden çıkamayacağız bilim kurgu , ütopya bir eser olmasının dışında bolca kendi içinde felsefe yapan bir eser. Temelde hırsların, kişisel çıkarların, maddiyatın bir kenara atıldığı daha insancıl , manevi değerlerin ön planda olduğu, doğal ihtiyaçtan fazlasının kabul edilmediği bir dünya nasıl olurdu? ve bu dünyayı dış etkenlerden nasıl korunurdu? Sorularına cevap aranmaktadır.
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
7/10
·374 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 01:26
"Bir yaşamı oluşturan anlaşılmaz değişim ve rastlantı ardışıklığını, birleşimleriyle insan yazgısını açıklanamaz, ama yine de doğaötesi bir amaçlılıkla biçimlendiren tüm güzellik, acı ve tutarsızlıkları düşünüyordu." Okumaya başlamadan önce yazarın "Cesur Yeni Dünya" kitabına ve/veya yarattığı distopyaya bir cevap, bir alternatif olarak bu kitabı yazdığına dair yazılar okuyunca heyecanım bir kat daha artmıştı. Kitap iç içe üç katmandan oluşuyor. Birinci katman bir adamın kaza sonucu hikayenin ana fikrini oluşturan bir adaya düşmesi ve buradaki insanlarla olan ilişkisini işliyor. İkinci katman modern dünya içinde yaşamını sürdürmekle birlikte hem coğrafi, hem kültürel olarak ayrışmayı başarmış bu adanın neden ve nasıl tüm dünya yokluklar, acılar, savaşlar ve açgözlülükle boğuşurken huzurlu, mutlu ve sağlıklı olmayı başarabildiklerini anlatıyor. Son katmansa bu adanın komşusu olan ve adeta bu adanın antitezi olan ve aslında dünyanın geri kalanı olarak rahatça adlandırabileceğimiz komşu adanın yönetiminin, o adayla ticari ilişkileri olan uluslararası şirketlerin ordusu bile olmayan, orduya inanmayan bir adayı nasıl ve neden yok etmek, ele geçirmek istediklerini anlatıyor. Aslında tüm bunlar harika bir kurgu, aklı başında bir sistem, sağlıklı bir neden sonuç ilişkisiyle ortaya konurken kitap okuyucuyu doğu felsefesi, yoga, meditasyon ve uzayıp giden cümleler içine öyle sert şekilde ve sık sık sokuyor ki yukarıda bahsettiğim tüm o harika kurgu yerini anlaşılmazlığa ve sıkıcılığa bırakıyor. Sonuç olarak beni sıkan ve yoran bir okuma oldu, Yine de ileride bir şans daha vermem gerekebilir. "«O» yalnızca coşku değildi, aynı zamanda anlayış, gerçeği kavrayıştı. Bilgi gereksinmeyen bir kavrayıştı. Bilgi bir bilen kişi ve sonsuz çeşitlilikte bilinenle bilinebiliri
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
Ada
10/10
·374 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Ada kitabın'da Huxley İnsan mutluluğunu doğum öncesinden başlayarak adım adım örgütleyebileceğini anlatır ve ilke üzerine kurulmuş bir yeni dünya devleti sunar. Bu güzel Ada 'da toplumun bireyleri, mutluluğa bilimsel bir güdümle koşullanmış değildir . Mutluluğun, alabildiğine özgürlüğe dayandığı, gerçek ve güzel dünyadır Ada . Bu müthiş eserde,mükemmel bir ütopya, içerisinde  bilim kurgu ve felsefe ile bir çok farklı soruya çözüm arayan, irdeleyen, düşündüren insan olma özelliği ve insanın öz varlık bilincinden aydınlanma ve yaşama felsefesine kadar bir çok konuya ele alan bu harika roman da , bir an  orada olmayı diletirecektir okura. Favori kitabım oldu diyebilirim. Kesinlikle tavsiye kitabım. AdaAda
Ütopya
AdaAldous Huxley · Yol Yayınları · 1983904 okunma
7/10
·352 syf.··
2025 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 09:47
Aldous Huxley – Ada Huxley’in Ada’sı, ütopya ile gerçekliğin sınırlarını sorgulatan bir kitap. Yazar, modern dünyanın hızına ve hırsına karşı doğayla, bilinçle ve insan ruhunun derinliğiyle örülü bir ada düşlüyor. Aslında anlattığı sadece bir ada değil; “başka türlü yaşayabilmenin” mümkün olduğuna dair bir ihtimal. Kitap boyunca insanı hem düşündüren hem de kendine döndüren bir ayna var. Özellikle meditasyon üzerinde çok durulmuş. Altını çizdiğim, düşündüren, felsefi boyutu olan cümlelerde vardı, zaman zaman uzatılmış, sanki başka biri yazmış duygusu uyandıran, akmayan cümlelerde vardı. O kısımlar biraz kitaptan kopuslara sebep oluyor..... Günün sonunda okudukça fark ediyorsun ki asıl mesele bir adada yaşamak değil; içimizde o adayı kurabilmek… Bu kitap, bize başka bir dünyanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Huxley, kaybolmuş insanlığa bir ada sunuyor; huzurun, bilincin ve hakikatin adasını. Asıl soru şu: Biz o adayı dışarıda mı arayacağız, yoksa içimizde mi kuracağız?
1000Kitap
AdaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2021904 okunma
Sonunu beğenmesem de geneli doyurucu idi
9/10
·352 syf.··
2023 76. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2023 08:27
Yazarın 1962 yılında yayımlanan bu son kitabı için Otomatik PortakalOtomatik Portakal yazarı Anthony BurgessAnthony Burgess en iyi modern romanlar arasında demiş. AdaAda distopyanın başyapıtlarından Cesur Yeni DünyaCesur Yeni Dünya'nin ütopik ikizi olarak sunuluyor. Ama nasıl bir ütopya tartışılır. Doğu felsefesi, budizm, mistik yaklaşımlarla süregelen bir toplum kapitalizmin dip komşusuyken modern dünyadan ne kadar koruyabilir kendini. Üzerinde konuşacak, tartışacak çok şey olan okunası bir eser olduğu görüşündeyim.
Ütopya-Distopya
AdaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2021904 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
ADA ️ALDOUS HUXLEY "Ada", Huxley'in ölmeden önce yazdığı son kitabı. Yazar, "Ada" da Pala halkının modern emperyalist dünya ile mücadelesini ele almış. Kitabın girişinde "Bir ideali kurarken her şeyi isteyebilirsiniz ama imkansız olandan sakınmanız gerekir." der. Pala, imkansız olacak kadar mükemmel bir ada. İmkansız derece güzel bu adanın varlığını devam ettirmesi de imkansız. "Ada" yazarın en popüler kitabı olan "Cesur Yeni Dünya" ile benzerlik gösteriyor. Aslında okuduğum tüm distopyalar konu, kurgu olarak benzerlik gösteriyor. Distopya türünü öncüsü sayılan Yevgeni Zamyati " Biz" kitabının arka kapağında "Cesur Yeni Dünya'dan önce, 1984'ten önce" Biz " vardık. " der. Ayrıca Huxley ile 1984'ün yazarı George Orwell 'ın aynı dönemde yaşadıkları, iletişim halinde oldukları da göz önüne alınırsa etkileşimleri de olağan görünüyor. "Ada" ile "Cesur Yeni Dünya" benzerlik gösterse de bence "Cesur Yeni Dünya" daha akıcı, daha sürükleyiciydi. "Ada" yı mükemmel yapan düşünceler- eğitimden sağlığa, hukuktan dine kadar tüm felsefelerini - anlatılmış. Çok fazla bilgi aktarımı var. Bilgi yoğunluğu anlaşılmasını biraz zorlaştırmış. Distopya sevenler için bahsi geçen kitapların hepsini öneririm. Keyifli okumalar, kitaplarla kalın. #alıntı :"Korumak, iyileştirmekten yeğdir." #alıntı :"İki televizyonun bizi iki kat mutlu edeceğine inandırmadık kendimizi." #alıntı :"Dünyamızın bugünkü koşulları değişmedikçe kimse çaba göstermez ve elbette biz çaba göstermedikçe dünyamızın bugünkü durumu değişmez." #alıntı :"Acaba hangisi daha iyi :Akıllılar arasında aptal olmak mı yoksa çılgınlar arasında akıllı olmak mı?"
AdaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2016904 okunma
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2020 216. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2020 03:18
Bu kitap bana uzun zamandır yaşamadığım bir durumu yaşattı. Maksimum 30'ar sayfalık periyotlarla okuyabildim çünkü kitabın özündeki fikirler öyle yoğun ve düşündürücüydü ki daha fazlası yoruyordu. Her okuyuşumda kafamı allak bullak etmeyi başarıyordu zira. Öyle bölümler oldu ki defalarca kez yeniden okudum, her defasında da bana inanılmaz bir haz verdi. Huxley kesinlikle toplumu okumada çok üstün bir isim. Toplumların dününü, bugününü ve yarınını yıllar öncesinde görmüş gibi yansıtmış. Evet, bu kitap ütopya olarak nitelenebilecek bir dünyayı anlatıyor ancak bunu toplumların neden bu kadar bozulduğu ve yozlaştığı üzerinden ele aldığı için gerçek üstü olabilecek hiçbir unsur barındırmıyor. Toplumları yönetmek Huxley gibi düşünürlere bırakılsa gerçekten yaşamın her saniyesi bir zevk olur diye düşündüm. Okumanızı ve okutmanızı tavsiye ederim.
Ütopya
AdaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2016904 okunma

Yazar Hakkında

Aldous HuxleyYazar · 25 kitap
Aldous Huxley; (d. 26 Temmuz 1894, Godalming, Surrey, İngiltere – ö. 22 Kasım 1963, Los Angeles, ABD), İngiliz yazar ve eleştirmen. Zarif ve yergili üslubuyla tanınmış, son dönemlerinde Doğu düşüncesine ve mistisizme yönelmiştir. Birçok ünlü bilim adamı ve sanatçı yetiştirmiş olan Huxley ailesinden geliyordu. 1908-11 arasında Oxford’daki Eton College’da okudu. Gözlerindeki bir rahatsızlık yüzünden kör olma tehlikesiyle karşılaşınca öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Sonradan Balliol College’ı bitirdi (1915). Daha 17 yaşındayken oldukça uzun bir roman yazmıştı; ama bu yapıtı hiç yayımlanmadı. I. Dünya Savaşı sırasında çeşitli gazete ve dergilerde çalışan Huxley, 1919’da Belçikalı Maria Nys’le evlendi. 1923-30 arasında ailesiyle birlikte İtalya’da yaşadı. Edebi inceliğini ve zekâsını olduğu kadar, insan ilişkilerine duyduğu ilgiyi de ortaya koyan Antic Hay (1923) ve Point Counter Point (1928; Ses Sese Karşı, 1961-62, 2 cilt, 1978) gibi ilk romanlarıyla başarı kazandı. Ses Sese Karşı’ nın kahramanını, İtalya’da dost olduğu D.H. Lawrence’tan esinlenerek yaratmıştı. Brave New World’de ise (1932; Yeni Dünya, 1945/Cesur Yeni Dünya, 1989), hiçbir bireyin bilimsel denetim ve koşullanmadan kaçamadığı gelecekteki bir dünyayı anlattı. Teknolojinin iktidarına karşı bir uyan niteliğindeki yapıt, karşı ütopya türünün de klasiklerinden sayılır. 1937’de ABD’ye yerleşen Huxley, roman ve denemelerinin yanı sıra Hollywood’da senaryo çalışmaları yaptı. Karısının ölümünden sonra 1956’da İtalyan kemancı Laura Aschera’yla evlendi. Bu dönem yapıtlarında, 1960’ların gençlik altkültürlerine de esin sağlayacak bazı temalar ağırlık kazandı; The Doors of Perception’da (1954; Sezgi Kapıları, 1975) halüsinojen ilaçlarla giriştiği denemeleri anlattı, Island’da (1962; Ada, 1983) algı uyarıcı ilaçlarla zenginleştirilmiş Doğu mistisizmi ile Batı bilimine dayanan bir ütopya yarattı. Deneme ve incelemelerini ise Collected Essays (1958; Denemeler, 1976), Literature and Science (1963; Edebiyat ve Bilim), The Politics of Ecology (1963; Ekoloji Politikası) gibi kitaplarda topladı. Huxley’nin öteki yapıtları arasında The Defeat of Youth (1918; Gençliğin Yenilgisi), Limbo (1920), Crome Yellow (1921; Krom Sarısı), Jesting Pilate (1926; Şakacı Pilate), Eyeless in Gaza (1936; Gazze’deki Kör), After Many a Summer Dies the Swan (1940; Nice Yazlardan Sonra, 1946), Grey Eminence (1941; Gölge Makam), The Perennial Philosophy (1946; Sonsuz Felsefe), Ape and Essence (1949; Maymun ve Öz) yer alır.