Akif Bey

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.282
Gösterim
Adı:
Akif Bey
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752675506
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurgan Edebiyat
Baskılar:
Akif Bey
Akif Bey
Akif Bey
Akif Bey
Edebiyatımızın bütün klasik değerlerini, okuyucularımızla buluşturmak istiyoruz. Klasik eserler, bir milletin varlık mühürleridir. Silinmesi ya da unutulması, bir vatan toprağının kaybı kadar büyüktür. Kurgan Edebiyat, bu bilinçle hareket etmekte ve Türk edebiyatının definelerini gün yüzüne çıkarmak amacını samimiyetle taşımaktadır.
Kadınların hepsi çok edepli çok namuslu demiyorum ben. Aralarında edep ve hayadan yoksun olanlarda var. Ve bunlara inanıp tuzağına düşende birkaç masum kişi. Akif'ti bu oyunun masum karakteri. Dilruba idi melek görünümlü şeytan... Esad'dı Dilruba'nın yeni oyuncağı. Kim bilir kaç gönlü daha bu iğrenç aşk ile yaktı. Aşktan gözü kör olan Akif bir DilrubaDilruba' nın fahişe olduğunu bilmesine rağmen vazgeçemiyordu. Lakin bu kabul edilemez ve kesinlikle ceza gerektiren bir hataydı. Akif'te bunun için Dilruba'nın ölmesine karar vererek eski karısının nikahlandığı gün evine gitti. Önüne Esad engeli çıkınca onunda ölmesi gerektiğini düşündü. Esad ve Akif bir fahişe için birbirlerini öldürünce oğlunun intikamını almak isteyen Süleyman Kaptan'da bu olaylara sebep olan asıl etken Dilruba'yı öldürür. Ve Dünya'dan bir fahişe iki de masum insan göçer. Tabii bu Dünya'nın sadece bir derdidir. Unutmayın!!! Dünya, dertlerin dünyasıdır. İnsanlara düşen ise bu dertlere karşı ayakta durup direnmektir.
Görev icabı gemisiyle savaşa katılan Kaptan Akif Bey'in yeni evlendiği eşini bırakarak gitmesiyle başlayan, Şehit haberi gelmesiyle iç karartıcı süreç başlıyor. Bunu fırsat bilen genç eşi iddet müddeti dolar dolmaz başka birisi ile nikah kıyarken öldü sanılan Kocasının gelmesiyle durumlar karışıyor. Kitapta kadının yılan gibi sinsi ve sessiz hareket etmesi ve aslında sevmediği erkeklerle evlenmesi belki sadece kendi nefsini köreltme çabası, saygınlık hissi kazanma, sahip olunma duygusu olarak görülebilir fakat yaptığı hainlik kabul edilemez. Bu tarz kadınların oluşu insanın kalbinde tiksinti uyandırıyor. Bir kadını sevmenin nelere gebe kaldığını gösteren güzel bir eser.
AKİF BEY;Anlaşıldı.biz Sinopta düşmana teslim etmeyelim diye gemiyi yakmıştıkya,herkes bizi şehit oldu zannetmişler.Bunlarda duymuşlar.şimdi yanlarına geldik,ölü görmüş gibi gönüllerine bir hüzün,,bir dehşet çöktü.Gelin, gelin şuraya oturalımda Sinoptan nasıl kurtuldum,herkesin ölü sandıgı Akif nasıl karşınızda duruyor da hepinizle konuşuyor.size anlatayım.Namık Kemalin güçlü kaleminden tek kelime ile harika...
Namık Kemal'in 1874 yılında Magosa'da yazdığı Akif Bey adlı romanın beş perdelik bir facia oyunu. Oyunda en kahraman kocaya bile ihanet edebilecek bir tipte, fahişe bir kadının aile ve cemiyet hayatında oynadığı yıkıcılığı sahneye koyuyor. Kısa ama akıcı ve merak uyandırıcı bir oyun bence... Hele ki kendi canını hiçe sayarak sevmenin böylesi görülmemiştir. Tavsiye ederim Kısa olması nedeniyle arada okunacak güzel bir eser.
Gene geldik Tiyatrolara. Gemi Reisimiz Akif Bey’in konu edindiği hikayemize girelim. Konu Namık Kemal olunca ‘Milliyetçi’ bir kitaba gireceğimizi ilk baştan bilmemiz gerekiyor. Böylelikle başlıyoruz.
Burada bir Dilruba (Haatun) yengemiz var ki ne kadar güzel bilmem ama ona olan aşkından Akif Bey de bir romantizm bir romantizm yani. Kızlar aradınız aşkların üstünden 1 asır geçmiş yanlış döneme denk gelmişsiniz. Akif Bey’in romantizmi de gerçekten günümüzde aranacak derecede hani. (Biraz da ben torpil yapıyorum kesinlikle çaktırmadan)
Dilruba yengemizi hiç sevmedim tabi o da ayrı bir konu. Senin eşin savaşa gidiyor. Sen düğüne falan koşuyorsun. Bir de dikkatimi çekiyor halen, eski dönem yazarları özellikle buna çok değinmişler. Aldatan kadın. Geçen bu konuya değinmiştim, çok açmayacağım ama oldukça dikkat çekici bir şekilde bu konuya eğilim var.
Oldukça acıklı bir hikaye olduğunu söyleyebiliriz. Öyle çok üst düzey, şu mesajı veriyor gibisinden bir yazı yazmanın anlamı yok ama bu kötü olduğu anlamına asla gelmez. Çok sağlam ve mantıklı yerleri var ki bir de bunun yanında Tiyatro eseri olması beni ona çekti. Sonuçta 5 günde 20den fazla Shakespeare okumuş (şaka şaka, yedim) birisi olarak Tiyatro eserlerini bizim yazarlarımızın kaleminden çıkınca ayrı bir merak ediyorum.
Bol keyifli okumalar diliyorum. Bunun yanında bu akşam temsilcilerimiz; Akhisar, Beşiktaş, Fenerbahçe, Karabağ’a başarılar diliyorum..
Yaklaşık 10 sayfada anlatılabilecek bir hikaye.Tasvirler ve konuşmalar biraz boğuyor sanki. Yani konu neyde burada diye durup bir düşündürüyor.
Buna rağmen akıcı ve gayet anlaşılır.
Ufuk, aynı umut gibidir. Sen hep yaklaşıyorum sanarak gidersin, o hep senin ilerlediğin kadar uzaklaşır.
Bir kere kendini, bir kere senin cinsinden olanları düşün. Biz neyiz? İki arşın boyunda bir yaratık. Elimizde ne var? Ne olduğu bizce bilinmeyen bir akıl ile birkaç lokma etten, birkaç damla kandan yapılmış bir gönül, değil mi? Ya biz o akıl ile, bu kalp ile neler yapmışız? Neler yapıyoruz?
Namık Kemal
Sayfa 21 - Kent Yayıncılık
Ah, acaba buraları fetheden atalarımız mezarlarından kalksalar da bizi bu durumda görseler ne derlerdi? Mutlaka kendi soylarından geldiğimize inanmazlardı.
Namık Kemal
Sayfa 13 - Kent Yayıncılık
Off... Dünya, dünya! Cehennemde bir kul isyan ederse Cenab-ı Hak ceza için sana göndersin!..
Namık Kemal
Sayfa 74 - Kent Yayıncılık
Sevdanın en büyük lezzeti böyle ayrılıklardır. Şimdi ayrıldık mı, birbirimizden başka düşünecek bir şeyimiz kalmaz. Dünyada üzerimize ne kadar bela, ne kadar keder gelirse gemiye dokunan dalgalar gibi gelir çarpar, bir kere vücudumuzu yerinden oynatır, yine o anda geçer gider. Ya o kavuşmanın tadı?...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akif Bey
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752675506
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kurgan Edebiyat
Baskılar:
Akif Bey
Akif Bey
Akif Bey
Akif Bey
Edebiyatımızın bütün klasik değerlerini, okuyucularımızla buluşturmak istiyoruz. Klasik eserler, bir milletin varlık mühürleridir. Silinmesi ya da unutulması, bir vatan toprağının kaybı kadar büyüktür. Kurgan Edebiyat, bu bilinçle hareket etmekte ve Türk edebiyatının definelerini gün yüzüne çıkarmak amacını samimiyetle taşımaktadır.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0