Açıklamalı Notlarıyla - Alice Harikalar Diyarında&Aynanın İçinden

Alice

Lewis Carroll
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Alice'in Dünyasında Mantık, Kimlik ve Tahakküm
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 177. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 22:34
Alice serisi, çoğumuz için zaten kültürel bir mihenk taşı; sinemadan sanata, sayısız kez karşılaştığımız bir hikâye... Daha doğrusu, fantastik bir hiciv ve varoluşsal bir alegori zinciri. Eserin yazarının, Oxford'da görev yapan matematikçi Lewis Carroll (Charles Lutwidge Dodgson) olduğunu bilmek, kitaba bambaşka bir derinlik katıyor. Kitabın önsözünde bahsedilen bilgiye göre Carroll, özellikle Alice Liddell olmak üzere kız çocuklarını çok sevmekteydi ve bu hikâyeyi de onlar için yazmıştır. Hikâyenin başını ve sonunu bilmeme rağmen bu özel baskının sunduğu okuma deneyimi benim açımda oldukça zengindi. Kitabın içine serpiştirilmiş, özellikle Martin Gardner'ın hazırladığı açıklamalı notlar sayesinde; daha önce yalnızca çocuk masalı sandığım bu hikâyenin derinliklerinde yatan gizemleri, felsefi ve varoluşsal temaları öğrenme fırsatı edindim. İşte bu notlar, Kumkuma'nın "Dilin Tahakkümü" tezi, Cheshire Kedisi'nin "Yön Paradoksu" veya Alice'in "Varoluşun Kırılganlığı" kaygısının Rahip Berkeley'in idealizmiyle olan bağlantısını görme adına beni oldukça zenginleştirdi. Bu analizler, eserin ne kadar kusursuz bir kurgusal ve felsefi eser olduğunu fark etmemi sağladı ve bu beni oldukça şaşırttı. Lewis Carroll'ın zaman, kimlik ve mantık üzerine kurduğu bu paradoksal dünya, beni ilk sayfadan itibaren içine çekti. Hikâyeyi bilmeme rağmen okurken hiç bitsin istemedim. Bu, nadiren yaşanan, oldukça keyifli ve entelektüel bir okuma deneyimi oldu. Son olarak, bu özel baskının dış kapağı ve biçimsel tasarımı gerçekten göz alıcı. Eser, sadece içerik olarak değil, aynı zamanda biçimsel olarak da kütüphanesine özen gösteren okuyucular için raf değeri yüksek, görsel açıdan da doyurucu bir eser. William ShakespeareWilliam Shakespeare Blaise PascalBlaise Pascal George BerkeleyGeorge Berkeley Alfred TennysonAlfred Tennyson Charles DickensCharles Dickens John LockeJohn Locke AliceAlice Lewis CarrollLewis Carroll biraylinkabiraylinka
Edebiyat
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
Yazanı da..
1/10
·312 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 21:37
Buradaki herkes birazda olsa bilgi sahibidir masalların çoğunun günümüze uyarlanarak film ve kitap sektöründe yayınlandığını. Bu kitabın aslı olan basımı okurken de bu yüzden şaşırmadım. Beni şaşırtan yazarın hayatı aslında şaşırmak doğru kelime değil. Yani adam sapıkmış. İroniye bak. Küçük kızların anladığım kadarıyla 10 14 yaş aralığında kızların fotoğraflarını çekiyormuş. Bir de velilerinden izin alarak yazmışlar. Sjzü geçen alice 11 yaşında ve iki kız kardeşi daha var beyfendi hayranmış. Bir de sağolsun vasiyet etmiş öldükten sonra fotoğrafların yakılmasını neymiş ailelere ayıp olmasın. Scarım böyle işe.
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
Hayal Gücü, Zeka, Büyülü Dünya
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 23:16
AliceAlice Lewis CarrollLewis Carroll Alice kitabı, ‘Alice Harikalar Diyarında’ ve ‘Alice Aynanın İçinde’ kitaplarını içeriyor. İlk bölümde Alice tavşan deliğinden geçerek farklı bir dünyaya geçiyor, ikinci bölümde Alice aynanın diğer tarafına geçerek farklı bir alemle tanışıyor. Her iki bölümde de Alice’in tanıştığı ve konuştuğu karakterler çok ilginç ve eğlendirici, çocukken okuduğum Alice’i yetişkin gözüyle tam metin olarak okumak, filmini izlemek, Alice, gerçeklik ile hayal dünyası arasında gidip gelirken kendi içsel yolculuğumu keşfettiğim harika bir kitaptı, beğendiğim klasikler arasında yerini aldı. Alice’in bir rüyası mıydı? yoksa tüm bunlara gerçekten tanıklık mı ediyor? cevabını öğrenmek istiyorsanız kitabı mutlaka okumalısınız!
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
6/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 13:22
Daha önce hiç alice okumamıştım ilk okuyacağım zaman açıklamalı notları ile okursam daha iyi olabileceğini düşündüm Benim icin zor bir okuma oldu. Açıklamalar şakalar İngilizce Metinde iyidir ama Türkçeye çevirilince çok iyi olmadığını söyleyebilirim. Kitap tamam ama açıklamalar vakit kaybi
Edebiyat
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
8/10
·312 syf.·
Beğendi
·
2024 20. kitabı
Sırf çizimleri ve baskısı için aldım Lewis carroll u hiç sevmiyorum ama alice i o kadaaar seviyorum ki kaç kere okudum bilmiyorum.Çok çizim yok ama olanlarında tarzları çok ilginç.Kitap fazla açıklamalı uzun zamanda okudum,bitmeyen bi rüya gibiydi.Alice ile ilgili şeyleri ve bu wonderland temasını seviyorsanız okunur.Pek ilginiz yoksa çok sıkıcı gelebilir okumayın.
Klasikler
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 15:15
Alice masalı küçüklüğümden beri saçma gelmiştir bana. Bir büyüyüp bir küçülme, saçma kelime oyunları, ilginç karakterler ve onların egoları vs.vs. sonunda Alice'in uyanıp herşeyin bir rüya oluşu... 'Bu masal neyi amaçlıyor ki' derdim. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir masalın sadece görünür cümleden ibaret olmadığını anladım. Diğer masalların taşıdıkları gizli duygu ve düşünceleri de merak etmiyor değilim artık. Ve şunu anladım ki hiçbir masal göründüğü kadar masum değildir. Biz kitaba dönecek olursak, kitap gerçekten güzel çalışılmış, her konu titizlikle araştırılmış, yorumlanmış... Yapılan dipnotlar bazen olaydan koparabiliyor ya da anlamakta güçlük çekebiliyorsunuz, bu ne kadar gerekli bir açıklama diyebiliyorsunuz ama bu düşünce sanırım anlatılan döneme hakim olamadığımızdan kaynaklanıyor. Açıklamada bahsi geçen kişilerin çoğunu ve tarihteki önemlerini bilmediğimden masalda yapılan benzetmelerin bir kısmı benim kafamda havada kaldı ama çok da rahatsız etmedi diyebilirim. Yazarın kelime oyunlarını sevmesi, kız çocuklarına olan aşırı ilgisi ve Alice olan saplantılı sevgisi bu masalı ortaya çıkarmış. Bir düşünsenize Alice, yazarımıza 'bana bir masal yazar mısın' diyor ve yazarımız yüzyıllarca kimse tarafından unutulmayacak bir masal yazıyor... Bu masalı okuduktan sonra Charles Lutwidge Dodgson yani namı diğer Lewis Carroll'un hayat hikayesini merak etmedim değil.
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2024 18:15
Pek çok insanın çocukluk masallarından biri olan metindir Alice Harikalar Diyarında. Fakat ben hayatımda ilk kez okuyorum metni. Çok ilginçtir ki yollarımız hiç kesişmedi, ben de hiç merak etmedim, okumak için heyecan duymadım. Kısmet bu zamanaymış diyelim. Güzel bir tanışma oldu benim açımdan. Dünyanın en tanınmış Lewis Carroll uzmanlarından biri olan Martin Gardner tarafından açıklamalı notlar eşliğinde hazırlanan bir baskı. Tam metin kullanılmış ve devam kitabı Aynanın İçinden’e de yer verilmiş. Metnin en değerli kısmlarından biri Martin Gardner’ın yazdığı önsözler bence. Metne giriş teması çok güzel hazırlanmış. Hem yazar hem metin hem de kullanılan illüstrasyonlar hakkında okuyucuyu sıkmadan önemli bilgiler veriyor. Hemen hemen tüm sayfalarda notlar bulunmakta. Bazen sayfalarca sürüyor bu notlar bazen de birkaç cümle ile kısaca açıklıyor Martin Gardner. Buna alışmak ilk başta çok zorladı beni. Akan kurgu içerisinde açıklamalı uzunca cümleler okumak okuma deneyimimi aşağı çekti. Fakat ilk elli sayfadan sonra buna da alıştım ve akıcı bir şekilde okuyabildim metni. Yayınevi çok güzel bir baskı hazırlamış. Tüm güzellikleriyle okuyucuya keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Tüm bu sürecin sonunda Alice’in maceralarına ben de ortak olabildim. Bunun için mutluyum.
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2021 175. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 14:00
Çocukluğumdan beri durup durup okumayı denediğim ve asla beceremediğim bir kitaptı. Açıklamalı halini görünce dedim ki belki şimdi okuyabilirim. Evet okudum. Ama sorun Bir bana nasıl okudum. Ben Alice insanı değilmişim onu anladım. Sırf yarım bırakmamak adına bitirdim. Kelime oyunlarını dolaylı anlatımları imaları çok çok sevmeme rağmen her cümlede başka bir oyun başka bir ifade görmek yordu ve sıktı. Açıklamaların uzunluğu bazen konudan kopardı. Bazı açıklamalar için ya acaba buna da gerek var mıydı diye düşünmeden edemedim... Bir süre sonra kitabı sadece açıklamaları için okudum çünkü onlardan çok fazla şey öğrendim. Ama Alice'in hikayesi yine her zamanki gibi beni fazla fazla yordu. Çok daha kısa sürede bitebilecekken kitap elimde resmen sündü.
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
Puan vermedi
Derler ki çocuk kitabıymış ? Pehhh🫣,Hadi ordan! Susayınca su mu içmeli? Yoksa bisküvi mi yemeli? 5 peni ile bir yumurta 2 peni ile iki yumurta alabilirsin. Olasılıklar diyarına hoşgeldiniz, Sanrılar mı gerçek ?Gerçekler mi sanrı? Paradoks şöleni Kitle psikolojisi tavşan deliğinde çırpınıyor Valla inanmıyorsan Gir bak ! Alacaksanız mutlaka paraya kıyıp bu basımı alın Alfa , içinde muhteşem detaylar var mesela 20’ye neden asla varamayacağının ve buna benzer bir çok hikayenin satır arası açıklamaları anlamanın muhteşem hafifliğini de yanında sunuyor .. Çeviri güzel
Edebiyat
AliceLewis Carroll · Everest Yayınları · 2020958 okunma
7/10
·276 syf.··
2019 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2019 17:59
İnceleme değil aslında bir yorum yapmak istedim kitapla ilgili. Alice Harikalar Diyarı'ndayı duymayan, bilmeyen hemen hemen yok gibidir. Çocukken sanırım daha çekici gelmişti bana, çok sıkıldım okurken. Bunun sebebi belki Viktoryen dönem göndermelerini yakalayamıyor olmamdır. Tamam çok ince mizah ya da felsefi göndermeler olan yerler yok değil kitapta ama genel olarak saçma. Şiirler, şarkılar saçma sapan geldi keyif vermedi. Bunun benzerini Otostopçunun Galaksi Rehberi (Beşi Bir Yerde)Otostopçunun Galaksi Rehberi (Beşi Bir Yerde) 'ni okurken de yaşamıştım. Farklı bir kültüre ait şakalar cezbetmiyor sanırım beni. Yani bir kitapta Hababam Sınıfı'na yapılan ince bir göndermeyi ya da ne bileyim Yaşar KemalYaşar Kemal'e ait çok popüler bir anektodun yeniden yazılmış olduğunu yakaladığınızda yüzünüzde oluşacak tebessümü hayal edin, bu kitabın kült olmasının sebebi de işte böyle keyifli göndermeleri muhtemelen. Ama ben bilmem hangi şairin bilmem ne hicvi ile yazdığı şiiri bilmiyorum doğal olarak bende bir karşılık bulamıyor metin. Şöyle bir liste var böyle felsefeler ima ediliyormuş, bunu bırakıp kaçayım. listelist.com/alice-harikalar...
Edebiyat
Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeriLewis Carroll · İthaki Yayınları · 2010958 okunma

Yazar Hakkında

Lewis CarrollYazar · 29 kitap
Charles Lutwidge Dodgson ya da daha çok tanındığı takma adıyla Lewis Carroll, ünlü İngiliz yazar, matematikçi, mantıkçı, Anglikan papazı ve fotoğrafçıdır. Carroll'ın en ünlü eserleri; Alice's Adventures in Wonderland ("Alice Harikalar Diyarında") ve onun devamı olan Through the Looking-Glass ("Aynanın İçinden") adlı kitapları ve "The Hunting of the Snark" ve "Jabberwocky" adlı şiirleridir ve hepsi absürd edebiyatın örneklerindendir. Kelime oyunları, mantık ve fantazideki yeteneği sayesinde sayesinde ün kazanmıştır. Ancak bunun ötesinde, eserleri modern kültüre iyice yerleşmiştir. Birçok sanatçıyı, direkt olarak etkilemiştir. Kuzey Amerika, Japonya, İngiltere ve Yeni Zellanda başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde, sadece Carroll'ın eserlerinin zevkle okunması ve daha da yaygınlaştırılması ve hayatının araştırılmasına adanmış kuruluşlar vardır. İlk gençlik döneminde Dodgson evde eğitim gördü. Aile arşivlerinde saklanmış "okuma listeleri" Dodgson'un değerli bir zekaya sahip olduğuna tanıklık etmektedir: Yedi yaşındayken bir Hristiyan alegorisi olan Çarmıh Yolcusu'nu okuyordu. Aynı zamanda kardeşlerinin bir çoğunda da görülen ve onun sosyal hayatını etkileyen bir kekemelikten muzdaripti. On iki yaşındayken Richmond yakınlarındaki Richmond Gramer Okulu'na gönderildi. 1846 yılında genç Dodgson Rugby School'a gönderildi. Orada çok da mutlu olmadığı, oradan ayrıldıktan birkaç yıl sonra yazdığı aşağıdaki paragrafta açıkça görülebilir: «Diyemem ki... herhangi bir dünyevi düşünce beni bu üç yılı yeniden yaşamaya ikna edebilir ... Dürüstçe diyebilirim ki ... eğer gecenin zorluklarına karşı güvende olsaydım, günlük yaşamın sıkıntılarına katlanmak görece kolay olurdu.» Ancak Dodgson eğitiminde başarılı olmakta hiç zorlanmadı. O dönemde matematik hocası olan R.B. Mayor onun hakkında "Rugby'e geldiğimden beri daha çok gelecek vaad eden bir çocuk görmemiştim" demiştir. 1849 yılında Rugby'den ayrıldı ve 1850 yılının Mayıs ayında babasının eski okulu olan Christ Church'ün bir üyesi olarak Oxford'a kayıt oldu. Üniversitede yurt odalarının boşalmasını bekledikten sonra Ocak 1851'de bir eve yerleşti. Eve geri dön çağrısı geldiğinde yalnızca iki gündür Oxford'daydı. Annesi belki menenjit ya da bir beyin felcinden ötürü "beyin iltihaplanması" nedeniyle kırkyedi yaşında hayatını kaybetmişti. Akademik kariyerinin ilk dönemlerinde büyük ümit vaad etmek ve karşıkonulamaz bir dikkat dağınıklığına sahip olmak arasında devinim gösterdi. Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı. 1852'de Matematik sınavlarında onur derecesine sahip oldu ve çok kısa zaman sonra babasının eski bir arkadaşı Canon Edward Bouverie Pusey onu öğrenci bursuna aday gösterdi. 1854'de son bitirme sınavlarında Matematikte yine onur öğrencisi olarak lisansını eğitimini tamamladı. Christ Church'de kaldı. Bir yandan çalışıp bir yandan ders verdi. Ancak bir sonraki yıl çok önemli bir bursu kaçırdı. Çalışmaya yeterince kendini adayamadığı için olduğunu kendisi de itiraf etti. Buna rağmen matematikteki yeteneği sayesinde 1855'de Christ Church'de matematik dersi verme şansını elde etti. Dodgson bundan sonraki yirmialtı yıl boyunca bu görevi sürdüdü. Başlangıçtaki mutsuzluğuna rağmen Dodgson ölümüne kadar Christ Church'te kaldı ve birçok görev aldı. Sağlık Sorunları Charles Dodgson yaklasık olarak 1.80m boyunda, ince uzun, kıvırcık kahverengi saçlı ve duruma göre değişen gri ya da mavi gözlü bir gençti. Daha ileriki yaşlarında vücut yapısının asimetrik olduğu ve biraz garip ve fazla dik bir duruşunun olduğu söylenir, ancak bu orta yaşlarında geçirdiği diz sakatlanmasının bir sonucu olabilir. Çok küçük bir çocukken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu bir kulağı duyma yeteneğini kaybetmiştir. Onyedi yaşında çok ağır geçirdiği boğmaca büyük ihtimalle hayatının daha sonraki yıllarındaki kronik göğüs hastalıklarının sebebidir. Başka bir sorun ise kendinin "tereddüt" olarak tanımladığı çocukluğunda edindiği ve tüm yaşamı boyunca onun felaketi olan kekemeliktir. Kekelemesinin Dodgson'un davranış biçimine etkisi daima çok güçlü olmuştur. Dodgson'un yalnızca yetişkinlerin arasında kekelediği, çocuklarla konuşurken çok akıcı ve özgür biçimde kendini ifade edebildiğine dair bir inanış vardır ancak bu inanşı destekleyecek kesin bir kanıt yoktur. Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir. Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır. Dodgson'un kendisini "Alice Harikalar Diyarında"daki Dodo olarak karikatürize ettiği, ve soyadını söylerken yaşadığı zorluktan dolayı karakteri kendiyle özdeşleştirdiği söylenir, ancak buna dair birinci elden bir kanıt yoktur. Dodgson'un kekemeliği her ne kadar onu rahatsız etse de, diğer kişisel özelliklerini kullanarak toplum içerisinde bir yer almasına engel olmamıştır. İnsanların kendilerini eğlendirdikleri, topluluğu eğlendirmek için şarkı söylemenin veya ezberden parça okumanın moda olduğu bir dönemde, genç Dodgson'ın çok donanımlı ve çekici bir şovmen olduğu, oldukça iyi şarkı söydlediği ve bunu seyirci önünde yapmaktan hiç çekinmediği, taklitte ve hikaye anlatmakta usta olduğu söylenir. Sosyal Bağları Erken dönemde verdiği eserlerden, büyük başarı yakalayan "Alice" kitaplarını yazdığı döneme kadar geçen sürede Dodgson Ön-Raffaelocu Kardeşler arasına katıldı. İlk olarak 1857'de John Ruskin ile tanıştı ve arkadaş oldu. Dante Gabriel Rossetti ve ailesiye yakın bir arkadaşlık bağı geliştirdi ve aynı zamanda başta William Holman Hunt, John Everett Millais, ve Arthur Hughes olmak üzere birçok sanatçıyla tanıştı. Aynı zamanda peri masalı yazarı George MacDonald'ı iyi tanırdı. Hatta küçük MacDonald çocuklarının hikayeye karşı duydukları heyecan, Dodgson'u "Alice"'i yayınlamaya iten neden oldu. Felsefesi Genellikle Dodgson politik, dini ve kişisel konularda tutucu olarak nitelendirilir. Martin Gardner Dodgson'ı bir muhafazakar olarak nitelendirirken, "lordlar kamarasına huşu içinde baktığını ve aşağı tabakadan olan kimselere karşı bir züppe" olduğunu belirtiyor. The Revd W. Tuckwell, Oxford Hatıralarında (1900) ondan "hoşgörüsüz, çekingen, titiz, matematik saplantılı, saygınlığına çok düşkün, politikada çok tutucu, ilahiyatçı, Alice'in yaşadığı yer nasıl karelere bölünmüşse, kendininki de aynı öyle" diye bahsediyor. Ancak Dodgson'un bu değerlendirmelerle ters düşen şekilde başka din ve felsefelere karşı bir merakı olduğu görülüyor. Örneğin, Britanyalı Psişik Araştırma Derneği'nin kurucu üyesi olması bunlardan biri. 'Carroll Myth' taraftarları bu etkenlerin Gardner sendromu olasılığını yeniden gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Belki de Dodgson'un gerçek görünüşü inanılandan daha bozuk olabilir. Dodgson çeşitli felsefi konular üzerine bazı araştırmalar yazmıştır. 1895'de "Kaplumbağa Aşil'e Ne Dedi?" (What the Tortoise Said to Achilles) makalesinde yarattığı tümdengelim mantığı üzerine kurulu gerileme argümanı, Mind felsefe dergisinin ilk sayılarından birinde yayımlanmıştır. 1995'de, yüz yıl sonra bu makale aynı dergide daha sonraki yıllarda yayınlanan Simon Blackburn'un Practical Tortoise Raising makalesi ile birlikte yeniden basılmıştır. Edebiyat Küçük yaşlarından itibaren Dodgson şiir ve kısa hikayeler yazdı. Bunları aile dergisi Mischmasch'de yayımlandı ve sonradan birçok dergiye göndererek, makul bir başarı elde etti. 1854 ve 1856 yılları arasında eserleri The Comic Times ve The Train, ve daha küçük dergiler olan Whitby Gazette ve Oxford Critic gibi ulusal yayınlarda yeraldı. Yazınlarının çoğu komik, bazen hicivliydi, ancak standart ve zorlamaydı. 1855'de kendi yazınları hakkında şunları yazdı; "Şu ana kadar gerçekten yayımlanmaya değer bir şey yazmış olduğumu düşünmüyorum (buna Whitby Gazette ya daOxonian Advertiserı dahil etmiyorum), ancak bir gün bunu yapacağıma dair umutsuz değilim". 1850'den sonraki yıllarda kardeşlerini eğlendirmek için yazdığı kukla oyunlarından yalnızca biri La Guida di Bragia günümüze kalmayı başarmıştır. 1856'da ünlü olduğu ismiyle ilk eserini yayınladı. Romantik bir şiir olan "Solitude", The Train dergisinde yazarı "Lewis Carroll" olarak yer aldı. Bu takma isim gerçek ismi üzerinde bir kelime oyunuydu; Lewis, Ludovicus isminin ingilizleştirilmiş haliydi ve Lutwidge isminin Latincesiydi, Carroll ise Latin ismi Carolus ile benzeyen ve Charles'ın türetilmiş olduğu isimdi. Alice Yine 1856 yılında Christ Church'e gelen yeni dekan Henry Liddell beraberinde genç ailesini de getirdi. Kimse bu ailenin ilerideki yıllarda Dodgson'un yazın kariyerine bu kadar etkisi olacağını tahmin edemezdi. Dodgson Liddell'in eşi Lorina ve çocukları ile ve özellikle de üç kız kardeş olan Lorina, Edith ve Alice Liddell ile yakın arkadaşlıklar kurdu. Uzun yıllar boyunca yarattığı "Alice" karakterinin Alice Liddell'in yansıması olduğu düşünüldü. Buna dair en görünür kanıt "Aynanın İçinden"in sonundaki akrostik şiirde adının bulunması ve iki kitabın da gizlenmiş yerlerinde üstükapalı olarak ona atıfta bulunmuş olmasıdır. Ancak Dodgson hayatının ileriki yıllarında "küçük eroin" diye adlandırdığı ilham kaynağının gerçek bir çocuk olduğunu defalarca reddettiyse de, eserlerini tanıdığı küçük kızlara ithaf etti ve isimlerini akrostik şiirlerinin başına ekledi. Gertrude Chataway'in ismi aynı bu şekilde Köpan Avı'nın başında bulunmaktadır ancak bugüne kadar kimse şiirde anlatılan karakterlerden birini bile onunla örtüştürmemiştir. Her ne kadar bu konuda yeterli bilgi bulunmasa da (Dodgson'un 1858–1862 yılları arasındaki günlükleri kayıptır), 1850'lerin sonuna kadar Dodgson'un Liddell ailesi ile olan arkadaşlığının hayatında önemli bir yer ettiğine kesin gözüyle bakılıyor ve hatta ailenin çocuklarını (önce oğulları Harry, daha sonra üç kızkardeş) sık sık bir yetişkin eşliğinde Nuneham Courtenay ya da Godstow yakınlarında sandalla gezmeye çıkartmayı adet edinmiş olduğu biliniyor. İşte Dodgson, ilk ve en büyük ticari başarısı olacak olan kitabının taslağını, 4 Temmuz 1862'de, bu gezilerden birinde yaratmıştır. Hikayenin kaleme alınmasının Alice Liddell'in ısrarının sonucu olduğu söylenir. Dodgson sonunda Kasım 1864'de hikayeyi kendi çizimleri ve elyazısı ile "Alice'in Yeraltındaki Maceraları (Alice's Adventures Under Ground)" ismi ile takdim etmiştir. Bundan önce bir aile dostu ve akıl hocası olan George MacDonald Dodgson'un henüz tamamlanmamış taslağını okumuştu ve McDonald çocuklarının hikayeye duydukları heyecan Dodgson'ın yayınlama kararı almasında etken oldu. 1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikayeyi beğendi. "Alice Perilerin Arasında" ve "Alice'in Altın Saati" gibi isim alternatifleri düşünüldü ve sonunda hikaye Alice Harikalar Diyarında ismiyle 1865 yılında, Dodgson'un ilk kez bundan dokuz yıl önce kullandığı Lewis Carroll takma adıyla basıldı. Açıkça görülüyor ki Dodgson bir kitabın profesyonel bir sanatçının dokunuşuna ihtiyaç duyduğunu düşündü ve kitabın illüstrasyonları Sir John Tenniel tarafından yapıldı. İlk Alice kitabının büyük ticari başarısı Dodgson'un hayatını birçok yönden değiştirmiştir. Kendi yarattığı benliği "Lewis Carroll" kısa zamanda dünya çapında ünlendi. Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı. Hatta başka bir popüler hikayeye göre, Kraliçe Victoria hikayeyi o kadar beğendi ki, Dodgson'un bir sonraki kitabını kendisine ithaf etmesini istedi ve hemen akabinde "Determinantlar Üzerine Temel Bir İnceleme" (An Elementary Treatise on Determinant) başlıklı matematik kitabı kraliçeye ithaf edilmiştir. Dodgson bu hikayeyi şiddtle reddetmiş ve "...Bu tek kelimeyle her yönden yanlış, buna benzezen bir şey bile olmadı" demiştir. Bir Times makalesinde "Saklamak için ne kadar uğraşsa da, Alice'in yazarını matematik eserlerinde de tanımayı başarmak oldukça kolay olurdu." diyen T.B. Strong'a göre de, gerçekten bu hikayenin doğru olma ihtimali oldukça düşük. Buna ek olarak, Dodgson kitabın başarısıyla birlikte çok büyük miktarlarda para kazanmaya başladı, ancak görünürde pek de hoşlanmadığı Christ Church'deki işine devam etmiştir. 1871'in sonlarında, devam kitabı Aynanın İçinden basıldı . (Kitabın birinci baskısında basım yılı "1872" olacak şekilde düzenlenmiştir.) Kitabın biraz daha karanlık olan havası, büyük olasılıkla Dodgson'un hayatındaki değişikliklerin bir yansımasıydı. Babası aniden 1868'de vafat etti, ve bu onu birkaç yıl süren bir depresyona sürükledi. Son Yılları Hayatının son yirmi yılında, gittikçe artan ününe ve servetine rağmen, Dodgson'un yaşam şeklinde çok az değişiklik oldu. 1881'e kadadr Christ Church'de öğretmenlik yapmaya devam etti, ve ölümüne kadar da burada yaşadı. Son romanı, iki ciltlik Sylvie ve Bruno, sırasıyla 1889 ve 1893 yıllarında basıldı, ancak kitapların başarısı Alice'in başarısının yanına bile yaklaşamadı. Karmaşıklığı okuyucu tarafından pek takdir görmedi ve kitabın eleştirileri de dahil olmak üzere yalnızca 13,000 baskısının satılması hayal kırıklığı uyandırdı. Dodgson'un bu yıllarda bir dini bir yurtdışı gezisine çıktığı ve Peder Henry Liddon ile Rusya'ya gittiği biliniyor. Dodgson bu geziyi kendisinin "Russian Journal" (Rusya Günlüğü) olarak adlandırdığı yazılarında tariflemiş ve günlüğün ilk ticari baskısı 1935 yılında yayımlanmıştır. Rusya'ya gidiş ve dönüşü sırasında Dodgson Belçika, Almanya, Fransa ve Polonya'nın da bir kısmını g&oum