Aşk ve Öfke

Lev Tolstoy
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 9 dk.
Sayfa Sayısı:
76
Basım Tarihi:
12 Mart 2020
Yayınevi:
Şule Yayınları
ISBN:
9786052199107
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·76 syf.··
2021 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 14:28
Tolstoy’un ölümünden sonra derlenen Aşk ve Öfke kitabından yola çıkarak, Osmanlıca metininden çeviri yapılıp okuyuculara aktarılan bir kitap. Aşk ve öfke üzerine; Kant , Sokrates,Krishna ve birçok düşünürlerin sözlerinden alıntılarla bir araya getirilmiş . Çerez gibi zaten hemen bitiyor. Ben kitabı aldığımda bambaşka bir içerik bekliyordum. Çünkü Tolstoy’un kalemini biliyorum ama siz çevirmenin üslubunu görünce ve bir dini kitaptan alınmışcasına maneviyat yüklü olunca ister istemez sayfalar birbirine benzer geliyor buda sizi hayal kırıklığına uğratıyor. Verilmek istenen mesaj: sevgi dolu olun hayata ve insanlara karşı; size kötülük yapılsa dahi öfkeyle karşılık vermeyin.
Aşk ve ÖfkeLev Tolstoy · Şule Yayınları · 2020127 okunma
7/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 21:30
Tolstoy tartışmasız büyük bir deha ve yazar. İnsani duyguları usta kalemiyle çok güzel işliyor. Ama bu kitapta Tolstoy'un kalemini okuyamadım. Osmanlı Türkçe'sinden günümüz Türkçesi'ne çevrildiği için sanırım, dinî bir kitap gibi olmuş. Tabiî ki ana teması her Tolstoy eserinde olduğu gibi insan ve insanın ilkel düşünceleri..
Edebiyat
Aşk ve ÖfkeLev Tolstoy · Şule Yayınları · 2020127 okunma
Puan vermedi·76 syf.·
2023 169. kitabı
Tolstoy’un ölümünden sonra derlenen Aşk ve Öfke kitabından yola çıkarak, Osmanlıca metininden çeviri yapılıp okuyuculara aktarılan bir kitap. Aşk ve öfke üzerine; Kant , Sokrates,Krishna ve birçok düşünürlerin sözlerinden alıntılarla bir araya getirilmiş . Çerez gibi zaten hemen bitiyor. Ben kitabı aldığımda bambaşka bir içerik bekliyordum. Çünkü Tolstoy’un kalemini biliyorum ama siz çevirmenin üslubunu görünce ve bir dini kitaptan alınmışcasına maneviyat yüklü olunca ister istemez sayfalar birbirine benzer geliyor buda sizi hayal kırıklığına uğratıyor. Verilmek istenen mesaj: sevgi dolu olun hayata ve insanlara karşı; size kötülük yapılsa dahi öfkeyle karşılık vermeyin…
Aşk ve ÖfkeLev Tolstoy · Şule Yayınları · 2020127 okunma
6/10
·76 syf.··
2023 3. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2023 21:03
Tolstoy'un aşk(sevgi, muhabbet) ve öfkeyle ilgili düşüncelerinin olduğu kitabı okurken buram buram bir Hristiyan inancı kokusu aldım. Her şeye rağmen herkesi sevmek, sevmek ve sevmek. Katili bile anlayarak sevmek düşüncesi benim mantığıma ve bilhassa kalbime fazla uymadı. Her şeye ve herkese rağmen sevin düsturunu da hiçbir zaman anlamamışımdır zaten, kadının çocuğunu öldürüyorlar katili anlayıp sevebilir mi? İşkenceciyi anlayıp sevebilir mi? Ben deprem bölgesindeyim; ailesindeki tüm fertleri kaybetmiş birisi ailesinin ölümüne neden olan; sırf mekan genişliği için kolonu kesmiş bir katili, malzemeden çalan katil müteahhiti sevebilir mi? Böyle bir şey mümkün mü ya? Bu din değil, sapkın bir düşünce olabilir ancak. Tolstoy’u her zaman çok severim hala da seviyorum fakat bu kitabı maalesef bende hüsrana neden oldu. Çeviride de maalesef sıkıntılar vardı. Okurken çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim maalesef.
Edebiyat
Aşk ve ÖfkeLev Tolstoy · Şule Yayınları · 2020127 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.