Her şey olduğu gibi mi hatırlıyoruz, yoksa aklımızda kalanlar zamanla değişiyor mu?
1995-2019’a kadar uzanan bir hikaye..
Lise yıllarından başlayıp 40’lı yaşlara kadar uzanan
Ömer’in hayata tutunma hikayesi..
Öfke bir insanı ele geçirebilir mi? Olmayan olayları varmış gibi gösterir mi? Öfkeliyken gözünüz o kadar döner mi?
Karakterimiz Ömer işte böyle bir kişi. Öfkeli. Hayata, otoriter babasına, adaletsizliğe, alttakini ezip tepedekini koruyan düzene, yaşayamadığı hayallere, aşklarına.. Öfkesi Ömer’i ele geçiriyor, onu çaresiz bırakıyor. Yaşamaktan soğutuyor. Elini kolunu bağlıyor.
Lise, üniversite derken İşe giriyor, bırakıyor. Meslek değiştiriyor. Hayatında üç şey değişmiyor; Mutsuzluğu, Travmaları, Öfkesi. Kitap sonlarına doğru beklemediğim bir şekilde bitti, sürpriz oldu.
Aynı zamanda 90’lı yıllardaki lise hayatını, o dönemin Türkiyesini, değişen dünyayı okumak çok keyifliydi.
Hikmet hükümenoğlunu okuyun, okutun!
Tavsiyemdir.
Cemil Meriç’in dediği gibi ‘’Kitaplar insanı kitaplara götürür.’’ Atmaca kitabında da bir çok türk ve dünya edebiyatı eserinden bahsediyor.
Ian mcewan / sonsuz aşk
Ayfer tunç/ yeşil peri gecesi
Jules Verne / Ay’a seyahat
Birkan Keskin / Y’ol
Ayhan Gençgin / Son Adım
Albert Camus / Yabancı
Italıo Calvıno / Bir kış gecesi eğer bir yolcu
Jules Verne / Denizler altında 20000 fersah
Leyla Erbil / Mektup Aşkları
Yusuf Atılgan / Anayurt Oteli
Şibumi / Trevanian
Dostoyevski / suç ve ceza
İhsan Oktay Anar / Puslu kıtalar atlası
John Steinbeck / Fareler ve İnsanlar
Erdal Öz / gülünün dolduğu akşam