* Bir kitap daha bitti. Denis Diderot'dan " Aykırı Düşünceler ". Bu okuduğum 2. Diderot kitabı; geçen ayda " Rameau'nun Yeğeni"ni okumuştum. Başka kitabını da okumak isterim, Diderot'yu sevdim . Ama birde ona sormak lazım; okur olarak oda beni sevdi mi ? ( sırıtma bayat bir espri yaptım )
* Çeviri ve dilde bir sorun yok , rahatlıkla okunuyor. Ben bir gecede bitirdim ( biraz uykusuz kaldım ama olsun aklım kitap da kalsaydı uyuyamayacaktım ) . Başta Diderot'nun kısa hayat hikayesi var. benim en sevdiğim şey, araştırmak zorunda kalmıyorsunuz. Diderot , Aykırı Düşünceler kitabını 1830 da yayınlar. ‘Akıllarda bir devrim’in gerçekleştiği, ‘Aydınlanmanın her köşeye yayıldığı’ bir dönem. Denis Diderot , Aykırı Düşünceler kitabını, düşün dünyasında büyük değişim ve gelişimlerin yaşandığı böyle bir ortamda kaleme alır.
* Kitap 2 ana karakterin konuşmaları. Zaten başlıkta " Oyunculuk Üzerine Diyaloglar". Karakterlerin isimleri yok, aynı tiyatro tekstin de ki gibi ; <Birinci Kişi> , <İkinci Kişi> olarak adlandırılıyor. Bunlardan biri, Diderot'nun kendisi ve ortak dostlarının eseri hakkında yorumu sorulması üzerine o eserden yola çıkarak oyuncunun nasıl olması gerektiğiyle başlayıp, insan karakterine dek tartışıyorlar. Sadece oyunculuk değil, oyuncu seçiminin de nasıl olması gerektiği, nasıl sahneleneceği gibi bir çok konuya değinmiş. Sanatın diğer dallarıyla ( özellikle resim, tablolarla ) kıaslayarak örnekler veriyor. İngiliz ve Fransız tiyatrosunun karşılaştırmasını yapıyor. Diderot’nun, eseri her ne kadar sadece sahne üstündekilere ve gerisindekilere yönelik gibi görünse de; nitelikli tiyatro izleyicisinin gittikçe azaldığı günümüzde, tiyatro salonlarının müdavimleri için bir eğitim kitabı olma özelliği taşıyor.
* Döneminin ve öncesinin tüm sanatçı , düşünür ve filozoflarını