Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler

·
Okunma
·
Beğeni
·
735
Gösterim
Adı:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Baskı tarihi:
6 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944881197
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler
Denis Diderot (1713-1784): Etkisi kendi çağının sınırlarını çok aşan dev eser Ansiklopedi’nin yayıncısı olan Diderot, Filozofça Düşünceler; Körler Üstüne Mektup; Sağır ve Dilsizler Üstüne Mektup ve Dram Sanatı Üzerine Konuşma gibi metinleriyle de derin izler bırakmış üretken bir yazar, Aydınlanma devrinin en önde gelen filozoflarından biridir. Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler, bir anlamda insan hakkında aykırı düşüncelerin bir yansımasıdır. Çünkü ünlü Fransız tiyatro adamı Louis Jouvet’nin belirttiği gibi: "İkilik, ikileşme, insanın kendisini aynı zamanda hem başkaları yerinde, hem de kendi kendisi olarak hissetmesi, yalnız komedyene vergi bir ayrıcalık değildir; herkes yapar bu işi." Ama Diderot salt bu fikirle yetinmez; itibarlı bir toplumsal konum kazandırmak istediği aktörün ve genelde sanatın toplumla ilişkisine, ustası olduğu diyalog türü içinde cevaplar arar.
119 syf.
·Beğendi·7/10
Dünyanın en kederli felsefecisi denildiğinde tanınması imkansız ama Diderot denildiğinde de ‘Haaaa Şuu’ tepkisinin verilmesine neden olan büyük adam! Bu tepkiyi nereden mi biliyorum? Bir arkadaşımdan.
Sizlere tanıttığım bu eserde 1943 yılına ait bir basım ve sitemize de bunu ekledim zaten haricen. Bir de benim eski üniversite yani İstanbul Üniversitesinden ve Edebiyat Fakültesi Profesörü ‘Sabri Esat Siyavuşgil’den harika bir çeviri eser.
Kitap tam da adına layık aslında. Kimler kimler yok. Clairon (ki kendisi meşhur bir aktris. Fransız İhtilali ile her şeyini kaybedip sefalet içinde ölenlerden birisi de kendisi), Duquesnoy (Belçika asıllı bir heykeltraş. Kendi eserinden birisi de -adını burada zikredemeyeceğim- link olarak paylaştım), Voltaire’nin eserlerinde de oynayan Henri Louis Kain. Gene Voltaire’nin kendisine hediye ettiği Ecossaise ve tiyatroda yaptığı değişiklerle adını Fransız Tiyatro tarihine yazdıran Louis Leon Felicite de Brancas.
Moliere ile çalışan Michel Boyron ya da nam-ı değer Baron, Gaussem (az evvel sözünü ettiğimiz baronun yeğeni), Matmazel Raucourt, hatıratı da basılan Clairo Rene Mole. Hicivleriyle ve Shakespeare oyunlarıyla tanınan Dev. Garrick ve diğerleri…
https://i.hizliresim.com/2aAqr0.jpg
Kitap 2 adamın konuşması üzerine geçiyor. Birinci adamı zaten anlayacağımız üzere -ki kendisi ayrıca kitabın da yazarı- orada bir sorun yok ama ikinci adamı bir türlü çıkaramadığım da utanç resmen benim gibi hafiye için. :))))))
Böyle bir muhteşem eseri daha tadına doyamadan bitirmek, gerçekten kötü bir his. Bu arada bir önceki paragrafta da kelime oyunu yapmaya çalıştım ama beceremedim. Hadi sizi şu sürprizle baş başa bırakayım. İkinci de Diderot. Zaten burada iki tip sanatçı arasında kendi kişiliğini tartıştığını söylemek de manasız olmaz. Güzel ve doyamadığım bir kitaptı ne diyim ki? Bol keyifli okumalar, mutlu akşamlar dilerim..
96 syf.
·Beğendi·8/10
İki konuşmacı var. Bunlardan biri, Diderot'nun kendisi ve ortak dostlarının eseri hakkında yorumu sorulması üzerine o eserden yola çıkarak oyuncunun nasıl olması gerektiğiyle başlayıp, insan karakterine dek tartışıyorlar. Diderot, çoğunluğun aksine; oyuncunun duyarsız olması gerektiğini, ancak bu şekilde zirveye çıkabileceğini savunarak bu yönde birçok argüman ileri sürüyor. Aykırı olan da bu zira "Bunu sokakta söylesem beni taşlarlar," diye ekliyor.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Ebru Gökdağ'ın Oyuncunun Akıl ve Duygu Çatışması isimli kitabını okuyordum ve kitapta sık sık Diderot'nun bu eserinden alıntılarla karşılaşınca o kitaba ara verdim ve kütüphanede bulunuyor olmanın avantajıyla aldım bu kitabı elime. Dönemin tiyatro anlayışına aykırı ve sert düşüncelet getiren bir kitapla karşılacağımı biliyordum ama bu kitabın oyunculuk sanatını kökten sorgulamama yol açacağını tahmin etmemiştim doğrusu. Yazar, aktörün sahne üzerinde asla rolü "yaşayamayacağını" illa ki durumunun gerçek hayattan farklı olduğunu anlatıyor. Elbette burada haklı. Ve bu eleştiriyi getirmesindeki sebep dönem itibariyle yavaş yavaş doğalcı oyunculuk anlayışının oturmasıyla birlikte işin bokunun da çıkarılmaya başlanması ve sanattaki gerçeklik ile salt gerçekliğin karıştırılması. Eleştiriyi getirmesindeki sebebi de haklı buluyorum. Lâkin anlayamadığım şey yazarın "doğal oyunculuk"a neden savaş açtığı? Elbette aktörler sahnede birebir o role asla bürünemezler ama rolün kişilik durumuna yaklaşmak için ellerinden geleni yapmalarında bence bir sıkıntı yoktur. Diderot'yu kim kızdırdı bu kadar?
Derler ki, akıllıların aklını başından alan aşk, akılsızları akıllı yapar; yani başka bir deyişle, aşk, kimilerini duyarlı ve sersem, kimilerini de soğukkanlı ve girişken kılar.
Kadınlara bakınız, duyarlılık bakımından bizi kesinlikle geçerler, hem de çok geride bırakarak.
Denis Diderot
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Bir erkeğin bir damla gözyaşı, bir kadının bütün ağlamalarından daha çok etki yapar.
Denis Diderot
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 3.Basım
Yok, gözyaşları akmaya başlarsa, kalem de elden düşer; insan acısıyla başbaşa kalır ve şiir yazamaz olur.
Büyük hazlar da, derin acılar gibidir; onlar da dilsiz olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Baskı tarihi:
6 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944881197
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler
Aktörlük Hakkında Aykırı Düşünceler
Denis Diderot (1713-1784): Etkisi kendi çağının sınırlarını çok aşan dev eser Ansiklopedi’nin yayıncısı olan Diderot, Filozofça Düşünceler; Körler Üstüne Mektup; Sağır ve Dilsizler Üstüne Mektup ve Dram Sanatı Üzerine Konuşma gibi metinleriyle de derin izler bırakmış üretken bir yazar, Aydınlanma devrinin en önde gelen filozoflarından biridir. Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler, bir anlamda insan hakkında aykırı düşüncelerin bir yansımasıdır. Çünkü ünlü Fransız tiyatro adamı Louis Jouvet’nin belirttiği gibi: "İkilik, ikileşme, insanın kendisini aynı zamanda hem başkaları yerinde, hem de kendi kendisi olarak hissetmesi, yalnız komedyene vergi bir ayrıcalık değildir; herkes yapar bu işi." Ama Diderot salt bu fikirle yetinmez; itibarlı bir toplumsal konum kazandırmak istediği aktörün ve genelde sanatın toplumla ilişkisine, ustası olduğu diyalog türü içinde cevaplar arar.

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • piktobet
  • Mehmet Toprak
  • Ömer Öztürk
  • Ali Topaloğlu
  • Ezgi
  • Aybeniz Hasanova
  • Yağmur
  • numqvis me seqvitur
  • Abdurrahman
  • Frank Sinatra

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%50 (6)
7
%0
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0