Ayna Adam

Lars Kepler
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
496
Basım Tarihi:
16 Temmuz 2025
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Adı:
Spegelmannen
ISBN:
9786255941930
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Artı ve eksileriyle..
7/10
·496 syf.··
2025 46. kitabı
Lars Kepler, İsveçli Alexandra Coelho Ahndoril ile Alexander Ahndoril çiftinin takma ismi. Önceden kendi romanlarını yazan eşler, Joona Linna serisini yarattılar. Türkçede bu seriden Hipnozcu, İnfazcı, Ateş Şahidi, Kum Adam, Tacizci, Tavşan Avcısı ve Lazarus yayımlandı. Sıra geldi sekizinci kitap olan Ayna Adam’a. 16 yaşındaki Jenny’nin gündüz vakti kaçırılmasıyla başlayan hikaye, eş zamanlı olarak Martin ve Pamela çiftinin kızları Alice’in ani ölümüyle devam eder. Birbirinden bağımsız görünen bu vakaların yolları, beş yıl sonra Jenny’nin bir parkta ölü bulunmasıyla tekrar kesişir. Dedektif Joona Linna bu cinayet ile yıllar önceki bir intihar vakası arasında bağlantı kurar. Joona arkasında hiç iz bırakmadan yeniden cinayet işlemeye başlayan, acımasız bir seri katille karşı karşıya olduğunu anlar. Yazarı tanıyanlar, tarzının ne kadar sert ve rahatsız edici olduğunu bilirler. İsveç polisiyesini biraz da bu yüzden seviyoruz bence. Kaotik atmosferi, kompleks kurgusu, finali, gizemi vs. hepsiyle bir bütün. Polisiye-gerilim kategorisinde son derece sinir bozucu bir iş çıkmış ortaya, ancak içerik kadınlar olunca ister istemez bir hassasiyet doğuyor. Yazar notundaki farkındalıkla verilmek istenen mesajı daha net kavrıyorsunuz. Bunlar kitabın artı yönleriydi. Öte yandan; beş yıl önceki kaçırılma olayında bir görgü tanığı ve ciddi ipuçları varken, yine yetersiz kalan bir polis soruşturması kafa karıştırıcıydı. Pamela’nın Joona gibi işinin ehli bir karaktere yol göstermesi ve kitaptaki karakter azlığı nedeniyle şüpheli ya da şüphelilerin tahmin edilebilirliğinin kolaylaşması da tadımı kaçıran etkenlerdi. Son olarak; bu dedektiflerin depresif ve bağımlı kimliklerinden çok sıkıldım artık. İkonik karakterlerin kurgu dahilinde olağan hayat akışına adapte edilmesi,
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
8/10
·496 syf.··
2025 78. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 13:24
Dedektif Joona Linna serisinin 8. kitabı Ayna Adam; temposu hiç düşmeyen işleyişi, bir film izliyormuş hissi uyandıran anlatımı, sert ve karanlık sahneleri, duygu göstermesini beklediğim anlarda tepkisiz kalan donuk ama derin karakterleri ve bazı bölümleri akla yatmasa da etkileyici, heyecanlı kurgusu ile yine soluksuz okuduğum polisiye romanlar arasında yerini aldı. Joona Linna ve Saga Bauer karakterlerinin kişisel hikâyelerini daha iyi kavrayabilmek için kitapları sırasıyla okumayı tercih etsem de, farklı olay örgülerine sahip oldukları için tek tek de rahatlıkla okunabilirler. Bu kitapta ayrıca, ilk kitapta tanıştığım ve sonraki birkaç kitapta da rol alan Psikiyatrist Erik Maria Banks’in ön planda olması dikkat çekiciydi. 16 yaşındaki Jenny Lintz okul dönüşü kaçırılır. Bir dönem medyada geniş yer bulan bu haber, araştırmaların sonuçsuz kalmasıyla zamanla unutulur. Hikâye, Pamela ve Martin çiftinin başına gelen trajik kazadan 5 yıl sonrası ile devam eder. Jenny’nin cesedinin bulunması, Pamela’nın tanıştığı 17 yaşındaki Mia’nın kaçırılması ve 14 yıl önce intihar vakası olarak kayıtlara geçmiş bir ölümde benzer bulguların ortaya çıkması, Joona Linna’nın tüm itirazlara rağmen davanın sorumluluğunu üstlenmesine yol açar. Çok geçmeden Jenny Lintz’in ölümünün ne ilk ne de son ölüm olduğu, karanlık zihinlerin acımasız eylemleriyle örülü bu tüyler ürpertici tablonun akıl almaz boyutlara uzandığı ortaya çıkar. Belli ipuçları ile kesin sonuçlara ulaşılması, tüm karmaşanın tek bir kişi sayesinde çözülmesi, az karakter sebebi ile şüphelerin belli kişilerde toplanması gibi bazı pürüzler bulunsa da; karanlık atmosferi, hastalıklı zihinlerin rahatsız edici dışa vurumları, ürpertici hikâyesi ve su gibi akan anlatımıyla Ayna Adam, polisiye severlere önerimdir.
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
7/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
Lars Kepler’in her kitabı bende aynı etkiyi bırakmıyor açıkçası. Bazıları öyle sürükleyici ki sayfaları peş peşe çeviriyorsun, ama bazıları da ne yazık ki vasatın altında kalıyor. Yine de Kum Adam–Lazarus serisi hâlâ açık ara favorim. Bu kitap da onların hemen ardından ikinci sıraya yerleşti diyebilirim. Güzeldi, evet… ama birkaç eleştirim olacak. Çoğumuzun bildiği gibi Lars Kepler aslında tek bir yazar değil; karı koca Alexandra Coelho Ahndoril ile Alexander Ahndoril’in kullandığı bir takma ad. Bu isimle Joona Linna serisini yazmışlar. Ama nedense serinin neredeyse her kitabında bir hipnoz olayı var. “Acaba yazarlardan biri psikolog falan mı?” diye merak edip araştırdım, ama değillermiş. E peki o zaman vakaları hipnozla çözmek de nereden çıktı Allah aşkına? Bu ikili neden bu hipnoz işine bu kadar takmış, hâlâ anlamış değilim. Üstelik diğer kitaplarda da aynı yöntem devam ediyor. Bir polisiyede hipnoz tekniğiyle sonuca ulaşmak bana pek mantıklı gelmiyor. Bu sefer “Neyse, görmezden geleyim” dedim ama bir kere kafama takıldı mı çıkmıyor işte. Kitap ne kadar akıcı olursa olsun, o hipnoz meselesi zihnimde sürekli dönüp durdu. Bunun dışında kitap gerçekten çok iyiydi. Katili tahmin edemedim mesela Hatta son 100 sayfada öyle bir gelişme oldu ki, resmen yüksek sesle “Hadi canım!” bile dedim. Yazarlar bu kitapta kan dondurucu detaylara fazlasıyla yer vermiş. Öyle ki gözümde canlandı resmen, adeta birebir yaşadım diyebilirim. Başta “Bunların kurguya ne katkısı olabilir ki?” diye düşündüğüm bazı anlatımların aslında boşuna yazılmadığını fark ettim. Bu açıdan yazarları taktir ettim. “E, iyi hoş da okunmalı mı?” diye düşünenler olabilir. Bence kesinlikle okuyun, çünkü gerçekten güzeldi. Elbette Hipnoz kısmına takılmadan. Joona Linna Serisi; 1- Hipnozcu 2- İnfaz 3- Ateş
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
9/10
·496 syf.··
2025 150. kitabı
İsveç’li bir çiftin Lars Kepler takma adı ile yazdığı, baş karakterin sıra dışı olduğu serinin son kitabı tek kelime ile efsaneydi. Joanna Linna tüm dedektif karakterlerinden daha zeki, farklı, olağanüstü bir kahraman.
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
5/10
·496 syf.··
2025 11. kitabı
Bu seriyi çok seviyorum lakin bu kitabı hiç beğenmedim. Kitabın ortasında katili tahmin etmemi es geçerek çok zorlama bir şekilde konunun bağlandığını düşünüyorum. Charles Manson'a göz kırpar gibi başlayıp Joona'nın neredeyse beynini hiç kullanmadığı bir olay akışı ve derinliksiz bir dil ile benim açımdan sınıfta kaldı.
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
9/10
·496 syf.··
2026 3883. kitabı
Ayna Adam, Lars Kepler’in okuduğum en etkileyici polisiyelerinden biri oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken karanlık ve gerilimli bir atmosferi var. Hikâye ilerledikçe tempo hiç düşmüyor, aksine merak duygusu giderek artıyor. Özellikle Joona Linna karakterini yeniden okumak çok keyifliydi; zekâsı, sabrı ve olaylara yaklaşımı hikâyeyi daha da güçlü kılıyor. Kitabın en çarpıcı yanı ise psikolojik gerilimi çok iyi kurması. Sadece bir katili bulma hikâyesi değil; karakterlerin iç dünyaları, korkuları ve travmaları da oldukça etkileyici bir şekilde anlatılmış. Bazı sahneler gerçekten insanın tüylerini diken diken ediyor. Lars Kepler’in akıcı anlatımı sayesinde kalın olmasına rağmen kitap hızla ilerliyor. Her bölümün sonunda merakı artıran küçük sürprizler var ve “bir bölüm daha okuyayım” derken sayfalar akıp gidiyor. Kısacası Ayna Adam benim için sürükleyici, karanlık atmosferi güçlü ve sonuna kadar merak duygusunu canlı tutan çok başarılı bir polisiye oldu. Polisiye sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken kitaplardan biri.
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:00
Yazarın şimdiye kadar okuduğum açık ara en iyi kitabı. Diğer kitaplarını okurken zaman zaman sıkıldığım anlar olmuştu ama bu kitapta bir saniye bile sıkılmadım. Aksiyonu, gerilimi yüksek ve merakı diri tutan bir kitaptı. Yazarın kitaplarında genelde katil bariz belli olurdu ama ilk defa bu kitabında katili tahmin edemedim ve beni oldukça şaşırttı. Çok beğendim.
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
9/10
·496 syf.··
2025 54. kitabı
AYNA ADAM Lars KEPLER Lars Kepler, İsveçli olan ve kendi isimleriyle bir çok kitaba imzasını atmış karı koca Alexandra Coelho Ahndoril ve Alexander Ahndoril’in takma adıdır. Birlikte dedektif Joona Linna karakterini yaratarak seri kitaplarıyla uluslarası çok satanlara giren Lars Kepler’den daha önce 𝗟𝗮𝘇𝗮𝗿𝘂𝘀’u okumuştum ve şimdide serinin sekizinci kitabı 𝗔𝘆𝗻𝗮 𝗔𝗱𝗮𝗺’ı da aynı keyifle okudum. Bu arada dedektifimizin hayatı çok ön planda olmadığı için #joonalinnaserisi nin her bir kitabı bağımsız olarak okunabilir. On altı yaşındaki Jenny Lind, okuldan çıktığı ve henüz havanın kararmadığı saatlerde bir kaç yüz metre gerisinden gelen okul arkadaşının gözleri önünde kaçırılır. Yakın zamanlarda yaşanan faklı bir olayda ise Pamela, kızı Alice ile üvey babası olsa da çok iyi anlaştığı eşi Martin’i buzda balık avlamaları için uğurlar ama başlarına gelen kaza sonrası yapılan aramalar sonuçsuz kalır ve Alice’in ö.ldüğü kabul edilir. O an için bu iki vakanın birbiriyle bağlantılı olabileceği hiç düşünülmezken aradan geçen beş yılın ardından bir parkta Jennny’in asılı haldeki cesedinin bulunması ve tek görgü şahidinin Martin olması ile Joona Linna devreye girer ve araştırmalarını derinleştirmeye başlar. Jenny’in otopsisinde ortaya çıkan dondurarak damgalama işareti yıllar önce intihar eden başka bir kızı aklına getirir Joona’nın ve kızın dosyasını ortaya çıkarttığında aynı damganın onda da olduğu anlaşılır. Martin önce suçlansa da yaşadığı psikolojik rahatsızlığıyla sadece olaya tanık olduğu belli olmuştur ama Pamela’nın evlatlık almak istediği Mia’da kaçırılınca Pamela’da Joona’nın araştırmalarına dahil olmuştur. Genç kızları kaçıran, sonra da onları öldüren seri bir katil vardır ortada ve belki de elinde tuttu başka kızlar da vardır. Zaman daralıyordur ve katil tekrar birisini
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma
10/10
·496 syf.··
2025 20. kitabı
Bu kitapta kelimeler, tıpkı Jenny’nin kaderi gibi zincire vurulmuş. “Kaçırılmak” sadece genç kızların değil, okurun da başına geliyor; bir kez Lars Kepler’in sayfalarına kapıldığınızda geri dönüş yok. Jenny’nin gündüz vakti kaçırılışı, sıradan gün ışığının bile güven vermediğini söylüyor bize. Güneş bile tanık olamıyor, çünkü kötülük gölgesini her yere düşürebiliyor. Zincire vurulan kızlar aslında sadece kafesin içinde değil; korkunun, çaresizliğin ve sessiz çığlıkların zincirine de vurulmuş durumda. Kaçmaya kalkanlara kurulan tuzaklar, okurun zihnine de kurulmuş. “Acaba bu defa kurtulabilecek mi?” diye sorarken biz de kendi içimizde umut ve korku arasında yakalanıyoruz. Kepler burada zekice bir oyun kuruyor: kurbanların çaresizliğiyle okurun merakını aynı kafese kapatıyor. Beş yıl sonra Jenny’nin cesedi bulunduğunda, ölüm artık sadece bir son değil; geçmişten taşan bir gölge, geleceğe doğru uzanan bir ipucu. Katilin delil bırakmaması, aslında kendi imzası oluyor. Sessizlik de bazen bir çığlıktır, Kepler bunu çok iyi biliyor. Dedektif Joona Linna’nın devreye girişiyle hikâye bir satranç oyununa dönüşüyor. Her hamlede, yıllar önce işlenmiş bir intiharın gölgesi beliriyor. İntihar mıydı gerçekten, yoksa sadece ustaca gizlenmiş bir cinayet mi? İşte tam bu noktada okur olarak biz de Joona’nın zihnindeki aynaya bakıyoruz. Sonra Mia kaçırılıyor… 17 yaşında bir kız daha zincire vuruluyor. Zaman daralıyor, nefesler kesiliyor. Joona’nın iç sesi bize şunu fısıldıyor: “Katil sadece kızları değil, zamanı da çalıyor.” Ve “Ayna Adam” adı boşuna değil. Çünkü aynaya baktığımızda sadece katili değil, kendi korkularımızı da görüyoruz. Ayna bazen yüzümüzü, bazen de en derin karanlığımızı gösterir. Lars Kepler, bu aynayı önümüze koyup soruyor: “Gerçekten görmek istiyor musun?” Son
Ayna AdamLars Kepler · Doğan Kitap · 202550 okunma

Yazar Hakkında

Lars KeplerYazar · 5 kitap
Lars Kepler, aslen İsveçli olan yazarlar Alexander Ahndoril ve Alexandra Coelho Ahndoril adlı yazarlar tarafından kullanılan isimdir.