·
Okunma
·
Beğeni
·
1229
Gösterim
Adı:
Bakirelik Tabusu
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
122
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058378629
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayınları
Baskılar:
Bakirelik Tabusu
Bakirelik Tabusu
“Bu kitapta Freud’un kadın cinselliği üzerine yazdığı üç makalesini sunuyoruz: Bakirelik Tabusu (1918), Kadın Cinselliği Üzerine (1931), Bir Kadın Eşcinselliği Vakasının Oluşumu ve Gelişimi Üzerine (1920). Hem Freud’un kadın cinselliği üzerine düşüncelerinin hem de bu düşüncelere karşı ileri sürülmüş savların çıkış noktalarının yer aldığı üç metin.

Kadının bir kişi olarak var olma, özgürleşme mücadelesi, onun cinsel bir varlık olarak kabulü ile koşut. Freud, bu üç makalesinin de gösterdiği gibi kadını ve cinsel yaşamını bastıran değil, sözle bağını kuran, dolayısıyla özgürleştirenlerin yanında yerini alıyor.

Bu üç metin, kendi toplumsal deneyimimizi anlamak için de okunabilir. Freud, bir çağdaşımızdır ve bize pek çok şey söyleyecektir.”
(Cemal Dindar’ın kitaba yazdığı “Psikanaliz Eleştirisi ve Kadın” başlıklı sunuş yazısından.)
122 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Hemen hemen bütün primitif insan toplulukları bekarete takıntılıdır. ancak bu takıntıların sonuçları bugünkü islam toplumlarının genel takıntısından farklı bir şekilde tezahür eder.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
95 syf.
·5/10
Bir doktorun elinden çıkmasından ziyade daha çok kendi benliğini aksettiren bir adamın -annesi bir hayat kadını, öz babası üvey abisi olan ve yahudi kökenleri nedeniyle senelerce horgörülmüş biri olarak- düşüncelerini okur gibiydim.
Üç ayrı kısımdan oluşan kitap, her bölümde ayrı ayrı etkisini gösterdiği cinsiyetçilik, önyargı ve varsayımların sıklığı ile okuyucuda rahatsızlık uyandırıyor ve bu yönü ile bazı önemli ve kayda değer bilgilerin değerini zedeliyor.

1.kısım- Bakirelik tabusu
İlkeller olarak nitelendirilen avcı toplayıcı toplumlarda aynı aile içindeki birlikteliklerin neden tabu olduğu, totemin bir hayvan yada bir eşya olduğu ve ilkel topluluk soyunun bundan türediği inancı işleniyor. Ve devamında bunun modern toplum insanına nasıl yansıdığı anlatılıyor. Fakat nesnellik aşamasında, Freud, bütün kabilelerin totemik bir safhadan geçmiş olmadıklarını ve dinin başlangıcında toteizmin olmadığı için bir çelişkiye düşüyor.

2.kısım- kadının eşcinselliği vakasının oluşumu ve gelişimi üzerine
Okurken beni en çok rahatsız eden kısımdı. Freud yine ne yapmış ne etmiş her yere cinselliği sokmayı başarmış. Genel olarak, insanın her aşırılığının, gerçekte tam zıttının tersten bir yansıması olduğu kanısı ağır basmaktaydı.

3.kısım- kadın cinselliği
Konu başlığıyla alakası olmayan, elektra kompleksinin en çirkin boyutlara getirildiği, kadını tamamen erkek özentisi sayıp, buna dair hiçbir mantıklı sebep sunmayan güç bela bitirdiğim kısımdı.
Ilkel hakların cinsel yaşamlarındaki çok az sayıda detay , bizim duygularımıza, bekârete, kadının el değmemiş olması verdikleri değer kadar yabancıdır
Kadınların, ilk kocalarına hala bağlı oldukları doğrudur, fakat bu bağlılığın nedeni sevgi değildir. Onlardan kurtulamamaları intikamlarını tam anlamıyla alamamış olmaktan hatta bu intikam itkisinin henüz bilince dahi çıkmamış olmasından kaynaklanır.
Bir rüya bilinçaltı değildir; uyanık yaşamdaki ön bilinçten hatta kimi zaman bilinçten arta kalmış bir düşüncenin uykunun elverişli ortamı sayesinde şekil değiştirmiş halidir.
Eşcinsel coşkunluklar, şehvetin kendini hafifçe hissettirdiği, abartılı güçlü dostluklar, ergenliği takip eden ilk bir kaç yıl boyunca her iki cinste de hayli yaygın olarak görülür.
Evlilik seremonisi kızlığın koca dışında, bu iş için görevlendirilmiş bir kişi tarafından bozulmasına dayanmaktadır; bu uygulama medeniyetin en alt basamaklarında bilhassada Avustralya da son derece yaygındır.
Kadın cinsel birleşmeden sonra gelen doyumun doruk anında erkeğe sarılarak kendine çekmesini normal bir tepki olarak değerlendirir, bunun da onun minnettarliginin ifade edildiğini ve süre giden bağımlılığının ve tutsakliginin onaylandığını görürüz. Ancak biliyoruz ki, ilk cinsel ilişkide soğuk ve doyumsuz kalan kadın için sıklıkla düş kırıklığından başka bir anlam taşımamakta ve kadının da doyuma ulaşmasına kadar aradan uzunca bir zaman gecmesinin yani sıra cinsel eylemin sık sık tekrarlanması gerekir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bakirelik Tabusu
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
122
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058378629
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayınları
Baskılar:
Bakirelik Tabusu
Bakirelik Tabusu
“Bu kitapta Freud’un kadın cinselliği üzerine yazdığı üç makalesini sunuyoruz: Bakirelik Tabusu (1918), Kadın Cinselliği Üzerine (1931), Bir Kadın Eşcinselliği Vakasının Oluşumu ve Gelişimi Üzerine (1920). Hem Freud’un kadın cinselliği üzerine düşüncelerinin hem de bu düşüncelere karşı ileri sürülmüş savların çıkış noktalarının yer aldığı üç metin.

Kadının bir kişi olarak var olma, özgürleşme mücadelesi, onun cinsel bir varlık olarak kabulü ile koşut. Freud, bu üç makalesinin de gösterdiği gibi kadını ve cinsel yaşamını bastıran değil, sözle bağını kuran, dolayısıyla özgürleştirenlerin yanında yerini alıyor.

Bu üç metin, kendi toplumsal deneyimimizi anlamak için de okunabilir. Freud, bir çağdaşımızdır ve bize pek çok şey söyleyecektir.”
(Cemal Dindar’ın kitaba yazdığı “Psikanaliz Eleştirisi ve Kadın” başlıklı sunuş yazısından.)

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Raskolnikov
  • DENİZ kurt
  • Prometheus
  • Suat tatlı
  • Uğur De Molinari
  • ümran  oguz
  • Principle
  • gizem gurkan
  • BETÜL GKDMR
  • Hakan Gülmez

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (5)
9
%15.8 (3)
8
%5.3 (1)
7
%10.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0