Bir de Baktım Yoksun

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.394
Gösterim
Adı:
Bir de Baktım Yoksun
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750723544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bir de Baktım Yoksun
Bir de Baktım Yoksun
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni.

Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimi elde edebilmek için harcamış bir adamla karşılaşmak... Ölüme çeyrek kala, bir balık lokantasında küçük kızının yetişkin haliyle karşılaşmak... Cinayetle kaza arasındaki bulanıklığa sığınırken, bir evcil hayvan dükkânında vicdan azabıyla karşılaşmak... Kara mizahla yoğunlaştırılmış usta anlatımıyla Yekta Kopan, okurunu, kentler, kitaplar, resimler, şarkılar, fotoğraflar ve insanlar arasında gezdiriyor. Çok iyi bildiğimiz ama unutmaya çalıştıklarımızı hatırlatıyor. Bir de Baktım Yoksun, unutulmaz bir karşılaşmalar kitabı.

Ödüller : 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü, 2010 Haldun Taner Öykü Ödülü
  • 164 syf.
    ·7 günde·8/10
    | Spoiler içerebilir belki de içermeyebilir.

    Merhaba,

    Yekta Kopan ile tanışma kitabımız oldu. İçinde çok da kısa olmayan öyküler mevcut. Kitabı bitirdiğim an, kapağını kapatıp düşündüm. Babasına hitap ettiği her satırı düşündüm. Babasının ölümüne içerlenmesine tanık olmuş gibi hissettim. Babasına kurduğu her kızgın ve kırgın cümlede aslında onu ne kadar özlediğini iliklerime kadar hissettim. Kaybettiği aile üyelerinin, geride bıraktığı burukluğu anlatışı beni etkiledi. Benim de çok yaptığım bir şeyi yapmış yazar, sevdiklerini gözlemlemiş. Ve bu gözlemler sonucu insanların iç dünyasına da değinmiş. Baba özlemi kokan, iç dünyalarımızı anlatan, aile kavramını ele alan sıcacık öykülerden oluşan bir kitaptı. Öykü okumayı seviyorsanız eğer tavsiyemdir.
  • 164 syf.
    ·10 günde·Beğendi·8/10
    Yekta Kopan; şahsına ilgi duyduğum,merak ettiğim,hoşuma giden güzel bir insan.İlk kez bir kitabını okuduğum, o kibar-beyefendi adamin yeri geldiğinde argoyu da kullanabilmesi açıkçası hoşuma gitti.Dedim ki, bir insanda (bir yazarda) her şeyden biraz olmalı.Kitapta yer alan kısa öykülerde babasına özlem duyan,bol bol sigara içen-bence- tam manasıyla "yarım kalmış bir insan"ı anlatan hikayeler yer alıyor.Kolay okunabilen,yer yer dokunakli bir kitap.Iyi okumalar.
  • 164 syf.
    ·2 günde
    Yazarı ilk defa okuyan biri olarak kitabını güzel buldum. Babasının hayaletiyle karşılaşıp
    (hayalet değil de halüsinasyon desek), onunla hasbıhal etmesi, babasına dair anılarını kafasından bi türlü atamadığı için, babasının kendisinden istediği şeyleri yaparken kendini bulması gibi bi nevi babaya özlemle harmanlanmış, yalnız kalan bireyin babasına serzenişlerini okuyacaksınız kitapta.
    Keyifli okumalar...
  • 164 syf.
    ·16 günde·Beğendi·9/10
    "roman yazma ezberine küçük bir başkaldırış bu kitap. bana öyküyü sevdiren sait faik'ten sonra okuduğum en güzel öyküler kitabıydı bir de baktım yoksun. peşinden sürükledi beni, gözlerimde canlandı betimlemeleri. mahallenin kedisini aradım tek başıma, babamla yeşil evin arkasındaki bankta yüzleştim, kavgalarımı anımsadım, saatleri ayarlama enstitüsü'nü okuyor buldum kendimi ingiltere sokaklarında, geçen zamanın bize yüklediği farklılıkları, yükümlülükleri hatırladım, yeşil bir otel odasındaydım, şişhane'yi arşınladım... kaybettim buldum, bulduğumu sandığım anda tekrar kaybettim, sevdim, terk edildim... bir solukta okumadım kitabı, bitirmek istemedim. okuyucuyu içine çekiyor denir ya kitaplar için, işte öyle geçip gitti bu kitap masalsı dünyamdan beni yormadan..."
  • 164 syf.
    Başında ağlamama sonundaysa gülmeme sebep olan beni tepetaklak eden öyküleriyle kendine hayran bırakan bugüne kadar kendisini bilmemekle utandiran yazar Yekta Kopan' a ne desem az şu an yani içerik, üslup, konuları ele alış şekli kısacası her yönüyle kalbimi kazandı kendisi. Kitaplarini ara vermeden okumaya devam edicem kesinlikle.
  • 164 syf.
    ·Beğendi·7/10
    "Yağmurlu bir gündü. Yeşil bir apartmanın önünde buluşmuştuk. Midemi bulandırmıştı apartmanın rengi. Yakasında sahte leylak olan bir paltosu vardı. Ben ellerimi montumun cebinden hiç çıkarmadım. Tanışalı üç ay olmuştu, o yüzden nereye gitmemiz gerektiğini bilmiyordum. Şemsiyesini açıp koluma girdi. Bir ağaç kol kola yürümemizi engelledi. Ayrıldık. Tekrar birleştiğimizde başını omzuma koyup kulağıma bir gülücük hediye etti. Burnu kulak mememe değdi; evlenmeye o an karar verdik. O an, o ağacın neden olduğu kısa ayrılıktan kurtulduğumuz o an, neden güldüğünü asla öğrenemedim."
  • 164 syf.
    ·1 günde·Beğendi·8/10
    Bir De Baktım Yoksun altı öyküden oluşan bir kitap. Öyküler daha çok insan ilişkilerine (aile ilişkileri yoğunlukta olmakla birlikte) odaklanmış. Aynı zamanda bütün öyküler kahraman bakış açısıyla kaleme alınmış ve bütün anlatıcı karakterler erkek. Baş karakterlerimiz ortak denebilecek birtakım özellikler gösteriyorlar. Bu özellikler: Duygularını dile getirememe, içine kapanıklık, bir kadından ayrılmış olma (ölüm, boşanma ve kavuşamama), sigara içme, nispeten silik karakterler olmak gibi özellikler. Bunların dışında karakterlerin babaları bir şekilde hikayelere dahil oluyor. Ana karakterle ilgili en dikkat çeken özellik ise -biri hariç- hiçbirinin adını bilmiyor oluşumuz.
    Yekta Kopan "iç monolog" tekniğine sıkça başvurmuş ve bu teknik anlatımın sıradanlaşmasını önlemiş. Kolay anlaşılabilir bir sade bir dil kullanılan öyküler melankolik bir yapıya sahip. Bir bütün olarak bakıldığında kendine çeken ve bir solukta okunup bitirilebilecek etkileyici bir kitap.
  • 164 syf.
    Bir de Baktım Yoksun, hem Haldun Taner Öykü Ödülü’ne hem de Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne layık bulunmuştur.

    Eserin kahramanları Yekta, Melek, Faruk vs. kişilerdir. Eserin ana kahramanı Yektadır. Olaylar onun etrafında gelişir. Bir nevi olayları yaşar ve düşüncelerini aktaran kişidir.

    Eserin konusu baba oğul ilişkisidir. Babasının ölümünden sonra yaşadığı boşluğu, ruhunda açılan yaraları, sitemleri, özlemi dile getirmiştir. Önceki eserlerinden birinde de baba temasına değinmiştir : Aile Çay Bahçesi.

    Eserin olay örgüsü Goncagül adlı kedinin kaybolması ve Yeşil Ev adlı mekana gidip kediyi ararken çocukluk anılarını hatırlayıp babasının hayali ile konuşması ile olaylar başlar.

    Eserde mekanlar Yeşil Ev, Sacayağı Sokağı, Şişli, Taksim, İstiklal, Beşiktaş vs. mekanlardır.

    Eserde dil ve anlatım sade ve yalın bir dil kullanılmıştır. Hayal unsurlarına yer verilmiştir. Örneğin; babasının hayali ile konuşması.

    Eseri beğendim. Ama bazı yerlerde hayal miydi gerçek miydi diye bana sorular sordurdu. Bu yüzden kopukluklar yaşadım. " İyi Uykular " adlı son kısımdaki öyküyü daha çok beğendim. Çünkü babası hakkında düşünceleri beni etkiledi ve duygulandırdı. Eseri tavsiye ederim.
  • 164 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10
    Ah Portobello ne güzeldin hasta yatağında dört

    günde ancak bitirebildim ama benim için her zaman başucu kitabı olacak. Çok beğendim çok etkilendim...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir de Baktım Yoksun
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750723544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bir de Baktım Yoksun
Bir de Baktım Yoksun
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni.

Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimi elde edebilmek için harcamış bir adamla karşılaşmak... Ölüme çeyrek kala, bir balık lokantasında küçük kızının yetişkin haliyle karşılaşmak... Cinayetle kaza arasındaki bulanıklığa sığınırken, bir evcil hayvan dükkânında vicdan azabıyla karşılaşmak... Kara mizahla yoğunlaştırılmış usta anlatımıyla Yekta Kopan, okurunu, kentler, kitaplar, resimler, şarkılar, fotoğraflar ve insanlar arasında gezdiriyor. Çok iyi bildiğimiz ama unutmaya çalıştıklarımızı hatırlatıyor. Bir de Baktım Yoksun, unutulmaz bir karşılaşmalar kitabı.

Ödüller : 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü, 2010 Haldun Taner Öykü Ödülü

Kitabı okuyanlar 265 okur

  • Selin Öztoprak
  • Elif

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0