Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)

·
Okunma
·
Beğeni
·
114,4bin
Gösterim
Adı:
Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)
Baskı tarihi:
13 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057611031
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Rus gerçekçiliğinin kurucularından olan Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri ile hayata tutunmaya çalışan bir şizofreni ve Burun ile Palto hikâyelerinde ise fantastik öğeleri gözlem yeteneği ve ince ironisiyle birleştirerek Rus toplumunun genel yapısını anlatır. Önemli Rus yazarların da esin kaynağı sayılan Gogol, yaşamı boyunca üç oyun yazmış ve ölümünden sonra pek çok eseri oyunlaştırılmıştır. Ülkemizde de sahnelenen ve dünya çapında büyük yankılar uyandıran Bir Delinin Hatıra Defteri bunlardan biridir. Okuyuculara farklı pencereler açarken Rus bürokrasisinin işleyişini gerçekçi biçimde gözler önüne seren Gogol'ü belki de en iyi Hepimiz Gogol'ün 'Palto'sundan çıktık sözleriyle Dostoyevski özetlemektedir.
109 syf.
·1 günde·Beğendi
PALTO DA PALTOYMUŞ HA!

Büyük yazar Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'ün Paltosundan çıktık" dediği o meşhur sözü herkes bilir. Dostoyevski bu sözüyle bence Gogol'ün hakkını fazlasıyla vermiş. Hiçbir övgü yazarın büyüklüğünü bu kadar sağlam anlatamazdı diye düşünüyorum.


Gogol'ün bu güzel kitabı "Bir Delinin Hatıra Defteri" "Palto" ve "Burun" adlı üç hikayesinden oluşuyor. İçlerinde "Palto" hikayesi biraz uzun, diğer iki hikaye ise oldukça kısa. Birbirinden güzel bu hikayelere geçmeden önce yazarın anlatımından biraz bahsetmek istiyorum.


Yazarımızın, eserlerini yazdığı dönem dikkate alınırsa çağının ötesinde yaratıcı bir zekasının olduğunu görüyoruz. Bu yaratıcılık üç hikayesinde de insanı şaşırtacak derecede kendisini gösteriyor. Ayrıca anlatımında öne çıkan bir diğer konu da yazarın mizah ve hiciv yeteneği diyebilirim. Öyle ki kitabı başından sonuna kadar tebessüm ile okudum. Çok sevdiğim bir yazar olan Bulgakov'un da mizah ve yergi yeteneğini kimden aldığını Gogol'ü okuyunca daha iyi anladım. Bulgakov kesinlikle Gogol'ün paltosundan çıkmış.


"BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ"
Bu hikayede, sıradan bir memur olan İvanoviç'in müdürünün kızına aşık olduktan sonra ruh sağlığının bozulup nasıl delirdiği eğlenceli bir dille anlatılmış. Trajikomik olan bu hikayeyi de diğer hikayeleri gibi çok beğendim.


"PALTO"
O meşhur Palto hikayesi. Üç hikaye içinde en uzun olanıydı ve insana "keşke daha uzun yazsaymış" dedirten türdendi.Kitaplar okuruz ve belli bir süre sonra birçoğunun karakterlerini unuturuz. Ama bazı karakterler vardır ki unutulmaz. Mesela Raskolnikov ve Meursault gibi. İşte Palto hikayesinin karakteri de o unutulmayacak olanlardan: Akaki Akakiyeviç. Yalnız diğer karakterlerden farkı silik bir tip olması.
Akakiyeviç de tutunamayanlardan birisi. Karakterimiz yine aşağı dereceden bir memur.Herkes tarafından alay edilen ama işine düşkün çalışkan bir memur. Tek derdi var o da paltosunun eski olması.Tek bir isteği var o da yeni bir paltoya sahip olmak istemesi. Sıradan bir konuya benziyor ama merakkaçıran vermemek adına konuyu burada sonlandırıyorum. Okuyunca Palto hikayesinin neden bu kadar sevildiğini daha iyi anlayacaksınız.


"BURUN"
Kitabın son ve en çok güldüğüm hikayesi Burun'du. Yazarın -yazıldığı dönemi düşünülürse- böyle büyülü ve gerçeküstü bir hikaye yazmasına çok şaşırdım. Konusu oldukça ilginç. Hikaye, karakterimiz Kovalev'in bir sabah uyandığında burnunu yerinde bulamamasıyla başlıyor. Ardından kahramanın, burunsuz dümdüz yüzüyle Petersburg sokaklarında kaybolan burnunu aramasıyla devam ediyor. Baştan sona mizahın eksik olmadığı bir hikayeydi. Gogol bu hikayesinde de Rus bürokrasisini kendine has hicviyle bir güzel eleştirmiş.


Üç hikayede de ortak noktalar ön plana çıkıyor.Karakterlerin üçü de alt dereceden memur. Gogol bütün hikayelerinde devlet sistemini, adam kayırmacayı, adaletsizliği, vasıfsız ve liyakatsiz kişilerin haketmediği yerlere gelmesini igneleyici anlatımıyla eleştirmiş.
125 sayfadan oluşan bu kısa kitabı kesinlikle okumanızı öneriyorum.


"Çarpık bir burna değil, sakat ve sahte bir ruha gülelim."
- Nikolay Vasilyeviç Gogol-
Merve
Merve Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Iş bankasının basmış olduğu bu kitap Gogol'un 6 öyküsünü barındırıyor. Gogol'un kara mizahına bayıldım. Gerçek üstü bir anlatım da vardı. Ben en çok portre öyküsünü beğendim. Zamanın rus toplumunda ki memur yaşamı bir palto almak için bile paranın bulunamadığı, ast üst ilişkileri, sosyete yaşamının bir nevi hayata yön verdiği çok güzel bir anlatımla anlatmış öykülerinde. Müfettiş ve ölü canlar kitaplarıyla devam edicem yazara. Kesinlikle okuyun derim.
  • İvan İlyiç'in Ölümü
    8.4/10 (5,6bin Oy)4.638 beğeni18,1bin okunma16,8bin alıntı82,6bin gösterim
  • Babaya Mektup
    7.8/10 (4.963 Oy)4.322 beğeni18,5bin okunma20,4bin alıntı79,4bin gösterim
  • Oblomov
    9.2/10 (6,4bin Oy)6,4bin beğeni16,2bin okunma59,9bin alıntı160,1bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.695 Oy)3.629 beğeni14,4bin okunma17,6bin alıntı105,7bin gösterim
  • Palto
    8.5/10 (5,6bin Oy)4.812 beğeni19,7bin okunma6,4bin alıntı91,5bin gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (3.606 Oy)3.221 beğeni14,4bin okunma6,8bin alıntı77,6bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (3.481 Oy)3.466 beğeni12,6bin okunma40,3bin alıntı70,8bin gösterim
  • Macbeth
    8.6/10 (2.924 Oy)2.775 beğeni10,7bin okunma16,5bin alıntı64,1bin gösterim
  • Beyaz Geceler
    8.2/10 (9,3bin Oy)8,5bin beğeni34,7bin okunma50,7bin alıntı202,2bin gösterim
  • Düşüş
    8.1/10 (2.495 Oy)2.293 beğeni8,9bin okunma23,7bin alıntı51,7bin gösterim
Oğuz Aktürk
Oğuz Aktürk Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
223 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
YouTube kitap kanalımda Gogol'ün kitaplarını hangi sırayla okuyabileceğinizi anlattım: https://youtu.be/D98bVL1lQrg

Kitap, Neva Bulvarı, Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Anı Defteri, Fayton adlı eserlerden oluşmaktadır.

Neva Bulvarı, Bağdat Caddesi, Şanzelize... Hiç fark etmez. Hepsi benzer özellikte caddeler. Sosyetik insanların ayak bastığı hatta bastıkları yerleri de sosyetikleştirdiği dünyanın çeşitli yerlerinden caddeler bunlar. Ortak özellikleri ise ışıl ışıl olmaları, rengarenk bir renk cümbüşü içerisinde insanlara lüksü, gösterişi, kapitalizmi, zenginliği ellerinden en göz boyayıcı şekilde nasıl geliyorsa o şekilde halka sunmak.

Fakat... O da ne? Neden böyle sokaklardaki insanlar aslında siliktir hep? Yoksa parası olmayan silinmeye mahkum mudur? Üst ve alt sınıf, rütbe ayrımları olduğu sürece renkler bile bu tür sosyetik caddelerde üstlere gider. Altlara inmeyi hiç istemezler. Sınıflaşan hava bile bir süre sonra yükselebilir. Sanki her yer rengarenk bir göz boyama tablosu gibidir. Gittiğiniz devlet daireleri bile o göz boyayıcı renklerle çepeçevre sarılmıştır. Renklerin ve paranın göz alıcılığının bu kadar insan gözüne sokulmaya çalışıldığı yerde, sokaklarda içleri ve beyinleri boşaltılmış insanların gezmesinin ne önemi vardır ki zaten?

Çizimleri yaptıktan sonra bile insanların teker teker silinmelerinin ardından onları tekrar çizmem ne kadar da acıydı öyle. Sanki kişiliklerini kendilerine hatırlatan ben gibiydim. Belki de bütün bu insanların devlet dairelerinde kalem memuru olmalarının silikliği benim kalemime de bir çağrı yollamış olabilirdi.

Mega şehirler insanı yer yutardı, bu dünyanın her yerinde değişmeyen bir kural gibiydi. Neva Bulvarı da aynı şekilde parası olmayan insanları içinde yok eden bir girdaptı. Hoş geldiniz diyordu içinde barındırdığı insanlara fakat boş gidiyordunuz farkında olmadan.

- Burun kısmını anlattığım yer spoiler içerebilir. Kitabı okumayanlar bu kısmı okumasa daha iyi olur ama çizimlere bakmakta pek sakınca olmaz.-

Düşünün, bir gün bakkaldan her gün aldığınız gibi bir ekmek almışsınız ve kestiğiniz o ekmeğin içinden başkasına ait bir burun çıkıyor... Nedir bu acep?

İnsanların yüksek rütbe, gösteriş ve sosyete hayalleri arasında belki bir gün siz de burnunuzu beraberinde kılıcı ve kafasında asil şapkasıyla sizin hayatınız boyunca hayal ettiğiniz mekanlara giderken, kadınlarla konuşurken ve caka satarken bulabilirsiniz.

Bütün insanların gözü yükseklerdedir aslında. Bu da insanların "burnu büyük" olmalarını sağlayan ilk etmendir. Gogol'ün de dediği gibi burnunu yüksek rütbelerde gören bir Burunov'un yerine bütün herkes bir gün Burunov olma arzusu içerisinde yanıp tutuşabilir. Biz en çok egomuzu beslemeyi severiz çünkü.

Kitabın portre kısmı ise en sevdiğim kısımdı. Zweig'ın anlatımına da benzeyen heyecan süreçleri, kitaptaki gerilimin ve heyecanın yükseldiği yerlerle beni tam bir etki çemberi içerisine aldı da diyebiliriz.

Aslında biz de çoğu zaman bakmaya dayanamadığımız gözlere bakarız Portre kitabındaki gibi. "Gözlerin anlatıyor her şeyi." demeyi istediğimiz insanlara bakar dururuz Athena'nın dediği gibi. Fiziksel detaylardan ziyade en çok detayı gözlerin tam da derinlerinde buluruz. Bu gözlerin içinde neler neler yoktur ki... Para kazanma hırsı, rütbe hırsı, insanların diğer insanları ezme kibirleri ve daha niceleri...

Fakat, Fernando Pessoa dememiş miydi "Ne zevk, ne ün, ne iktidar: özgürlük, yalnız özgürlük." diye? Ne kadar bu hırslar içerisine hapsolursak o kadar da özgürlüksüzlüğümüze hapsolurduk bir bakıma. Hırs ve para yönünden ise fakirsen hiçbir anlam ifade etmezdi varoluşun. Sosyete seni şehrin o kaotik ortamında yok ederdi.

Dostoyevski dememiş miydi "Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık." diye? Gerçekten de Dostoyevski, Çehov, Tolstoy, Gorki, Turgenyev ve daha nicesi bu paltodan çıkmış gibiydi. Memurların ve özellikle de kalem memurlarının delicesine sıkıcılıktaki rutin hayatları, Kafkaesk bürokratik hiyerarşi dünyasının bize hatırlattığı kasvet, hakim, savcı, kaymakam, vali gibi önemli devlet adamlarının insanı gerim gerim germesinin öyküsüdür diyebiliriz bir bakıma Palto'ya.

Bir Delinin Anı Defteri'nde harika sosyete ve popülist kültür eleştirilerini bulabileceğimiz, Fayton öyküsünün son sahnesiyle de insanların elde ettiklerinin iç görünüş ve dış görünüşleri, rütbeleri orantısında elde ettikleri hürmet konularına eğilen Gogol'ün bu kitabını çok sevdim.

Her yol Roma'ya çıkmaz ama Neva Bulvarı'na çıkabilir.

Bu incelememin daha detaylı ve kitapla ilgili çizimler içeren hali için blog'uma da bakabilirsiniz : https://kitapciziyorum.blogspot.com.tr/...eri-palto-burun.html
128 syf.
·2 günde·Puan vermedi
NOT : Kendisini deli gibi hissedenler veya Antarktika da yangın çıksa bile şaşırmayanlar için tavsiye edilir. :) Gerçekçi ve çabuk sıkılanlar için tavsiye edilmez.


Bir Delinin Hatıra Defteri, içerisinde 3 öykü bulunan, okuyucuyu sıkmayan güzel bir eserdi. İlk öykü de insanlara ettiği argo cümleler çok komiğime gitmişti. Hemen paylaşayım bir tane :

" Tanrı onun belasını versin! Çünkü onun suratı bir ilaç şişesine benziyor" :))

Lütfen kitaptaki olayları ciddiye alıp saçmaladığını düşünmeyin. Bir delinin gözünden görmeye çalışın. Bahsedilen her durumda komik bölümlere gülüyorsanız, bu hatıra defterindeki deliden diğeri de siz olabilirsiniz :)

İkinci öykümüz " Palto" aslında birincisine göre komedisi az, tradejisi fazla olması yönünden gerçek hayatla bağdaştırılacak gerçekçi bir öyküydü. Üzülebilirsiniz dikkat edin...

Üçüncü ve son öykümüz "Burun", lütfen koltukları geriye alın ve uçuşa hazır olun. Tam bir zırdeli öyküsüydü. :)


Genel olarak kullanılan dil muhteşemdi. Okuru ara ara bilgilendirerek çok da sıkmayarak güzel bir eser bırakmış sevgili Gogol. Ve inanın harika mesajlar var. Güldürüp düşündüren harika mesajlar... Ben herkesin okumasını tavsiye ederim tabii yukarıdaki şartlara uyulduğu takdirde :) keyifli okumalar
İbrahim (Sisifos)
İbrahim (Sisifos) Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
223 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Gogol 'un bu eserini okumadan önce sadece Puşkin ile beraber rus edebiyatının kurucusu olduğunu ve Dostoyevski'nin 'Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık. ' sözüne mazhar oldugunu biliyordum. Neler yoktuki o paltonun altında, tum otoriteler tarafından dunyanın en ıyı iki romanı kabul edilen Anna Karanına ve Karamazov Kardesler, devasa kalınlıkta kült eserler, etkiledikleri yazarlarıda sayarsak neredeyse dünya edebiyatının yarısı. Hem sadece romanda değil çehov ile beraber dünya hikayeleri de.
İşte bu düşünceler etkisinde Gogol'un kitabını aldım. Beklentım rus edebıyatının karamsar havası düşünüldüğünde çok felsefik, psıkolojık bir kıtap oldugundan yanaydı. Ancak okumaya başladığımda öylesine güldüm eğlendimki, şu an 'ne adamdı be' demeden edemiyorum. Ayrıca okuru güldürürken dönem Rusya sını da çok ince bir şekilde eleştirmiş yazar.
Okumaya başladığımdan beri kitap sevdası olan herkese Gogol okumasını tavsiye edıyorum. Diğer eserlerini de okuma listeme ekledim. Kesinlikle bu zamana kadar en keyif aldığım yazardı Gogol. Herkese Gogol okumasını tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.

Seni hiçbir zaman unutmayacağım Akaki Akakiyeviç!.. :)
Murat Ç
Murat Ç Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
223 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10 puan
Dostoyevski'ye "hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" dedirten güç, bize kim bilir neler dedirtebilir? Hayal gücümüzü daha ne kadar zorlayabilir, nasıl bir kelime bulabilir, ne sunabiliriz?

Öykü, Neva Bulvarı’nın anlatımı ile başlıyor, öyle bir tasvir ediyor ki Gogol, kendimizi tüm ayrıntıları ezberlerken buluyor, zihnimizde canlandırıyoruz. Aniden, kendimize gelmemizi sağlıyor Nikolay. Öyküye yavaş yavaş girdiğimizde ise, kadınlar üzerinden mesajlar gelmeye başlıyor. Bir kadın için ne kadar ileri gidebilirsin? Öyle çılgın bir tutku hayal edin ki, o tutkunun kurbanı olun. Neva Bulvarı Piskarev’in saf duygularının naifliği içinde kaybolurken, müthiş bir ironi ile Burun’ a konuk oluyoruz.

Nasıl bir anlatımdır, nasıl bir ironidir, insanların birbirini aşağıladığı ast-üst ilişkisi nasıl bir görmemişliktir. Bunu bize, en üstü "kapalı" şekilde anlatıyor. Hiyerarşi üzerinden, dönemi eleştirme şekli, bizi hayran bırakıyor. Bürokratik dokundurmalarla atıfta bulunuyor.

Portre ile, zenginliği, fakirliği test ediyor, paranın mutluluk getirip getirmediğini sorguluyoruz. Yeteneklerimizin bizi nereye götüreceğini iyi analiz etmemiz gerektiğini, kısacası “Ne dilediğimize dikkat etmememiz” gerektiğini söylüyor bize, “Portre”. Zengin olmak için ne kadar ileri gidebilirsin? Para için Sanatını feda eder misin? İç Huzur mu, Maddi huzur mu önemlidir? Bu sorulara kendi içimizde hesaplaşarak cevap buluyoruz...

*****“Palto” ile baştan başa çöküyoruz. Bu nasıl bir anlatımdır, bu nasıl bir öykücülüktür. Okurken, üzüntüden kederlendim. Hemen sahip olduğum her şeyi sorgulamaya başladım. Komik gelebilir ama internet üzerinden beğenerek almış olduğum üç adet kıyafeti geldiği günün ertesi günü geri gönderdim. Bir kitap bunu başarabiliyorsa, ders verebiliyor ve sorgulatabiliyorsa daha ne istenebilir ki? Hayatımızda nelere ihtiyaç duyup duymadığımızı iyi belirlememiz gerekiyor. Bir ayakkabı ihtiyaçtır, sonrasında aldıklarımız lükstür. Bir palto ihtiyaçtır, sonrasında aldıklarımız lükstür. Günümüzde ihtiyaçlarımızı, ihtiyacımıza göre değil, şımarıklığımıza göre verdiğimizi kabul edersiniz umarım. Paltoyu okuyunca, içinizde bu yargının azıcıkta olsa değiştiğine kanaat getirmediyseniz, bence kitabı boşuna okumuşsunuz demektir. Akaki Akakiyeviç’in hikayesi, hepimizin hikayesidir.

“Bir Delinin Anı Defteri” ile bir memurun gerçek hayattan koparak, nasıl dağıldığına şahit oluyoruz. Gülerek okusam da, insanların nasıl bir ruh hali ile yaşadığını düşünmeme sebep oldu. Her sayfası, ayrı bir delilik barındıran bu öykü, nasıl normallikten deliliğe adım attığımızı, yavaş yavaş, tane tane anlatıyor bize. Hayatın bize ne vereceğini bilmiyoruz. Bugünü yaşarken, kıymetini bilmeliyiz. Yarın ne olacağımız uçsuz bucaksız bir çöl gibi belirsizdir.

“Fayton” Gogol’un dalgın bir tanıdığına ithafıdır. Bu hikaye de ise dalgınlığımızın, unutkanlığımızın nelere sebep olacağı net olarak anlatılmaktadır. Söz vermeden önce, neye söz verdiğimize dikkat etmeliyiz. Söz verirken, neyi ne kadar yapabileceğimizi, sözümüzü tutup tutamayacağımızı iyi düşünmeliyiz.

İncelememi bitirirken, kitabı okuduğum esnada yazmış olduğum iletiyi sizlerle paylaşmak istedim;

Tolstoy, Dostoyevski, Cehov ve Gogol okuduğumda RUH halim kesinlikle değişiyor. İbret-i alem öyküleri, duygu anlamında beni göğün en tepesine çıkarıyor. Sahip olduğum manevi değerleri ayrı tutarsak, maddi olarak ta sahip olduğum küçücük bir toplu iğnenin bile ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. 'Yemek' konusuna hiç girmiyorum bile... Doğru şeylere şükrettiğimiz sürece, olan ve olmayan şeylerin değerini her zaman bileceğiz. Yanlış şeylere şükrektiğimizde ise hiç bir şey bilemeyeceğiz. Unutmayalım ki; şuan ne halde olursak olalım; daha kötü olabileceğimizi, o yüzden elimizde olan/olmayan en küçük maddi/manevi değerin kıymetini bilmemiz gerektiğini kendimize hep hatırlatmalıyız.

"Ne oldum değil, ne olacağız" diyebildiğimiz ve hiç kimseye yüksekten bakmadığınız sürece; yokluğun ve bolluğun kıymetini daha iyi bileceğiz. #27817921

Kitabı şiddetle öneriyor, herkese iyi okumalar diliyorum.

Sevgi ile kalın efendim..
128 syf.
İçerisinde 3 öykü bulunuyor.
Yazıldığı dönemi düşünürsek betimlemeleri, kültür ve insan ilişkileri hakkındaki eleştirileri çok çok çok zekice.
Rus edebiyatına ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gerekiyor.
Uzun uzun kitap ve öykü içeriğinden bahsetmeye gerek yok.
Kitabı elinize aldıktan sonra bitirmiş olarak bırakırsınız.
Ali
Ali Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
224 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
Kimi zaman kimliğini saklar insan. Yok yok gerçekten saklar. Bu gerçek kimliğini kendisi de ortaya çıkartana kadar yıllar geçmesini bekler ya da son nefesinde bilir kendini. Yüzyıllardır öyle bir ego batağına saplı kalmış ki insan, kendini bilmeye, tanımaya, içindeki cevheri çıkarmaya, deliliklerine, gerçekten değer verenlere o içlerinden gelen heyecanı, sevecenliği, gerçekliği yansıtamamışlar. ( Bu durum insanlık söz konusu olduğu için günümüzde de etkilerini göstermektedir.)

Aklı olmayan akıllı diye, akıllı olan birilerinin hakkını ve aklını almaya, hakkı olmadığı halde hakkıymış gibi sahiplenen, yanlışlara aklı ile yön vermeye çalışıp hayallerden hayallere koşan ama farkındalık işin içine girdiğinde kendini oradan oraya savuran bir insan. Hepimiz.

Bilmiyorum, çağın çok çok ilerisini de kapsayan bu roman her ne kadar haklı yanlarını sonunda ortaya koysa da, hayatın acımasızlığı yanında delirmemek, ölmemek, yaşayan bir ölü olmamak elde mi? Hakkını arayan insan var hep, kaybedenler onlar. Peki, haketmeden istediği her şeye sahip olan kesim, işte ben bunu sevmiyorum.

Okudum, kayboldum, delirdim, zıvanadan çıkacakken sayfalar boş bir hal aldı. Sabırsızdım, hikâyeye müdahil olup bir şeyleri değiştirmek istedim. Ruhumu böylesine esir düşürmüşken romana, bir kalem bir silgi ile eşlik etmek istedim. Düşündüm, taşındım, savruldum. Sonra hayat bu, birileri ölecek, birileri doğacak, birileri yazacak birileri okuyacak, birileri seni yazacak susacaksın hatta ruhunu parça parça edip kendini okutacak. Birileri ezecek birileri ezilecek ki döngü kısırlaşmasın. Bu öyle bir dünya..

Sevdim.. Okumanızı tavsiye ederim tabi..

Sağlıcakla.


Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Fatih Aydın
Fatih Aydın Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
224 syf.
·Puan vermedi
gogol'un eserlerinde ve onun yazma üslubunda rus edebiyatı’nın kurucusu olarak da görülen aleksandr puşkin'in etkisi çok büyüktür. bu etki öylesine büyüktür ki gogol, adeta onun varlığı ile kalemi eline aldığına vurgu yapmıştır. gogol, ilk yıllarda kalem aldığı öykülerinde genel olarak rus yaşamı yerine ukrayna'da yaşadığı köyde hâkim olan kazak kültürünü kullanmıştır. bir yıl süreyle icra ettiği memurluk mesleği de gogol üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. bu etkiyi usta yazar, arabeski adlı yergi kitabında bulunan bir delinin hatıra defteri adlı öykü ile dile getirmiştir. gogol, bu öyküde kendine özgü yergi üslubu ile memur yaşamının sıkıcı, sıradan, tekdüze yanını anlatmaktadır. daha sonraki yıllarda kalem aldığı eserlerinde de gogol, genel olarak yergi ile hareket etmiş ancak realist bir yazar olarak rusya'nın söz konusu yıllardaki halini, rus bürokrasisini, soyluların yaşam biçimlerini ve bunun karşılığında halkın içine bulunduğu büyük sefaleti dile getirmiştir.
Betül
Betül Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
224 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi·Ne Okusam'dan
#okudumbitti
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık" derken Dostoyevski, hiç abartmamış... Gogol daha önce okuduğum hiçbir Rus yazara benzemiyor... Okuyucuya direkt hitap etmiş,sanki okur gibi değil de Gogol'la sohbet ediyormuşuz daha doğrusu o anlatıyor ben dinliyorum gibi hissettim.Sıkılmadan,zevkle okudum kitaptaki her bir hikayeyi.Gelelim hikayelerimize ;
1) Neva Bulvarı
2)Burun
3)Portre
4)Palto
5)Bir Delinin Anı Defteri
6)Fayton
Burun hikayesi hem ironik,hem de eğlenceliydi, biraz da fantastik... Portre parayla mutluluk olur mu,insana neler katar, neleri kaybetmesine neden olur ,bu soruları sordurması bakımından çok anlamlıydı son olarak en çok etkilendiğim hikaye Palto oldu...okurken ben de Akakiyeviç gibi, soğuğu iliklerime kadar hissettim, sonrasında da onunla beraber kahroldumBu kadarıyla yetineyim, kesinlikle tavsiye ederim Kitapla kalın sevgili dostlar
Semih
Semih Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton'u inceledi.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okuyana kadar hiç Nikolay Vasilyeviç Gogol eseri okumamıştım. Açıkçası Dostoyevski'nin kalemine hayran bir okur olarak kendimi Gogol okumamış olma konusunda eksik de hissetmiyordum. Fakat Gogol'u okumaya başladıktan sonra kafamda onlarca soru işareti oluşmaya başladı. Acaba yıllardır kafamdaki o büyük tahta oturmuş olan Dostoyevski'nin tahtı sallanmaya mı başladı?

Gogol, Dostoyevski'yi kafamdaki tahtından indirebilir mi, bilmiyorum; ama büyük bir şiddetle tahtını sarsacak gibi görünüyor. Yine de erken konuşmak istemiyorum. Çünkü henüz 1 adet Gogol kitabı okudum. Önümüzdeki günlerde 3 kitabını daha okuyarak bu konuda değerlendirme yapmak için kendimi daha yetkin bir hale getireceğim. Bakalım önümüzdeki günlerde Rus yazarlardan hangisi benim için ilk sırada yer alacak...

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının yayımlamış olduğu bu kitap, Gogol'un 6 öyküsünden oluşmakta. Öykülerin isimleri: Neva Bulvarı, Burun, Portre, Palto, Bir Delinin Anı Defteri ve Fayton... Öyküleri tek tek yorumlama yoluna gitmeyeceğim. Merak edenler, öykülere ilişkin değerlendirmeleri gerek bu siteden gerekse başka yerlerden kolayca bulabilir. Kısaca yorum yapmam gerekirse, Fayton öyküsü hariç diğer 5 öyküyü de muazzam buldum. Okurken daha önce okuduğum birçok kitabın, izlediğim birçok filmin, "klasik" olarak adlandırılan birçok kitabın bu öykülerden faydalandığını gördüm. Özellikle bu durum beni oldukça etkiledi ve Dostoyevski'nin neden, "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık," dediğini daha iyi anladım. Sonra kafamda bir soru işareti daha oluştu:

Acaba Dostoyevski "hepimiz" derken, sadece Rus yazarları mı kastetti, yoksa evrensel bir tespit mi yaptı?

Gogol'un beni en çok etkileyen yönü, nefis betimlemeleriydi. Biliyorum, özellikle son dönem okurları uzun betimlemeler içerisinde boğulmak istemiyor. Kitapları birer "hap" gibi görüyor ve verilmek istenen mesajı hemen alıp başka ufuklara yelken açmak istiyor. Bu konuda onları eleştirmiyorum. Sonuçta arz-talep meselesi tamamen. Eğer öyle bir okursanız Gogol'dan uzak durun. Size vereceği hiçbir şey yok. Fakat benim gibi, doyurucu betimlemeleri seviyorsanız, sadece bir cümlenin kuruluş biçimine hayranlıkla bakıp cümlenin içerisindeki kelimelerin duruşu size mutluluk veriyorsa, Gogol'u mutlaka okumalısınız. Ben böyle bir betimleme yeteneği (sanırım) görmedim...

Gogol, betimleme yeteneğinin yanında, eleştirel bakış açısı ve espri anlayışıyla da okuru hiç sıkmıyor. Yer yer güldürüyor, yer yer moralinizi bozuyor. Fakat ne yaparsa yapsın, verdiği edebi lezzeti bir gram kısmıyor. Doyasıya edebi lezzeti alabiliyorsunuz. Tabii yabancı bir yazarın eserlerinden edebi lezzet almak zor olabiliyor. Kitabı okurken hiç de yabancı bir yazarı okuyormuşum gibi hissetmedim. Bu sebeple çevirmen Mazlum Beyhan'a teşekkürlerimi sunarak yazımı sonlandırıyorum.

Keyifli okumalar.
Elvan Yaşar
Elvan Yaşar Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)'i inceledi.
120 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir delinin bakış açısıyla bakmak, onun farklı konuları nasıl saçma [aklı normal olanların diyeceği:)] denilebilecek bir şekilde bir araya getirmesinin bana bu kadar zevk vereceğini tahmin edememiştim.
Bir deli gibi düşünmek o kadar hoşuma gitti ki aynı cümleleri tekrar tekrar okudum.

Gogol beni şaşırtmadı tabi ki. Kullanılan dil muhteşemdi. Yazar gerçekçi olmayan olaylarla aslında toplumda olan sorunlara yer yer değinmiş. Bu verdiği mesajlar düşündürücü ve güzeldi.

Kitap üç öyküden oluşuyor. Bu öyküleri okurken mantıklı düşünmeden bir delinin gözünden bakarak okumanızı tavsiye ederim.

Keyifli okumalar...
Müdürün geldiğini söylediler. Birçok memur kendilerini ona göstermek için rekabet edercesine koştu. Ben yerimden bile kıpırdamadım. Bizim dairenin önünden geçtiğinde, herkes ceketini ilikledi, fakat ben kesinlikle hiçbir şey yapmadım! Müdür kim ki ben onun önünde ayağa kalkacaktım! Ne müdürüymüş o? Müdür falan değil o, olsa olsa mantar olur. Sıradan bir mantar, basit bir mantar, başka bir şey değil. Şişeleri tıkadıkları mantar cinsinden.
"Keşke hiç olmasaydın şu dünyada, keşke sana hiç rastlamasaydım, keşke canlı bir varlık olacak yerde esinli bir ressamın yarattığı bir tablo olsaydın. O zaman resminin önünden hiç ayrılmaz, sonsuzcasına sana bakardım...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)
Baskı tarihi:
13 Şubat 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057611031
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İndigo Kitap
Rus gerçekçiliğinin kurucularından olan Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri ile hayata tutunmaya çalışan bir şizofreni ve Burun ile Palto hikâyelerinde ise fantastik öğeleri gözlem yeteneği ve ince ironisiyle birleştirerek Rus toplumunun genel yapısını anlatır. Önemli Rus yazarların da esin kaynağı sayılan Gogol, yaşamı boyunca üç oyun yazmış ve ölümünden sonra pek çok eseri oyunlaştırılmıştır. Ülkemizde de sahnelenen ve dünya çapında büyük yankılar uyandıran Bir Delinin Hatıra Defteri bunlardan biridir. Okuyuculara farklı pencereler açarken Rus bürokrasisinin işleyişini gerçekçi biçimde gözler önüne seren Gogol'ü belki de en iyi Hepimiz Gogol'ün 'Palto'sundan çıktık sözleriyle Dostoyevski özetlemektedir.

Kitabı okuyanlar 26,3bin okur

  • Tuğba Ak
  • Mukaddes aslan
  • e
  • Beyza ÖZ
  • Ebrar ÇAKAL
  • meryem erdoğan
  • Emine Melek
  • Aerojhiep
  • Tülay
  • sıradanbirokur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2 (136)
9
%2.7 (180)
8
%4.2 (279)
7
%3.1 (205)
6
%1.3 (86)
5
%0.8 (53)
4
%0.2 (12)
3
%0.2 (13)
2
%0.1 (4)
1
%0 (3)

Kitabın sıralamaları