Bosiyaklar

Maksim Gorki
Çevirmen:
Metin İlkin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·126 syf.··
2024 46. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 21:52
l Dört perdelik mükemmel bir dram. Toplumcu yazar Maksim Gorki'nin 19. yüzyıl sonundaki Rus ekonomik krizinin vahim sonuçlarını kaleme aldığı eserde, işsiz kalmış ve toplum tarafından da çeşitli sıfatlarla etiketlenerek dışlanmış bir grup insanın kutuplaşan ya da birleşen ilişkileri sahneleniyor. Günlük yaşam rutini içinde paragöz bir adamın genç eşiyle birlikte işlettiği bir pansiyon mekân olarak seçilmiş. l Çaresizlik, yoksulluk, ihanet ve ölümün kol gezdiği bu pansiyondaki ruhsal bunalım, kinayeli ve yer yer neşeli sohbetlerle öyle güzel dengelenmiş ki, hem eserin temposu hiç düşmüyor hem de okuyucuyu hangi sınıftan olursa olsun anlatılan sınıfın bir parçası gibi hissettiriyor. l Çeşitli toplumsal sınıflara mensup bireyler genel olarak aylak, ayyaş ya da işçi konumunda. Bir zamanlar amaçları olan bu insanları dibe doğru iten dünyanın gaddarlığı ve adaletsizliğidir. Ayaktakımını bizzat yaratan toplum, bununla yetinmemiş; insanlıktan çıkardığı bu “hayaletleri” daha da dibe itmek, hatta yok etmek için elinden geleni ardına koymamıştır. İnsanlar arasındaki kardeşlik, bireyin değeri ve en “hakir” insanda dahi içkin güzellikler unutulup gitmiştir. l Pembe hayaller sunmayan, gerçekçilik akımına bağlı kalan, toplumun aydınlanmasını amaçlayan kitaplarıyla en sevdiğim yazarlardan olan Gorki için iltimaslı görünen bir yorum yazmış olabilirim. Ancak şimdiye dek okuduklarımdan bambaşka bir tiyatro eseri okuduğumu da gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Bu arada eser, mutlaka aşk da olmalı beklentisi olan okuyucuyu da üzmüyor. Eh, aşk da tüm etkileriyle gerçekliğin bir parçası sonuçta. Keyifli okumalar. Alıntılar: - Ne yapsınlar onuru, vicdanı? Ne onur ne de vicdan, ayağına giydiğin çizmenin yerini tutmaz. Onurla vicdan, iktidarı ve gücü elinde bulunduranlara lazım. (S.21) -
İnceleme
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
Bağırmayan Yazar
8/10
·126 syf.··
2025 280. kitabı
Klasik eserleri neden sevdiğimizi hatırladım bu kitapla birlikte. Yazar, tüm parlak zekâsına rağmen geride duemayı becermiş. Günümüz yazarlarının çoğu, karakterlerini kendi uzantısına çeviriyor, her biri sanki yazarın ruhundan fırlamış, onun düşüncelerini dile getiren küçük elçiler gibi konuşuyor. Burada öyle değil. Gorki’nin karakterleri onun sesini taşımıyor. Her biri kendi sesine sahip, kendi acısından konuşuyor. Varoluş sancısı çekmiyorlar; çünkü o kadar derin düşünmeye fırsatları yok. Onlar yoklukla, sefaletle, ezilmişlikle yoğrulmuş insanlar. Hayatta kalmak, biraz sıcak, biraz ekmek, azıcık huzur tek dertleri bu. Elbette Gorki kendi hayatından ilham almıştır ya da bu insanlara birebir tanık olmuştur ama asıl başarı bu, her birini kendinden bağımsız var etmeyi başarabiliyor. Bu insanlarda bir tür sahicilik var. Onların yakınmaları, dertleri, feryatları yalın ve içten. Yaşadıkları dramatik olsa da karakterler dramatik davranmıyor. Hepsi insan kalabilmenin farklı biçimlerini temsil ediyor. Yazar hiçbirine ne acıyor, ne de yüceltiyor. Sadece gösteriyor. Bu yüzden oyun, bir fikir gösterisine değil, bir insan tablosuna dönüşüyor. Gorki’nin karakterleri, edebiyat kusmuyor. Her biri sanki hayattan kopup sayfaya düşmüş gibi. Konuşmalarında ne bir gösteriş var ne de bir balyoz gibi okura vurulan bir fikir. Kimse bir düşünceyi temsil etmiyor, kimse “anlam arayışında” değil. Her biri yaşamakla meşgul. Günümüz kitaplarında sıkça rastladığımız o ağırlık, o bilinçli “edebi olma” çabası burada yok. Gorki’nin dili, kaba ama canlı. Kimse duyabileceğimizden daha zarif, alaycı, kaba konuşmuyor. İntihara meyilli karakterlere inat, Gorki’nin insanları yıkılmış olsalar bile tamamen ölüme direnirler. Ayaktakımı, yoksulluğu, alkolü, şiddeti, sevgisizliğiyle insanın çırılçıplak hâlidir.
1000Kitap
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
Ayaktakımı Arasında
7/10
·126 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 22:53
Ayaktakımı Arasında Maksim Gorki’nin toplumun en alt kesiminde yaşayan insanların hayatını anlatan bir tiyatro eseridir. Oyun, bir barınakta yaşayan yoksul ve umutsuz insanların günlük yaşamını konu alır. Bu insanlar işsiz, evsiz ve hayata tutunmakta zorlanan kişilerdir. Eserde karakterlerin umutları, hayal kırıklıkları ve hayata karşı mücadeleleri diyaloglar üzerinden anlatılır. Oyunda özellikle insanların gerçeklerle yüzleşmek mi yoksa umut veren hayallere sığınmak mı gerektiği sorusu tartışılır. Gorki, sade ama etkileyici bir anlatımla toplumdaki eşitsizlikleri ve yoksulluğun insan üzerindeki etkilerini gözler önüne serer. Kısacası Ayaktakımı Arasında, toplumun görmezden geldiği insanların hayatını ve onların umut arayışını anlatan güçlü bir eserdir. 7/10
Alıntı
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
9/10
·126 syf.··
2022 116. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2022 13:08
Gorki'den bir tiyatro izlemeye ne dersiniz? Beyninizin içinde tiyatroyu kendiniz oluşturuyor ve okurken izlemeye dalıp gidiyorsunuz. Çok keyifli bir tiyatro izlemiş gibi hissettim kitap boyunca. Tam bir mahalle ortamı, her telden insanlar...
Edebiyat
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
5/10
·126 syf.··
2024 34. kitabı
Oyunu önemli kılan yanlarından biri, Ekim Devrimi’nden 16 yıl önce yazılmış olmasıdır. Bu yanı ile devrim öncesi sürece dair – nerdeyse- bir belge niteliğindedir denilebilir. Dünya tarihini etkileyecek büyük bir dönüşümün hemen öncesinde, devrimi hazırlayan koşulların hemen içinde ekonomik ve sosyal olarak “dibe” itilmiş insanların, Gorki’nin kaleminden damıtılmış öyküleri kuşkusuz son derece değerli. Oyun, örneğin “Ana” yapıtındaki gibi, net politik söylem ve alabildiğine politikleşmiş taraf ve durumları içermiyor. Oyunun adı, yazarı ve oyun konusunun geçtiği dönemi bilen ve oyun broşürünü okuyan izleyici, oyunu izlemeden önce, daha “politik” bir oyunla karşılaşacağını sanabilir; öyle değil. Hatta, oyun metninde, “çıplak” anlamda hiç bir politik sözcüğe ya da bir anlatıma bile rastlayamazsınız. Kuşkusuz, oyun politik bir oyun. Ancak bu politiklik, açık bir politik söylem üzerinde değil. Her anlamda yok sayılmış, dibe itilmiş insanların umutsuzluklarını, çaresizliklerini, kıstırılmışlıklarını, toplumsal bir dönüşümün öncü sancılarını; klasik dramatik anlayışın kimi ayarlarıyla oynayarak aktarmış Maksim Gorki. Kitabın son zamanlarda revaçta olmasına bir anlamda veremediğimi belirtmek isterim. Anton Çehov piyeslerinden de esinlendiğini söylemek mümkün. İyi okumalar diliyorum.
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 09:46
Maksim Gorki’nin Ayak Takımı Arasında’sını okurken, bir hanın bodrumunda soluk alan kayıp ruhların dünyasına çekildim. Toplumun dışladığı bu insanlar—evsizler, hayal kırıklığına uğramışlar, yalnızlar—beni hem hüzünlendirdi hem de düşündürdü. Luka’nın insanlara umut veren yalanlarıyla Satin’in acı gerçekleri arasındaki çatışma, kitabın belkemiği oldu benim için. Luka’nın iyimserliği bazen içimi ısıttı, ama sonra düşündüm: Geçici avuntular, insanı hakikatten uzaklaştırır mı? Satin’in özgürlük vurgusu etkileyiciydi, ama onun bile eylemsizliği, sözün gücünü sorgulamama neden oldu. Karakterlerin her biri, toplumun yok saydığı duygularımızı yansıtıyor gibiydi: Baron’un geçmişe tutunma çabası, Anna’nın sessizce kabullenişi, Actor’un kendini avutma biçimi… Gorki, bu insanları “kötü” ya da “kurban” olarak değil, karmaşık ve insani halleriyle sunmuş. Diyaloglar o kadar gerçekti ki, bazen onlarla aynı odada soluk aldığımı hissettim. Kitap bana şunu sordu: Hayatta kalmak için yalanlara sığınmak mı yoksa gerçeklerle yüzleşip parçalanmak mı daha cesurca? Toplumsal eşitsizliklerin gölgesinde bile insan onurunun nasıl direndiğini gösteren bu eser, bence yalnızca Rusya’nın değil, tüm çağların sesini taşıyor. Çünkü dibe itilenlerin hikâyesi, aslında hepimizin kırılganlığının aynasıdır bence. Son olarak uzun zaman sonra Gorki’yi okuduğum için çok mutluyum. Muhteşem bir eser. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
7/10
·126 syf.··
2026 27. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 11:06
Maksim Gorki'nin Ana kitabında da olduğu gibi ezilen insanlar asla birlik içinde olamıyor! Alt kesimden insanlar birlik olsalar parasıyla güç sahibi olanlar bu kadar rahat ezemeyecek emekçi insanları. Ama işte... başta emekçi insanlar birbirlerini eziyor. Yazarın bu yaklaşımını çok haklı buluyorum. Kitapta çok fazla karakter var ve hepsi birbirinin sözünü kesiyor, çorba gibi konuşmalar. Tabiri caizse biri kalk gidelim derken diğer karakter b.k yeme otur diyor. Biri ölüyor, içlerinden bazıları ölüye saygı duymaksızın alay ediyor. İş kazasında kolu ezilmiş ve kesilecek olan kişiye biri "kolun olmadan geçinemezsin," diyor pat diye, teselli etmek yerine. Gücü olan acımasız ama gücü olmayanlar da kendi konumundaki kişilere karşı acımasız! İnsan insanı sevmiyor! İnsan insana saygı duymuyor! Herkes kendini kurtarma derdinde!
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2022 66. kitabı
kasvetli bir kitap olsa da cehov'un kitaplarindaki o asiri mutsuz havanin yerini bazen komik durumlar ve eglenceli anlar aliyor. rusya'da 1900lu yillardaki alt sinifin yoksul kalmasini ve sahip olduklari insani egerleri kaybetmesi, baya guzel islenmis maksim gorki diliyle. sistemin bizzat yok etmek icin elinden geleni yaptigi insanlarin gunluk hayatta yaptiklari ve replikleri cidden etkileyici
Edebiyat
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2017 11:02
Gorki'nin beni bu kadar etkileyebileceğini düşünmüyordum. Zaten hep öyle olur. Bir zamanlar ilginizi çekmeyen kitapları alıp okuduğunuzda ah! derseniz nasıl bu kitabı daha önce okumadım. Nasıl gözümden kaçmış dersiniz. Belki de her şeyin bir zamanı vardır. Hala Ulysses'i okumak için 500 fırın ekmek yemem gerektiğine inanıyorsam. Bu da öyle bir şey belki de. Neyse konuyu dağıtmayalım. :) Ayaktakımı herkesin ilgisini çekecek kadar hayatın dibini gösteren 4 perdelik çok iyi bir oyun. Evet kısaca özetlersek; Hayatı tam anlamıyla dibini gösteriyor diyebilirim. Gorki'nin yaşantısına bakarsanız zaten durum birebir örtüşüyor. Peki siz bu oyunu niye okumalısınız? Çünkü bu oyunda küçükte olsa aşk, trajedi, realizm, açlık, yoksulluk, kıskançlık ve ölüm var. Kısaca hayatın içinde ne varsa bu oyunda da o var diyebilirim. Shakespeare'in tragedyaları kadar şiirsel değil ama en az onun kadar akıcı ve etkileyici. İşte bu yüzden Gorki'yi okumaya bu kitaptan başlayabilirsiniz. Bu kitaptan sonra diğer kitaplarını da ışık hızıyla almaya gideceğinize bahse girerim :) Bence bugün gidip bu kitabı alın ve okumaya başlayın. Başka Gorki kitaplarında buluşmak ümidiyle. İyi okumalar :)
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 09:10
“ her yer, her toprak parçası vardır haritalarda, ama bir tek adil ülke yok.” Gorki' den tiyatro okumak mı? Bu fırsata sahip olduğum için şanslı olduğumun farkındayım :) Ona olan hayranlığım tüyler ürpertici şekilde artmaya devam ediyor ve daha iyi bir idol bulamayacağıma git gide inanmaya başlıyorum. Ayaktakımı arasında okuduğum ilk gorki tiyatrosuydu. Sevdim ama karakter metinine geri dönüp bakmak zorunda kaldım sürekli. Bu benden kaynaklanan bir sorundur belkide ama yinede de çok sinir bozucuydu. Rus edebiyatının benim için en zor kısmı burada başlıyor. Hem tüm isimler aynı gibi hem de aniden başka bir şekilde hitap etmeleri karakterleri karıştırmama yol açıyor. Bunun için yeni bir yöntem deneyeceğim, bu sefer başarılı olacağıma inanıyorum ama bakalım. 4 perdeden oluşan bu tiyatro, mağarayı andıran bir bodrum katında geçiyor. Karakterlerin düştükleri, yaşam adı altında yaşayamamaları bu korkunç insanlık dışı vahim durumlar o zamanın rusyasına ışık tutmuş. Aşırı alkol kullanımı, kumar batağı, yoksulluk ve inanç gibi birçok konuya değinen gorki insanların çaresiz hissettiklerinde ya da mutsuz olduklarında yapabileceklerini de hepimize gösteriyor. çevresindeki insanların ölmesinin karakterler için bu kadar normal ve soğukkanlılıkla karşılanması her ne kadar garip gelse de kitapta anlatılmak isteneni anladığımı düşünüyorum. Ve son olarak sonuna b-a-y-ı-l-d-ı-m. Iliklerime kadar hissettim. “ yalan, kölelerle efendilerin dinidir... gerçek ise özgür insanın tanrısı”
1000Kitap
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,541 okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.