Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 02:00
Rus tiyatro ve öykü yazarı Anton Çehov eserlerinde, doktorluk mesleğinden gelen bilimsellik ile, sanatçı ruhunun psikolojik anlayış ve duyarlılığını bir arada işler. Rus kırsalında yoksulluklar ve sert doğa koşullarıyla mücadele eden küçük insanın başından geçen trajik olayları, gündelik hayatın sıradan bir parçasıymış gibi ele alır.Umarsız kişilerin başından geçen olaylar, gündelik hayatın iletişimsizliği içinde, sıradan konuşmalar, yarım kalan düşünceler, durağanlık içinde okuyucuya aktarılır.Mücadeleci olmayan karakterler sabırlıdırlar ve kaderlerine razıdırlar. Bazen bir süreç sonunda bir aydınlanma yaşarlar. Bozkır adı üstünde bir yolculuğun hikayesi. Küçük bir çocuğun gözünden yolculukta karşılaştığı insanları betimleyen sürüncemeye bırakılmayan bir hikaye. Çehov, hikaye anlatımındaki ustalığını konuşturarak, öykünün baş karakteri küçük çocuk gözünden bakabilmemizi sağlamış tüm olaylara. Bazen korkuyla ve sıkça belirsizlikle baktığımız hikayeler gerçek hikayelerden yola çıktığı için oldukça sahici betimlerle ve tanıdık cümlelerle karşılıyor bizi. Rus edebiyatının romantizmi ve arka plandaki acımasızlık vurgusuna bu kitapta da yer verilmiştir.
1000Kitap
BozkırAnton Çehov · Yar Yayınları · 20124,737 okunma
8/10
·180 syf.·
2017 54. kitabı
Çehov'un Bozkır'ı , o kadar çok okuduğum bazı kitapların ve dergileri içinde geçiyordu ki, artık elimde bekletmek istemedim ve okudum. İyi ki de okudum. Doğanın bu kadar şiirsel ve törensel tasvirini ben bir Hesse'nin metinlerinde gördüm bir de şimdi Bozkır'ın satırlarında... Bu öyküde, okumak için küçücük yaşta anneciğinden ayrılan bir çocuğun gözünden bozkır, yolculuk boyunca geçilen yerler ve karşılaşılan insanlar vardı. Aslında metin beni hafif zorladı. Ama garip bir çekilde kendine de bağladı. Hep sonunda o çocuğa acaba ne olacak diye sayfaları ard arda çevirdim. Bu arada öğrendiğime göre usta yazar Çehov, bu hikayesi için şöyle demiş: “Her sayfa, ayrı, küçük bir öykü gibi yoğun oluyor, tablolar birbirini maskeleyerek, üst üste, birbirini sıkıştırarak genel etkiyi zedeliyorlar, okuyucu bu yüzden usanç getirip içine tükürecek”. Bence öykünün kendisinden çok yazılış tarzı ,"okumayı gerçekten seven, olaydan çok anlatıma önem verenler için" çok güzeldi. Her sayfada o çocukla birlikte , etrafı seyrederek , ben de korku ve heyecanla bir bozkır yolculuğu yaptım.
BozkırAnton Çehov · Yar Yayınları · 20124,737 okunma
Bozkır
Puan vermedi·180 syf.··
2021 9. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 23:54
Spoiler içerebilir “Bilgi ışıktır, cahillik karanlık derler, doğru söylerler.” Betimlemelere çokça yer verilmiştir. İgoruşka’nın eğitim amacıyla annesinden ayrılmasını dayısı ile birlikte bozkırda yolculuğunu anlatır.Küçük çocuğun karşılaştığı her karekterin üzerinden Rusya’nın sosyal ve ekonomik yapısını bize gösteriyor okuduğumuzda bozkırın ortasında gibi hissediyorsunuz Çehov gerçekçi bir üslupla bu öyküyü yazmak için Rusya’nın güneyindeki step bölgesine yolculuğa çıkmıştır.
Araştırma-İnceleme
BozkırAnton Çehov · Yar Yayınları · 20124,737 okunma
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2019 18:02
Rusya Bozkır'larında bir çocuk yüreğiyle adam akıllı gezdim. Anlamaya çalışmak hep yarım bir iştir. Benzer bir ön yaşama olduysa gerçekten hisseder insan. Anlatılan olayın benzerlerini defalarca yaşamış biri olarak etkilendim. Yüreklerimizin acısını körükleyen yalnızlık, yabancılık ve uzaklık duygusunu çok güzel anlatmış. Çehov'u yürekten alkışlıyorum.
Edebiyat
BozkırAnton Çehov · Yar Yayınları · 20124,737 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2019 38. kitabı
Bir yol hikâyesi ama pek çok yol hikâyesi gibi içinde aksiyon barındırmıyor, çünkü Çehov. Bazıları şikayet etmiş azıcık aksiyon olsaydı sıkıldım diye, kendisi durum/kesit hikâyeciliğine adını verecek kadar öncü olduğu için özür dileriz herkesten. Kitapta 9 yaşındaki Yegoruşka’nın gözünden anlatılıyor her şey, annesinin ticaret için yola çıkacak kardeşine oğlunu da alıp okula(gimnaziyaya) kaydettirmesi için yalvarması sonucu dayısı Yegoruşko’yu da yanlarına alıyor. Gidecekleri yere varana kadar yaşananlar, bütün o bozkır havası, sonradan tanıdığı insanlar, fırtına, hastalanması, hissettikleri vs her şey o kadar güzel tasvir edilmiş ki. O kadar doğal, o kadar sade ki. Seviyorum Çehov’u. Rus toplum yapısından mı bahsedecek koy oraya her tabakadan insan, onların diyaloglarıyla ver mesajı. Kısa olmasına rağmen yoğun bir kitaptı, Altıncı Koğuş kadar sürüklemedi, Altıncı Koğuş bebektir.
BozkırAnton Çehov · Yar Yayınları · 20124,737 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 16:22
Yegoruşko ve ben son anda atladık at arabasının arkasına ve bozkırda bir yolculuğa çıktık. Kâh yabani ot mırıltılarına kulak verdik kâh kızkuşlarının sesini dinledik. Rus toplumunun profilini doğa ile ayrıntılı çizen Çehov rüzgarında savrulmak isteyenlere, yolculuk ve doğa hikayelerini sevenlere tavsiyedir.
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,737 okunma
8/10
·120 syf.··
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 14:51
Hikaye 9 yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatılır.Yegoruşka'nın at arabalarında yaptığı yolculuğu, nehir kenarlarında verdikleri molalarda herkes uyurken kendi kendisiyle tanışmanın da bir aracı oluyor. Bu yolculukta karşılaştığı insanlar ve bunlarla ilişkileri de daha okul başlamadan bir ders niteliğinde hafızasında yer ediyor.Büyük yazar Çehov'un bu yolculuk esnasındaki her bireye yüklediği özellikler yanında cansız olarak gördüğümüz doğanın her bir elemanını bir canlı gibi betimleyerek yolculuğun bütününde yer verir. ......Bilim aydınlıktır, cahillik ise karanlık. Oku!.. ..S 108
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,737 okunma
Bozkırda Bir Yolculuk Hikâyesi
Puan vermedi·120 syf.·
2025 284. kitabı
Çehov'u değil de sanki Yaşar Kemal'i okuyorum zannettiğim Çehov klasiği. Hikaye küçük Yegorişko' nun annesinden ayrılarak dayısıyla birlikte bozkırda yaptığı yolculuğu, bu yolculuk esnasında çocuğun başından geçen olayları anlatıyor. Yolculuk esnasında toplumda yaşayan birçok farklı insan tipiyle karşılaşıyorsunuz. Tüccar, din adamı, köylü, işçi... Hem toplumun hem de dönemin panoramasına bu karakterler üzerinden hakim olabiliyorsunuz. Aynı zamanda Yegorişko ve onun yolculuk esnasında karşılaştığı karakterler üzerinden iyilik, kötülük, merhamet, korku gibi farklı duygu durumlarının yansımalarını gözlemleme şansı buluyorsunuz. Bozkırın uçsuz bucaksızlığında geçen yolculukta doğanın da farklı seslerini, renklerini, devinimiyle insanın üzerinde bıraktığı etkileri de yine Çehov'un bana göre Yaşar Kemal vari eşsiz anlatımıyla okumuş oluyorsunuz. Her ne kadar kısa bir öykü gibi görünse de edebi derinliği yüksek olan bu kitaba veda ederken sürçü lisan ettiysem affola temennisinde bulunarak keyifli okumalar dilerim.
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,737 okunma
Bitmek bilmeyen Bozkır
7/10
·120 syf.··
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 02:23
Kitabın anlatımına diyecek lafım yok ben o bozkırın ortasında yegoruşkanın yanındaydım onun hissettiklerini hissettim. Aynı korkuları içimde barındırdım o fırtınanın ortasında kasırganın içindeydim. Fakat yolculuk beni çok yordu kitap bana hiç hitap etmedi akıcı bulmadım. Bozkırda sıkıldım arkadaş akşam ateş başındaki hikayeler zevkliydi ama ne bitmek bilmeyen bir yoldu bu ne kadar sürdü sahi 1 ay falan mı… Bozkır
Alıntı
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,737 okunma
8/10
·120 syf.··
2026 145. kitabı
Acemilik eseri olarak değerlendirilebilir. Ancak mekan ve insana bakış, yaşanılan dönemi ve o dönem insanını anlamak açısından kesinlikle tatminkar bir eser. Keyifli okumalar...
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,737 okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı