Adı:
Buruktur Gece
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
410
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051415840
Kitabın türü:
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Sevecendir Gece
Şefkatli Gece
Müşfikti Gece
Buruktur Gece
F. SCOTT FITZGERALD KİTAPLIĞI DEVAM EDİYOR!

"Dick'le Nicole bir şekilde karşıt ve tamamlayıcı olmaktan çıkıp tek ve eşit olmuşlardı; Nicole aynı zamanda Dick'ti, onun kemiklerindeki cılız, yetersiz ilikti."
F. Scott Fitzgerald'ın, 1934te yayımlanan ve tamamlayabildiği son romanı olan Buruktur Gece, tüm hayatını bir kadına adayan bir erkeğin adım
adım tükenişini anlatıyor. Herkesin imrendiği, görür görmez âşık olduğu Dick ve Nicole Diver çiftinin ilişkisi, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar
çetrefillidir. Nicole'ü bir anlamda Dick var etmiştir ve şimdi, aklıselimle delilik arasında gidip gelen süreçte, kendi benliğini kaybetmektedir.
I. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda, Fransa'nın güneyinde geçen Buruktur Gece, Scott ve Zelda Fitzgerald çiftinin evliliklerinin yankılarını taşıyan, otobiyografik bir eser.
Yazarın gölgede kalmış başyapıtı sayılan roman, gecenin burukluğunu muazzam bir Türkçeyle dilimize aktaran Püren Özgören'in çevirisiyle Everest Klasikler'de.
Bu kitabı alıp okumaya fırsat ancak bulabildim. Kitapların içindeki kitaplar ilgimi çekiyor benim.
Tezer Özlü nün de bir eserinde rastladım bu kitabın ismine. Galiba
Kalanlar daydı. Böylelikle okumaya karar verdim.

Dışarıdan bir aşk hikayesi izlenimi veriyor değil mi? Aşk ne diye sorulsa herkesin tanımı farklı olur. Freud’u bazen çok haklı buluyorum ben. Fizyolojik açıdan tamamen katılabilirim. Ya o zaman bu duygusal zırvalamalarım ne ? bunlara da mantıksal –bilimsel birçok yorum var elbet. Ama ben katılamıyorum. Kitaptan içerikten söz edeceğim dikkat!!!

Ruhsal bozukluğu olanlar sevilemez mi? Onların birçok şeyi yaşamaya hakkı yok mu? Üstelik bu durumları ellerinde değilken… Defalarca bu soruları sorarım. Bu kitapta da sorguladım. Nicole şizofren. Üstelik tetikleyicisi acı… Ama buna değinmek istemiyorum.
Dick ise psikiyatr. Nicole ona aşık oluyor. Belki de ona uzanan yardım elini aşk sanıyor… Dick ise hastasına aşık olduğunu düşünerek, eksra başka da çıkarlar ile bir anda evlenmiş buluyorlar kendilerini.
Hayat ne garip değil mi? Tam mutluyum artık dersin ;o insanı buldum dersin, ama o insan o insan değilmiş. Bunu anladığında birçok şeye geç kalmışsındır.
Bazen de kendini hiç düşünmezsin. Karşındakini düşünür; o iyi olsun diye, o çöküş yaşamasın, o kaldıramaz diye diye kendini yer bitirirsin. Dick tam da öyleydi. Rosemary ‘e aşık olmuş ama susmuştu. Karısından gizlemiş, onun hastalığı nüks etmesin diyerek bu ilişkiyi kısa ve zararsız bitirmişti. Ara ara Rosemary ile karşılaşmaları yüzünden bu durum onda sarsıntılara, sorgulamalara sebep oldu. Onu bitirdi… Ruhsal bunalımların yanı sıra meslek yaşamını da mahvetti. Ne için? Nicole eski hastalığına, hezeyanlarına geri dönmesin, iyi olsun diye…

Dick, Rosemary’e aşık olduğu sıralarda, Nicole’de Tommy’e aşık oluverdi. O da gizledi. Tommy’den atak göremedi. Üstelik bunu kendine yardım eli uzatıp, o bataklıktan çıkaran adama nasıl yapabilirdi ki… Yıllar geçtikçe Dick’de oluşan değişiklikler ve rastlantılarla Rosemary’e aşık olduğunu anlamıştı.Bundan sonraki detayları atlayarak şu noktaya varıyorum: Sona…

Sonunda Nicole ve Tommy evlenir. Dick ise bataklıkta yaşar. Sonunda ona ne olduğu belirsiz. Eski mesleki başarısı da yok. Rosemary de yok…

Ne yapmalı? Sema sen de yap bunları! Biraz kendi hayatımızı düşünmeli. Karşımızdaki kırılacak yıkılacak diye mahvetmemeliyiz hayatımızı. İnsan biraz olsun bencil davranmalı. Biz de bir tuhafız. Bencil olunsa ona laf et olunmasa ona… Çok karışık canlılarız. Ben mesela çocukluktan beri hassasım. Sonradan duygusal olmadım. Bu benim varoluşumda olan bir durum mu diyorum bazen. Öyleyse bunun sorumlusu da ben olamam. Bunu düzeltemediğime de göre, en iyisi kabullenmek… bununla yaşamayı öğrenmek.
Şimdi empati yapmaktan kendim olamıyorum. Bu gerçeği bir dostumda yüzüme vuruyor aslında. :)Kitap karakterlerine de kaptır Sema kendini, hastalara da kaptır, yakınlarına da kaptır… eee?
Sen kimsin Sema???
Bana müsaade dostlarım kim olduğumu aramaya gidiyorum. Yine bulamayacağım çünkü… Neyse görüşmek üzere:)
Fitzgerald in okudugum ilk kitabiydi .yorum yapilmadigi icin yazmak istedim merak eden arkadaslar icin .beklentim yuksekti .ask okumaktan hoslanmadigim halde bititdim kitabi .ask ihanet dram okumayi sevenlere tavsiye ediyorum .ama kitap cevirmenin gazabina ugramis gibi geldi .mumkunse avro yayini olmayan bir baskisini okuyun derim .iyi okumalar ...
Scott, Zelda'nın alkol masrafını karşılayamayınca bu kitabı birkaç gecede yazmaya kalkmış ve ortaya bu çıkmış olmalı. Kitap öylesine sıkıcı ve özensiz. Hatta abartmıyorum, okuduğum en sıkıcı kağıt parçalarını bünyesinde barındıran şey olabilir. Galiba abarttım.
Mükemmel bir hikaye, bir insanın zirveden en aşağıya kadar düşüşünün ve aynı zamanda dışarıdan ne kadar mükemmel görünürse görünsün, her ilişkinin kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını ve iki insan arasındaki - neye dayanırsa dayansın - ilişkinin günden güne nasıl bittiğinin çok başarılı bir anlatımı.
“Biliyordu ki şimdi ve gelecekte işleyebileceği en büyük günah, kendini aldatmaya devam etmekti. Uzun süren bir ders olmuştu bu. Ama en sonunda öğrenmişti. Ya düşünürsün ya da diğerlerinin senin adına düşünmesine ve gücünü elinden almasına izin verirsin…”
Bedenen ve ruhen tek başına olmak yalnızlığı doğurur, yalnızlıksa daha derin bir kimsesizliği.
F. Scott Fitzgerald
Sayfa 263 - Everest Yayınları- 1. Baskı Ocak 2013/ Çeviri Püren Özgören
Kimi zaman insanın kendini bir acıdan soyutlaması, zevkten soyutlamasından çok daha zordur ve anılar o an için onu öyle bir ele geçirmiştir ki, rol yapmaktan başka seçeneği kalmaz.
F. Scott Fitzgerald
Sayfa 217 - Everest Yayınları-1. Baskı
“Onu seviyorum anne. Ona umutsuzca aşığım... Birine böyle şeyler hissedebileceğim hiç aklıma gelmezdi. O evli, üstelik karısından da hoşlandım durum umutsuz. Ah, öyle seviyorum ki onu!”
F. Scott Fitzgerald
Sayfa 28 - Everest Yayınları-1. Baskı/ Rosemary
"Zeki erkekler sınıra daha yakın oynarlar, kendilerini buna mecbur hissederler... Bazıları da buna dayanamaz, havlu atar."
F. Scott Fitzgerald
Sayfa 127 - Everest Yayınları-1. Baskı
Açık yaralar vardır; bazen bir iğne batması kadar küçülen ama yine de yara olarak kalan. Çekilen acıların izi kopan bir parmakla ya da kaybedilen bir gözle kıyaslanabilir ancak.
Onları yılda bir kez bile özlemeyebiliriz ama özleyecek olsak bile elimizden hiçbir şey gelmez.
F. Scott Fitzgerald
Sayfa 218 - Everest Yayınları-1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Buruktur Gece
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
410
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051415840
Kitabın türü:
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Sevecendir Gece
Şefkatli Gece
Müşfikti Gece
Buruktur Gece
F. SCOTT FITZGERALD KİTAPLIĞI DEVAM EDİYOR!

"Dick'le Nicole bir şekilde karşıt ve tamamlayıcı olmaktan çıkıp tek ve eşit olmuşlardı; Nicole aynı zamanda Dick'ti, onun kemiklerindeki cılız, yetersiz ilikti."
F. Scott Fitzgerald'ın, 1934te yayımlanan ve tamamlayabildiği son romanı olan Buruktur Gece, tüm hayatını bir kadına adayan bir erkeğin adım
adım tükenişini anlatıyor. Herkesin imrendiği, görür görmez âşık olduğu Dick ve Nicole Diver çiftinin ilişkisi, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar
çetrefillidir. Nicole'ü bir anlamda Dick var etmiştir ve şimdi, aklıselimle delilik arasında gidip gelen süreçte, kendi benliğini kaybetmektedir.
I. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda, Fransa'nın güneyinde geçen Buruktur Gece, Scott ve Zelda Fitzgerald çiftinin evliliklerinin yankılarını taşıyan, otobiyografik bir eser.
Yazarın gölgede kalmış başyapıtı sayılan roman, gecenin burukluğunu muazzam bir Türkçeyle dilimize aktaran Püren Özgören'in çevirisiyle Everest Klasikler'de.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Ahmet Aydın
  • Esther. Sema
  • Mr Heckles
  • Açelya Tuncer

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%0
8
%16.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0