Bütün Öyküler

9,7/10  (6 Oy) · 
30 okunma  · 
15 beğeni  · 
927 gösterim
Kafka'nın tüm eserlerini Türk okuyucusuna ulaştıran Yayınevimiz, bu kez onun tüm öykülerini tek bir ciltte toplamış bulunuyor. Daha önce değişik kitaplar içinde sunulan öykülerin tek bir kitapta toplanmasının çeşitli nedenleri var. Öncelikle, yazarın tüm öykülerinin bir arada basılması, onun sanatına dair bütünlüklü bir görüşün edinilebilmesi için gerekli.

Bu kitabın yapısı, onun kendi öykücülüğüne bakışına dair de bir görüş oluşturmamızı kolaylaştırıyor. Çünkü, Kafka'nın sağlığında kitap olarak yayınlattığı, kitaplaşmasına gerek görmeden yayınlattığı ve hiç yayınlatmadığı öyküleri bir arada görmek, onun metinleri arasında nasıl bir seçme yaptığını da gösterecektir. Ayrıca, bu öyküleri derli toplu görünce, öyküler arasındaki geçişkenlikleri, Kafka'nın iç dünyasına dair ipuçlarını da daha kolay yakalama şansına sahip oluyoruz.

Bütün Öyküler, beş ana bölümde toplandı: Yazarın Sağlığında Yayınladığı Kitaplar, Kafka'nın Yayınlanmış Ancak Kitaplarına Almadığı Öyküler, Ölümsonrası Öyküleri, Kafka'nın Ölümünden Sonra Geride Bıraktığı Defterlerden Çevirmen Tarafından Alınmış Bazıları İsimsiz Birkaç Öykü, Günlük'ten Alınmış Kısa Bir Öykü. Ana bölüm başlıklarında, Kafka'nın öykülerinin yazılış, varsa yayınlanış tarihlerine, basılış öykülerine ve öykülerin birbirleriyle ilişkilerine dair aydınlatıcı bilgiler bulacaksınız.

Tanıtım Yazısı'ndan
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    587
  • ISBN:
    9789754068610
  • Çeviri:
    Kamuran Şipal
  • Yayınevi:
    Cem Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Böyle bir kitabı incelemek ne kadar bana düşer bilmiyorum ama bir iki şey söylemek istiyorum kitap hakkında. En baştan belirtiyorum , yapacağım inceleme böyle bir eser için yetersiz kalacaktır.
Kitap ciltli ve Kamuran Şipal çevirisine sahip bir kitap. Kitabın kalınlığı göz korkutmasın zira kitap oldukça hafif ve okumak zor olmuyor. Hele o Kafka imzasını gördüğünüz an biliyorsunuz ki artık o büyülü dünyanın yolcusu olacaksınız, bu da kitabı okumanızı kamçılayan bir başka etken.
Ben ilk hikayeleri daha önce okuduğum için bazı bölümleri atladım ama ikinci kez okuduğum yerler oldu. Çünkü bazı hikayeleri oldukça ağır ve okurken çok ciddi konsantrasyon gerektiriyor. Okuduktan sonra üzerinde uzun bir süre düşünmek gerekiyor.
Hikayelerin içine girmek zaman zaman güç oluyor ama sabredip bu işi başardığınız zaman, Kafka'nın o uçsuz bucaksız dünyasında, bütün duyuları harekete geçiren cümlelerin beyin sarsıcı etkisini hissediyorsunuz. Bazı cümleleri o kadar etkili ki okuduktan sonra düşünce yapınızın önemli bir kısmı değişiyor ve sizler yeni bir insan oluyorsunuz. Kafka'yı okuduktan sonra hayatı değişen ve Nobel ödülü almış o kadar çok edebiyatçı vardır ki araştırdığınız zaman nutkunuz tutulur.
Hikayelerin sıralanışı Kafka'nın iç dünyası hakkında önemli ip uçları veriyor. Kitap yaşamında yayınlanmış hikayeler ve ölümünden sonra yayınlanan hikayeler diye ayrılmış. Ayrıca yayınlanmış ama kitaplarına almadığı hikayeler de var.
Kafka 'nın hikayeleri zaman zaman kendi hayatından yola çıkılarak yazılmış hissi verdi bana. Ama bu yaşadıklarını öyle bir dünya içerisine gömüp anlatmış ki neyin neyi temsil ettiğini anlamak bazen imkansız bir hal alıyor. Kullandığı semboller ve bu sembollerin çokluğu hikayeleri her okuduğunuzda yeni keşifler yapmanıza sebep oluyor. Ayrıca hikayelerdeki sıralama da Kafka'nın ruh dünyasının değişimini gözler önüne seriyor. Yaşadığı topluma olan yabancılaşmayı derin bir şekilde hissediyorsunuz. Sessiz ama derin isyan çığlıklarını satır aralarında hissetmemek mümkün olmuyor. İşte burada can alıcı nokta ortaya çıkıyor; satır aralarındaki cümleler. İyi ve dikkatli okumak lazım.
Bazı hikayelerinde (Yuva) yalnızlığın vermiş olduğu paranoyayı, bazı hikayelerinde de (Köy Öğretmeni) insanlığa olan nefreti hazımsamaya çalışıyorsunuz. Tabii bu da o kadar kolay olmuyor. Örneğin şöyle bir cümleyi hazımsamak ne denli kolaydır.
" Dünya zaten kötü, onun kötü olmasını kolaylaştırıyor insanlar."
Kafka'yı anlamak ve onu hissetmek adına bütün hikayeleri sabır ve özveriyle okunmalıdır. Ama öncesinde romanları okunmalı, sonrasında hikayelere geçilmelidir. Böylece Kafka'yı anlamak (her ne kadar tam olarak anlamak imkansız olsa da) biraz daha kolaylaşıyor. Cem Yayınevi'ne ve Kamuran Şipal'e böyle bir kitabı bizlere hediye ettiği için ayrıca teşekkür ediyorum.