İçten Gelen Mutluluk

Coşku

Osho
Yazar:
Osho
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 19 dk.
Sayfa Sayısı:
223
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Ganj Yayınları
Orijinal Adı:
Joy
ISBN:
9789758817108
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·223 syf.·
2018 37. kitabı
"Coşku~İçten Gelen Mutluluk" "ilki zevk; ikincisi mutluluk; üçüncüsü coşku; ve dördüncüsü de saadet'tir." Ve Osho'a göre gerçek meditasyon insanın içindedir onu sadece kendin yaratabilirsin.Karanlığı dışarı atamazsın ozaman ışığı içeriye getir! Buda inancına göre de ; ilki zevktir o mutluluğu da içerir. İkincisi saadettir; saadette "Nirvana"dır, o coşkuyu da içerir. Coşku zevk değildir. Coşku mutluluk dahi değildir. Mutluluk her zaman için mutsuzlukla bağlıdır ve zevk de her zaman acıyla bağlıdır. Kitapta küçük küçük çok güzel hikayelerden bahsediliyor.Bu hikayelerden ders çıkarmanız muhtemel.Gerçekten birşeyler kattığını düşünüyorum olaylara bakış açımı değiştirdi. Anlama, kabullenme gibi olguları en hiddetli anlarımda kullanabilmeyi aşıladı.Kesinlikle terapi kitabı.
Felsefe
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
Hırs ego tatmini demektir, kazanmaktan ve kaybetmekten özgürleş ve coşkuyu bul.
10/10
·223 syf.··
2019 48. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2019 11:56
Bir solukta biten bir kitaptı. Ne zaman Osho'yu okumaya başlasam kendimi hayata daha dingin bir zihinle bakarken buluyorum. Osho'nun dünya düzenine ve insan ilişkilerine, içselliğine bakış açısı her zaman ufkumu açmış, bana derinlik kazandırmıştır. Keyifli okumalar :)
Felsefe
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
9/10
·223 syf.··
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 22:58
Coşku: enthisiast İçine tanrı kaçmış insan* Antik Yunan döneminde coşkulu heyecanını bastırmakta güçlük çeken insanlara "enthousiasmos" derlermiş. "en: içinde" anlamına, "theos: tanrı" anlamına geldiğinden coşkulu insanlara bu kelimeyi takmışlar. O coşku, göz kamaştıran ışık, alışık olmadıkları o ritim korkuturmuş kalabalığı. İçine tanrı kaçmış sanarlarmış. İnsana konduramazlarmış bunca aydınlığı. O sezgisel taşkınlık, gizemli yükseliş... Müthiş bir heves... İnsana ait olmayacak kadar büyük ve ürkütücüymüş. Göklerden gelmiş olmalıymış tanrıların evreninden. Başka nasıl bir açıklaması olabilirmiş bu kutsal gürültünün? Zaman geçmiş su gibi. İnsanlık bu zamanlarda bir çok keşfe, medeniyete imza atmış. Yeni çağ bilimsel, elektronik buluşlar ve nicesi... Ama o heyecanı bir türlü anlayamamışlar. Zihnin anlayabileceği, zekanın kelimelere indirgeyebileceği türden bir şey değilmiş bu. Kutsal canlılık, heyecan, coşku, içi içine sığmamak.. Sadece yaşanabilir bir şeymiş. İçindeki tanrı parçalarıyla kendi dünyanı yaratmak, İçindeki o şeye gülümseyip insan olmanın tadını çıkarmak gibi bir şey. Arada bir içimize tanrı kaçmasında hiç bir sakınca yok bence, başımın üstünde yeri var. CoşkuCoşku OshoOsho
İnsan
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
5/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Zevk,mutluluk,coşku ve bunun haricinde bir çok daha kavram var kitapta ego,başarı,beslenme,sad,ışık,hakikat,saadet olmak üzere tüm bu kavramlar tek tek açıklanıyor ve bugüne kadar öğrendiğiniz her şey irdeleniyor ve aslında doğru bildikleriniz bir anda yanlış oluyor. Bir çok kavrama katıldığım gibi bir çoğuna da katılamadım maalesef çünkü dünya öyle her şeyden vazgeçtiğinde huuşuya saadete ereceğin bir yer değil maalesef mücadele etmek zorundayız...
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar sadece okunmaz, hissedilir. "Coşku: İçten Gelen Mutluluk" da işte böyle bir kitap. Osho’nun kelimeleri, sanki insanın ruhuna usulca dokunan bir melodi gibi. Sayfalar ilerledikçe içindeki derin huzur, coşku ve özgürlük duygusu seni yavaş yavaş sarıyor. Osho, mutluluğu dışarıda aramayı bırakmamızı söylüyor. Çünkü mutluluk, bizden bağımsız bir şey değil. Dış koşullar değişir, insanlar gelir gider, başarılar ve hayal kırıklıkları birbirini takip eder… Ama gerçek coşku, bunlardan bağımsız olarak içimizde var olan bir şey. Tıpkı bir çocuk gibi, sebepsizce gülmek, yaşamın kendisini kutlamak, anın içinde kaybolmak… Kitap boyunca Osho, yaşamı bir oyun gibi görmemizi hatırlatıyor. Ciddiyetin içimizi kararttığını, toplumun dayattığı kuralların bizi zincirlediğini ve tüm bunların altında ezilirken yaşamanın özünü unuttuğumuzu söylüyor. Peki ya bu yükleri bırakabilsek? Peki ya içimizde var olan coşkuyu, hiç sorgulamadan yaşamaya cesaret edebilsek? Osho’nun en güzel yönü, büyük felsefi meseleleri öyle sade ve içten anlatması ki okurken sanki bir dostunla sohbet ediyormuşsun gibi hissediyorsun. O dost, sana sürekli şunu hatırlatıyor: “Hayat bir şarkıdır, dans etmelisin. Hayat bir oyundur, keyfini çıkarmalısın. Hayat bir hediyedir, şükretmelisin.” Bu kitabı okuduktan sonra insan, zihninin içinde dönüp duran gereksiz kaygıları bir kenara bırakmak ve kendini hayata bırakmak istiyor. Güneşin doğuşunu izlemek, rüzgarın yüzüne çarpmasını hissetmek, sadece yürüyüş yapmanın bile ne kadar büyük bir armağan olduğunu fark etmek… Eğer hayatın içinde kaybolmuş, coşkunu yitirmiş, her şeyin bir yük gibi geldiği o karanlık anlardan birindeysen, bu kitap sana bir ışık olabilir. Bir hatırlatma. Çünkü mutluluk uzakta değil, içimizde. Ve Osho’nun dediği gibi: "Mutluluk varılacak bir
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2017 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2017 00:00
Osho lise yıllarımda okuduğum ve çok fazla anlam veremediğim bir yazardı.Tekrar okumaya karar verdim.Ve bu sefer kesinlikle bayıldığımı söyleyebilirim.Özellikle Coşku,mutluluk,zevk kavramlarıyla ilgili ufuk açıcı bir yaklaşımı var.Kitapdaki ufak ufak hikayeler de çok keyifli ve düşündürücüydü.Anlatılanlarda tekrara düşmeler söz konusu olabilir ama verilen bilgilerin değerliliği yanında bunun önemli bir sorun teşkil etmediğini düşünüyorum.Tavsiye ediyorum, mutlaka okuyun.Sevgiyle kalın...
Felsefe
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
Puan vermedi·223 syf.·
2021 14. kitabı
Mutluluk diye buna derim.yarım bıraktığım kitabın kırgınlığı ile başladım ve aşşırı derecede bu kitap ile mutlu oldum .mükemmel ile başlıyorum sonunu bilmiyorum .
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
2/10
·223 syf.··
2016 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2016 21:53
Kişisel gelişim ve olumlama kitaplarından nefret ediyorum.tüm kitabı ne zaman bitecek, kaç sayfa var diye diye okudum. Bundan önce oshonun aşk özgürlük tekbaşınalığıda okumuştum. Kitaptaki çoğu cümle kendini tekrarlıyor. Kitabın en sonunda meditasyon merkezinin reklamıda yapılmış. Güzel ticaret. yok her şeyden vazgeçersen coşkulu olurmuşsun, mutluluk maddiyattan doğduğundan sürekli olmazmış saadet farklı coşku başka bişeymiş falan. sadece kitapta geçen bir kaç küçük hikaye dikkatimi çekti.
Felsefe
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
İçten Gelen Mutluluk
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 22:22
Okuduğum iki kitabın birleşimiyle birlikte ( Pozitif Gücün BüyüsüPozitif Gücün Büyüsü, Düşünce Gücüyle TedaviDüşünce Gücüyle Tedavi) benim tüm fikirlerimin oluşmasını sağlamaya başladı gibi geliyor. Sanki tüm mutsuzluğu kendim yarattım ve her şeyi buna abarta abarta bağlıyorum ve hem de öyle bir bağlıyorum ki benim zihnimi o kadar kötü, akıl hastası olabilecek bir yöne kadar çekti. Ne yazık ki şimdi düşündüğümde tüm mutsuz düşünceleri ben yarattım ve bu kitap benim çözmeme bir nebze de olsa yardımcı oluyor gibi geliyor. Sanki tüm düşüncelerim -pozitif- birleşti ve büyük bir negatif düşünce kuvvetine karşı savaşmaya başladı. Biraz bu düşüncelerin etkisinde mutluluk yaşamayı planlıyorum. Tavsiye edilir.
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma
Puan vermedi·223 syf.·
2019 64. kitabı
Mutluluğun kaynağı dışta değil içtedir. Ana amacın mutlu olmak olmasın coşkuyu yakalamaya çalış. Her anın bilincinde ol. Dünü ve yarını düşünme anı yaşa...
CoşkuOsho · Ganj Yayınları · 2010267 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.