Deli Kür

8,3/10  (19 Oy) · 
23 okunma  · 
11 beğeni  · 
741 gösterim
Herşey belliydi. Atın yelesini, kuyruğunu kesmişlerdi. Bir kez daha sataşmışlardı, onu aşağılamışlar gururuna dokunmuşlardı. Erkeğin namusu iç şeydir: At, avrat şapka. Bunlara dokunmak, onun namusunu ayaklar altına alıp çiğnemek demekti. Onu diri diri kabire sokmak demekti. Şimdi buna nasıl dayanacaktı...

Güneşin ışığı aşağılara vurdu. Derelere çöken koyu gölge, dağların yamacıyla yukarıya çıktı. Cahandar Ağa'nın durduğu yer birdenbire güneşin ışığına boğuldu. Otlar parladı. Çiyler göz kamaştırdı. Adam atın başını yukarı kaldırdı. Gözlerine baktı. Kalın, habeşi dudaklarını atın gözlerine yaklaştırdı. Kamer'in gözlerinden öptü. Boynundaki ipi açtı. Dikkatlice kayanın kenarına doğru çağırdı. Kamer durdu. Ceylan gibi boynunu dik tutup bakındı. Sanki gözleri yaşardı. Burun delikleri genişledi...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2008
  • Sayfa Sayısı:
    372
  • ISBN:
    9786056038211
  • Çeviri:
    Yasemin Bayer
  • Yayınevi:
    Yıldız Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Afruz seyidova 
04 Oca 01:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İsmayıl Şıxlının şah eseri deye bilerem. Her bir obrazı o qeder derin ifade edibki sanki ressam kimi obrazların üzerinde işleyib. Cahandar ağanı menfi rolları olması amma hökmü bele ferqli tezahür ederek onu celb etdirir. Oxunması lazım olan eserlerden.