Denize Açılan Kapı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1849
Gösterim
Adı:
Denize Açılan Kapı
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753551700
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Bu nedenle Denize Açılan Kapı’da, anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları “vuslat kapısı’nda karşılıyor... 
Denize Açılan Kapı, insanın kendi gerçeğiyle boğuşarak akarken varıp dayandığı bir geçitteki fıtri dinginliği dile getiriyor. Hayatın hareketi yüzünü aksettiriyor bu hikayeler...
96 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Rasim Özdenören'in eserlerinin tartışmasız en sevdiğim özelliği betimlemeleri. Bir yeri o kadar güzel anlatıyor ki... Sayfalarca sürüyor, uzuyor gidiyor ve evet, bu okuyucuyu -yani beni- hiç sıkmıyor.

Kelimelerle oynamak böyle bir şey sanırım. Rasim amcacığımı -Çünkü kendisini gördüm, imza aldım, resim çekildim ve hatta beraber ağladık bu yüzden amca demeyi hak bildim- okumayı bu yüzden çok seviyorum. Sayfalarca tek bir odayı anlatsın, hayran kala kala cümleleri bitiriyorum. Ve hatta bütününü kaçırıyorum hikayenin sırf bu yüzden, hop başa al tekrar oku paragrafı. Yine de çok güzeldi.

Bu kitabında kısa kısa bir çok hikaye var. Çok etkilendiğim bazı hikayeler oldu ve bütün hikayeler güzeldi.
Bu kitabı okurken acaba ben de yazabilir miyim diye düşündüm. Bir hikayede bir çok kişiye dokunsam, hayatlarından bir parça bulsalar. Bu çok tatmin edici bir mutluluk olsa gerek.
Sanırım asla tadamayacağım, yazmak kısmı değil, paylaşmak kısmı çok ürkütüyor beni. Neysee su götürür bu mevzu.
Özdenören okuyun, okutturun.
Saygılar.
K.
96 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Rasim Özdenören’in okuduğum ilk kitabı olduğundan okumadan önce küçük çaplı bir araştırma yaptım. Kitap 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikayesi ödülünü almış. Bu bilgiyi öğrenince daha çok merak ettim. Kitapta toplam on adet hikaye mevcut. “ O Zaman” adlı hikayesi en beğendiğim oldu. Kitabın dikkatli okunması gerektiğini düşünüyorum ve imgeleme çok fazla yapılmış. Ayrıca kitabın genelinde bana yaşattığı duygu üzüntü oldu. Biraz hüzünlü bir kitap diyebilirim. Keyifli okumalar :)
96 syf.
·4 günde
Rasim Özdenören’in okuduğum ilk kitabıdır. Kitap 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikayesi ödülünü almış
Hep bir yarım kalmışlık, içimizdeki her şey gibi. Bu kitabında kısa kısa toplam on adet hikaye var. Genel olarak bütün hikayeler güzeldi ama çok etkilendiğim hikayelerde oldu mesala, “ O Zaman” adlı hikayesi en beğendiğim hikayesiydi.
Rasim Özdenören'in garip bir tarzı var sanki oltayla balık tutuyormuş gibi atıyor kelimeleri oltaya takarak balık misali okuyucunun kelimelere takılıp kelimelerin arkasını takip etmesini ve kelimeleri tamamlamasını istiyor. Yazdığı öykülerde okuyucuya bir alan bırakıyor ve bu alanda okuyucunun öyküyü tartmasını anlamasını kendince öykülemesini istiyor sanki.. Öykülerinde esrarengiz havası bilinmezliğe sürüklüyor. Ayrıca öykülerinde kullandığı betimlemeleri bir başka farkı yazarın, okurken betimlemeleri okuyucuyu sıkmadan çok renkli şekilde uzatıyor. Bu güzel bir özellik..
Bu kitabında birde genel olarak yaşanan duygunun hüzün olduğunu hüzün temalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitabın dikkatli, düşünerek ve betimlemeleri anlamlandırarak okunması gerektiğini düşünüyorum.

Özdenören okuyun, okutturun.

Keyifli okumalar :)
96 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Betimlemeleriyle, tasvirleriyle beni benden alan kitap. Hayatıma bir yazar daha eklediğim için mutluyum.

2008 Memleketim olan Karaman'da her yıl düzenlenen Türk Dili Bayramı'nda “Türkçeyi güzel ve doğru kullanan edebiyatçı ödülü” Rasim Özdenören’e verilmiş ve kanaatimce ödül kesinlikle doğru ellere gitmiştir.

Kitap Biri piyes olmak üzere on hikayeden oluşuyor. Her bir hikaye insanın varoluşuna dair sorular içeriyor sanki. Anlatım dili, konuları işleyiş tarzı, toplumun yarası olan konuları işlemesi etkileyiciydi. Sonuç olarak okunası bir yazar.

Kitapla kalın efenim :)
96 syf.
·Beğendi·10/10
Türkiye Yazarlar Birliği hikaye dalında yılın hikayecisi ödülünü almış ve Bu yazarı tanıyorum ama okuduğum ilk kitap Söz konusu kitap 10 adet hikayeden oluşmaktadır. Her hikayesi anlatım tarzını çok beğendim . Bir saatte bitirebileceğiniz bir kitaptır. Okumanızı tavsiye ederim .
96 syf.
·4 günde·7/10
Özdenören bir yeri anlatırken o yerlerin hepsini gidiyor geziyorum. Tarif ettiği odalarda oturuyor, anlattığı sofralarda yemek yiyor, içi sıkılmış bir insan profilini okurken içimin sıkıldığını hissediyorum ama hep bir şey eksik kalıyor. O eksik olanın ne olduğunu bulamıyorum.
Eser 10 öyküden oluşuyor. Benim bundan sonraki hayatımda aklımda kalacak muhtemelen 2 tanesi falandır.
96 syf.
·4 günde·Puan vermedi
1984 Yazarlar Birliği “Yılın Hikâyecisi” ödüllü kitabında on hikâye var. İlk iki metin tiyatro oyunu olarak düzenlenmiş. Okurken dikkat isteyen zor anlaşılan bir kitap.
Nuri Pakdil, "Rasim Özdenören'in hikâyelerinin derinliği, filozofik muhtevaları yönünden Dostoyevski, Malraux ve Faulkner ile karşılaştırılabilir" diyor.
96 syf.
·2 günde·5/10
Yazarın deneme türündeki düşünce yazılarından aldığım tadı,her ne kadar öykülerinden alamasam da durum betimlemelerinin her okuyucuda farklı bir duygu uyandıracagnı söyleyebilirm .Varoluşcu bir bakış açısıyla kaleme aldığını düşündüğüm öykülerin yarım bırakılır gibi bitirilmesi,kişiyi yorsa da merak duygusuyla bir sonraki öyküye geçmeden edemiyorsunuz.
96 syf.
·Beğendi·8/10
Söz konusu kitap 10 adet hikayeden oluşmaktadır. Birinci baskısı 1983 yılında çıkmıştır. 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği hikaye dalında yılın hikayecisi ödülünü almıştır. Kitabın içindeki Çekirgeler adlı hikaye okumaya değerdir. Bir saatte bitirebileceğiniz bir kitaptır. Yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi zaman ve mekan alanında derin boşlukları olan hikayeler okuyucunun hayal gücüne kendini emanet etmiştir.
96 syf.
·10 günde·5/10
Betimlemeleriyle, tasvirleriyle beni benden alan kitap. Yazılan her cümlede sizi kitabın içine çekiyor öykü de ki karakterler le birlikte oturup sohbet ediyor birlikte gülüyor birlikte acı cekiyorsunuz. Belki yanılıyor olabilirim ama bazı cümleleleri Mustafa kutludan okuyormuş gibicesine hissettim. Bir saatte okunacak bir kitap benim elimde bir parçacık fazla kalmış olabilir. benim için deneme yazılarının yeri apayrı,denemelerinde aldıgım tadı alamadıgım bir kitaptı. Ne tavsiye ederim ne de etmem. Açıkcası açık uçlu bırakıyorum.
Kimi zaman güneş ışığına boğulmuş tozlu sokaklarda bir başına yalnızlık duyguları boğazına düğümlenmiş olarak ve nereye gideceğini bilmeden dolaşırdı. Duru, boş sokaklar hiçbir şey söylemezdi ona.
Bir şeye karar verdiğim zaman seviniyorum. Hakkında karar verilecek çok şey var. Yatağımı düzeltmeye karar veriyorum söz gelimi. Kahvaltı yapmaya ya da tıraş olmaya karar veriyorum. Bir yolculuğa çıkmaya karar veriyorum. Şimdiye kadar hiç karar vermemiş olarak durmadım: Hiçbir şey olmazsa karar vermemeye karar veriyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Denize Açılan Kapı
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753551700
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Bu nedenle Denize Açılan Kapı’da, anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları “vuslat kapısı’nda karşılıyor... 
Denize Açılan Kapı, insanın kendi gerçeğiyle boğuşarak akarken varıp dayandığı bir geçitteki fıtri dinginliği dile getiriyor. Hayatın hareketi yüzünü aksettiriyor bu hikayeler...

Kitabı okuyanlar 169 okur

  • Fatmatüz Zehra  Yıldız
  • Semih Karabay
  • ilyas tavukcu
  • Fatih Ayanoğlu
  • Ülkünur ÜNAL
  • Alperen Culfa
  • Kevser Öney
  • Ülfet
  • AyşeRose
  • İrem kelek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (12)
9
%16.7 (9)
8
%22.2 (12)
7
%20.4 (11)
6
%9.3 (5)
5
%7.4 (4)
4
%1.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0