Binlerce yıldır tek başına hüküm süren bir sistemin karşısına obu alt edebilecek bir sistem çıkarınca, ortaya iyi, doğru ve güzel adına yüzlerce şey çıkar. Tek başına hükümranlığa karşı istemeden de olsa boyun eğmek zorunda kalan kişiler de başlarını artık kaldırabilirler. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu gerçeği gün yüzüne çıkar karanlığa bir ışık çakılır.
Din İle BilimBertrand Russell · Cem Yayınları · 1999617 okunma
Bu eser 10 bölümden oluşmaktadır.Bunlar
1.Çatışmanın Temelleri
2.Kopernikuscu Devrim
3.Evrim
4.Cincilik ve Tıp
5.Ruh ve Beden
6.Gerekircilik
7.Gizemcilik
8.Kozmik Amaç
9.Bilim ve Ahlak
10.Sonuç
Dinsel inanc ile Bilimsel inanç arasındaki farkları ortaya koymaya çalışmıs ve çatışmanın temellerine değinmiştir. En önemli fark olarak da Dini bilimden ayıran kesin mutlak doğruları icerdiği ve tümden gelim metodu kullanmasıdır.
Burada göz ardı edilmemesi ve dikkatten kaçmaması gereken nokta Bilim ve kilise catışmalarına yer vermesidir.Din ile bilimsel çatışmalar önce önemsiz konularda çıkmış ve daha sonra hiristiyan öğretisi için önem taşıyan konuları kapsamıstır.
Bilim ile din arasında en önemli çatışmalardan biride dinin toplumsal bir olgu oluşudur.
Aristoteles'un dünya merkezli evren modeli ve düşen çisme koyduğu yasa ile başlayan bu tarihsel süreç 2000 yıl sonra Galileo'nin düsen cişmi deney ile sınaması ile devam ederek Bilim insanları ve kilisenin uzun soluklu mücadelesni anlatmaktadır.
Özellikle Darwin'in türlerin kökeni ve Doğal seçilim adeta neşter indirmiştir..Bu da dinbilimcileri İsa'nın ruhları olmayan maymunlar için ölmediği dile getirilmesine yol açmıştır.
Piskopos Wilberforce Darwin'cilige ateş püskürüyor ve şöyle diyordu. «Doğal Seçim ilkesi, Tanrı Kelami ile kesinlikle bağdaşmamaktadır» sayfa : 52
BİR KAÇ ALINTI
Hekimliğin en belli başlı uygulayıcıları, Müslümanlar'dan edindikleri bilgileri
kullanan Yahudiler'di. sayfa : 61
İspanyol üniversitele kan
Russell, bu kitabında Avrupa'da Orta Çağ'dan yakın tarihe kadar süre gelen din ve bilim çatışmasını ele almış. Akıcı ve sade dili, okumamı kolaylaştıran bir unsur oldu.
Din İle BilimBertrand Russell · Cem Yayınları · 1999617 okunma
Bertnard russellin din ile bilim arasındaki çatışmayı konu aldığı kitabı daha çok hristiyanlık ve incilin din ile arasındaki çatışmayı yansıtsada bazı konuların diğer dinler için de daha hafif veya daha ağır bir şekilde devam ettiğini görüyoruz her nekadar çatışmanın temel konularından bazıları bilimin galibiyetiyle sonuçlansada bir çok konuda dinin tutumu değişmiyor özellikle tıp ve evrim konularında tabiki buradaki din ve bilim tartışması genel olarak orta çağ kilise ve ruhban sınıfı ile oluyor şuan bir çok sorunu aşan bir batı var ancak bir çok konuyu aşan batıya oran ile biz hala gerideyiz çağımızın en büyük filozoflarından biridir bertnard russell özellikle kutsal kitapların sorgulanamaz oluşunu ve din adamlarının sert tepkileri bir çok konuda bilim ile çatışmış bilime köstek olmuş tabiki bu kitabın konusu daha çok hristiyanlık ile ilgili olsada diğer dinlerlede bilim arasında sorun olmuş ve bu sorunlar tıp uzay evren ruh insanın yaratılışı evrim din ile bilim vb
Russell, bu bütünlemesinde din ve bilim arasındaki kadim çatışma alanlarını 8 başlık altında toplamış görünüyor.
-Copernius Devimi.
- Evrim
- Cincilik ve Tıp
- Ruh ile Gövde
- Belirlenimcilik
- Mistisizm
- Evrensel Amaç
- Bilim ile Ahlak.
Her çatışma alanında bilmin üstünlüğü karşısında ezilen ve günümüz dünyasında beşeriyet varoluşuna yönelik dogmaları, bilim ile sidik yarışına çevirmekten -nihayet- vazgeçmiş bir hıristiyanlık!!!
Şahsi görüşüm; Russell'in, bilim ve din arasındaki çatışma durumunun, günümüzde daha barışcıl ve kendi sınırlarını aşmama yönündeki otokontrole evrildiği görüşünün fazla "iyimser" bir bakış açısı olduğudur.
Bilmin, deney ve gözlem neticesinde kati sonuçlara ulaşması, din dogmalarının, aynı görüşte inat etme özgürlüğünü ve cesaretini elinden almıştır.
Bu durum, görece barışık bir ikiliden ziyade, mağlup ve muzaffer iki tarafın halihazırdaki statükosunu belirlemiştir.
Rönasans ile birlikte din dogmalarının eski zaman baskısının yerini, hükümet/iktidarların anaşi ve kaos korumacılığı kılıfında devam ettirdiği sosyal ve hukuki yaptırım baskısı almıştır.
Son kelamda;
Okunur...
Din ile BilimBertrand Russell · Yapı Kredi Yayınları · 2024617 okunma
İnanmak güzel şey ben seviyorum. Bazı şeylerin sorgulamasını yapmıyorum.(ayetler) Ama hadislerin sorgulamasını bilim ile yapıyorum. Hadisin sahih olduğuna yada olmadığına o şekilde karar veriyorum. Bu benim yöntemim. Din ile bilim birlikte gidebilirliği mümkün iki kavram ama nereden bakacağınıza bağlı tabiki. Bu eserde bir başka bakış açısı yaratabilecek düzeyde okunmasını tavsiye edebileceğim bir eser. Benim severek yaptığım bir okuma oldu.
Din ile Bilim çatışmasının kökünü ve tarihini yalın bir biçem ile irdeleyen Russell, dinin -ve dincilerin- bilime verdiği zararlara rağmen eserinde bilimin üstün çıkacağını dile getiriyor.
Bilimin ve bilim insanlarının tarihte bastırılması (Galileo) ve yakılması (Bruno) trajediye yol açmıştır. Hem bilimin ilerlemesini geciktirmişler hem de bilim insanların deney ve gözlem ile ortaya koydukları ampirik verileri açıklamasından dolayı bağnaz teologlar onları aforoz etmişlerdir. Bunun sebebi ise, İncil veyahut Tevrat'ın ayetlerine aykırı olmasından başka bir şey değildir.
Kutsal öğretilerin saçmalıkları yüzünden bilim insanlarını yakmayı kendinde hak gören alçaklara rağmen bilim yine de tarih içinde devinmiş ve gelişmiştir. Semavi dinlerin ortaya koyduğu kozmoloji ise, bilimsel bulgular karşısında fazla direnememiş ve çökmeye yüz tutmuştur.
Russell, eserini din ile bilim arasındaki üç farklı yaklaşımdan bir tanesi olan çatışmacı yaklaşım üzerine bina etmiştir. Ona göre, iki disiplin arasındaki ilişki bir savaştan ibarettir. Hatta bu savaşım ilkesi, din ile bilim arasında değil; din ile bilim adamları arasındadır. Fakat, eserin bina edildiği on bölümlük iskelet genel itibarıyla din adamları ile bilim adamları arasındaki çatışmadan beslenmektedir. Dinin, üç ana ögesi olan kurum (kilise), kişi ve kişisel töreler ilkelerini tarihi anekdotlarla destekler ve psikolojik ve epistemolojik yaklaşımlarla beslemektedir de. Ana hatlarıyla oldukça başarılı bir eser ortaya koyduğunu kabul etmemek haksızlık olmakla birlikte yarattığı genel kabullerden de ayrılmayışı bazı mantık hatalarını doğurmaktadır. Eserin felsefesinde Russell mutlak surette Hume’un bilgi felsefesinden ziyadesiyle etkilenmiştir. Nitekim Hume, dinin kognitif (bilişsel) bir temelinin olmaması halinde kabulünü dile getirmiştir. Benzer bir ifadeyi Russell’da da görmekteyiz. O da dinin bir dizi değil; bir duygu bütünlüğü olması halinde bilim tarafından tanıtlanamayan ve çürütülemeyen bir yapıya evrilebileceğini eserinde beyan etmiştir. Ezcümle: Russell, Gödel’den habersiz bir Hilbert gibi oldukça katı çizgilerle kaliteli bir eser nakşetmiştir insanlığa ve çağlara...
Çok net ki; Bertrand Russell 20. Yüzyılın en entelektüel insanı. Mükemmel ötesinde bir kitap. Karşıt fikirleri sağdan soldan çekiştirip nasıl kalem oynatıyor... "Ah ah!" Bir insan nasıl bu kadar donanımlı olur anlamıyorum.
Din ile Bilim , Bertrand Russell 'ın din ve bilim arasındaki ilişkiye dair düşüncelerini içeren kısa bir kitaptır. Russell, kitapta bilim ve dinin birbirinden farklı amaçları olduğunu belirtir ve bu iki alanın birbirleriyle çatışabileceğine işaret eder.
Kitap, bir giriș ve üç bölümden oluşur.
Giriş bölümünde, Russell, din ve bilim
arasındaki çatışmanın tarihini ve dinin
bilimsel gelişmeler üzerindeki etkisini
anlatır. ilk bölümde, Russell bilimsel
yöntemin niteliğini açıklar ve bilimin
doğası hakkında bazı genel düşüncelerini
sunar.
İkinci bölümde, Russell, dinin
doğası ve işlevi hakkında düşüncelerini
aktarır.
Son bölümde ise Russell, din ve
bilim arasındaki ilişkiye dair fikirlerini
derinleştirir ve her iki alanın birbirleriyle
nasıl etkileşim halinde olabileceğini
tartışır.
Russell, kitap boyunca bilimsel yöntemin
önemine ve bilimsel düşüncenin açıklık
ve dürüstlük ilkesine vurgu yapar. Ayrıca
dinin dogmatik ve inanç temelli bir yapıya
sahip olduğunu belirtir ve bu nedenle
bilimle çatışabileceğini ifade eder.
'Din ile Bilim", okuyuculara din ve bilim
arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.
Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.
Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.
İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_R...