Doğu Anadolu Gerçeği

·
Okunma
·
Beğeni
·
695
Gösterim
Adı:
Doğu Anadolu Gerçeği
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757645351
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Burak Yayınevi
Baskılar:
Doğu Anadolu Gerçeği
Doğu Anadolu Gerçeği
Doğu Anadolu Gerçeği
Kesin olarak bilinmelidir ki, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda yaşayan "halk kitleleri" ile Malazgirt Zaferi'nden önce, bu bölgede yaşayan halk kitleleri arasında önemli farklar vardır. Belki, Malazgirt Zaferi'nden önce, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda yaşayan nüfusun yapısı, menşei ve mahiyeti etrafında karanlık noktalar, şüpheler ve tereddütler bulunabilirdi. Fakat, Malazgirt Zaferi'nden sonra, bu bölgemizde yaşayan nüfusun Türklüğü üzerinde şüphe duymaya asla yer yoktur.
68 syf.
·9/10
Benim gibi tembel okuyucuların bir günde, hızlı okuyabilen okuyucuların ise bir kaç saatte okuyabileceği bir kitap. Şaşırdım! Gerçekten şaşırdım! Türkiye'nin Doğu ve Güney-Doğu bölgelerinin tarihi-siyasi gerçeklerine benim gibi yabancı olan her okuru "şaşırtacak" türden bir eser olduğunu söyleyebilirim. İçinden bir çok alıntıyı paylaşamadım. Olumsuz "tartışma" ortamına sebeb olmaktan çekindim. İçeriğe yönelik spoiler olmaması adına kısaca bir cümle ile özetliyeyim: Eğitimsizlik ve kültür sürtüşmelerinin emperyalist güçlere oluşturduğu zemin ve bu durumun günümüze "siyasal kürtçülük" olarak yansıtılmasına tarihi, sosyolojik, cografi ve ķültürel bakış.
68 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap hacim olarak küçük olsa da " Kürt Sorunu " dediğimiz sorun hakkında güzel tespitlerde bulunuyor. Bu sorunu anlamaya çalışan arkadaşlarım bu kitaba da başvurabilir.
106 syf.
·10/10
Tarihi bir kitap okuduğumda Cemil Meriç'in bir kitabındaki şu söz hep aklıma gelir:
"Kitap, istikbale yollanan mektup..."
Evet, her tarihi kitap okuduğumda geçmişten bir mektup aldığımı hissederim. Bu kitapta 33 yıl öncesinden gelen bir mektuptu. Ve bana bir çok değerli ve doğru mesaj verdi.

Öncelikle belirtmek isterim ki siyasetle ilgili bir kitap okunduğunda özellikle konusu hala güncelliğini koruyorsa insanlar bu konu üzerinde konuşmaktan çekiniyorlar. Ama tam tersi daha fazla konuşulmalı, fikirler ortaya konulmalıdır. Çünkü bu konuda bilgisiz, çıkarcı kişiler konuşursa durum daha vahim bir hale gelir ki günümüzde bu çok fazla olmaktadır.

Günümüzde konusunun hala güncelliğini koruyor olması, kitapta bahsedilen problemlerin katlanarak devam ediyor olması kitabı okumamızı daha çok teşvik ediyor.
At gözlüğü ile bakmadan, doğrusunu yanlışını ayırtederek okunması gereken güzel bir kitap... Özellikle siyasi tarih kitaplarını okumayı sevenler memnun kalacaktır.
İyi okumalar dilerim...
Türk-İslam Ülküsü derken, yüzde yüz Türkleşmeyi, yüzde yüz İslamlaşmayı, yüzde yüz muasırlaşmayı kast ediyoruz. Ve nasıl Batı'nın bir medeniyeti varsa, ileri ilmi ve teknolojik hamleleri gerçeklestirebilmişlerse, biz de Türk-İslam olmanın şuuru içerisinde ileri hamlelerle, zaten mevcut olan Türk-İslam Kültür ve Medeniyeti'ni yeniden imha etmek zorundayız. Diğer bütün yollar çıkmazdır. İsteyen denesin. Türkiye'yi ne Marx'ın kitabı kurtarır, ne Adam Smith'in kitabı; bu memleketi Türk-İslam klasikleri kurtarır. Unutmamalıyız ki, her milletin, her medeniyetin bir temel mukaddes kitabı vardır.
Bir sosyoloji kanunu halinde belirtelim ki, bir yerde "devlet", kendini hizmetleri ve otoritesi ile hissettiremezse, orada küçük de olsa, kendiliğinden başka otoriteler teşekkül etmeye başlar. Çünkü, toplumlar, otoritesiz yasayamazlar. Durum, Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'muzda yaşayan vatandaşlarımız için de aynıdır.
Bu nokta da belirtelim ki, bugün, Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'muzda yaşayan büyük halk kitleleri, Türkçe'den başka dil bilmez ve konuşmazlar.
Unutmamak gerekir ki, biz Anadolu'yu edindiğimiz zaman, bugün mevcut olan birçok devletin ve milletin adı ve şanı bile yoktu.
...hem Türk olmak, hem Müslüman olmak, hem de muasır dünyaya öncülük etmek mümkündür. Ecdadımız, bütün tarihleri boyunca, bunu denediler ve başarılı oldular. O halde, bizler niye bu tarihi misyonumuzu yerine getirmeyelim?
Peki, bize topyekün vatanımızı sevdirecek ve onun dertleri ile dertlenecek coğrafya derslerini kim verecekti? Halbuki biz, coğrafya derslerini, bir "vatan coğrafyası" aşkı etrafında yoğuracak bir eğitim kadrosuna, su ve ekmek kadar muhtaçtık. Öyle bir coğrafya eğitimi ki, Prof. -merhum- Remzi Oğuz Arık Bey'in tabiri ile, bizi, "coğrafyadan vatana" götürsün; bize, dağ dağ, ova ova, ırmak ırmak, yayla yayla, taş taş vatanımızı bir bütün halinde tanıtsın ve sevdirsin.
Bir taraftan "oy avcıları", bir taraftan "vatan bölücüleri", bir taraftan "yabancı ajanlar", Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'muzun dert ve meselelerini alabildiğine sömürmüşler, "gerilik" ve "sefalet" edebiyatı ile geniş halk kitlelerini istismara yönelmişlerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğu Anadolu Gerçeği
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757645351
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Burak Yayınevi
Baskılar:
Doğu Anadolu Gerçeği
Doğu Anadolu Gerçeği
Doğu Anadolu Gerçeği
Kesin olarak bilinmelidir ki, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda yaşayan "halk kitleleri" ile Malazgirt Zaferi'nden önce, bu bölgede yaşayan halk kitleleri arasında önemli farklar vardır. Belki, Malazgirt Zaferi'nden önce, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda yaşayan nüfusun yapısı, menşei ve mahiyeti etrafında karanlık noktalar, şüpheler ve tereddütler bulunabilirdi. Fakat, Malazgirt Zaferi'nden sonra, bu bölgemizde yaşayan nüfusun Türklüğü üzerinde şüphe duymaya asla yer yoktur.

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Kitapdünyam
  • Kitabî
  • melek meriç bayburt

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0