Dublinliler

James Joyce

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 76. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 23:12
James Joyce’dan okuduğum ilk kitap 2 yıl önce Zeplin Kitap’ın Uzun Öykü serisinden “Ölüler” di. O uzun öyküyü çok beğenmiştim. Dublinliler kitabı da 15 kısa öyküden oluşuyor. Kitabın sonunda yer alan öykü de daha önce ayrı bir kitap olarak okumuş olduğum “Ölüler” öyküsüydü. James Joyce, bu öykü kitabında doğup büyüdüğü şehrin insanlarını farklı yönleriyle anlatır. Güzel, akıcı bir dile sahip öyküler arasında yine en beğendiğimin “Ölüler” olduğunu söyleyebilirim.
DublinlilerJames Joyce · Zeplin Kitap Yayınevi · 20202,992 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2022 00:00
James Joyce'un Dublinliler adlı 15 kısa öyküden oluşan (son öykü çok uzundu) bu güzel öykü kitabında sayfaları çevirirken İrlanda'nın Dublin kentinden birbirinden farklı temalardaki konulara sahip öykülerle birlikte güzel, keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Öykülerinde genel olarak memleketi Dublin'de yaşayan çeşitli insanların hayatlarından kesitleri anlatmakta olan James Joyce, yer yer güldüren diyaloglar ve betimlemelerle okuyucuyu içine çekiyor. Hemen hemen çoğu öyküsünde Ana kahraman Dublin olsa da, bence bir diğer Ana kahraman da İrlanda'nın meşhur pub kültürü diyebiliriz. Okudukça İzmir Bornova'daki Irish Pub'lardan biri olan Sherwood akla geldi. Kalabalık arkadaş çevresi ile gidilip hem dart oynayıp hem sohbet edip hem de soğuk biramızı yudumlayarak keyifli vakit geçirdiğimiz, ordan burdan konular hakkında yorumlar yaparak fikir alışverişinde bulunduğumuz anlar aklıma geldi :) muhtemelen çoğu okuyucunun da aklına okudukça "bu sıcak yaz günlerinde hadi buz gibi bi bira da ben açayım" veya "şimdi bir Irish Coffee olsa da içsek" dediğini duyar gibiyim. :) Alkolü bu kadar seven ve alkol kültürü sayesinde dünyanın çeşitli yerlerine göç ederek yerleştirmiş olduğu Irish pub ve Irish Coffee kültürü sayesinde akıllarda yer edinmiş, aynı zamanda koyu Katolik olup dinine düşkün insanların da sıklıkla yer aldığı bu kitapta rahip, okulu asan öğrenciler, esnaf, yarışçı, hovarda, pansiyoner, yolcu, ofis çalışanları, müdür, tüccar, dansçı, belediye çalışanları, işçiler, anne, barmen, müzisyen ve daha nice insanın yer aldığı öykülerde çoğu zaman öykü noktalanmadığını ve hayal gücümüze bırakıldığını gözlemleyebiliyoruz. Yazar Dublin şehrinin kasvetli ve sıkıcı yapısını ve burda yaşayan insanların İrlanda'nın başkenti Dublin şehrinde yaşamaktan sıkıldığı anları bolca diyalog
Hayat ve İnsan
DublinlilerJames Joyce · Zeplin Kitap Yayınevi · 20202,992 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 82. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 00:00
James Joyce farkı bu kısa öykülerde bile hissediliyor. Öyküler uzayarak devam ediyor. Tamamı Dublin şehrinde yaşayan insanlar ve onların "halleri". Son öykü bi hayli uzun. Geneli alt tabaka insanlar.
DublinlilerJames Joyce · Zeplin Kitap Yayınevi · 20202,992 okunma
Ben paralize olmuşum, ya siz?
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 20:03
James Joyce’un öykülerinde kullandığı temel fikirlerden biri paralizi kavramıdır. Dublinliler kitabında bu kavram, neredeyse bütün öykülerin gizli omurgasını oluşturur ve bu yapıyı küçük epifaniler destekler. Ama burada söz konusu olan şey bedensel bir felç değil. Joyce’un kastettiği ruhsal ve toplumsal bir felç. Şöyle düşünmeden edemedim okurken: Bir insan yürüyebilir, konuşabilir, işe gidebilir… Ama hayatında hiçbir şeyi gerçekten değiştiremez. Karar veremez, risk alamaz, hayalini gerçekleştiremez. İçinde bir hareket isteği vardır ama sanki görünmez bir şey onu olduğu yere çiviler. Joyce’un “paralizi” dediği tam olarak bu. Bu felcin birkaç yüzü var: Toplumsal paralizi. İnsanlar geleneklerin, dinin, ailenin içinde sıkışıp kalıyor. Başka bir hayat mümkün ama kimse o adımı atmıyor. Ruhsal paralizi. Ne istediğini biliyorsun ama harekete geçemiyorsun. Düşünce var, irade yok. Ahlaki paralizi. Yanlış bir hayat yaşadığını hissediyorsun ama değiştirmek yerine alışıyorsun. Joyce’un karakterleri en acı noktada şunu fark ediyor: Hayat aslında dönmüyor, tekrar ediyor. Aynı günler, aynı alışkanlıklar, aynı küçük kırılmalar… Yıllar geçiyor ama insan yerinde sayıyor. Bunu okurken aklıma hep şu geldi: Sanki bir insanın hayatı donmuş da, sadece günler akıyormuş gibi. En çarpıcı tarafı ise şu: Onlar bunun farkında. Ama bu farkındalık hiçbir şeyi değiştirmiyor. Yani burada anlatılan “paralizi”, sadece hareketsizlik değil; insanın kendi hayatında yavaş yavaş silinmesi. Öyküler öyle seni alıp sürüklemez. Hatta yer yer bilinçli olarak mesafe koyar. Ama tam da bu yüzden, anlattığı o donmuşluğu sana hissettirir. Okurken sadece okumazsın; o sıkışmışlığın içinde kalırsın. Bu kitap sana bir hikâye anlatmaz, seni kendi hayatınla yüzleştirir. Ve asıl rahatsız edici olan da bu. Hem de çok...
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,992 okunma
Epifaniyle yükselen çığlık!
Puan vermedi·232 syf.·
2025 109. kitabı
James Joyce (1882 - 1941), İrlandalı bir yazar, öğretmen, şair ve edebiyat eleştirmenidir. 1914’te yayımlanan ilk önemli eseri Dublinliler, on beş kısa hikâyeden oluşuyor. Ayrı ayrı hikayeler olsa da öyküleri derleme olmaktan çok daha fazlasını vaat ediyor. Yazarın kendi yaşam döngüsünün izlerini taşıyan, tematik bir bütünlüğüyle yalnızca bir derleme değil, tematik ve yapısal bütünlüğüyle neredeyse bir roman gibi inşa ediyor. Joyce’un Dublin’i anlatışı, Yaşar Kemal’in ‘Herkes kendi Çukurova’sını yazar. sözünü akla getiriyor. Yazarın Dublin'deki hayat hikayelerindeki ilişkisinin derinlemesine hissedildiği bu öyküler tıpkı yazarın yaşamı gibi çocukluktan gençliğe, oradan yetişkinliğe ve nihayetinde toplum yaşamına uzanan bir döngüyle sıralanıyor. Joyce kitabının yayımlanması için 9 yıl uğraşmış çünkü İrlanda’daki yayıncılar "ahlaksız" buluyor. Bu direniş, onun kendi toplumuyla ve geçmişiyle hesaplaşma cesaretinin de bir yansımasını okuyucusuna tutuyor… James Joyce’un anlatısında olaylar gürültülü patırtılı olarak değil, çoğu zaman akış sessiz ve gündelik bir olay- durum ilişkisiyle ilerliyor. Bu yüzeyin altında, bir anda beliren ve karakterin ya da okuyucunun zihninde yankı bulan bir farkındalık anı saklıyor. Bu beklenmedik, insanın zihninde o anda beliren içsel uyanışlara Epifani ismini veriyor. “görünme”, “belirme” anlamına gelen kavram, karakterin içinde uzun zamandır gizli kalmış bir gerçeğin, bir anlık dış uyaranla bir söz, bir bakış ya da bir sessizlik aracılığıyla su yüzüne çıkarıyor. Yazarın bu tekniğiyle oluşturduğu farkındalık çoğu zaman umut değil, bir tür trajik uyanışı ve çığlığı getiriyor… Kitabın merkezinde hayat gailesindeki mecburiyet, ruhsal tıkanıklık ve yaşarken ölmek deyimini yansıtan karakterler genellikle kaçmak, değişmek, ilerlemek
Düşünce
DublinlilerJames Joyce · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,992 okunma
7/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Kitapta 15 tane öykü var. Joyce un sade anlatımı eşliğinde, Dublin sokaklarının havasını solumak, İrlanda kültürü, İrlandalıların gelenek, görenekleri, dini adetleri, ilişkileri, anlayışları hakkında genel bir bakış açısı oluşturmak isterseniz kitabı tavsiye ederim. İlk kez yıllar önce okumuştum bu kitabı, ikinci defa bu kez okuyuşumda daha çok beğendiğimi söylemeliyim. Dünyadaki çeşitli ve farklı yerleri bilmek için, Dublin i öğrenmenin yeterli olduğunu düşünen Joyce, öykülerinde insanın kendi içindeki çatışmalarını, şaşkınlığını, pişmanlığını, kararsızlığını, umutlarını ifade ediyor. Cadde, sokak, kulüp, pub, insanların adları, şehrin diğer ayrıntıları gibi detaylarda Joyce gerçek isimler kullanıyor. Öykülerde değinilen konulardan bazıları; üstlendiği sorumluluklar dikkate alındığında bir papaz olabilmenin gerektireceği cesaretin şaşırtıcılığı, insanın güvenebileceği dostlarının ancak eski dostlarından olabileceği, insanların kültür ve karakter farklılıklarını önemsemeden şu ya da bu sebeple bir araya gelebileceğini, okuldan bir günlüğüne de olsa kaçamak yapmanın heyecanı, yeşil göz ve kızıl saçın güvenilmezlik simgesi olması, birlikte vakit geçirdiğin arkadaşını aslında hor görüyor olman, İrlanda nın sembolü olan arp, Arap pazarı, hayatın ciddi işleri için insanın hiç sabrının kalmaması, bütün hayatını gündelik işleriyle ailesine adayan anne, yoksul halkın Avrupa nın zenginliğini ve sanayisini yarıştırdığı araba yarışlarını seyretmesi, İrlanda argosu, Dublin in ünlü caddeleri, dini gelenekler, İrlanda Dirilişi Akımı, bir-penilik-okullar, dünyada edinilen mal ve mülkün doğru kullanılması karşılığı ebedi hayatın kazanılması, Peder in gözetiminde kişinin ruhani hesaplarını ortaya dökerek yanlışlarını düzeltmesi, misafirperverlik geleneği….
Edebiyat
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,992 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2022 13. kitabı
Muhteşem mi? desem... efsane mi? desem. Kalemi zekası yetenek mi? desem. Hepsi bu kitapta var. Sakin kafayla okumalısınız. Boş vaktinizde okumanızı tavsiye ederim. Çok beğendim. çok...
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,992 okunma
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 18:31
Dublinliler’i okurken beni en çok etkileyen şey, kitabın tek tek öykülerden oluşmasına rağmen aslında tek bir büyük hayatın parçaları gibi hissettirmesiydi. Joyce’un anlattığı karakterler sanki bir öyküde kapıyı aralayıp geçiyor, başka bir öyküde sessizce karşımıza oturuyor. Bir yerde adı geçen biri, başka bir öyküde yan karakter olarak beliriyor. Karakterlerin ve temaların öyküler boyunca birbirine değmesi, dikkatli ve ayrıntıcı okurlar için ayrı bir tat veriyor. Her öykü kendi başına sade ve hatta yer yer sıradan gibi görünse de, karakterlerin birbirleriyle iç içe geçmesi bu sıradanlığı derin bir melankoliye dönüştürüyor. İnsanlar birbirlerini gerçekten tanımasalar bile aynı sıkışmışlık duygusunu paylaşıyorlar. Joyce, bu karakterleri yargılamadan anlatıyor; onların korkularını, hayal kırıklıklarını ve kaçamadıkları alışkanlıklarını olduğu gibi bırakıyor önümüze. Öykülerde bulunan tüm kişiler birer mahkum aslında. Kendi küçük dünyalarına sıkışmış, dizginlenmenin, hüsranın, kaderin tutsakları olmuş olan insanlar. Dublinliler, bana göre, bir şehirden çok insanların birbirine değerek ama yine de yalnız kalarak yaşadığı tutsak bir ruh hâlinin kitabı. Joyce’un dili burada Ulysses kadar zorlayıcı değil; klasik edebiyata yumuşak bir geçiş yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç. Büyük olaylardan çok insanların iç dünyasını, sessiz kırılmalarını ve gündelik hayattaki küçük anları okumaktan hoşlananlar bu kitapta çok şey bulur. Keyifli okumalar
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20212,992 okunma
Geçmişe Takılıp Kalmayacağım
Puan vermedi·232 syf.·
2025 276. kitabı
"Ama rüyamın en hoşuma giden yanı, beni hâlâ eskisi gibi seviyormuşsun..." Kitap hakkındaki düşüncelerimi ifade etmeye kitabın naçizane fikrime göre en akılda kalıcı alıntısıyla başlamak istedim. James Joyce yayımlanan ilk kitabı, 20. yüzyıl başlarında Dublin' de yaşayan insanların sıradan hayatlarını kasvetli bir ortamda 15 farklı kısa öyküde aktarıyor. Eserde bireyler üzerinden toplumsal meseleler, ekonomik sıkıntılar, aile içi meseleler, dini değerler, milliyetçilik gibi konular farklı öykülerde günlük olaylar sıradışı bir anlatımla aktarılmakta birlikte karakterler her öyküde toplumda yaşayan orta ya da alt sınıf insanlar arasında yer alıyor. Her hikayenin sonunda devamı nerde hissi oluştursa da hikayelerde yer alan karakterlerin yaşadığı ani aydınlanma hissini yakaladığınızda öyküyle ilgili çıkarımı yapmış oluyorsunuz. Alıntıyla başladığım ifadelerimi yine bir alıntıyla bitirirken sürçü lisan ettiysem affola temennisinde bulunarak keyifli okumalar dilerim. "Geride bıraktığımız hayat pek çok hüzünlü anıyla doludur; eğer kafamıza sürekli bunları takacak olursak, hayattakiler arasındaki işlerimiz arasındaki cesareti bulamayız kendimizde."
Duygu ve Düşünce
DublinlilerJames Joyce · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,992 okunma
Bir Kentin Portreleri Aracılığıyla Psikolojisini Çözümlemek: Dublinliler
6/10
·216 syf.··
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 00:00
“Joyce’un Dublinliler’i sonuç olarak acı bir kitap.” Dublinliler, James Joyce’un on beş kısa hikâyesinin toplandığı bir eser olarak çıkıyor karşımıza. Birbirlerinden farklı görünseler de, bütün hikâyelerin tematik olarak bir ortaklık ve gelişmeyle birlikte kaleme alındığını gözlemlemek pek mümkün. İlk öykülerde kahramanlarımız çocukken, kitabın orta kısımlarına geldiğimizde kahramanların genç veya orta yaşlı olduğunu görürüz. Sonlara yaklaştığımızda ise kahramanlarımız artık yaşlı bireylerdir ve öyküler genellikle ölüm teması etrafında şekillenir. Bu öyküler, sıradan insanların sıradan hayatlarından ufak kesintiler sunar bizlere. Dublin’den farklı insanların farklı portrelerini sunan Joyce, aslında bütün öykülerini ortak bir çatı altında toplar: Felcin merkezi olmuş Dublin şehrinin rutin hapishanesine tıkılmış insanların hayatları. Kısıtlayıcı rutinler, gündelik hayatın biteviye tekrar eden sıradan ve bir o kadar kalıplaşmış detaylar, toplumu hapseden, Dublin için küçük fakat oranın insanı için büyük problemler teşkil eden toplumsal ve ahlaksal sorunlar Joyce’un yaratmış olduğu hayatlara damgasını vurur. Kıyıda köşede kalmış insanların hayatları, ket vurulmuş kaçma arzuları, ani bir epifani anıyla hayalperestlikten gerçekliğe geçen duygu durumları, lineer bir biçimde gözlemlenebilen gelişimleri, toplumsal bir kasveti ve buhran durumunu işler Dublinliler. Koca bir kentin psikolojisini pervasızca ve ustalıkla ele alan Joyce, Çehovcu öykü anlayışını da pik noktasına ulaştırır. Hikâyeler beklenmedik bir anda başlar, olay değil günlük yaşamdan bir durum, bir kesit anlatılır, serim, düğüm ve çözüm bölümlerine sahip değildir, günlük yaşamdan insanlar ana karakterlerdir ve olay örgüsünden ziyade tema ön plana çıkarılır. Bu tür öyküler okumaya pek alışkın olmadığım ve pek
Edebiyat
DublinlilerJames Joyce · İthaki Yayınları · 20202,992 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

James JoyceYazar · 25 kitap
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar. Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı. Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.