Düş Kırgınları

Mehmet Eroğlu
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
2009
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
ISBN:
9789758829897
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 82. kitabı
Bu kitap tüm düş kırgınlarına gelsin! Karaburun denilen ismiyle müsemma, gözlere güzellik saçan ama geçmişin mağluplarından Bedreddin’in çığlıklarıyla ruhu karartan bir coğrafyada, kendine bir kurtarıcı olarak gördüğü ölümü bekleyen, kişisel yenilgiler tarihini içkiyle uyuşturan bir kayıp ruh anlatır bu hikayeyi. Acı başroldedir, kahramanlarsa figüran, gerisi zaten bilinmedik hikaye... Yaşam bir oyun gibi her gün kendini şekilden şekle sokarken gerçekler bir kenarda fark edilmeyi beklerler. Fark edildiklerindeyse bütün şiddetiyle insana tüm inandıklarını sorgulatarak, bir tokat gibi ta kalbine kadar sızlatan bir acı bırakır. İşte bu kekremsi tattır hayat.. Bazı kitaplarda yaşadığım, başka bir şeyle değiştirmeyeceğim o kekremsi tat ve yoğun bir hüzünle dolu betimlemelerin zevki ah ahhhh… Hepimiz birer düş kırgını değil miyiz? Çünkü yaşıyoruz!
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · Agora Kitaplığı · 2009200 okunma
9/10
·264 syf.··
2017 66. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2017 23:20
bazı kitapları okurken bu hikâye hiç bitmesin dersiniz.. ama biter, hemde hiç ummadığımız şekilde. böyle bir kitaptı bu da benim için. baş kahraman kuzey'in trajik hayat öyküsü; 12 mart darbesinde hapis yatmış işkencelere maruz kalmış, hayatının hiç ummadığı anında aşık olmuş.. geleceğini geçmişine kurban etmiş. ve hazin son! her yönüyle okunmayi hak eden, sevilesi ve akıldan çıkmayacak bir hikâye^^
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
Tükenmiş düşlerin öyküsü
10/10
·264 syf.··
2019 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2019 18:20
“Ne devrim yapabildiler ne aşık olabildiler” Ülkü Tamer’in bir cümleyle özetlediği kitapla ilgili sözleri.. Kocaman yüreklerinde kocaman düşleriyle yaralı iki adam, Kuzey ve Sami’nin hüzünlü öyküsü... Bir yanda kendini içkiye vermiş ölüme hazır ve bir kadını sahiplenemeyecek kadar seven bir adam Kuzey, öte yandan Kuzey’e duyduğu aşkıyla ‘mutluluktan daha görkemli olan şeyi’ aramaya karar veren Şafak ve ‘sevdiğine değil, onu en çok sevene gidecek’ olan, Çiğdem.... Ve Sami; 68 kuşağını temsil eden yoldaşlık, otuz iki yıldan beri dostlukları süren, beraber nice bedeller ödeyen, bu uğurda bacaklarını kaybeden ve yaşamını Kuzey’e borçlu olan ebedi dost Sami.. Kitabın tüm duygusu, hissi, düşüncesi öyle sahiciydi ki yaşadım hepsini dersem abartmamış olurum. Savrulmuş hayatlar, pişmanlıklar, aşk, yaşam, ölüm, doğa, yürekli düşler, geçmişin izleri ve yitirişler kusursuz kurgusuyla üç zaman dilimi içerisinde (1998-Şafak ve Kuzey, 2003-Çiğdem ve Kuzey ve de şimdiki zaman) birleştirilerek okuyucuya aktarılmış; Karaburun yarımadasını eşsiz bir şekilde tasvir etmiş.. Her anlatım duyguya hitap edilerek... Kitapta birçok karakter vardı ki yüzbaşı Emin ve Yunus Fındık sırlarıyla kitaba gizem katanlardı. Akıcı anlatım, derin duygu ve etkileyici kurgusuyla Düş kırgınlar’ı benim için hiç bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri oldu. Hep derim; insan hayalleri kadardır diye.. Ve ne yaşadığın değil nasıl yaşadığın umursanmalı diye.. Yürekli düşlere sahip nice güzel insanı saygıyla yad ederek, bu güzel kitabı tüm okurlara tasviye ediyorum... KitaplaKalın İlk kez bu kadar zorlandım kitapla ilgili anlatımımda, biliyorum ki hep bir eksik olacak.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
Düş Kırgınları
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2022 80. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 21:24
Düş Kırgınları #y:72 Mehmet Eroğlu’dan okuduğum ikinci kitap. Beni 9,75 Santimetrekare kadar etkilemese de derin hüznüyle yine de çok sevdiğim bir kitap oldu. Romanın baş kahramanı Kuzey Erkil’in derin hüznü ve yalnızlığı, yaşama korkusu, ölüm arzusu Karaburun’un o yaz sıcağıyla ellerinize yapışıyor gibi. Ölmeden kendini öldürmeyi başarmış, yaşamdan da kaçak iki devrimci, iki dost. Ve Kuzey Erkil her ne kadar inanmasa da Tanrı’nın ona farklı zamanlarda sunduğu iki hediye: Şafak ve Çiğdem. Ve bir yunus adam:Fındık. Aşkın, dostluğun, vefanın, insanın yalnızlığa ve aşka sürgününün gölgesinde mülteci sorununa da parmak basılıyor. Yazarın dili beni çok etkiliyor. Sade ama çok vurucu. Bütün kitaplarını hem bir çırpıda hem de sindire sindire okumak istiyorum. Ki Düş Kırgınları’nda da durduğum, tekrar okuduğum birkaç bölüm oldu. İnsan bu kadar hüznü nasıl taşır ki? Yalnız dikkatimi çeken bir tema var: yaşam kaçkınlığı. 9,75 Santimetrekare’de de aynı insan tipi vardı(Ahmet) , Düş Kırgınları’nda da(Kuzey Erkil). Sevmekten ve yaşamaktan kaçan adeta suçluluk duyan iki karakter. İnsan kitabın sonlarına doğru o kadar sinirleniyor ki bu durumdan dolayı , Kuzey’in elinden içki şişelerini alıp “Lütfen yaşa, sana gelenle senin olanı şimdi yaşa.” diye omuzlarından sarsmak istiyor. Bir diğer konu da romanların müphem bir sonla bitmesi. Ana karakter intihar ediyor ya da kendini intihara sürüklüyor. Ama okuyucu olarak hep “Acaba mı?” diyorsun, “Acaba devam etmiş midir bir şekilde yaşamına? Vazgeçmiş midir kararından?” Düş Kırgınları’nda da 9,75 Santimetrekare’de de beni çok
1000Kitap
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2023 157. kitabı
Bugün ölecek miyim? Öleceksem hazırım; cümlem dudaklarımda. Sıra son söze geldiğinde insanın mutlaka söyleyecek bir şeyi olmalı. Benim sözlerim, "İçtim, hem de çok içtim," olacak. Hayatımı boşuna harcamadığımı bundan iyi ne kanıtlar? 1998 ve 2003, Karaburun... İki ayrı yaz, iki kadın, uzun ve yaralayan hatıralar. "Suçsuz bellek yoktur". Tabur defterine kim kaydedildi? Birazdan sarhoş olacak Kuzey Erkil mi? Mutluluktan daha görkemli olanı arayan Şafak mı? Sevdiğine değil onu en çok sevecek olana giden Çiğdem mi ? Mehmet Eroğlu, '74 affıyla ülkeye dönmüş, partiden atılmış bir devrimcinin hiç beklemediği bir anda tutulduğu aşkı ve sevmeye kalkışmasını anlatıyor. İnsanlar ikiye ayrılıyor: Geçmişinden kopabilenler ve bunu asla başaramayanlar…
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2018 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2018 12:40
İki farklı zaman, üç farklı hikaye. ''İnsanlar ikiye ayrılıyordu; geçmişinden kopabilenler ve bunu asla başaramayanlar.'' Kuzey geçmişinden kopmayı başaramamış, üstelik 68 kuşagından gelen bir adam.12 Eylül'ün tüm nimetlerinden ( işkence, tutuklanma,sürgün) nasibini almış, pişmanlığın ,suçluluk duygusunun, inançsızlığın ve en çok da aşkın acısını en derin biçimde yaşamış bir tutunamayan kahraman. Kitapta biraz melankoliklik var ama Mehmet Eroğlu'nun cümleleri, sözcükleri yani ustalığı hikayeyi sıradışı yapmayı başarmış.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2023 09:33
Yazarın okuduğum sekizinci kitabı. Biraz karamsar bir yazar olabilir ama her ne hissi anlatıyorsa dibine kadar hissettiriyor. Karakteri yaşatıyor, karaktere üzülüyorsunuz. Altı çizilecek çok cümle ile yapıyor bunları. Benzetmeler, betimlemeler harika bir insanın aklına nereden geliyor bu cümleler dedirtiyor. Baş karakterimiz Kuzey’in trajik hayat öyküsü kendini içkiye veren ve yaşayan bir ölü. 12 mart darbesinden nasibini sırtındaki yaralarla yaşar ama sadece nefes almaktadır. Diğer kitapları gibi okunması gereken bir eser.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2019 30. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2019 04:27
Her bir cümlesini zevkle okuduğum, bittiği için hüzünlendiğim bir romandı. Cümlelerin vuruculuğu tekrar tekrar kendini okutuyor. Okurken sevdiklerinizi arayıp sesini duyma ihtiyacı hissediyorsunuz. Sanki en güzel arkadaşlık, en güzel aşk bu kitapta yaşanmış gibi. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorsunuz.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Düş kırgınları Mehmet Eroğlu’nun bir harika eseri daha. Kitap üslup olarak her zamanki gibi Mehmet Eroğlu’nun ustalığını gösteriyor. İçerik olarak ise birbirini seven üç farklı insanın aşk için yaptığı fedakarlıkları anlatmakta. Kitabın ana üç karakteri aşkları için farklı fedakarlıklar yapıyor ve bu durum beş yıl arayla bölümler halinde anlatılmakta(1998-2003). Aynı adam beş yıl arayla farklı iki kadın, farklı iki aşk ve farklı sonuçlar. Kitap Mehmet Eroğlu’nun “Zamanın Manzarası” eseriyle benzerlikler de içermekte. Sonuç olarak kitap aşkın farklı kişiler için farklı anlama geldiğini anlatan muhteşem bir eser.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2023 74. kitabı
Mehmet Eroğlu romanları okumaya bu kadar geç kaldığım için üzgünüm. Hem kurgusu hem üslubu ile edebiyatımızda böyle güzel eserler vermiş birini nasıl bu kadar geç keşfettim diye kendime kızıyorum. Fakat bu romanı beni diğerleri kadar ( Adını Unutan Adam Kendi Hayatında Ölme Vakti) etkilemedi. Bir ayyaşın güncesini olduğu gibi yayınlamaktan söz eden üst kurmacanın aksine, farklı kişilerin mektupları ve notları ile kurgusal bir bütünlük yaratmaya çalışır yazar. Dağınık bir hava verdi bu bana ve araya sıkışan aforizmaları olmasa üslubunu da bir ayyaşa uygun bulmadım. Yine de okumaya değer.
Düş KırgınlarıMehmet Eroğlu · İletişim Yayınevi · 2014200 okunma

Yazar Hakkında

Mehmet EroğluYazar · 22 kitap
Mehmet Eroğlu (d. 2 Ağustos 1948, İzmir) Türk yazar, senarist, romancı. Yazar, 2 Ağustos 1948 günü İzmir'de dünyaya geldi. Edebiyat öğretmeni olan babası Farik Eroğlu'nun tayinleri sebebiyle ilkokul döneminde birkaç şehir ve okul değiştirdikten sonra İzmir Karşıyaka'daki Ankara İlkokulu'nu 1960 yılında bitirdi. Daha sonra İzmir Maarif Koleji'nde (bugünkü adıyla Bornova Anadolu Lisesi) 7 yıl boyunca kesintisiz olarak yatılı okudu. Liseyi bitirdiği 1967 yılında ODTÜ Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümüne girdi; öğrenciliği sırasında Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptı. 1971 yılında üniversiteden mezun olan Eroğlu, mezun olduğu sırada 12 Mart Darbesi sonucu kurulan sıkıyönetim mahkemesinde Dev-Genç Davası nedeniyle yargılanmaya başladı. 1972 yılında dava devam etmekteyken evlendi. İki yıl süren dava sonucunda TCK'nın 141-142 maddesine muhalefetten 8 yıl ağır hapis ve 2 yıl sürgün cezasına mahkûm edildi. Sonuç kesinleşmeden 1974 genel affıyla mahkumiyeti ortadan kalktı. Bu tarihten sonra mühendislik yapmaya ve roman kaleme almaya başladı, 1974 yılında bir kızı dünyaya geldi. 1989 yılında bir devlet bankası olan Turizm Bankası'ndaki 15 yıl sürdürdüğü görevinden siyasi baskılar sonucu ayrıldıktan sonra mühendislik kariyerine ve yazarlığa devam etti. Sadece yazmak ve bir sivil toplum örgütünde gönüllü çalışmak amacıyla mühendislik yaşamını 1999'da noktaladı. 1999'dan bu yana Uğur Mumcu Gazetecilik Araştırmaları Vakfı'nda yazarlık seminerleri vermeyi sürdüren yazar, romanlarının yanı sıra televizyon dizisi ve sinema filmi senaryoları yazmıştır. İlk romanı Issızlığın Ortasında 1976 yılında tamamlandı ve 1979'da Milliyet Roman Ödülü'nü kazandı ancak 1980 Darbesi sonucunda kitap sakıncalı bulunarak yayınevi tarafından basımına son verildi. Birincisinin devamı niteliğindeki ikinci kitabı Geç Kalmış Ölü de aynı gerekçeyle uzn süre basılamadı. Her iki kitap da 1984 yılında yayımlandı ve ikisi birlikte hem Orhan Kemal Roman Armağanı'na hem de Madaralı Roman Ödülü'ne layık bulundular. Yazar, 1968 kuşağını anlatmaya "Yarım Kalan Yürüyüş" (1968); "Adını Unutan Adam"(1989) kitaplarıyla devam etti. 1994'te yayımlanan "Yürek Sürgünü" adlı romanından sonra roman yazmaya 5 yıl ara verdi, senaryo yazmaya eğildi ancak senaryo çalışmalarının sonuçlarından memnun kalmadığını ifade etmiştir. 2000 yılından itibaren art arda romanlar yayımlamayı sürdürdü. Yazar, kendisini "İnsan yaratılışının gölgeli alanlarında boy atan temaları” yazan bir yazar olarak tanımlamaktadır."