Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Geriye yalnızca yanıp bitmiş mumlar kalır..
10/10
·120 syf.·
2025 168. kitabı
Márai ile tanıştığım bu kitap, okurken bana büyük bir keyif verdi; cevabı boğazda düğümlenen sorularıyla hepimizin içindeki muhasebe anlarını, bazen bir kaçışı bazen de kaçınılmaz yüzleşmeleri hatırlatarak bizi kendi hayatımızın sorgusuna davet ediyor. İnsan ruhunun en derin katmanlarını sabırla işlediği, zamanın ve sessizliğin ağırlığını hissettiren, okurken tüm duyguları iliklere kadar yaşatan başyapıtı.. Roman, yüzeyde kırk bir yıl sonra bir araya gelen iki eski dostun hikâyesi gibi görünse de, aslında bir ömrün muhasebesini, dostluğun kırılganlığını, tutkunun yıkıcı gücünü ve sadakatin anlamını sorgulayan derin bir iç hesaplaşmadır. Hepimizin takıldığı, bazen muhatap bulamadığı ve kendi zihnimizde yarattığımız o mahkeme salonu.. Hikâye, eski general Henrik’e kırk bir yıldır görmediği dostu Konrád’dan gelen bir mektupla başlar. Bu mektup, yalnızca geçmişin hayaletlerini değil, bastırılmış soruları, söylenmemiş gerçekleri ve ertelenmiş bir yüzleşmeyi de beraberinde getirir. Márai, neredeyse tüm romanı Henrik’in uzun ve yoğun bir monoloğu üzerinden kurar. Konrád’ın sessizliği, bu monoloğun yankısını büyütür; bir noktadan sonra Henrik’in dünyasına mahkûm olur ve onun gururlu ama kırılgan doğasına, içindeki yanıtlanmamış sorulara ve yıllardır sönmeyen merakına tanıklık edersiniz. Henrik ve Konrád’ın dostluğu çocuklukta, askeri okul yıllarında başlar. Zıt kişilikleri onları tamamlar: Henrik kibirli, baskın ve aristokrat bir asker; Konrád ise hassas, sanatsal bir ruha sahip, ama dostunun gölgesinde ezilen bir müzisyendir. Bu dostluk, Henrik’in karısı Krisztina’nın aralarına girmesiyle sınanır. Ancak roman, ihanetin yalnızca fiziksel bir eylem olmadığını gösterir; duygusal ve psikolojik boyutlarıyla da ele alınır. Krisztina hiçbir zaman konuşmaz; o, anlatının merkezinde
İnceleme
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Mum Işığında Yüzleşme
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 14:28
On yaşında tanışan iki çocuk: Konrad ve Henrik(General). Çevreleri onlara “Henrikler” diyor; sanki tek ruh iki bedene bölünmüş gibi. Biri düzenin, disiplinin, aristokrat dünyanın temsilcisi. Diğeri daha sessiz, daha içe dönük, başka bir iklimin insanı. Mitolojideki Kastor ile Polluks gibi; ayrılmaz görünen ama kaderleri aynı olmayan iki figür. Sonra bir şey oluyor. Ve kırk bir yıl boyunca o “bir şey”in gölgesiyle yaşıyorlar. Mumlar Sonuna Kadar YanarMumlar Sonuna Kadar Yanar başladığında bir hesaplaşma gecesindeyiz. İki yaşlı adam karşı karşıya oturuyor. Mumlar yanıyor. General konuşuyor. Konrad susuyor. Ve o gece, sadece geçmiş değil; dostluk, ihanet, sadakat, tutku ve intikam masaya yatırılıyor. General ayrıntıya giriyor. Hem de epey. Çocukluk anıları, av sahneleri, sınıf farkları, bakışlar, küçük jestler… Ama tuhaf bir şekilde sıkmıyor. Çünkü o ayrıntılar dekor değil; hepsi merkeze bağlı. Avdan söz ediliyor çünkü avda niyet vardır. Dostluktan söz ediliyor çünkü dostlukta sadakat beklentisi vardır. Kadından söz ediliyor çünkü arzu ve kıskançlık vardır. Hepsi aynı sorunun etrafında dönüyor: İhanet nedir? Sınırı nerededir? Bir insanı gerçekten ne yaralar? Ve belki daha önemlisi: İntikam nedir? General’in beklediği nasıl bir intikam? Bir kurşun mu, bir itiraf mı, bir “evet” mi? Yoksa kırk bir yıl boyunca diri tutulan bir sorunun kendisi mi? Roman boyunca bilgi sürekli erteleniyor. Hakikat sanki birazdan söylenecekmiş gibi yaklaşıyor, sonra geri çekiliyor. Yazar karakterleri psikolojik bir sisin içinde gösteriyor. Her şeyi anlatıyor gibi ama aslında hiçbir şeyi kesinleştirmiyor. Çünkü hayatta da öyle değil mi? Bir ilişkinin gerçeğini asla bütünüyle bilemeyiz. Bu bir yüzleşme romanı; iki adam geçmişle hesaplaşıyor ama hakikat açıkça ilan edilmiyor, etrafında dolaşılıyor. Netlik yok. Yorum var. Metin
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Bir Kitap Sohbeti - 3
8/10
·120 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 18:40
︎Alceste︎︎Alceste︎ ile Mumlar Sonuna Kadar YanarMumlar Sonuna Kadar Yanar üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti ilginize sunuyoruz. GaleyanGaleyan : Kitapta seni en çok etkileyen kısımla başlayalım o zaman. En etkilendiğin kısım neresiydi? ︎Alceste︎︎Alceste︎ : Beni en çok etkileyen birinin askerliğe devam ederken dostum dediği adamın askerliği bırakıp kaçması. Vatanını bıraktı bahanesi de pek saçma geldi bana. En çok kızdıran da bu oldu. Dostunu sattı, vatanını terk etti, ihanet etti tüm değerlere. GaleyanGaleyan : Dostuna ihanet eden vatanına da eder çünkü vatan toprakta biriken hikayelerle vatan, dost da buna dahil. ︎Alceste︎︎Alceste︎ : Çok güzel söylediniz, bir şeye ihanet eden her şeye ihanet eder. GaleyanGaleyan: Evet, bunun güzellemesi de olmaz o yüzden . ︎Alceste︎︎Alceste︎ : Kesinlikle GaleyanGaleyan: O zaman dostluk kavramının yazar tarafından erkeklere has bir özellik olarak tanımlanmasından devam edelim. "İkisi arasında kadınların, rollerin, cemiyet hayatının arkasında diğer her şeyden daha güçlü bir duygu asılıydı. Bu sadece erkeklerin bildiği bir duygudur, adı da dostluktur" s.37 Bu cümleler hakkında ne düşünüyorsun? ︎Alceste︎︎Alceste︎ : Yazara katılmıyorum açıkçası kadın düşmanı mıdır nedir. :) Şaka bir yana dostluk ciddi bir kavram olup hem erkekler hem kadınlar için de geçerlidir. İki erkek veya iki kadın çok güzel dost olabilir. GaleyanGaleyan : :)) Niye katılmıyorsun fazla duygusallık dostluğu zedelemez mi? Dostluk nihayetinde akıl ve duygu dengesinin zorlama bir çabayla değil içtenlikle dengenin korunduğu bir dengede ilerler..:) ︎Alceste︎︎Alceste︎ : Tamam ancak her kadın dostluğu zedeleyecek kadar duygusal değildir. O dengeyi sağlar mutlaka benim de dostum var senelerdir ve çok şükür kopmadık. :) Asla katılmıyorum yazara. GaleyanGaleyan: Linçlenmemek için dostluğun gerektirdiği dengeyi korumak önemli diyip geçiyorum. :) ︎Alceste︎︎Alceste︎: Haha
Duygu ve Düşünce
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Mumlar Sonuna Kadar Yanar
10/10
·120 syf.·
2026 17. kitabı
Dostunun vedasız gidişini ve gidişinin nedenini kabullenememiş bir adamın hikayesi… Dostluk üzerine yazılmış en iyi roman olabilir. Dostluk, kıskançlık, ihanet, aşk, gerçekler, yüzleşme. 41 yıl sonra gerçekleşen bir yüzleşme, tek mekan, bir akşam yemeği masasında, mumlar sonuna yanana kadar. Bu yüzleşme iki eski dostun sohbetinden çok bir hesaplaşma gibiydi. Özellikle farklı sosyal sınıflardan gelen insanların arkadaşlıklarında dile getirilemeyen psikolojiyi güzel anlatmış. Bazı şeylerin kelimelerle anlatılamayacağını, kimi cevapların sessizlikte gizli olduğunu anlıyor insan. Bu kitapta asıl mesele olaylar değil, olayların insanlar üzerinde bıraktığı izler. O yüzden daha çok insan psikolojisine odaklanan bir kitap düşünce derinliği fazla. Felsefi ve ağır bir dil kullanılmış. Akıcı, olaylı bir roman isteyenler için belki zorlayıcı olabilir ama psikolojik derinlik sevenler için baya etkileyici bir kitap. Yani özetle, mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çok beğendim. Bu kitabı okurken aklıma gelen bir şarkı da oldu: open.spotify.com/track/0OP73LxXn... bıçakların sırtımda mı hadi çek al onları Mumlar Sonuna Kadar YanarMumlar Sonuna Kadar Yanar Sándor MáraiSándor Márai
Alıntı
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 27. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 18:10
Tipik bir Sandor Marai romanı ama okuduklarım arasında da en sevdiğim. İnsan psikolojisi ve duygu dünyasına dair muhteşem tespitleri olan bir yazar Marai. Tüm bunları kurguya dökerken, arka plana dönemin siyasi atmosferinin topluma yansımasını ve farklı olayların farklı sosyal sınıflardaki tezahürlerini de ekleyip muhteşem bir dille aktarıyor. Sonuç olarak ortaya öyle romanlar çıkıyor ki insan okurken -psikolojik ve sosyal- tespitlerinden mi etkilensin Marai’nin uzun cümlelerinin lezzetine mi kapılıp gitsin bilemiyor açıkçası. Mumlar Sonuna Kadar Yanar, askeri okulda okurken tanışıp çok yakın iki dost olduktan sonra yolları bir nedenle ayrılan iki kişinin kırk bir yıl sonra yeniden bir araya gelmesini konu alıyor. Bir yandan iki arkadaşın geçmişini anlatıyor Marai, diğer yandan da yıllar sonra ilk defa bir araya geldikleri geceye götürüyor okuru ve geçmişin hesaplaşmasını okuyoruz. Farklı sosyal sınıflara mensup iki arkadaş bu; dolayısıyla tipik Marai romanlarında olduğu gibi, insan ilişkilerini didik didik ederken toplumun farklı sınıflarını da masaya yatırıyoruz aynı anda. Romanın en şahane kısmı da bu bence. Bambaşka ailelerden gelen iki dostun sosyal sınıflarının hayatlarını ve arkadaşlıklarını nasıl şekillendirdiğinin yanında, duygu dünyalarına ve psikolojilerine etkilerini de atlamıyor Marai. Çok güzeldi kısacası. Öneririm.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Günaydıınn,ne yapıyorduk okumadan beğenmiyorduk.
5/10
·114 syf.·
2026 53. kitabı
Aslında bu kitap için inceleme yazmayacaktım ama 5-6 arkadaş sorunca yazma gereksinimi hissettim artık. Haydiii okuyun bakalım. Yıllar sonra karşılaşan iki insanın söyleyecek çok şeyi olur derler, ama bu kitapta mesele söylemekten çok susmayı bilmek gerekir gibi geldi bana. General konuşuyor da konuşuyor… İnsan bir noktada,erkek adam bu kadar konuşur mu?(ha bi sus da) Hikâye aslında çok güçlü; dostluk, ihanet, geçmişle yüzleşme… (Sadece hikaye güçlü general yerine ben olsaydım mesela o zaman ekşını görürdünüz) Ama bu duygular bazen kelimelerin arasında kayboluyor. Generalin uzun uzun anlatmaları, bir yüzleşmeden çok tek taraflı bir hesap sorma gibi ilerliyor. Soruyu soruyor ardından ekliyorda ekliyor.(bi sus,adam cevap versin dedim kaç kere) Bir yerde ister istemez aklımdan şu geçti: kadın senin arkadan iş çevirdiyse belki de sebebi çenen yüzündendir…(şiştim yemin ederim.)Çünkü insan bazı şeyleri biraz da susarak anlatır. Yine de kitap, insanın içine dokunan o eski dostluk hissini ve kırgınlıkların yıllar geçse bile nasıl taze kalabildiğini hissettirmeyi başarıyor. Ama bence bazı hikâyeler, daha az kelimeyle çok daha güçlü anlatılabilirdi.
Alıntı
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
ZAMANIN İZİNDE BİR HESAPLAŞMA:MUMLAR SONUNA KADAR YANAR
Puan vermedi·120 syf.··
2025 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 01:22
Bir kitap düşünün ki mekan kitabın genelinde pek değişmiyor,belirli ve net bir olay yok,İki kişinin diyaloğu gibi görünse de tek bir kişi konuşuyor,bir şeyler bekliyorsunuz,bekliyorsunuz ama olmuyor.Öyle bir kitap ki ancak temposu buna rağmen asla düşmüyor.Hiçbir şey olmuyor gibi görünüyor ama bir kor gibi yanan yüreklerde çok şey oluyor.Bu kitap hangi kitap mı? DOSTLUK, KISKANÇLIK, İHANET VE İNSAN DOĞASI ÜZERİNE UZUN SÜRE UNUTULMAYACAK BİR HİKÂYE: MUMLAR SONUNA KADAR YANAR ~Kitap daha önce “Gendaş” yayınları tarafından “ Yürek YangınıYürek Yangını ” adıyla basılmıştır. ~ ilk kez 1942’de yayınlansa da yazarın ölümünden sonra keşfedilip ünlenmiştir. ~Yapı kredi yayınları “Mumlar sonuna kadar yanar” adıyla 2024 yılında ilk basımını yapmıştır. K͇ı͇s͇a͇c͇a͇ ͇k͇o͇n͇u͇s͇u͇ •Kitap 41 yıl 43 gün sonra generalin şatosunda bir araya gelen iki eski dostun karşılaşmasıyla başlıyor.General Henrik’in tek yumurta ikizi gibiydik dediği dostu Konrad onu terk ettikten sonra bu kırk yılı aşkın sürede kendi içinde yaşadığı iç hesaplaşmalar,beklediği yüzleşmeler,cevapsız sorular ve yarım kalmışlıkları konu alıyor.Tek bir soruyu sormak için geçen onlarca yıl…Sahi insan tek bir soru sormak için bir ömür boyu bekler mi ? “𝙸̇𝚗𝚜𝚊𝚗 𝚘̈𝚖𝚞̈𝚛 𝚋𝚘𝚢𝚞 𝚔𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒 𝚋𝚒𝚛 𝚜̧𝚎𝚢𝚎 𝚑𝚊𝚣ı𝚛𝚕𝚊𝚛.𝙾̈𝚗𝚌𝚎 𝚋𝚊𝚜̧ı𝚗𝚊 𝚋𝚒𝚛 𝚜̧𝚎𝚢 𝚐𝚎𝚕𝚒𝚛.𝚂𝚘𝚗𝚛𝚊 𝚒𝚗𝚝𝚒𝚔𝚊𝚖 𝚍𝚞̈𝚜̧𝚞̈𝚗𝚌𝚎𝚕𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚍𝚊𝚕𝚊𝚛.𝙱𝚎𝚔𝚕𝚎𝚛.𝙶𝚎𝚗𝚎𝚛𝚊𝚕 𝚞𝚣𝚞𝚗 𝚣𝚊𝚖𝚊𝚗𝚍ı𝚛 𝚋𝚎𝚔𝚕𝚒𝚢𝚘𝚛𝚍𝚞.𝙱𝚊𝚜̧ı𝚗𝚊 𝚐𝚎𝚕𝚎𝚗𝚒𝚗 𝚗𝚎 𝚣𝚊𝚖𝚊𝚗 𝚒𝚗𝚝𝚒𝚔𝚊𝚖 𝚒𝚜𝚝𝚎𝚐̆𝚒𝚗𝚎 𝚟𝚎 𝚋𝚎𝚔𝚕𝚎𝚢𝚒𝚜̧𝚎 𝚍𝚘̈𝚗𝚞̈𝚜̧𝚝𝚞̈𝚐̆𝚞̈𝚗𝚞̈ 𝚊𝚛𝚝ı𝚔 𝚑𝚊𝚝ı𝚛𝚕𝚊𝚖ı𝚢𝚘𝚛𝚍𝚞 𝚋𝚒𝚕𝚎.” (s:13) https://1000kitap.com/gonderi/280492474 •Bilinmeyen Bir Kadının MektubuBilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı romanda şöyle bir alıntı geçer. “Beni bir ömür boyu bekleyiş içinde bırakan sen,kimdin ki benim için? Henrik’i 41 yıl bekleten Konrad neydi peki ? Ne önemi vardı? Henrik için konrad çok sıkı bir dosttu.Çok derin yüksek ve soylu bir bağ ile birbirine bağlı idiler.Ancak
1000Kitap
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 137. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2024 20:25
İnanılmaz bir kitap ! Uzun bir susuş… kırk bir yıl ve kırk üç gün… Böylesi duygu yoğunluğu bir hayat ve bir eser için çok fazla … Böylesi dingin ve hazmedilmiş bir öfke küfür gibi… Kendi düşünceleri içinde cevaplarını bulmuş gibi uzun bir iç döküş; uzun bir suskunluktan sonra… Bazen cevapların önemi yoktur! Bazen sonuç değil niyet önemli olan ; niyet edilen amaca ulaşılmamış olsa bile! Çekip giden mi kalıp katlanan mı?
1000Kitap
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Önce bu incelemeye sonra da kitaba bi şans verin...
10/10
·120 syf.··
2026 7. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 13:48
Hayatını esir eden soruların cevabını almak için 41 yıl bekler misin? Sakince, sabırla... Kitap bitti, arkama yaslandım ve ben ne okudum diye düşündüm uzun uzun... Okudukça içime bir acı işlendi. İliklerime kadar beni ürperten bir acı... Neye, kime, neden olduğunu bilmediğim bir acı. Boğucu bir sabır, ruhu kafesleyen nefessiz bırakan bir sabır ve bekleyiş... Hani bazen uyanırız, dinlenmekten ziyade dayak yemiş gibi kalkarız ya; ha işte öyle bir hâl bırakıyor kitap bitince insanın üzerinde. Gece boyu süren bir hesaplaşmayı okuyoruz. Derin,keskin cümlelerle... Geç kalmış bir hesaplaşmayı, ama okudukça anlıyoruz ki; 'bazı hesaplaşmalar geç yapılmaz, konu hesaplaşmaysa hep geçtir.' Zaman öyle çatlaklar açmış ki ruhunda General'in her cümlesi gerilim dolu, nefes nefese okuyorsun ne yazar es veriyor sayfalar boyunca ne sen es verip okumayı bırakabiliyorsun. Özellikle 60. Sayfadan itibaren ara veremeden nefes almadan okudum bu muhteşem his tasvirlerini. Evet evet ben bayılıyorum hisleri muhteşem yansıtıp geçiren yazarlara.( Peyami SafaPeyami Safa 'da bizden hisleri en iyi geçiren yazar benim için) Sándor MáraiSándor Márai muhteşem bir kalem geç keşfettim. Her kitap için bunu demem ama bu kitabı mutlaka okuyun...
Edebiyat
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Yazdığın her şeyi okuyacağım Marai.
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2025 00:24
Bitirdikten sonra elimde kupamla bir süre boşluğa baktım. Sessizliği, yıllar boyu biriken soruları, konuşulmamış şeylerin ağırlığını düşündüm. Roman, görünüşte iki eski dostun kırk yıl sonra gerçekleşen buluşması gibi dursa da, aslında çok daha derin bir hesaplaşmanın hikâyesi. Bence burada anlatılan şey yalnızca bir ihanet değil. Aynı zamanda insanın kendine olan sadakatiyle, kendini kandırma arzusu arasındaki ince çizgi. Her kelime sanki özenle seçilmiş, her cümle yılların ağırlığını taşıyor. Marai'nin dili ağır ama asil. Anlatıcı, anlatım, mekanlar ve olaylar ayrı ayrı ilgi çekici. Eserde hoşuma gitmeyen tek husus, Krisztina karakterinin anlatının merkezindeki erkek egemen hesaplaşmanın gölgesinde kalması oldu. Yazar, Krisztina’nın arzularını, düşüncelerini ya da içsel çatışmalarını romana doğrudan yansıtmamış. Onun varlığı yalnızca Henrik ve Konrad arasındaki kırgınlığın, ihanetin ve tutkunun bir katalizörü olarak işlev görmüş. Böylece yazar, kadın karakterin karmaşıklığını görmezden gelerek onu yalnızca iki erkeğin hesaplaşmasına hizmet eden bir nesneye dönüştürmüş. Okurken şunu fark ettim: İnsan bazen sadece anlamak için değil, haklı çıkmak için de bekliyor. Ama zaman geçtikçe haklı olmanın anlamı kalmıyor. Geriye sadece yanıtlanmamış sorular ve yanıp bitmiş mumlar kalıyor. Ve en çok da şu çarpıcı gerçekle yüzleştim: İnsan, ömrünü yalnızca bir sorunun cevabını arayarak geçirebilir. Ve evet, bazen sadece bir gece, iki sandalye, iki insan ve yanan mumlar yeter.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma

Yazar Hakkında

Sándor MáraiYazar · 7 kitap
1900'de dönemin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda , bugünkü Slovakya'da doğdu.1928'e kadar çeşitli Avrupa şehirlerinde gazeteci olarak çalıştı. Kafka hakkında yazan ilk eleştirmenlerdendir.1928'de Budapeşte'ye döndü. Ancak önce faşist rejimle, sonra da komünist rejimle uzlaşamadığı için 1948'de Macaristan'ı terk ederek ABD'ye yerleşti. 1989'da karısıyla birlikte intihar edene kadar da bu ülkede yaşayıp Macarca yazmaya devam etti. Elliden fazla roman kaleme almıştır. Bunların çoğu öldükten sonra belli başlı Avrupa dillerine çevrildi ve ona 1990'da Macaristan'ın en saygın ödülü olan Kossath ödülünü kazandırdı.