Fususu'l Hikem

Muhyiddin İbn Arabi
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·536 syf.··
2018 34. kitabı
Ilahiyat Fakultesindeki degerli bir hocanın okumamı caiz bulmadığı kitap..Tasavvuf,ışığı maddeye bağlanmış gönüllere ulaşmayan bir ilimdir.Görmek isterseniz görebilirsiniz ancak.İbadetin sevgiliyle hemhal olma halinin tadına eremeyenler,nereme ne girerse oruc bozulur 17saat bosa gider hesabiyla tasavvufun sırrına eremezler.Okuyun alacaklarınız varsa o size ulaşır zaten..
Din
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
Emrin bütünü O'ndan başladığı gibi [yine] O'na döner.
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2018 135. kitabı
hikem, hikmetler, peygamberlerin varoluş hikmetleridir. biraz, peygamberler geldikçe insanlığımızın tamamlandığının tarihi gibidir. tasavvuf edebiyatının başyapıtlarından biridir, giriş için bazı temel kavramları tüketmek adına bir iki kitap devirdikten sonra okunması daha uygundur.
Din
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
10/10
·536 syf.·
2018 22. kitabı
"Allah Resulü Hazret-i Muhammed efendimizi gerçek bir rüyada elinde bu kitabı tutarken gördüm.Bana "bu" dedi "hikmetlerin özü kitabıdır. Al bunu ve insanlara duyur. Herkes yararlansın."Allah ve elçisinin buyruğuna uymak,emir sahibi olanların emrine itaat etmek gerekir diye düşündüm. Ulu peygamberin bana işaret ettiği gibi ne eksik ne fazla olmaksızın Füsûsul Hikem adlı bu kitabın insanlara açıklanması konusundaki umudumu gerçekleştirdim."
Din
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
10/10
·425 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
sanırım Ekrem Demirli hoca daha iyisini yazana kadar en iyisi bu... Bir çeviri değil sadece, aynı zamanda şerh kitabın okumalarının yapıldığı youtube linkini de veriyorum faydası olacaktır. youtube.com/watch?v=qvi0-S5...
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2019 48. kitabı
Vahded i vücut kavrami başlatan filozof. Benim kitabimi ermisler haricinde kimse okumasin diyerek insan aklinin kolayidrak edemeyecegi tezlere varan islam alimi.
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2018 133. kitabı
Batının, batınının, batını. Zahir olan hakikatin batıni yorumu. Kimsenin göremediği, herkesin kendince fikir beyan ettiği, hakkında binlerce reddiye yazılmış, fetvalara konu olmuş kitap. Son hakikat. Anlamak için kabuğu bırakıp içe yönelmek lazım. Hakikat görünmeyendir, görünen değildir. Hakikat gözünün önünde olduğu halde görünmeyendir. Fususül hikem gözünüzün önündedir ama halen görülmedi.
Din
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
Muhyiddin İbnu`l Arabi Fususu`l Hikem
7/10
·287 syf.··
2021 12. kitabı
Şimdi bu kitabı baştan sona okuyarak içindekilerin hakîkatlerini idrak ederek ârif olanlar, başlangıcın ve dönüşün ne demek ol￾duğunu, ya’nî kendisinin ve çevresinin nereden gelip nereye gittiğini ve her durak yerinde ne için durduğunu ve vücûdun hakîkatini anlarlar. Cehâletin giderilmesiyle artık nasıl ve niçinler kesilir, ve âlem bakışlarında güzel bir eğlence mahalli olur. Velâkin yalnız cehâletin giderilmesi yeterli değildir; belki insan varlığında çok büyük bir kuvvet olan “vehm”in dahi giderilmesi lâzım￾dır. Bu ise ancak bir insân-ı kâmilin kābiliyyete göre terbiyesi ve bu terbiye çerçevesinde seyri sülûkun tamamlanması ile olur. Çünkü bilmek başka ve olmak yine başkadır.... çok ağır bir kitap her okuyan birşey bulabilir ama Tercüme: “Ey kainatın özü olan insan! Hakk’ın tevhîdini söz ile bulmak mümkün değildir. Git, vehmin varlığını kaldır ki, Fusûsu’l-Hikem’den ve Fahreddîn Irâki’nin Kitâb-ı Lemeât’ından bulamadığın bir sırrı kendinde bula￾sın.” bu şekil bir giriş ile yazar da bunu beyan etmiş ...
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2023 99. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 18:10
Çok emek verildiği belli olan bu eserde; müellif Konevi, Kayseri, Cami, Kaşani, Konuk, Cendi, Bosnavi, Bali, Afifi ve Suad el-Hakim ve daha fazlası gibi önceki dönem ve güncel şarihlerin ve İbn Arabi Hz. üzerine çalışmaları bulanan kişilerin yorumlarınıda cem etmiştir. Prof. Dr. Ekrem Demirli Hoca zaten Futuhat-ı Mekkiye’nin çevirisiyle beraber Konevi Hz.’nin eserlerini de Türkçe’ye kazandırılmış ve kendi çalışmaları hep İbnü’l Arabi Hz.’nin merkezinde bulunduğu alan üzerindedir. Şerhlerin yanı sıra Futuhat ve Konevi Hz.’nin eserleri ile de Fususu’l Hikem için açıklamalı notlar düşülmüş. İlk Fusus okuması için tercih edilmesi gereken çeviri olduğunu düşünmekte ve önermekteyim. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Saygılarımla
Edebiyat
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
9/10
·536 syf.
Simgesel bir dille çok temel ve derin konulara değinen bu eserin Türkçe çevirisi de oldukça başarılı olmuş. Özellikle bilimsel altyapısı olanların, yazarın kullandığı sembolik dile (üzerinde düşünerek ve bağlamı kavrayarak) ilişkin fikir yürütebileceklerini düşünüyorum. Geri kalan okurlar için kolay değil, ama denemeye değer.
Din
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Kabalcı Yayınevi · 20131,333 okunma
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
220 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 16:28
16 Mart 2020 tarihinin 02:50 saatinde okumaya başladığımız eseri, tam 220. günün sonunda nihayete erdirdik. Eserin her bir sayfasıyla tekamüle şahit olduk, sırları keşfettik ve seyrimizde yol aldık.Gerek dinlenmek, gerek desteklemek, gerekse anlattılanları sindirmek için bu eserle birlikte tam 18 eserin tedrisatından geçtik. Eserin tedrisatından geçmiş olmanın doğal bir neticesi olarak, çeşitli hikmetler dimağımıza nimet oldu, dimağımızdan çeşitli söz, şiir, deneme, öykü ve makale sudur etti. Biz de tüm bu armağanlara minnet ettik ve vefamızı kuşanıp her birini bu tetkikte itiraf ettik. Dile kolay; ömrümüzün tam 220 günü bu eserle geçti. Öyle görünüyor ki bundan sonrası da bu eserle geçecek... ... Eserin bu tercümesi, bütün tercümelerinin arasında en yalın türkçeye ve en sade üsluba sahip olanı. Her ne kadar mütercim donanım bakımından bir Ahmet Avni Konuk veya Ebu Âlâ Afifi yahut Ekrem Demirli olmasa da; kemalinin yeterince yüksek olduğuna şahit olduk ve kefil oluyoruz. ... Eser, malumunuz İbn Arabi’nin zirvesi. Bunu kendisi de eserinde bir çok kez vurguluyor. Biz buna ek olarak ifade etmeliyiz ki, bu eser tasavvuf felsefesinin de zirvesidir. Bizde tecelli eden hikmete göre, temeline sevgiyi almayan hiç bir yol, mistik bir anlayış sunamaz insana. Bu yol, ne kadar teslim olmayı gerektiriyorsa bir o kadar da akıl yürütmeyi gerektirir. Dolayısıyla İbn Arabi’yi anlamak için bir üstada diz kırıp üstadın şerhine kulak kabartmak yetmez. Anlayıcı adayı olarak önce gönlü arıtmalı, sonra arınan bu gönlü akıl ile parlatmalıyız. Böylece açığa çıkan sembolik akıl, sırlara ulaşacaktır. ... Felasife ehlinin dilinden konuşmak icap ederse denilmelidir ki: “çok yönlü anlatıma sahip olan bu eser, çok yönlü bir okuyucuya hitap eder”. Bu meziyetiyle muhataba bir ömür sürecek temeller
Din
Günümüz İnsanına Fususu'l-HikemMuhyiddin İbn Arabi · İnsan Yayınları · 20201,333 okunma

Yazar Hakkında

Muhyiddin İbn ArabiYazar · 166 kitap
Muhyiddin İbnü'l-Arabî (Arapça: مُحِي اَلدِّينْ اِبْنُ الْعَرَبِي; d. 28 Temmuz 1165 - 10 Kasım 1240) ya da tam adıyla Muhyiddîn Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî el-Hâtimî et-Tâî (Arapça: أَبُو عَبْدُ الله مُحَمَّدْ بِنْ عَلِي بِنْ مُحَمَّدْ بِنْ اَلْعَرَبِي اَلحَاتَمِي اَلطَّائِي), ünlü İslâm düşünürü, mutasavvıf, yazar ve şair. Şeyhü'l Ekber unvanı ile de bilinir. Muhyiddin İbn-i Arabi, Muvahhidun döneminde Mursiye (Murcia), İspanya’da doğdu. Bilinmeyen bir sebeple 8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye’ye (bugünkü Sevilla) geldi (muhtemelen babasının memuriyeti nedeniyle). Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. Yakın cedleri hakkında fazla bir şey bilinmiyorsa da, anne ve baba tarafından nüfuz ve itibar sahibi kimseler olduğu anlaşılıyor. Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı. İlk tahsilini bu şehirde yaptı, uzun bir süre burada kaldı. Çocuk yaşlarında 'Ahmed İbnu’l-Esirî' adında genç bir Sufi ile arkadaş oldu. Hakkındaki kayıtlara göre İbnu'l-Arabî, bu tahsil sırasında bir aralık Halvet'e çekilen İbnu'l-Arabi, halvetinden keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır. Endülüs'de bir süre daha kaldıktan sonra, seyahate çıktı. Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüştü. 1182'de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu görüşmeyi eserinde anlatır. Bu İbnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı. Bu senelerde 'Şekkaz' isminde bir şeyh'le tanıştı. Bu zat küçük yaşlardan itibaren ibadete başlayan, Allah korkusu taşıyan, hayatında bir kerecik olsun ‘ben’ dememiş olan ve uzun uzun secde eden bir kimsedir. Muhyiddin o ölene kadar onunla sohbete devam etti. 1182-1183'de İşbiliyye’ye bağlı Haniyye’de 'Lahmî' isimli bir şeyhden, bu zatın adını taşıyan bir mescidde Kur'an dersi aldı. 1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. Bu yıllar'da 'Martili' adlı bir şeyhten de istifade etti. Ureynî O’na:’Sadece Allah’a bak’ derken Martilî‘Sadece Nefsine bak, nefsin hususunda dikkatli ol, ona uyma’ diye öğüt vermişti. Martilî’ye bu zıt önerilerin içyüzünü sordu. Bu zat, kendi nasihatinin doğruluğunda ısrar edecek yerde, ‘Oğlum, 'Ureynî'’nin gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir. Ona uyman lazım. Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi. Bu yıllar'da İşbiliyye’de Kordovalı Fatma adında yaşlı bir kadına (tanıştıklarında 96 yaşındadır) 14 sene hizmet etti. Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti. Çok iyi bir kimseyle evliydi. Yüzünün İbn Arabi'nin bakmaktan utanacağı kadar güzel olduğu söylenir. 1189'da Ebu Abdullah Muhammed eş-Şerefî adında biriyle tanıştı. Kendisi doğu İşbiliyye’li olup, Hatve ehlindendi. Beş vakit namazını Addis Camii'nde kılan bu zatın ibadete aşırı düşkünlüğünden namaz kılmaktan ayaklarının şiştiği söylenir. Arabi, İşbiliyye’deyken (1190) hastalanıp okuma kabiliyyet'ini kaybetti. İki yıl bu halde kaldıktan sonra 589'da (Hicri) Sebte Şehri'ne giderek orada ahlak makamına erdiğini söylediği İbnu Cübeyr ile tanıştı. Bir süre sonra İşbiliyye’ye döndü. Aynı yıl Tlemsen’e geldi. Burada Ebu Medyen (ö.594)[1] hakkında gördüğü bir rüyayı anlatacaktır. 1196'da Fas’a gitti. Orada yaptığı Seyahatler sırasında büyük şöhret kazandı. 1198'de tekrar Endülüs’e geçti. Gırnata Şehri dolaylarındaki Bağa kasabasında Şekkaz isimli bir şeyhi ziyaret etti. Onun Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söyler. 1199-1200'de İlk defa Hac için Mekke’ye gitti. Orada [el-Kassar] (Yunus ibnu Ebi’l-Hüseyin el-Haşimi el-Abbasi el-Kassar) isimli bir şahıs'la sohbet etti. Hac’dan sonra Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de bulundu. Bir süre sonra tekrar Mekke’ye geldi ve "Ruhu’l-Quds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserler'ini yazdı. 1204'de Medine, Musul, Bağdad'da bulundu. Musul'da, "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye" yi yazdı. Musul’dan ayrıldıktan sonra Konya’ya geldi. Orada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlendi. Konya’da iken "Risaletü’l-Envar" ı yazdı. Selçuk Meliki tarafından hürmet ve ikram gördü. Sonra Mısır’a geçti. Orada Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Mısır uleması tarafından hakkında verilen idam fetvasıyla yüzyüze gelince gizlice oradan kaçtı.Tekrar Mekke’ye geldi ve burada bir süre kaldı. Bağdad ve Halep’de bir süre dolaştıktan sonra 612/1215 de tekrar Konya’ya geldi. 617 de Şam’a yerleşti. Zaman zaman civar şehirlere seyahatler yaptı.Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı(627/1230). İbn Arabi bu eseri rüya'sında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir. 638 de 22 R.Evvel’de (1240) Şam'da öldü. Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetişdirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.