Herkese merhabalar...
Yoğun geçen bir günün ardından bu değerli eser hakkında naçizane birkaç şey yazabilecek vakti anca bulmuş bulunmaktayım. Öncelikle günümüz toplumunun her şeyden bıkmış haline, olaylar karşısındaki vurdumduymazlığına, tembelliğine ürettiği bahanelere ‘ dur! ‘ diyebilecek nitelikte bir kitapla baş başa olduğumuzu söyleyebilirim. İnsana , insan olarak değerli olduğunu ve bunun hakkını vermesi gerektiğini hatırlatan bir kitap. Zorluklar karşısında direnmeyi bilmeyi öğretiyor. Kitapta da belirttiği üzere, “ Emin ol ki harpte zafer ve işte muvaffakiyet yılmayanındır.” Velhasılıkelam, umudumuzu kaybetmeden, bulunduğumuz yerde , elimizden geldiğince değerli bir varlık olan insana yakışır bir şekilde insan olabilmenin ümidiyle... İyi geceler
Benim gibi Osmanlı Türkçesi çalışan birisi için tabii matbu çalışanlar rika değil, kesinlikle alınıp okunması gereken bir kitap, sağdan sola doğru ilerliyor ve sağ taraftaki sayfalarda Osmanlı, soldaki sayfalarda ise günümüz Türkçesi yazıyor. Kitabın basımı çok çok güzel, bu yayınevine bayıldım, çünkü Osmanlı Türkçesi ile yazılan eserlerde bazı yayınevlerinin baskısı pek okunur şekilde olmuyor. Kitabın içeriği ise adından da anlaşılabileceği üzere üniversitede hoca olan Ali Fuat Başgil'in gençlere çalışma, muvaffak olma gibi konularda verdiği tavsiyelerden oluşuyor.
Kitapta daha çok lise ve üniversite öğrencilerine nasıl başarılı olunur?
Başarılı olmak için engeller nasıl aşılır? Çalışma metodları nelerdir?
Tembellik kavramı ve bu kavramın arkasına masumca sığınan diğer kavramlar ve bunlarla nasıl başa çıkılacağı,
Son olarak ünlü düşünürlerin de nasıl sistemler uyguladıkları örnek verilmiş.
Kısacası öğrenciyseniz çok işinize yarayacaktır. Eğer benim gibi mezun olmuşsanız ancak okur ve başkasına tavsiye etmekle yetinirsiniz..
Şunu belirtmek istiyorum ki benim okuduğum basımı kesinlikle OKUMAYIN. Çünkü basım resmen aceleye gelmiş ve eksikler, hatalar dolu bir kitap olmuş. Bu basımda dil gençlerin anlayacağı bir dil değil. Ve kitabın son kısmını eksik basmışlar. O yüzden ben de okumaya telefondan eski basımıyla devam ettim. Eğer pc den veya telefondan okumak, göz atmak isteyen olursa diye linkini buraya bırakıyorum. İyi okumalar :)
yadi.sk/i/IBkvTEaw2z3fyg
Kitabın hem Osmanlıca hem Türkçe baskılı olması harika bir özellik. İçerik olarak son derece önemli bilgileri barındırıyor. Okunması gereken çok güzel bir kitap içeriğinde gençlerimizin yol haritası olabilecek çok güzel eserlere de değinilmiş. Öğrencilerin ve eğitimcilerin muhakkak okumalarını tavsiye ediyorum. Ali Fuad BaşgilGençlerle Başbaşa
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 201819,2bin okunma
Mütevazi bir kişisel gelişim kitabı. Kitabın dili mütevazi olduğu kadar da samimi, her sayfada adeta bir baba gibi seslenmiş okuyucuya değerli yazarımız. Dolambaçsız çok sade ve net tavsiyeler içeren, özellikle 15-20 yaş arası gençlere hitap eden mini bir rehber niteliğinde.. Türkçenin yanı sıra orjinal dili de kitapta yer aldığı için Osmanlıca orta seviye okuma yapmak isteyenlere de kesinlikle faydası olacaktır.
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 201819,2bin okunma
#GENÇLERLE BAŞBAŞA#
"Ve mutluluk ülkesi, başarı diyarının biraz daha ilerisindedir."diyor yazar. Sadece günümüz insanının sorunu zannettiğimiz mutsuzluğa değiniyor. Elde ettiğimiz başarıların bizi az ötedeki mutluluk diyarına götüreceğini söylediği gibi bu yoldaki baş düşmanımız tembellikten ve onun binbir kılığından da bahsediyor. Ali Fuad Bey bunlarla da kalmayıp yolun sonunu görebilmemiz için yol azığı (başarı kanunları) da hazırlamış bize. Gençlikte geçtiği zorluklardan geçmeyelim, daha az yorulup, daha az yıpranalım diye. "
#SÜMEYYE NUR DEMİRPENÇE#
Yazar asıl konuya geçmeden önce bu kitabı yazmasına vesile olacak kendi hayatından bir kesit ile başlar kitaba. Fransa’da, talebelik yıllarında bir arkadaşıyla beraber yaz tatili için gittikleri Revel adlı köyde konaklamak üzere bir pansiyon ararlarken kendilerine Mösyö Girard adlı bir papazın evi gösterilir. Kapıyı çalarlar, Ali Fuad bir kilise görevlisinin evinde kalacaklarından dolayı kendisinin bir Müslüman olduğunu belirtmenin uygun olacağını düşünür, bu durumu ifade ettikten sonra Mösyö Girard’dan aldığı cevap şöyle olur: ‘’İyi ya madem Müslümansınız, o halde dinlisiniz, mesele yok. Bizim bu devirde düşmanımız, hangi milletten olursa olsun dinliler değil dinsizlerdir, buyurun misafirimiz olun’’.
Ali Fuad BAŞGİL, uzun süre kolejlerde hocalık yapmış olan Mösyö Girard’ın evinde başka Fransız talebelerle beraber Latince dersler almış ve burdaki gecelerini fikri sohbetlerle geçirmiştir. Kendi eserinin temelini oluşturan ‘Jules Payot’un’ ‘İrade Terbiyesi’ adlı eserini bu sırada papazın tavsiyesi ile okumuş ve daha genç yaşta bu eseri tanıyamamanın pişmanlığını yaşadığını ifade etmiştir. Bununla birlikte sahip olduğu birikimin hepsini amele dökemese de -çünkü bazı davranışları amele dökebilmek için küçük yaşta
Jules Payot'un İrade Terbiyesi'ni okumadan önce bu kitabu okumak şansım oldu. Başarı ve irade çalışmalarına dönük oldukça faydalı bilgiler yer almakla beraber 80 yıl öncesinden yapılan tespitlerin hala geçerliliğini koruyor olması ilgi çekici. Kısa, biraz bol miktarda eski kelimelerin kullanıldığı fakat yine de anlaşılabilir bir kitap. Tespitleri dediğim gibi nokta atışı, başarısızlığın sebepleri de, insana iyi gelecek, iradeyi terbiye edip güçlendirecek olan, kötü huyları bastıracak olan yöntemler de hala geçerliliğini koruyor. Daha sade, günümüz türkçesi ile basılması, günümüz gençlerinin okuması için dileğimdir. Öğretmen olarak güzel ve faydalı notlar aldım. Dilerim öğrencilerimde uygulayabilirim.
Oldukça nahif bir dille yazılmış bir eser. Kıtap okumuş gibi değil de hikmetli bir buyüğümden nasihat dinliyormuş gibi bir his bıraktı içimde. Tembellikten biraz olsun kurtulmamız hayali ve ümidiyle...
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 201819,2bin okunma
Kitabı yılın başında ve osmanlı türkçesi okudum ama ona rağmen hatırımda kalan bi' insanın istikrar doğrultusunda her şeyi başarabileceği ve en önemlisi istemek olduğudur.
Bunları kötü yönde etkileyen belirli faktörler var, onlardan nasıl yakamızı kurtarırız açık seçik bi' şekilde anlatmış Fuad abimiz.
İçerisinde kesinlikle kendinizi bulacağınız bi kitap okuyup uygulamaya çalışırsanız ne ala yok yalnız benim gibi okumak hedefli iseniz Fuad abimizden öğütler alır eyvallah der sizin için en nadide olan öğütlerin yanına katarsınız
Çalışmanın verimli olabilmesi için işini ve mesleğini sevmeli ve severek çalışmalıdır. Muvaffakiyet, çalışma sevgisinin meyvasıdır. Bu sevgi olmadan, insanın işinde ve mesleğinde ilerlemesine ve muvaffak olmasına imkan yoktur. Tesadüfleri ve istisnaları bir tarafa bırakalım. Bence kaide budur.Halkımız bu hakikati ne güzel bir atasözümle ifade eder. Ve “Aşk olmadan meşk olmaz” der.
Güzel bir kitap tavsiye ederim, alacağınız kararlara yardımcı olabilir.
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 201819,2bin okunma
Babası Halis Şükrü Efendi, annesi Makbule Hanım'dır. Dedesi Sölükbaşoğullargilden Hafız İbrahim Efendi'dir. İlkokulu Çarşamba'da okudu. Lise öğrenimine İstanbul'da başladı ve Paris'te tamamladı.
İstanbul'da okurken I. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla beraber eğitimini yarıda kesip 4 yıldan fazla süre Kafkas Cephesinde subay olarak görev yaptı. İstanbul'a döndükten sonra bir müddet ticaret ile uğraştıktan sonra eğitimini tamamlamak için Paris'e gitti. Paris'te önce Saint-Barbe Lisesi sonra Buffon Lisesi'nde gitti ve burada lise eğitimini tamamladı. Grenoble Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra doktorasını Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. Daha sonra Paris Edebiyat Fakültesi felsefe bölümü ile Paris Siyasi İlimler Merkezi'ni de bitirdi. Başgil ayrıca Lahey Devletler Hukuku Akademisi'nin derslerine devam edip, buradan da mezun oldu. Yani 36 yaşında yurda üç fakülte ve bir yüksek okul diplomalı hukukçu olarak döndü. Hatay'ın bağımsızlığa kavuşmasından sonra 1937'de Hatay Cumhuriyeti'nin anayasasını hazırladı.
Türkiye'de İstanbul Üniversitesinde uzun yıllar Teşkilat-ı Esasiye Hukuku (Anayasa) dersleri verdi. 1939 yılında ordinaryüs profesör unvanını aldı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra Milli Birlik Komitesi tarafından çeşitli üniversitelerden demokrasiye inandıkları için uzaklaştırılan 147'ler listesinde yer aldı. Bir yıl sonra (1961) MBK'nın, 147'lerin tekrar üniversiteye belki dönebileceklerine dair özel kanun çıkarmasına rağmen bunu kabul etmedi ve Adalet Partisi hareketi içerisinde siyasete atıldı.
15 Ekim 1961 seçimlerinde AP listesinden bağımsız Samsun Senatörü seçildi. Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koyması, Em. Org. Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığında ısrar eden askeri kesimden gelen yoğun tepkilerle karşılaştı. 24 Ekim 1961 gecesi Fahri Özdilek ve Sıtkı Ulay tarafından götürüldüğü Başbakanlık'a bazı Milli Birlik Komitesi üyesi subaylarınca "hayatınızı garanti edemeyiz" denilerek tehdit edildikten sonra Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildi ve Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden de istifa ederek yurt dışına çıktı. Bunu izleyen yıllarda Cenevre Üniversitesi'nde ders verdi, aynı üniversitede Türk Dili ve Türk Tarihi Kürsüleri'ne başkanlık yaptı.
Adalet Partisi'nin %52 oy oranıyla tek başına kazandığı 1965 seçimlerinden sonra Türkiye'ye dönen Prof. Ali Fuat Başgil, 17 Nisan 1967 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Kabri Karacaahmet Mezarlığı'ndadır...