Kurtuluş

Halâs

Mehmet Rauf

Puan

8.410 üzerinden
311 kişi
“HALÂS’, bir İstiklâl Harbi Romanı…”
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 00:00
Osmanlı Türkçesinde ‘Kurtuluş’ anlamına gelen ‘Halâs’, 1918-1921 yılları arasındaki Cumhuriyet öncesi dönemi tasvir eder, kitap ise 1929 yılında yayınlanmıştır. Yazar Mehmet Rauf’un son romanı ve Gazi Mustafa Kemal’e ithaf edilmiş. Kitabın Ön Sözünde Ona ithaf edilen mektubu sevdim. Atatürk sevgisini dilinden düşürmeyen Mehmet Rauf, vücudunun sağ kısmına inen felç sebebiyle kitabın birçok yerini eşine dikte ettirerek yazmış, zor şartlarda tamamlamış bu kitabı.. Gözünüzü bir sabah açtığınızda kıyıya bir düşman gemisinin geldiğini ve çaresizce evinizi, iş yerinizi terk etmeye zorlandığınızı düşünün. Düşününce bile ne huzursuz eden bir durum. Ve böyle bir durumda tek başıma ben ne yapabilirim, benim gibi bundan rahatsız olan birileri var mı, diye çırpınan bir genç düşünün. İşte kitabın kahramanı Nihat da bu gençlerden biri; Vatansever genç bir subay. Türk olduğu için evinden, dükkanından, kapı komşusundan olan insanların yaşadıkları çok iyi anlatılmış.. Kitap, İzmir’in Yunan işgaline uğramasıyla birlikte başlayan olayları ve ülkemizin adım adım Kurtuluş Savaşı’na doğru gittiği günleri anlatıyor. Romanı okuduktan sonra yıkılmak üzere olan Osmanlıyı, bu devrim hakkında asker ve aydınların ne düşündüğünü daha iyi anlıyoruz. Okurken milli duyguların sakin kalabilmesi mümkün değil. Yazarın bilinen ‘Eylül’ romanının yanında biraz gölgede kalmış bu eseri, o dönemi anlamak adına okumalıyız…
Edebiyat Roman Tarih Türk Klasikleri
HalâsMehmet Rauf · Dorlion Yayınevi · 2020973 okunma
Anadolu'nun direnişi ve Kurtuluş'un Hikâyesi
9/10
·260 syf.··
2025 130. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 19:02
Halas, Mehmet Rauf’un doğrudan Milli Mücadele dönemini konu edindiği, Milli Mücadele ruhunu yansıtan ilk romanlardan biri. Mehmet Rauf, cephedeki kahramanlıklardan çok, halkın içindeki duygusal çalkantıları, işgale uğramış İzmir'in, İstanbul’un havasını ve kurtuluşa inanan insanların umutlarını çok sade ama çok çarpıcı ve etkileyici bir dille anlatıyor. Ben çok beğendim, kahramanımız Nihat'ın yüreğindeki vatan sevgisi, bağımsızlık arzusu ve Mustafa Kemal’in önderliğinde şekillenen direnişe duyulan güven tüylerimi diken diken etti resmen. "Halas" kelime anlamı olarak "kurtuluş, kurtulma" anlamı taşır. Kitabın adı buradan geliyor. Romandaki “halas” kelimesi doğrudan vatanın kurtuluşu, özgürlüğü anlamında kullanılıyor yani. Millî Mücadele yıllarının havasını mükemmel bir titizlikle yansıtıyor yazar. İstanbul’un işgal altında olduğu, umutsuzluğun hâkim göründüğü bir dönemde Anadolu’da filizlenen bağımsızlık hareketi anlatılıyor. Bu yüzden “halas”, sadece bireysel bir kurtuluş değil; milletin topyekûn işgalden, esaretten ve zillet duygusundan kurtulması demektir. Kuvayi milliyenin ruhu demektir.. Yani kitabın adı aynı zamanda bir ideali, “bağımsız bir vatana kavuşma ülküsünü” sembolize eder. Halas, edebiyatımızda Milli Mücadele’nin yalnızca bir tarihsel olay değil, aynı zamanda bir ruhani kurtuluş olarak da işlendiği örneklerden biri. Rauf, bireylerin iç hesaplaşmalarını, korkularını ve aynı zamanda umutlarını işlerken aslında bütün bir milletin yeniden ayağa kalkışını sembolize eder. Bu yönüyle Halide Edib’in Ateşten Gömlek 'i ile birlikte aynı dönemin milli edebiyat atmosferini taşır. Halas, milli mücadelenin kalbini anlatan eserlerden biri ve ben gerçekten çok sevdim… Yaban nasıl Anadolu’nun sessiz çığlığını duyuruyorsa, Halas da aynı derinlikte bir umut ve direniş
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020973 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020973 okunma
9/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2023 22:11
Birçoğumuz Mehmet Rauf'u Türk edebiyatının ilk psikolojik roman örneği olan "Eylül" kitabından biliriz. Bana hediye edilene kadar böyle bir kitabının olduğundan ben de habersizdim. Biraz araştırma yaptığımda Halas'ın Mehmet Rauf'un kaleme aldığı son kitabı olduğunu öğrendim. Bu kitabını, hayatının son döneminde vücudunun sağ tarafına inen felç nedeniyle eşine dikte etmek suretiyle tamamlayabilmiştir. Konusu; İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali ve onun çevresinde gelişen olaylardır. Şehrin o dönemdeki sosyal yaşamı, halkın durumuna ilişkin önemli kesitler içerir. Şehrin işgali, kendi yurdunda yabancı olma, evinden, işinden olma, halkın çoğunluğunun duyarsızlığı karşısında çaresiz, öfkeli bir genç. Çaresizlik içerisinde sürekli 'ne yapabilirim'i, 'nasıl kurtuluruz'u düşünen Nihat. Halkın çoğunluğunun vurdumduymazlığı, zamanın aydınlarının düşünceleri... Nihat, çevresindekilerin aksine durumu asla kabullenmeyecek Kurtuluş'a giden yolun peşinden gidecektir. Kitabın adı olan 'Halas' zaten 'kurtulma, kurtuluş' anlamlarına gelir. Kitabı okurken milli duyguların kabarmaması, Nihat gibi hissedip, öfkelenmemek imkansız. Mehmet Rauf'un yer yer üslubu sertleşse de o anki duygular başka türlü anlatılamazdı. Mustafa Kemal Atatürk'ten bahsettiği kısımlar ayrıca güzeldi. Çok beğendiğim ve çok fazla bilinmeyen bu kitabı herkesin okumasını isterim. "Ve bu güzel şehri biz Yunanlılara mı verecektik? İzmir, yani bütün Anadolu'nun tek geçidi, bağlarımızın, bahçelerimizin, tarlalarımızın, bütün ürünlerimizin bir tek çıkış kapısı, o kadar güzel, o kadar şık ve o kadar zengin şehir... Yaşaması ve seyri o kadar ruh açıcı ve bütün İç Anadolu'yu ihracıyla besleyen, gıda sağlayan, zenginleştiren belde... Ve derin bir acıyla gözlerini yumup daha güzel ve daha zengin, o kadar güzel, o kadar
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020973 okunma
Esaretin Karanlığından Kurtuluşun Şafağına
Puan vermedi·276 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 20:46
​Mehmet Rauf denilince hepimizin aklına o meşhur Eylül ve onun boğucu, çıkışsız melankolisi gelir. Ancak Halas, Rauf’un o içe dönük, aşka hapsolmuş kaleminin kabuğunu kırıp dışarıya, memleketin yangın yerine baktığı andır. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey; aşkın şahsi bir mesele olmaktan çıkıp, vatanın bağımsızlığıyla nasıl harmanlandığıydı. ​Kitabın başkahramanı Nihat aracılığıyla, bir insanın kendi iç dünyasındaki fırtınalar ile dışarıdaki savaşın gürültüsü arasındaki o ince çizgiyi görüyoruz. Nihat’ın İzmir’in işgaliyle başlayan içsel dönüşümü, aslında bir milletin uyanışının resmidir. Kalbinde vatan sevgisi olmayan bir ruh, aşkın en yüce mertebesine de ulaşamaz. ​Bu ifade, kitabın ana damarlarından biridir. Mehmet Rauf burada bize şunu fısıldar: Kişisel mutluluk, toplumsal özgürlük yoksa sadece bir illüzyondan ibarettir. Nihat’ın Beatrice olan aşkı, vatanın işgaliyle birleşince, aşk artık sadece iki kişilik bir oyun değil, bir varoluş mücadelesi haline gelir. ​Kitapta İstanbul’un ve İzmir’in tasvirleri sadece coğrafi birer mekan değil, birer karakter gibidir. Mehmet Rauf, o dönemin çaresizliğini öyle naif ama derin bir hüzünle anlatır ki, satır aralarında yorgun bir halkın nefesini duyarsınız. ​Hürriyetini kaybetmiş bir adam için güneşin doğması, sadece karanlığın ne kadar derin olduğunu görmesine yarar. ​Bu alıntı beni en çok etkileyen kısımlardan biri oldu. Yazar, özgürlüğün sadece politik bir terim değil, insanın biyolojik bir ihtiyacı olduğunu ne kadar zarif anlatmış, değil mi? Halas (Kurtuluş) ismi, bu yüzden sadece askeri bir zaferi değil, ruhun prangalarından boşanmasını simgeliyor. ​Eylül'de bizi odalara, piyano seslerine ve yasak aşklara hapseden Rauf, Halas'ta bizi sokağa, cepheye ve hürriyetin o sert rüzgarına çıkarıyor. Benim
Edebiyat
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020973 okunma