Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Ağustos 2020
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9786053162001
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.·
2022 181. kitabı
Murathan Mungan Dilini, okura hissettirdiğini benımsiyorum, aldırmayın onun kalemıne dil uzatanlara her defasında etkiliyor, etkilemeye devam edecek derken, kalemin hiç susmasın demeyide unutmayalım.. Bir su cininin anlattıkları, İstanbul hamam ve çeşmelerinin yüzyıllar öncesine götüren hikayelerden oluşuyor, okuduğumuz kitabımız.. Suyun hayatımızdaki önemi, herşeyi içinde biriktirdiği bır hafızası olduğundan bahsediyor. . Osmanlı Döneminde hamamlarda dönen oğlancılık pazarından bahsettiği bölümlere ç girmiyorum, düşünülesi bir konu.. İlgili düşüncesini Söyle aktarıyor okuruna Mungan : Hamamname diye bir kitap yıllardır dönüp duruyor kafamın içinde. Bir gizli tarih romanı. Birkaç, yüzyıl önce bir İstanbul hamamına yerleştikten sonra, çeşitli hamamları gezerek günümüze kadar gelmiş, bir hamam cininin ağzından, İstanbul’un son birkaç, yüzyılını, yalnızca hamamdan görünen yanlarıyla dinlemeyi ve dinletmeyi amaçlıyorum. İstanbul’un hamamlar tarihiyle, gündelik hayat ve bireysel hayatlar arasındaki büyük dolambaçlar, yeraltı tarihleri, külhanlar, su sarnıçları... Osmanlı sanatları ile çağdaş, anlatı teknikleri arasında yeni bir dil arayışı amaçlıyorum.”diyor.. Dinlemeyi bilirseniz, çok şey vardır kelimelerin kalbinde." (S: 20).. Kitaptan Suskular da çok sey anlatır dinleyene.. Ozamn dinleyelim kelimelerin kalbini...!!
Anlatı Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 106. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 09:06
Bir su cini olsaydınız hangi şehri kendinize mesken tutardınız? Murathan Mungan'ın son kitabı Hamamname İstanbul'un hamamlarını kendine mesken tutmuş bir su cininin ağzından dökülenlerle, şehrin bir kaç yüzyıllık tarihine tanıklık ettiriyor biz okuyanları. Hamamlarından, çeşmelerine, boğazından, su kemerlerine, bentlerinden, sarnıçlarına, yalılarında ve saraylarında yaşananlara kadar tarihe farklı bir açıdan baktırıyor bir su cininin anlattıklarıyla. Hamamlar bana hep çocukluğumu ve anneannemi hatırlatır. Çocukluğumda zorla götürüldüğüm hamamlara bu kitapta rastlamak benim için güzel bir anılara dönüş oldu. Defalarca yıkandığım Balat hamamının altında bir Yahudi Batağı olduğunu bu kitaptan öğrendim mesela. Yıkamayı ve yıkanmayı çok seven annaneciğimi de anmış oldum bu vesile ile. Kitaba dönecek olursak, yazarında dediği gibi " İstanbul'un hamamlar tarihiyle, gündelik hayat ve bireysel hayatlar arasındaki büyük dolambaçlar, yeraltı tarihleri, külhanlar, su sarnıçları..." daha pek çok şey var bu kitapta. Hazır sudan bahsetmişken araya bir kamu spotu da koyalım ; tabiatın sunduklarını hor kullanmanın, ağaçları kesip, ormanları yakmanın, daha çok cep doldurmak için su kaynaklarını kurutmanın, canım karadeniz derelerine HES'ler kurmanın, yani suyla cebelleşmenin sonu insanlığın sonu olacak. Suyun olduğu yerde hayat var. Hayatın devamlılığının tek olmazsa olmazı su. Suyumuza sahip çıkalım. Keyifle okuyunuz.
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2022 12:12
Hamamname... Kitap Dünyam ile #güncelikeşfet maratonumuzun ekim ayı kitabıydı. Benim de Murathan Mungan ile tanışma kitabım oldu... . Bir su cininin anlatımıyla hamam hamam, çeşme çeşme geziyoruz İstanbul sokaklarında... Suyun hafızası vardır diyor, ve sanki suyun kalbinden tüm hisleriyle aktarıyor bize uzun yıllar boyunca gördüklerini bu cin... Çünkü o damladığı her yerin gözü kulağı halinde... . "Dinlemeyi bilirseniz, çok şey vardır kelimelerin kalbinde." . Neredeyse her anına sahip olduğu zamandan, hafızasına nakşettiklerinden tarih damıtıp sunum yapıyor bize su cinimiz... İnsanlığın kirliliğini, ayrımcılığını, sinir bozan davranışlarını anlatıyor bir bir... Ve ayrıca bazı tarihi bilgiler, tanımlar ve bunların kökenlerini de veriyor... . Şiirsel bir anlatımı var... Ama yordu bu kitap beni... Çok şey vardı... Su gibi akıp gitmek istedim sayfalardan ama tam öyle olmadı... . "Bilmediğin şey değil: Yazı, kelimelerin yarasını yıkar. Yazı, kendi suyunu yutan nehirler gibi yazanların yarasını yıkar. Yıkanacaksın." . #GünceliKEŞFET Ekim '22
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
10/10
·192 syf.··
2021 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 19:26
Bu kitap gizli bir tarih romanı. Bir kaç yüzyıl önce bir hamam musluğuna yerleşen ve devirden devire, hamamandan hamama çeşmeden çeşmeye gezen bir su cininin ağzından anlatılan bir İstanbul tarihi romanı. Osmanlı hamamlarından, yeniçeri çeşmelerinden, kadın hamamlarından öyküleriyle bizi suyun devri daimi içinde bir romana taşıyan bir su cini. İnsanların görmediğini, görmek istemediklerini, gerçek yüzlerini, anadan üryan hallerini tüm gerçekliğiyle tahlil eden bir su cini. Okurken tarihin ara sokaklarında aldatanları , aldatılanları, muktedirlerin zorbalıklarını, başı kesilenlerin suya yansıyan feryatlarını , İstanbul özelinde Anadolu’nun yakın ve kanlı tarihini bir solukta sezdim. Okuması çok keyifli ve bir o kadar da etkileyici bir kitaptı. İhsan Oktay Anar’ın sıcacık eski dilini duyumsadım sayfalar arasında okurken bir efrasiyabın öykülerine , bir Amat’a , bir puslu kıtalar atlasına gittim geldim mutlaka okunmalı.
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 78. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 09:23
Murathan Mungan'dan ana kahramanı "su" olan ve bizi Osmanlı dönemi İstanbul'unun hamamalarında, sokaklarında, köşklerinde, fakirhanelerinde gezdiren muhteşem denemeler. İnsanın okurken elinden bırakası gelmiyor. Murathan Mungan kaleminden çıkan her kelimeye değer verdiğim başucu yazarlarımdan biridir, öyle de kalacaktır.
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 21:04
Yüzlerce yıl önce İstanbul ' da bir hamama yerleşen bir su zerresinin (ki kendini su cini olarak tanıtır kitapta ) dilinden İstanbul ' un hamamlarına , o tarihte yaşanan günlük yaşamlara , suyun akışına katıp okuru tarihin ve hayatın döngüsünde sürüklüyor Mungan.
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 321. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 07:55
Murathan Mungan okurken edebiyatın sanat olduğunu iliklerine kadar hissediyorum. Hamamname de enfes bir sanat eseri.Yuz cumle kursam da iafede edemeyeceğim duyguları, durumları tek bir kelime veya tamlama ile anlatabilen yazardır urathan Mungan. " Kendine sevdalı Fani" diyor kitabın bir yerinde mesela. Şiir gibi masal gibi bir kitap olmuş..
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 355. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 15:00
Hamamlar beyaz sabun kokusu hep ilgimi çekmiştir. Bu kitap ilk aşamada bu nedenle gözüme takılmıştı . Osmanlılar için hamamlar çok önemli bir yer teşkil eder hatta o kadar çok yer etmiş olmali ki bir sure sonra hamamlarda yakacak odun kalmayinca , bir dönem yeni hamam yapımı yasaklanmış . . Bu kitap hem bir tarihi roman hem bir bilgi ansiklopedisi niteliğinde bir eser . Mesela çile 40 gün demekmis ya da tüm ç ile başlayan kelimeler Farsça imiş ... Çarşamba kelimesi çahar şenbe' den ( dördüncü gün ) gelmiş.. eğer böyle ilginç bilgileri seviyorsanız ki ben bayılırım muhakkak okuyun derim . " Suyun hafızası vardır ve hicbirseyi unutmaz." inancından yola çıkılarak oluşturulan bu kitapta , bir su cininin gözünden tüm tarihi olaylarin hamam hamam, çeşme çeşme , sarnıç Su kemerlerini gezerek , özellikle İstanbul sehrinin otantik ve mistik tarihini bilinmezleriyle birlikte tekrardan öğreniyoruz . Kitap ilginç bir çalışma olmuş , çıkış noktası ve akış yönü bana kalirsa muhteşem . Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum... Hamamname Murathan Mungan
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 22. kitabı
Şairine deyişler gözalcı teşbihler , adeta nakkaş kaleminden damlamişcasına , canlı renklerle tasvir edilmiş. Murathan Mungan nın istanbul hamamlarını kendine mesken tutmuş , şehrin bir kaç yüzyıllık tarihine tanıklık ediyor. Hamamların, çeşmelerin, su kemerlerine, bentlerinden, sarnıçlarina, yalılarda ve sarayların da yaşananlara kadar tarihe farklı açıdan baktırıyor. Ayrıca suyun önemini belirtir. Suyun olduğu yerde hayatın olduğunu ve hayatın devamlılığı için suyun olmaz olmaz . Su içinde barındırdığı tarihi ve kültürel birikimleri değerini vurgular. Suyun sürekli akıcılığı ile tarihi bağdaştırırken, suyu kirleten zamanımıza yer yer mesajlar iletir. Zamanın musluğuna kulak vermeyi bilenler suya yazılanı sudan dinlerler. Zaten kalem dediğin elde fener aydınlığı. Kitap, deneme şeklin de her bölüm farklı farklı. Tatlı akıcı üslubu , insanı yormayan, ince ince ilmek ilmek tane tane anlatmış. Su hiç birini unutmuyor .
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma
Bu Kitabı Okuyun Okutturun..
10/10
·192 syf.·
2024 16. kitabı
Kitap için söylemek istediklerime geçmeden önce ben Murathan Mungan'ı ne kadar tanıyorum, kaç kitabını okudum, bunlara değinmek istiyorum. Murathan Mungan'ı pek tanımıyorum neler yapıyor neler yazıyor bilmiyorum. Yıllar önce iki kitabını tamamen doğaçlama olarak alıp okumuştum ve şimdi bu incelemeyi yazarken elime alıp şöyle bir karıştırdım kitapları. Altını çizdiğim yerlere bakıyorum neden çizdiğimi sorguluyorum ve ne kadar değişmiş olabileceğimi hesap etmeye çalışıyorum. O an anlamlı gelen, günüme uydurduğum çoğu cümle şu an ya daha baskın etkili yahut da nedenini dahi anlayamayacağım kadar uzaklaşmış benden. Murathan Mungan'ın bu kitabı, okuduğum diğer iki kitabına göre bu geçici etkiyi daha az hissettirecektir diye düşünüyorum çünkü kitabın anlattıkları dolayısıyla kolay kolay aklımdan çıkmayacaktır. Kitap o kadar çok boyutlu ki... Bir bakıyorum tarihin içindeyim hem de öyle bir tarih ki bize duyurmamak için ellerinden geleni yapmışlardır eminim ama tarih öyle ya da böyle aşikardır ve açığa çıkacaktır. Sonra bir bakmışım güncel bir olayın içindeyim iki zamanı öyle güzel birbirine bağlamış ki... Bu bağlantılar genellikle en son ve küçücük bir paragrafta fakat etkisi büyük oldu çok düşündürdü. Farkındalığı yüksek, edebi hazzı dorukta, muhteşem ötesi bir okuma oldu benim için.. Murathan Mungan'ın kalemi diğer kitaplarında da bu dozdaysa yeni bir yazar serisi yer alacak kitaplığımda eminim..
Edebiyat
HamamnameMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020382 okunma

Yazar Hakkında

Murathan MunganYazar · 94 kitap
Murathan Mungan, 21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğdu. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin'de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde master'ını tamamladı. Ankara'da Devlet Tiyatroları'nda ve Istanbul'da Şehir Tiyatroları'nda 'Dramaturg' olarak çalıştı. 1987'de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,'Kültür-Sanat Sayfası' editörlüğü yaptı. 1988'ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul'da yaşamaktadır. 1991'de Remzi Kitabevi'ne 'Çilek' amblemli kırk kitaplık özel bir koleksiyon dizisi hazırlayarak bu diziyi yönetti. Mungan, çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, öyküler, metinler, deneme, eleştiri ve incelemeler yayımlayarak adını duyurdu. İlk kitabı 1980'de yayımlandı. Aynı zamanda ilk oyunuydu bu:Mahmud ile Yezida. Şehir Tiyatroları'nda çalışırken, 'Gençlik Günleri' adını verdiği daha sonra her yıl tekrarlanacak olan kapsamlı bir şenliğin yöneticiliğini yaptı; programlar sundu, yönetti. Murathan Mungan'ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli'nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli'dir. İlk kez 1981'de sahnelenen bu oyun, yirmi küsur yıl boyunca sahnelendi ve 1993'te kitap olarak basıldı. Yazarın Mezopotamya Üçlemesi adını verdiği ve üç oyundan oluşan üçlemesinin ilk oyunu Mahmud ile Yezida yurtiçinde ve yurtdışında birçok topluluk tarafından sahnelendikten sonra, profesyonel olarak ilk kez 1993'te Ankara Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Üçlemenin ikinci halkası olan Taziye ise, ilk olarak 1984'te Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. 1992'de, halkanın üçüncü oyunu olan Geyikler Lanetler' in tamamlanmasıyla birlikte, Metis Yayınları, üçlemeyi oluşturan bu oyunları, üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlamıştır. 1994'te bu üç oyun bir yıl boyunca Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez olmak üzere arka arkaya Antalya Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş, gene aynı yıl Istanbul Uluslararası Tiyatro Festivali'nde, üç oyun ardı ardına tam 'on bir saat süren bir gösteri' olarak iki kez tekrarlanmıştır. 1999 yılında Ankara Devlet Tiyatroları yapımı Geyikler Lanetler, aynı yıl Berlin'de, uluslararası bir tiyatro şenliği olan 'Theater der Welt'e çağrılmış ve Schaubühne'de gösterilmiştir. Aynı oyun 2003 yılında Yunanistan'da Selanik Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Geyikler Lanetler oyununa kaynaklık eden yazarın Cenk Hikayelerikitabındaki 'Kasım ile Nasır' adlı öyküsü, 1994'te İtalya'da 'La Mamma Umbria'da sahnelenmiştir. Aynı öykü 2004'te farklı bir yorumla Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından sahnelenmiştir. Gene aynı kitapta yer alan 'Şahmeran'ın Bacakları' adlı uzun hikayesi, çeşitli topluluklar tarafından sahneye uyarlanmıştır. Yazarın Lal Masallar adlı öykü kitabındaki 'Muradhan ile Selvihan ya da Bir Billur Köşk Masalı' adlı öyküsü, 1987'de, ilkin Fransa'da, Lulu Menase yönetiminde Théater Des Arts de Cergy-Pontoıse'da, ardından Nurhan Karadağ yönetiminde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Sahnesi'nde sahnelenmiştir. Aynı öykü, Amerika'da Penguen Books'un 'Dünya Hikayeleri Antolojisi'ne seçilmiştir. Bosna-Hersek'te yayımlanan Türk öykücülerini içeren bir seçkideyse bu öykünün Boşnakça çevirisi yer almıştır. Yazarın gene Cenk Hikayeleri kitabında yer alan'Binali ile Temir' adlı bir diğer öyküsü, 1991'de Ankara Deneme Sahnesi tarafından, 1999'da ise Adana Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelenmiştir. 2000'de yazarın bir öyküsü daha sahneye aktarılmış, bu kez de Beşinci Sokak Tiyatrosu, 'Dumrul ile Azrail'i, İstanbul Festivali'nden sonra, dünyanın önemli tiyatro festivallerinde, Avusturya, Almanya ve Tunus'un yanı sıra Hollanda'nın çeşitli kentlerinde sahnelemiştir. 2003 yılında Kopenhag'daki 'Bette Nansen Theater'da, yazarın 'Sayfadaki Gibi'adlı kısa oyunu, bazı Doğulu yazarları bir araya getiren ortak bir proje olan 'Bin Bir Gece' içinde yer almış, aynı oyun 2005 yılında İngiltere'de '1001 Nights now' adıyla Nottingham Playhouse'da sahnelemiştir. Murathan Mungan 1989'da, İngiliz yazar Nell Dunn'ın 'Steamin' adlı oyununu 'Kadınlar Hamamı' sahneye koymuştur. Mungan'ın döneminde Ankara İl Radyosu'nca seslendirilen iki tane de radyo oyunu vardır: Dört Kişilik Bahçe ve Öümburnu. Mungan bir tanesi filme alınan üç tane de film senaryosu yazmıştır. 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alınan Dağınık Yatak'ın yanı sıra Dört Kişilik Bahçe ve Başkasının Hayatı adlı iki senaryosu daha vardır. Bu üç senaryo 1997'de üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlanmıştır. Gazete ve dergilerde İlk yazıları 1975'de yayımlanan Mungan, yirmi yıllık yazı serüveninin çeşitli ürünlerinden yaptığı bir derlemeyi kırkıncı yaşı nedeniyle Murathan'95 adlı bir kitapta toplamıştır. Bu kitapla birlikte başlayan özel toplama kitapları, şiirlerinden kendinin yaptığı özel bir seçmeyi içeren numaralanmış tek baskı olarak yayımlanmış Doğduğum Yüzyıla Veda ile sürmüş, bunu,13+1'de şiirlerini, 7 mühür'de kimi öykülerini bir kutu içinde bir araya getirdiği toplamlar ve Türk şiirinde şimdiden bir 'kült kitap' olmuş olan Yaz Geçer'in onuncu yılı nedeniyle yapılan büyük boy özel baskı izlemiştir. Ellinci yaşı için hazırladığı ve yalnızca 2005'te yayımlanıp baskısı bir kez daha tekrarlanmayacak Elli Parça kitabı da bu özel kitaplardandır. Beş bölümden oluşan ve her bölümü ayrı bir yazar tarafından kaleme alınan bir Bülent Erkmen projesi olarak 2004'te yayımlanan 5 peşe romanında da yer almıştır. Murathan Mungan, bu arada yabancı yazarların öykülerinden ve yazılarından oluşan çeşitli seçkiler yayımlamayı sürdürmektedir. İlk öykü seçkisi Ressamın Sözleşmesi'ni, daha sonra Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar, Erkeklerin Hikayeleri ve Kadınlığın 21 Hikayesi adlı öykü ve yazı seçkileri izlemiştir. Bütünüyle özyaşamöyküsel bir malzemeden yola çıkan ilk anlatı kitabı Paranın Cinleri'ni 1997'de yayımlamıştır. Şiir ve öykü arası bir dil ve kıvam tutturduğu yazınsal metinlerini bir araya topladığı Metinler Kitabı ise, 1998'de yayımlanmıştır. Mungan'ın kimi şiirlerinin Kürtçeye çevirisinden yapılan bir toplam Li Rojhilate Dile Min (Kalbimin Doğusunda) adıyla 1996'da yayımlanmıştır. Mungan, bugüne değin çoğu 'Yeni Türkü' topluluğu tarafından seslendirilmiş olan şarkı sözleri yazmıştır. Yazdığı şarkıların Türkiye'nin önemli şarkıcıları, toplulukları tarafından yeniden seslendirilmesiyle oluşan ve 'tribute' sayılabilecek Söz vermiş şarkılar adlı 'cover' albümü 2004'te yayınlanmıştır. 2006'da bugüne dek yazdığı tüm şarkı sözlerini gene aynı ad altında bir araya getirerek kitaplaştırmıştır. Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollanda diline çevrilerek çeşitli dergi, gazete ve antolojilerde yayımlanmıştır. Murathan Mungan, 1985'ten bu yana İstanbul'da yaşamaktadır. İlk kitapları farklı yayınevleri tarafından yayımlandıktan sonra, 1986'da Remzi Kitabevi'ne, 1992'de de Metis Yayınları'na geçmiştir. Halen aynı yayınevindedir.