The Path of Daggers(Wheel of Time #8) | Hançer Yolu(Zaman Çarkı #8)
Goodreads: 3,7/5
1000kitap: 8,6/10
5/5
“Hayır bir şey öğrendiğini fark etti. Güven bir hançer gibiydi ve kabzası da ucu kadar keskindi.”
Başlarda “Ooo daha çok var, yolumuz uzun...” diyerek ilerlediğim Zaman Çarkı’nda sona doğru yaklaşırken artık minik minik hüzünlenmeler başladı içimde. Çünkü Dünyanın Gözü’nde(ilk kitap) karakterle tanışıp, devam eden her kitapla birlikte karakterlerin büyümesine, gelişimine, macerasına ve yolculuğuna eşlik etmek karakterler ile gönlümde bir bağ kurdu. Her karakter açısından olayları farklı coğrafyalarda, farklı maceralarla okuyabilmek ise bambaşka bir okuma lezzeti sunuyor kitapta. Yine sekizinci kitap olan Hançer Yolu’nda aynı lezzeti alarak keyifli bir okuma süreci geçirdim. Bu kitapta benim en çok sevdiğim karakterlerden birisi olan Mat’i çok az okuyabiliyoruz; hatta neredeyse sadece ismi geçiyor, diyebilirim. Elayne, Nynaeve, Aviendha ve Birgitte Rüzgarlar Çanağı’nı buluyor ve kötü hava şartları için bir zincir kuruyorlar ve o esnada saidin’deki lekeyi hissediyorlar. Zincir esnasındaki lekenin diğer coğrafyalardan hissedilmesi, kurgunun eşsizliğini bir kez daha gösterdi. Perrin ve Faile’nin birliğine Morgase(Maighdin), Lini ve Tallanvor katılması benim için kurguda beklenmedik olaylardan birisiydi ve bence aslında bir kraliçe olan Morgase’in, Faile’nin yardımcısı olmayı kabullenmesi ülkesi için verdiği mücadeleyi bir kez daha okuruna kanıtladı. Morgase, saygı duyduğum karakterlerden birisi eserde. Çünkü serüvenin başlarında Elaida’yı dinlemeyip, Rand al’Thor’u serbest bırakmıştı. Aslında inandığı doğrular için savaşan bir karakter, kızı Elayne de annesine benziyor bence bu açıdan. Elayne demişken, Elayne ve Ilyena için ilginç bir teorim var: Rand her ne kadar