Biyografi ve otobiyografi çoğunlukla severek okuduğum türler arasında değildir aslında ama yazarın kendisini de tanımak, dedektif öyküleri dışında da kalemini görmek, satırlarını okumak güzel bir deneyim oldu. Sayfa sayısı göz korkutsa da diğer eserlerindeki gibi sayfalar peşi peşine akıp gidiyor. Okumama vesile olan Köşeli Ayraç 'a da çok teşekkür ederim.
Çok beğendim. Sanki kitaplarını yazmak çok kolaymış gibi anlatmış. Öyle sıradan şekilde cereyan ediyor ki... Tabii 1. ve 2. Dünya Savaş'ını görmüş olması, gönüllü hemşirelik yapması, eczanede çalışması, Ortadoğu'yu ve bilumum ülkeleri gezmiş olması, tam yüzyılın değiştiği zamanda yaşaması ona çok şey katmış. Onunkisi dolu dolu bir yaşammış.
Dünyanın en ünlü yazarının kendi kaleminden hayatı..beni en çok etkileyen o yoksunluk yıllarında, küçücük bir çocukken bile, ailesinin hayal dünyasını serbest bırakması oldu. yaratıcılığını engellemeyip, "küçük agatha"dan "büyük yazar agatha christie"nin doğmasına vesile olmuşlar.
Keyifle okudum,keyifle okumanız dileğiyle.
HayatımAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200991 okunma
Merhaba arkadaşlar. Hepimize iyi geceler. Bir beklentiye girdiğiniz, beklediğiniz için onun olmadığı, beklentiyi geride bırakıp doğal akışına göre kabullenmeyi elde ettiğinizde daha iyi hissettiğiniz oldu mu? Benim oldu ve evet artık Agatha Christie için polisiye okuma beklentimi geride bırakarak ilerlemeyi daha uygun buluyorum. Bu arada aslında bu sorunun kitapla da pek alakası olmadığını sanırım biliyorsunuz. Her neyse diyelim ve geçelim kitabımıza.
Yazarın kaleminden hayatını okumak kimi zaman çok eğlenceli kimi zaman çok üzüntülüydü. Ancak ben biraz romantik yaklaşımdan uzak bir yorum yapmak istiyorum. Şu satırları kaleme aldığımız saniyeye kadar hayat boyu yaşadıklarımızı düşünelim. Hiç sıkıntı çekmemiş, hiç üzülmemiş, canı dahi hiç sıkılmamış biri var mıdır aramızda? İmkansız. Zaten böyle bir şey insanlık tarihinde mümkün olamaz. Kimilerinin acısı gerçekten can yakıcı olabilirken kimilerinin acı diye bahsettikleri gülünç dahi gelebiliyor. Yine de zor bir hayat yaşadığını inkar edemeyiz ve yine yazarın yazdıklarından yola çıkarak ‘İyisiyle kötüsüyle yaşanan bir hayat ve yaşanmışlıklar her şeye rağmen güzeldi’ diyebiliriz.
Diğer yandan bu eserden etkilenmemin en temel sebeplerinden biri de 1950 yılında başladığı bu yazıyı yazarın 15 yıllık bir zaman diliminde ve 75 yaşında tamamlaması oldu. Aslında yazılarının ve emeklerinin ödülünü de yıllar sonra kitaplarının filme çekilmesi ve oyun haline getirilmesiyle ancak alabilmiş. Gene de başarılarının ödülünü hayattayken alabilmiş, kimi çok değerli insanlar ancak öldükten sonra kıymete bindiği için yaşarken gelen bir başarı bile geç de olsa yazarı bence mutlu etmiştir diye düşünüyorum. Diğer yandan işte bugün uyandım, hava güzeldi, biraz yürüyüş yaptım gibi bir sırayla ilerleme yok kitapta. Yazar içinden geldiği gibi
HayatımAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200991 okunma
Çok beğendim. Sanki kitaplarını yazmak çok kolaymış gibi anlatmış. Öyle sıradan şekilde cereyan ediyor ki... Tabii 1. ve 2. Dünya Savaş'ını görmüş olması, gönüllü hemşirelik yapması, eczanede çalışması, Ortadoğu'yu ve bilumum ülkeleri gezmiş olması, tam yüzyılın değiştiği zamanda yaşaması ona çok şey katmış. Onunkisi dolu dolu bir yaşammış.
HayatımAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200991 okunma
Otobiyografi, yazarın ölümünden bir yıl sonra yayınlanmış bir çalışmadır. Eserde, yazarın sıradışı yaşamı öyküsü ilk ağızdan gözler önüne serilmektedir.
dünyanın en ünlü yazarının kendi kaleminden hayatı..beni en çok etkileyen o yoksunluk yıllarında, küçücük bir çocukken bile, ailesinin hayal dünyasını serbest bırakması oldu. yaratıcılığını engellemeyip, "küçük agatha"dan "büyük yazar agatha christie"nin doğmasına vesile olmuşlar.
HayatımAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200991 okunma
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.