Bir Taşralının Hikayesi

Hayatım

Anton Çehov
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·116 syf.··
2024 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 09:55
Anton Çehov'un 1892 yılında yazdığı, yarı-otobiyografik bir hikayedir. Hikaye, 19. yüzyılın sonlarında Taganrog adlı bir Rus kasabasında yaşayan Misail Poloznev adında bir öğretmenin gözünden anlatılır. Poloznev, evliliği, işi ve toplumdaki yeri ile ilgili hayal kırıklıklarını ve mücadelelerini anlatan bir günlük tutar. 19. yüzyıl Rus toplumunun karanlık bir portresidir. Aynı zamanda umut ve hayallerin hikayesidir. Çehov'un ustalıklı yazarlığıyla, bu hikaye hem hüzünlü hem de ilham vericidir.
HayatımAnton Çehov · Maviçatı Yayınları · 20212,618 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 01:07
Anton Çehov'dan okuduğum 7. Kitap ve elimdeki son kitap. Kitap soylu bir kandan gelen ama boyacılık yapan bir adamın hayatından bahsediyor. Köy hayatını, köylüleri anlattığı bu eserini severek okudum. "Hiçbir şey gelip geçmiyor. Hiçbir şeyin iz bırakmadan gelip geçtiğine ve ne kadar küçük olursa olsun attığımız her bir adımın şimdiki ve gelecekteki hayatımız için önemli olduğuna inanıyorum." (Syf 113)
HayatımAnton Çehov · Maviçatı Yayınları · 20212,618 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2023 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2023 23:31
Herkese Merhaba, Anton Çehov'un okuduğum ilk kitabı Yazar, kitabında sosyal statüye, sosyal statünün insan yaşamını bu denli etkilemesine karşı çıkarken, sınıfsal farkların nedenlerine onun bakış açısı ile bakmamızı sağlıyor. Özellikle ekmeği kazanmak ile emek kazanmak arasındaki farka o kadar güzel değinmiş ki. Okudukça gerçek emeğin ne olduğunu sorgulamanıza vesile oluyor...
HayatımAnton Çehov · Maviçatı Yayınları · 20212,618 okunma
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2025 115. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 13:03
Toplumsal duyarlılığı yüksek olan Rus yazar Çehov, " Hayatım - Bir Tasralinin Hikayesi'nde" , sosyal hayattaki kültürel çürümenin ve ahlaki değerleri yozlaşmış insanların propagandasını yapıyor.
1000Kitap
HayatımAnton Çehov · Maviçatı Yayınları · 20212,618 okunma
ANTON ÇEHOV & HAYATIM
9/10
·120 syf.··
2022 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 18:32
Selam arkadaşlar Bir Anton Çehov eseriyle geldim. Anton Çehov'dan okuduğum kaçıncı eser saymadım ama her seferinde hayran olduğum bir yazar. Eleştirel bakış açısı, dünyaya ve çalışma hayatına bakış açısı beni hep etkiliyor. Düşünmeye itiyor. Vanya Dayı eseriyle konu bakımından benzerlik gösterse de Hayatım eserinde çalışma hayatını, işçi sınıfını daha derin ele almış yazar. Kitabın kısaca içeriğinden bahsedecek olursam; •Misail poloznev, sahip olduğu sermaye ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları reddeden ve normal bir işçi olarak çalışmayı seçen genç bir delikanlıdır. "Sizin sosyal statü olarak adlandırdığınız şey sermayenin ve eğitimin meydana getirdiği bir ayrıcalıktır." •Babası ve kız kardeşiyle yaşayan Misail, daha fazla bu soylu sınıfın dayattığı hayata katlanamadığını ve onun düşünce tarzına uymadığını söyleyerek bir tren istasyonuna çalışmaya gider, normal ve sıradan olarak adlandırdıkları insanlar gibi boya yapar, yevmiye çalışır. •Daha sonra Misail evlenir ve köyde yaşar. Bir zamanlar soylu sınıfında iken şimdi sıradan bir köylüdür. Eşi Maşa da soylu sınıfını terkeder. Böylece iki soylu sınıf üyesi; Misail ve Maşa'yı bir köy hayatı beklemektedir. •Bakalım onları bu köy hayatında neler bekliyor. Gerçekten istedikleri hayat bu mu? Uğruna soylu sınıflarını terkeden bu insanlar, hayal ettiği ve beklediği hayatı yaşayabilecekler mi? Gerçek emek sizce nedir? Zekayla ve bilgiyle verilen emek mi, yoksa beden gücüyle çalışılıp verilen emek mi? Hangisi gerçek? Anton Çehov bunu o kadar güzel sorgulamış ki belki de zaten farkında olduğumuz şeyleri kelimelere dökebilmiş. Anton Çehov'un kalemine, düşünce tarzına, eleştirel bakış açısına yine yine yine hayran olduğum bir eser okudum. Kitapta beni yoran karakterlerin isimleri oldu. Onun dışında akıcı olmasa da edebi
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,618 okunma
HAYATIM-kitap yorumu
5/10
·120 syf.··
2022 85. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 11:06
Çehov hep okumayı çok sevdiğim bir yazardır. Bazı kitaplarını dili yüzünden okurken zorlansam da çoğu zaman gerçekten severek okurum. Uzun zamandır Çehov’a ara vermiştim ve bu yüzden bu eserine olan beklentim çok yüksekti. Neden bilmiyorum ama beğeneceğime emindim. Ancak hiç öyle olmadı. Konusundan kısaca bahsedersem; Çehov Hayatım’da ait olduğu soylu sınıftan ve alışılmış uğraşlarından gına getirip işçi sınıfına karışmayı seçen genç bir adamın hikâyesini anlatır. “Sermayenin ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları” reddeden Misail Poloznev, rızkını bedensel emek sarf ederek çıkarmaya karar verir. Onun bu “devrimci” hareketi toplumun bütün kesimleri tarafından tepkiyle karşılanır. Hatta yerleşik düzeni sarsan bu cüretkâr adım karşısında en düşük mevkideki işçi bile kendini tehdit altında hissetmektedir. Misail’in evlenip birlikte bir köye yerleştiği, üst tabakadan gelen Maşa da toplumsal sorumluluk ve diğerkâmlıktan uzak bir tavırla, fikirlere ve moda düşünce akımlarına kısa sürelerle hayatını renklendirmek için bağlanmaktadır. Yazar ana karakterinin evliliğindeki çatışmayı toplumsal gerilimlerle iç içe geçirir. Kendi hayatından ve Taganrog’da geçen çocukluğundan izler taşıyan bu eserinde Çehov, Rus toplumunun bütün sınıflarının yozlaşma ve ikiyüzlülüğüne yönelik belki de en sert eleştirisini yöneltmiştir. Konusunu hiç bilmiyordum ve kitaba başlayınca Orwell havası hissettim. O insan, emek, parayla ilişkili Orwell tarzı derin felsefik anlam çok hoşuma gitmişti. İlk 30-40 küsür sayfa çok akıcı ve merak uyandırıcıydı. Hızlıca okudum ve gerçekten beğeneceğim bir kitap olduğunu düşündüm ama ondan sonrası... resmen eziyet etti bana. Neden bilmiyorum ama geriye kalan kısımlarda yazar sanki garip bir ruh haline girmiş gibi hissettim. Sanki kalemi değişmişti. Asla akmadı kitap.
Edebiyat
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,618 okunma
8/10
·120 syf.··
2025 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 11:36
Kitabın ana karakteri Misail Poloznev soylu bir aileden gelen bir gençtir. İstikbali parlak bir duruma sahip iken o kendi isteğiyle „isçi“ sınıfa katılmayı arzular. Emekle çalışmak ister. Bu durum ailesini ve çevresini üzer ve birçok tepkiyle karşılaşır. Eser, Yazar Cehov’un hayatından ve çocukluğundan da izler taşıdığı söylenir. Bu hikaye sınıf ayrımı yaşayan toplumla hesaplaşma, birey olarak özgür iradeyi takip etme temalarını barındırıyor.
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,618 okunma
Toplumun Prangalarından Kaçış Üzerine
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Çehov’un bu sarsıcı eserinde, soylu bir hayatın getirdiği sahte konforu reddederek emeğiyle var olmaya çalışan Misail’in ruhsal yolculuğunu büyük bir hüzünle takip ediyorum. İnsanın kendi doğasına sadık kalma çabası ile toplumun katı beklentileri arasındaki o amansız çatışmayı her satırda derinden hissediyor, adeta modern insanın anlam arayışına tanıklık ediyorum.
Varoluş
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,618 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 108. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2024 16:07
Hayatım, Misail Poloznev isimli bir adamın, sahip olduğu tüm zenginliği elinin tersiyle iterek, ekmeğini taştan çıkarmasının anlatıldığı bir Anton Çehov öyküsü. Etrafındaki tüm itirazlara rağmen her şeyden vazgeçen Misail badanacılık yapmaya başlar. Üst tabakadan evlendiği Maşa, sorumluluktan uzak tavırlarından dolayı Misail ile aralarında kısa sürede çatışmalar yaşanmaya başlar. Toplumsal gerilimle birlikte bu çatışmalar çok güzel aktarılmış. Anton Çehov, makam, mevki, yolsuzlukları sert bir şekilde eleştirmiştir. Bunu eserde fazlasıyla göstermiştir. Kitap ilk bakışta ne kadar Çehov'un hayatına ait bir biyografi izlenimi verse de okuması çok eğlenceli kurmaca bir metin. Kısa ama akıcı olan kitap, duygusal finaliyle beğenebileceğiniz bir eser.
Edebiyat
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,618 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Anton Çehov, durum öyküsü yazarlarının en iyilerindendir şüphesiz. Kitabı okuduğumda içinde olay örgüsü olmadığından çok sürükleyiciydi desem yalan olur. Ama içinden çıkaracağımız ders nitelikte mesajlar barındırdığından okumaya değer buldum. Kitabın özetine gelecek olursak; Misail adındaki genç, soylu bir ailenin çocuğudur. Babası ve kız kardeşiyle yaşar. Babası her ne kadar eğitime, zenginliğe, yüksek statüye bağlı olsa da oğlu Misail ise tam tersine beden gücü ile çalışan sıradan bir insan olmak ister. Kendi isteğinde kararlı olduğu için babası, oğlunu reddeder. Sıradan bir işçi (boyacı) olarak çalıştığında; sıradan insanların, soylular tarafından sürekli haksızlığa uğradıklarına, güçlünün güçsüzü ezdiğine şahit olur. Üstelik bütün soylular, Misail'in normal işçi olmasına tepki gösterirler. Misail hiçbirini dinlemez. Kız kardeşi de ilk başlarda Misail'i bu kararından vazgeçirmeye çalışsa da bir zaman sonra kendisi de abisinin yolundan gider. Babası, kızını da evlatlıktan reddeder. Misail, Mariya adında soylu bir ailenin kızıyla evlenir. Babası belki bu kız sayesinde doğru yolu bulacağını umarken tam tersine Maria da artık Misail gibi düşünmeye başlar. Evlendikten sonra babasının Mariya'ya hediye ettiği lüks evde kalır. Ev köydedir. Evlendikten sonra kaldıkları köye bir okul yaptırmak isterler. Okulu köylülerle birlikte yapmak isterler. Ancak yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Köylülerin sürekli çıkardıkları sıkıntılara artık katlanamayan Mariya, yurt dışına babasının yanına gider. Ordan eski yaşantısını özlediğinden Misail ile af dileyerek yollarını ayırmak istediğini belirten mektup yazar. Misail de son zamanlarda sade bir işçiyken bu lüks evde kalmanın bir işçiye yakışmadığını düşünürdü hep. Bir de som zamanlarda Mariya'daki değişiklikleri fark edince
TaşralıAnton Çehov · Notabene Yayınları · 20172,618 okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı