Adı:
Hobbit
Baskı tarihi:
Ocak 1997
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758467289
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Bir gün Profesör Tolkien, çocukları içn bir masal yazdı. Bilbo Baggins, hiçbir hırsı olmayan ve rahatına düşkün bir hobbitti. Bir gün birçok Cüce ve bir büyücü gelip ondan ejderin el koyduğu altınları çalmasını ister. Zavallı Bilbo, hırsız olmadığını anlatmaya çalışır ama kafile gönülsüz bir hırsızla yola koyulmuştu bile... Hırsızlıktan Dünyadaki en kudretli şeyi yanında gezdiren Yüzüktaşıyıcılığa yükselen Bilbo Baggins'in macerası, yaşadığınız dünyayı kötülükten kurtarmak için yapılan en görkemli yolculuğun hikâyesidir. Bu yolculukla birlikte Tolkien, yeni bir dünya yarattı, onu çok seven uzun saçlılar kuşağının ve devamındaki çağların başucu eserlerini yarattı. Hikâyeler ikiye ayrılır: gerçek olanlar ve gerçek olması gerekenler.
336 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
"Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı." diye başlıyor yazarımız J. R. R. Tolkien ve böylece Shire'dan Yalnız Dağ'a uzanan macera başlıyor. Yüzüklerin Efendisi serisinde yüzük taşıyıcısı olarak tanıştığımız Frodo Baggins yerine bu kitapta onunla aynı hobbit kovuğunu paylaşan, akrabası Bilbo Baggins ana karakterlerimizden. Ve kitabımız Bilbo'nun o sıcacık, şirin mi şirin oyuğunda on üç cüce ve büyücü Gandalf'ın bir araya gelmesiyle başlıyor. Thorin Meşekalkan önderliğindeki bu cüce grubunun tek bir amacı var o da, Erebor'a yani atalarının krallığına ulaşarak yurtlarını ve zenginliklerini ele geçirmek ancak tabii bu öyle kolayca olacak bir şey değil, neden mi? Çünkü bunun için Yalnız Dağ'da yıllardır ikamet eden ve ağzı hala cüce kanı kokan bir düşmanı alt etmeleri gerekiyor, Ejderha Smaug'u.

Hobbit'in birkaç yıl önce resimli baskısını satın almış ve okuyup bitirmiştim, yani bu kitabı ikinci okuyuşum oldu. Serinin filmlerini birkaç hafta önce yeniden izlemişken kitabını da bir kez daha ve bu sefer daha özverili okumak istedim. Öncelikle şundan bahsetmek isterim, bence Hobbit'İ okumayı düşünüyorsanız kesinlikle İthaki'nin resimli baskısından okuyun çünkü bu kitabı daha dikkat çekici bir hale getiriyor, açıkçası Alan Lee elinden çıkan bu çizimleri çok beğendim. Genelde kitaplar sinemaya uyarlandığında herkes kitapların filmlerden çok daha iyi olduğu konusunu açar ve farkları, kesilen veya eklenen bölümleri tartışır. Tabii herkesin fikri kendine ancak benim şunu söylemem gerekir, tüm eleştirilere, yönetmen Peter Jackson'un bu kitabı iyi bir şekilde sinemaya aktaramadığı yönündeki tüm düşüncelere rağmen ben Hobbit filmlerini kitabından daha çok seviyorum. Neden mi? Yüzüklerin Efendisi serisindeki o yoğunluk, olağanüstü betimlemeler ve karmaşık olay kurgusu Hobbit'te yok, ki zaten çocuk kitabı da deniliyor Hobbit için. (Ben öyle olduğunu düşünmüyorum, dili basit olan, masalsı öğelere sahip her kitaba çocuk kitabı diyemeyiz) Kitaplarda yazarın kitabın herhangi bir bölümünde kendi düşüncesini araya katmasını sevmiyorum, bu bana okurla sohbet etmekmiş gibi geliyor ve romanlarda özellikle bu türdeki romanlarda bu durum gözüme, kulağıma hoş gelmiyor. Örnek verecek olursam, bir olay yaşanırken yazarın "Yine de Bay Baggins'in yerinde olmayı hiç istemezdim." veya kitabın sonunda olacak bir şey için kitabın ortasında "Ama buna öykünün sonunda sıra gelecek ve bu konuda henüz bir şey söylemeyeceğiz."demesi gibi.

Kitaplar sinemaya uyarlandığında kitap-film tartışmaları kaçınılmaz oluyor açıkçası ben bazı yerlerde keşke Thorin'in sonu filmdeki gibi olsaydı, keşke Legolas gerçekten de kitapta olsaydı diye düşünüp durdum. Yukarda da belirttiğim gibi birçok Tolkien severin aksine ben bu serinin filmlerini kitabından daha çok seviyorum, filmler daha fazla keyif veriyor bana. Filmleri bir kenara bırakacak olursam Hobbit kitabını genel itibariyle seviyorum, hikayesini ve karakterlerini gerçekten çok seviyorum ancak Yüzüklerin Efendisi'ni ortaya koymuş bir yazarın kitabı gözüyle bakıldığında bazı yerler gerçekten yavan gelebiliyor okura, en azından bana öyle geldi, bazı kısımlarda sıkıldım tabii bu genel olarak alınan hazzın ötesine geçmese de olumsuz bir düşünce oluşturabiliyor kitapla ilgili. Yüzüklerin Efendisi'nde tüm yüzüklere hükmedecek Tek Yüzük'ün Bilbo Baggins'in eline nasıl geçtiğini de Hobbit ile öğrenmiş oluyoruz.

Hobbit mükemmel miydi, hayır bana göre mükemmel değildi; güzel miydi, evet güzeldi, sıkıldım mı, evet bazı kısımlarda sıkıldım; eğlendim mi genel itibariyle evet, tavsiye eder miyim, tabii ki ederim yahu neticede Tolkien! Okuyun, izleyin ve Orta Dünya ile mutlaka bir bağ kurun...
336 syf.
·Beğendi·10/10
Oradaydık ve şimdi buradayız. Kim bilebilirdi ki halıda gördüğü ufak bir sökük görülünce ya da tembel bir öğrencinin boş bir sınav kağıdının köşesine "Topraktaki bir kovukta Hobbit yaşardı," diye yazıp ve fantastik edebiyatın babası tarafından bu cümle geliştirilip, büyütülüp çocuklarına masal niteliğinde yazılıp bu romanın buralara geleceğini, bir çocuk romanından çıkıp bir yetişkin romanına, epik bir fantastik serüvene dönüşeceğini? Bu kovuk ne çamurlu topraktan içinde solucan, börtü böceklerin yaşadığı kovuktur ne de kirli ve pis, ıslak bir kovuktur. İçinde obur, tüttürmeyi seven ve keyiflerine de son derece düşkün olan, görünüşte de çocuk gibi görülen birçok efsanelerde, masallarda ve türkülerde de “buçukluk” diye geçen sevimli Hobbit halkının kovuğuydu. Bu kovuğun lumboz gibi düzenli yuvarlak ve yeşile boyanmış kapısından içeri girince artık yaşadığımız dünya maalesef birçok konuda Orta Dünya kadar zevk vermez oluyor.

Yazıldığı yıla ve döneme bakar isek, yazarın da mesleğine, mesleğine yaptığı birçok katkıya bakar isek, o zamanlardaki doğaüstü hikâyelere de bakış açısını düşünür isek Tolkien şüphesiz büyük bir cesaret göstermiştir. Hobbit çocuk kitabı olarak yazılmıştır, ama içindeki birçok unsur sayesinde kitap çocuklardan ziyade büyüklerin de dikkatini çekmiştir ve devamındaki dünyaya damgasını vurmuş Yüzüklerin Efendisi gibi bir eserin gelmesini sağlamıştır. Birçok kişi Hobbit’i okuduktan sonra günümüzde başka fantastik eserleri okuduğu ve bildiği için maalesef Hobbit’i çocuk kitabı olarak eleştirmektedir, Hobbit çocuk kitabıdır evet buna kimsenin bir itirazı olmayabilir ama Hobbit’i çocuk kitabı olarak eleştirmek son derece yanlıştır. Şunu da bilmek lazım ki Tolkien bu kitabı basılsın, satsın yazar olayım diye değil kendi çocuklarına bir nevi hediye olarak yazmıştır.

Kitap kronolojik olarak Yüzüklerin Efendisi’nden önce geliyor hatta önceliğinden ziyade Tek Yüzük’ün Bilbo tarafından bulunuşunu belki de çalınışını anlatıyor, benim Hobbit’i okuyacak olanlara tavsiyem Yüzüklerin Efendisi’nden sonra okumalarıdır; çünkü önemli birçok bilgi zaten Yüzüklerin Efendisi içinde verilmektedir, verilmeyenler de Hobbit için ve kusursuz olan Orta Dünya için çok güzel soru işaretleri ve merak bırakmaktadır. Hem kitabın çocuksu olması bakımından hem de Yüzüklerin Efendisi gibi bir kitap bittikten sonra hemen Mithrandir’e, Bilbo’ya ve birçok cüceye kavuşmak daha güzel olacaktır.
426 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
İlk baskısı 1937 yılında çıkan Hobbit fantastik edebiyat türünde olduğu kadar sinema uyarlamasıyla film dünyasında da çığır açmıştır zira ilk defa orklardan, goblinlerden ve trollerden bahseden kitaptır. Hobbitte yüzüklerin efendisi üçlemesinin öncesi anlatılır. O kadar çok aksiyon vardır ki yönetmen kitaptan üç film çıkarabilmiştir...

Bilbo Baggins küçük, huzurlu kendi dünyasında yaşarken beklenmedik bir yolculuğa çıkar. 11 cüce, kral soyundan gelen liderleri Thorin, büyücü Gandalf ve Bilbo Yalnız Dağda, Ejederha Smaug'un elinden kendi atlarına ait olan hazineyi kurtarmak için çok uzun bir yolculuğa çıkarlar. Yolda başlarına neler gelmezki. Trollerin ellerinden kurtulurlar, dağ devlerinden kaçarlar, tam goblinlerden kurtulduk derken elflere tutsak olurlar ama nihayet yalnız dağın dibindeki göl şehrine ulaşırlar. Peki hazineyi korkunç ejderha Smaug'dan kurtarabilecekler midir? Bu arada Sauron da eski gücüne yavaş yavaş kavuşmaktadır ve devasa büyüklükte bir ordu kurmaktadır... Ve güç yüzüğünün Gollumdan Bilbo'ya geçişi anlatılmakta.

İster önce filmini izleyin ister önce kitabını okuyun ama mutlaka hem filmi izleyin hem de kitabı okuyun derim.
312 syf.
·Beğendi
Etkinlik kapsamında J.R.R Tolkien'in Hobbit isimli kitabını okumaya karar kılıp okudum. İyi mi yaptım, kötü mü yaptım?
Bunu incelemenin ilerleyen kısımlarında illaki fark edeceksiniz.

Hobbit'in beyaz perdeye uyarlanan 3 bölümünü de soluğum kesilerek izlemiş biri olarak malesef kitabı vasat buldum. Nedenine gelince yaklaşık 300 sayfalık bir kitaptan 3 uzun metrajlı Film çıkartılınca düşünün kitap size ne kadar yetersiz gelebilir.Filmdeki bazı karakterlere kitapta rastlamak mümkün değildi ve bu benim için büyük bir eksiklikti. Belki önce kitabı okusaydım Filmi abartılı bulabilirdim ama ilk Filmlerini izlediğim için umduğumu kitapta bulamadım... Kitapta kadın karakterlerden hiç söz edilmemiş dolayısı ile cüce Kili ile Elf Tauriel'in aşkından da yeller esiyordu

Film de savaş sahnelerine fazlasıyla yer verilirken kitapta çoğundan eser bile yoktu. Bu haliyle kitap daha çok çocuklara hitap etmiş. Açıkçası ben Filmi film müziklerine kadar çok sevdim. Farkındayım bu yazdıklarım eser incelemesinden çok, kitapla Film arasındaki farkları açıklar tarzda oldu, ehh idare edin artık. Okuyun efendim ya da Filmini muhakkak izleyin.Pişman olmayacaksınız...Hobbit bana göre dünya klasiği seviyesindedir.

Burdan etkinliği düzenleyen Nigra ve Ebru İnce'ye teşekkürlerimi sunuyorum.
336 syf.
·8 günde
O kadar uzun zamandır uzak durup okumuyordum ki, çok geç kaldım bu zengin Orta Dünya’ya. Başladığıma da çok mutlu oldum. Kitabı okurken bir yandan da filmlerini izledim. Tadına doyulmaz bir yolculuk oldu. Tekrar tekrar izleyebileceğim tek film olabilir.
Kurgunun alt metninde zengin bir sosyolojik yapı var. Bunları daha detaylı araştıracağım. Tolkien’in çocuğu için yazdığı bir kitapmış, bunu öğrendiğimde yeri daha da ayrı oldu bende.
Bilbo Baggins, Çıkın Çıkmazı’nda kitaplarıyla düzenli hayatıyla, maceradan uzak yaşarken cüceler ve Gandalf’a 14.olarak dahil edilir ve cücelerin kaybettiği hazinelerini almaya çıkarlar yola. Dili sade ve çok güzel ilerliyor. Yüzüklerin Efendisi serisine başlamadan önce mutlaka Hobbit ile başlayın. Karakterleri ve Orta Dünya’yı tanımak için güzel bir başlangıç.
Çıkın Çıkmazı’na saat 4’te çaya gitsek mi?

Youtube kitap kanalım:
https://www.youtube.com/user/ayseum
432 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Orta-Dünya'ya ilginiz varsa ve bir yerden başlamak istiyorsanız gerçekten güzel bir başlangıç olabilir. Daha az karakter ve daha az mekanda geçen bir Tolkien kitabı. Böyle olunca okuması da daha kolay tabi ki. Mini mini bir hobbitin atıldığı büyük macera, şans, kader ve tabi ki üstün zekası ile bulduğu müthiş çözümler... Hem masalsı bir anlatım hem de Orta-Dünya ile ilgili bir çok boşluğu dolduran bir kitap. Filmlerini izlemiş olmama rağmen büyük bir merakla okudum ki çoğu yeri farklı zaten okuduğunuzda farkedeceksiniz. Keyifli okumalar.
432 syf.
Herkese bu değerli kitabın incelemesinden selammmmm... Nasıl olur da böyle güzel, harikulade bir eseri okumayı erteleyebildim hiç aklım almıyor. Bu yüzden beni silkeleyip kendime getirdiğin için teşekkürlerimi sunuyorum sana Nausicaä Böyle değerli bir kitabı bana kazandırdığın ve incelemelerde verdiğim o uzuuun aradan sonra tekrar sayende inceleme yapacağım için müteşekkir ve heyecanlıyım. Öncelikle kitapla ilgili konuşmak gerekirse;

İthaki ve Hobbit birlikteliği;

Gördüğünüz üzere Hobbit i özel baskısından okudum ve normal baskıya oranla estetik açıdan daha güzel olduğunu belirtmek isterim. Boyut olarak da tam bir Hobbit olarak hissettim zaten kendimi çünkü kitabın boyu ufak:) Bir de şu var:

https://www.google.com/...imgrc=_1vG1il4FTwEyM:

Bakınız efendim yukarıdaki link adresinden de göreceğiniz üzere ufak kitabımızın kapak fotosunun üstünde kırmızı güneş var. Arka kapak fotosunda da kırmızı bir ejderha. Kırmızı güneşin anlamını merak ettim ve ithaki merakımı hemen giderdi zira kırmızı güneş ve ejderha Tolkien in fikriymiş. İlk bastıklarında böyle basılmasını istemiş ama pahalı olduğu için yayın basamamış. İthaki de yıllar sonra Tolkien in bu dileğini rahatlıkla yerine getirmiş:) Teşekkürler ithaki...

Kitabımızın başı ve sonunda bir de haritalar var. Hemen göstereyim:

https://www.google.com/...imgrc=pgy9t71EXk_5sM:

Yukarıdaki adres linkine giderseniz haritaya ulaşmış olacaksınız. Bu haritamız bizi ejderhaya (tabii kırmızı olanına:)) götürüyor. Hobbitlerle çıktığımız yolun rotası da belli oluyor yani. Pekii kitabı bir kenara bırakalım ve nedir şu Hobbitler öğrenelim isterseniz:)

Hobbitlere dair...

Kitabımızın giriş cümlesini mutlaka duymuşsunuzdur. Durun sizin için tekrar edeyim: Topraktaki bir oyukta bir Hobbit yaşardı. Evet bu ilk cümle Hobbitlerimizin nerede yaşadığını açıklıyor sanırım. Hobbitler küçük boylarıyla, oyuklarında yaşarlarmış. Biz insanlar gibi değillermiş tabii. Tüylerinden tutun yaşadıkları evin şekline kadar büyük farklarımız var. Ama benzerliklerimiz de var. Onlar da bizim gibi su, şarap vs. içiyor, pastırma yiyorlar. Sonra maceraya atılmayı hiç mi hiç sevmiyorlar. Nedeni bariz çünkü etrafta korkutucu yaratıklar var (dev örümcekler gibi) ve o boylarıyla onlarla uğraşmaları biraz işi zorlaştırıyor:)

Kitabın fantastik olmasına çok aldanmayın çünkü her yaştan bireyin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta o kadar güzel bir kitap ki Tolkien dayanamamış bir de Yüzüklerin Efendisi kitabını devam kitabı yapmış. İyi ki de yapmış çünkü dayanamayıp hemmen tek cilt özel baskısını aldım ve Sevgili Nausicaä ile onu okuyacağız. Hobbitdeki başarısını Yüzüklerin Efendisinde de göstereceğine inanıyorum yazarın. Çünkü çook büyük bir hayal gücü var kendisinin:) Hatta ömrüm yeterse diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

İncelemem bu kadardı. Spoi olmasın ve heyecanınızı söndürmek istemediğim için kitapla ilgili çok da bir bilgi vermek istemedim. Ama dediğim gibi her yaştan bireyin okuyabileceği bir kitap. Baskı için illa özel baskısını alın diyemiycem çünkü herkesin keyfine göre takılması gerektiği kanısındayım. Güzel ve keyifli okumalarınız olsun:)
336 syf.
·39 günde·6/10
Yüzüklerin efendisine başlamadan önce kesinlikle okunması gerekir. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı sevdim. En çok da yüzüğün bulunduğu sahne okunmaya değer.. Filmin senaryosundaki yüzüğün bulunması ve Gollumla Bilbonun arasında geçenlerin kitaba uygun yazılmadığını bilmelisiniz. En çok da bunu gördüğümde sinirlenmiştim. Tabi bu ne ki.. Pek çok yanlış uyarlama var malesef. Özellikle bunun gibi büyük yapımlarda daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Siz en iyisimi filmini boşverip gidip kitabını alın.
336 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
KEŞKE HEP BURADA KALSAYDIK...

Hiç bitmeseydi Bilbo'nun marecası,hem o da sevmişti(took yanını)...
Neydi bu ne okudum ben, daha önce hiç fantastik türü bir kitap okumamaştım sevmiyordum da açıkcası bu türler izlenir,okunmaz diyenlerdendim ama okumayı çook sevdim,belki de Tolkien amca, iyi yazdı onlandır...
Nasıl bir hayalgücüdür bu Tolkien amca,elfler,troller,golbinler,gollum,hobbit,cüceler,insana rastlamak zor bu kitapda hepsi başka başka türden.En kısa sürede Yüzüklerin efendisi ile görüşmek üzere...
Ayrıca yazarın sanki okurla konuşuyor gibi,araya yorumlar katması çoğu kişinin hoşuna gitmemiş ama ben tam tersi çok hoşuma gitti...
Filmini de en kısa zamanda izleyeceğim bakalım film mi/kitap mı??

Tolkien etkinliğini düşünen Ebru Ince'ye ve düzenleyen NigRa 'ya bizi orta dünyaya çıkardıkları için çok çok TEŞEKKÜRLER...
426 syf.
·8 günde·9/10
Fantastik edebiyatın ustalarından Tolkien kitapta, Bilbo Baggins'in, Gandalf ve cüceler ile birlikte ejderha Smaug'dan cücelerin hazinesini geri almak için çıktığı zorlu yolculuktan bahseder. Ancak asıl can alıcı nokta, muhteşem bir dünyanın kapılarının açılmasına vesile olan yüzüğün bulunmasının anlatılmasıdır.

Yazarın kalemi kadar, karakterlerin işlenişi ve kendilerine has üslupları da çok başarılıydı. Goblinleri bile sevdim diyebilirim. Özellikle şiveleri, konuşma tarzları çok etkileyiciydi ki burada çevirmenin başarısını da gözardı etmemek gerekir.
336 syf.
·18 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum ilk Tolkien kitabı ve bu adamın bu kadar sevilmesinin boşa olmadığını daha kitabın başlarında anladım. Çok akıcı ve güzel bir dili var tasvirler harika. Bu kitabı çocuklarına yazmış olduğu için hafif muzip bir yanı da var. Bilbo Baggins'in bir Hobbit'i aşan maceraları insanı serüvenden serüvene sürüklüyor.
380 syf.
·3 günde
——————————————————
ELEKTRONİK KİTAP DİZİSİ - 6
——————————————————

1937'de Prof. Tolkien, Hobbit adlı bir kitap yayınlar. Bu, çocuklar için yazdığı ve Middle Earth veya Orta Dünya Evreni olarak bildiğimiz, yine kendisinin yarattığı evrende geçen bir öyküdür. Orta Dünya'da, Güneşin 3. Çağı'nda geçen bu öykü, Prof. Tolkien'in mitolojik evrenin içindeki mini minnacık bir hikayedir. Tolkien, bu hikayeyi (masalı) yayınladığında ortada Fantastik Edebiyat namına bir şey olmadığı için edebi çevreler kitaba tepki vermiş ve tepki ile yaklaşmışlardır. Zira bunun edebiyata zarar vereceğini düşünüyorlardı. Oysa edebi çevrelerin, neyse basit bir çocuk masalı dediği bu kitap, okurlar tarafından müthiş bir ilgi ile karşılandı. Öyle ki, Tolkien, yaratma sürecinin hâlâ başlarında olduğu mitolojisini tamamlamak istemesine rağmen yayıncılar ondan bu hikâyenin devamını talep ettiler. Daha sonrasında ne olduğunu Yüzüklerin Efendisi ve Silmarillion adlı kitapların incelemelerinde değineceğim. Ama şimdilik Hobbit'e geri dönmeliyim.

Bu kitap ile birlikte Tolkien, birdenbire tüm dünya halklarının en bilindik ve en merak edilen isimleri arasına girdi. Öyle ki, bu yıllarda (dediğim gibi fantazi edebiyatı yok) öylesine büyük bir evren var eden zekâya karşı herkes hayranlık besliyordu. Tolkien'in ilk defa ortaya atmış olduğu, "Elf" ve "Ork" ırkları özellikle, fantasik edebiyatının vazgeçilmez ırkları arasına girdi. Bu ilk yayınlanan (çünkü bu hikayeden çok önceleri Tolkien Silmarillion'u yazmaya başlamıştı) eser, edebiyatta -özellikle de fantasik edebiyatta- bir dönüm/başlangıç noktası oldu. Daha sonra yazılan eserler ile birlikte birçok kimse tarafından Tolkien "Fantastik Edebiyatın Atası" olarak görülmeye başlandı.

Özellikle bu tarihten sonra yazılan fantastik kurgu eserlerin ezici çoğunluğu bu eser(ler)den ilham alınarak yazılmış ve birçoğunun içinde ilk defa burada duyulan ırklar yer almıştır. Tabii, her kişi bu isimleri kendince yorumladı ve biraz farklı forumlara soktu. Bununla birlikte ise bunları olduğu gibi alanlar da oldu.

Bu eser ile birlikte Tolkien, hayatımıza birçok şey kattı. Daha önce de söylediğim gibi, "Elf", "Ork", "Hobbit" gibi ırklar hayatımıza ve edebiyata dahil oldular.

"Toprağın içinde bir kovukta bir hobbit yaşardı," cümlesi ile giriş yapar Tolkien. Bu cümleden sonra, tamamen yabancı olduğumuz bu "hobbit"in ne olduğunu açıklar bize. Ben burada bu karakterleri uzun uzadıya anlatmayacağım tabii. Bunun için okumanız gerekir. Ana kahramanımız olan hobbit Bilbo Baggins, büyücü Gandalf'ın tetiklemesi ile hiç beklemediği misafirler ağırlar. Bunlar, Ejderha Smaug'un vatanlarını ellerinden aldığı ve Yalnız Dağ'da yaşayan ve dağ altının kralı olan Thorin Meşekalkan ile kafilesidir. Bunlar, yedi büyük cüce krallığından biri olan Durin'in soyundan gelen ve vatanları Erebor olan on üç cücedir. Yurtlarına kavuşmak için bir yolculuğa çıkacak olan bu kafileye Gandalf, on dördüncü bir üye arar. İşte bu üye de hobbit Bilbo Baggins'ten başkası değildir. Bilbo Baggins, bu kafileye "hırsız" ünvanıyla katılır. Dağ Altı Kralı Thror'un dillere destan ve saymakla bitmeyecek olan hazinesinden on dörtte bir pay karşılığında... Bilbo, her ne kadar hırsız olmasa da, Gandalf onu böyle tanımlar ve hikaye başlar.

Dağları, taşları, vadi ve ovaları aşan kafilemiz, sonunda Yalnız Dağ'a ulaşırlar. Tabii, bu kısa bir yolculuk değildir. Başlarından türlü türlü felaketler geçer bu yolculuk esnasında. Bilbo, her zorlukta evinde olmayı dilese de, kafileden geri kalmaz. Ta ki onlarla birlikte bu dağa ulaşıp, ejder Smaug'u alt edinceye dek... ve sonrasına dek!..

Yukarıda ne kadar teferruata girsem boş olacaktı. Zira her hikâyede ve masalda kahramanlar çeşitli felaketler atlatırlar. Ama ben burada bu masalı diğer masallardan ayıran yönlere değinmek istiyorum. İşte bu yüzden de olaylara pek ehemmiyet vermeden geçtim. Şimdi bu farklılıklar neymiş görelim.

1 - Tolkien, ilk defa kimsenin bilmediği bir evren yaratmıştır. Tüm öykü bu evrende yaşanır.
2 - Tolkien, o zaman dek bilinmeyen ırklar yaratmıştır. Hikâye bu ırkların başından geçer.
3 - Tolkien, bu evrende her ırka ait bir dil yaratmıştır. Her ırkın kendi dili olduğu gibi bu evrende de bir ortak dil vardır.
4 - Tolkien, bu evrendeki coğrafik şekilleri kendisi yaratmıştır.
5 - Tolkien, bu kitapta yer alan çizimleri kendisi yapmıştır.

Sanırım bu kadar veya benim şimdilik hatırladıklarım bunlar. Sadece birinci madde bile, bu masalı diğer bütün masallardan ayırmaya yetmekte... çünkü diğer bütün masallarda ne kadar farklı yaratıklar olsa da (Doğu Edebiyatı bu yönden Batı Edebiyatından daha zengin), hiçbir masal tamamen fantastik bir evrende geçmemiştir. Her ırka ait diller yoktur. Ki, gördüğümüz dünyadan farklı bir ırk yoktur. Kahramanlar ya insandır veya fabl gibi cansız varlıkların insanlaştırılmasıdır. Ama kimse bambaşka bir ırk yapmamış, bunu düşünmemiştir. İşte, bunlardır ki Tolkien'in tüm dünyada hayran olunmasının nedeni...

Birçoğumuzun bildiği gibi Prof. Tolkien, mitolojik evrenini tamamlayamadan (esasen içine sinmediği için tamamlayamıyordu) 1973 yılında bu dünyadan göçtü. Tabii mirası yerde kalmadı ve oğlu Cristopher Tolkien devraldı. Gerçeği onun da zamanı tükenmek üzere...

Sinema sanatının yaşamımıza girmesi ile birlikte bu evren beyaz perdeye de aktarıldı. İlk olarak 1976 yılında, Tolkien'in vefatından üç sene sonra bir animasyon film olarak karşımıza çıktı Hobbit ve bir sene sonra da Yüzüklerin Efendisi... 1976 yılında yapılmış olan bu animasyon filmi, hikâyenin belli başlı kısımlarını atlasa veya kısaca geçse de yüksek oranda kitaba bağlı kalmıştır. Karakterler, kitaptakine uygundur. Tabii, olaylar dediğim gibi kimi yerde kesilmiş veya hızlıca geçilmiştir. Bundan yıllar sonra, Yüzüklerin Efendisi serisini beyaz perdeye uyarlayan yönetmen Peter Jackson, tekrar kamera başına geçmiştir. Esasen bu filmi yazacak ve yönetecek kişiler farklı olsa ve Peter Jackson danışman sıfatı ile olaya katılmış olsa da, birdenbire kendini yönetmen koltuğunda bulmuştur. Cast (Oyuncu seçimi), Sanat, dekor ve grafikler/efektler yönünden çok başarılı bir seri ortaya çıkarıldı. Ne var ki bu seride ipin ucunu koparan yapımcılar kitaba bağlı kalmayı bırakın, içine edip bırakmışlardır. Eğer kitaba bağlı kalınmış olsaydı belki de Yüzüklerin Efendisi gibi gönlümüze taht kuracak olan film, keşke hiç çekilmemiş olsaydı dedirtti. Bu film serisine, olamayan karakterlerin eklenmesini mi diyeyim, olmayan olayların eklenmesi mi diyeyim, olayların çarpıtılması mı diyeyim, karakterlerin özelliklerinin dahi kitaba aykırı olduğunu mu diyeyim... Ne diyeyim, emin olun ki ben de bilmiyorum. Sırf, birkaç kuruş daha fazla kazanalım diye güzelim hikâyenin içine nasıl edilirin filmi diyeyim. Yazık!.. Gerçekten de çok yazık oldu Hobbit'e... İşin daha kötüsü ne biliyor musunuz? Bir başkası şimdi yeni baştan çekmeye çalışsa, bu kadar kaliteli bir prodüksiyon toplayamaz. Bu kadar kaliteli bir prodüksiyon ile de bu kadar batırılabilinir. Zaten sinema alanıyla ilgilenenlerin bildiği, altın değerinde bir söz vardır: "İyi bir senaryodan kötü bir film çıkabilir, ama kötü bir senaryodan iyi bir film çıkmaz." Yani, hikaye iyiydi, fakat film berbattı. Bu olabilir. Ne yazık ki oldu da...

KEŞKE HOBBİT FİLMİ HİÇ ÇEKİLMEMİŞ OLSAYDI!

Hem hikâyeye, hem prodüksiyona, hem oyunculara kısacası her şeye yazık oldu... O zaman kitaptan şu söz ile veda edeyim:

"Eğer daha fazlamız yiyeceği, neşeyi ve şarkıyı altın yığınlarına yeğleyebilseydi, burası çok daha mutlu bir dünya olurdu."

Ve,

" 'İşte her yağmurun ardından hep güneş çıkar, ejderlerin bile sonu gelir!' dedi Bilbo ve serüvenine sırtını döndü."

Unutmadan!.. Bu kitap, ilk olarak 1996 yılında bizde Altıkırkbeş Yayınları tarafından yayınlandı. Benim okuduğum baskı da buydu. Bu kitapta, hikayeden sonra minik bir sözlüğe de yer verilmiş. Bu evrende geçen ırklar, yerler, isimlerin açıklandığı bir sözlük. Çok faydalı bir çalışma olmuş bu sözlük... Orta Dünya evrenine meraklı olanlar için...

Keyifli okumalar dilerim...
"On dakikan kaldı. Koşman gerekecek," dedi Gandalf.
"Ama-" dedi Bilbo.
"Ona zaman yok," dedi büyücü,
"Ama-" dedi Bilbo yine.
"Ona da zaman yok! Koş bakalım!"
Bildiğiniz gibi, troller güneş doğmadan yeraltına inmek zorundadır, aksi halde dağlardan yaratılmış olan troller yine dağların maddesine döner ve bir daha asla yerlerinden kıpırdayamazlar.
Yüzüğü istiyordu çünkü o bir güç yüzüğüydü ve parmağına taktığında seni görünmez yapardı; ancak güneşin parlak aydınlığında, o zaman da sadece gölgen sayesinde görülebilirdin, üstelik gölgen de titrek ve soluk olurdu.
Cüceler kahraman değil, paranın değerini çok önemseyen, hesapçı bir halktır, bazıları ise değildir ve onlardan çok şey beklemediğiniz sürece Thorin ile Kafilesi gibi yeterince düzgün kişilerdir.
J. R. R. Tolkien
Sayfa 297 - İthaki

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hobbit
Baskı tarihi:
Ocak 1997
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758467289
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Bir gün Profesör Tolkien, çocukları içn bir masal yazdı. Bilbo Baggins, hiçbir hırsı olmayan ve rahatına düşkün bir hobbitti. Bir gün birçok Cüce ve bir büyücü gelip ondan ejderin el koyduğu altınları çalmasını ister. Zavallı Bilbo, hırsız olmadığını anlatmaya çalışır ama kafile gönülsüz bir hırsızla yola koyulmuştu bile... Hırsızlıktan Dünyadaki en kudretli şeyi yanında gezdiren Yüzüktaşıyıcılığa yükselen Bilbo Baggins'in macerası, yaşadığınız dünyayı kötülükten kurtarmak için yapılan en görkemli yolculuğun hikâyesidir. Bu yolculukla birlikte Tolkien, yeni bir dünya yarattı, onu çok seven uzun saçlılar kuşağının ve devamındaki çağların başucu eserlerini yarattı. Hikâyeler ikiye ayrılır: gerçek olanlar ve gerçek olması gerekenler.

Kitabı okuyanlar 2.545 okur

  • Suphi Kar
  • Görkem Öztekin
  • gnm
  • S.BALI
  • Büşra Hıdır
  • Maide Ceren Ekinci
  • Canan
  • Edibe İrem Akpınar
  • Yasemin Erguvan
  • Baturay

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (3)
9
%0
8
%0
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları