Sönmüş Hayaller 1

İki Şair

Honore de Balzac
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Mayıs 2017
İlk Yayın Tarihi:
Şubat 2013
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Orijinal Adı:
Illusions perdues
ISBN:
9789754346060
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2019 112. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2019 20:49
Mutsuzum. Hangi eserini okursam okuyayım Balzac ile gönül bağı kurmayı başaramıyorum. Bu yirmi yaşımda da böyleydi, maalesef hala böyle. Sönmüş Hayaller-1 “İki Şair” yazarın üç ciltlik eserinin ilk parçasını oluşturuyor. Taşrada yoksulluk motifi ile başlayıp, Paris’in dejenere hayatına uzanan bir tema üzerinde, iki yakın arkadaşın birbirleri ve çevreleriyle olan ilişkisi, yazarın kendi hayatının da izdüşümü kabul ediliyor. Ekonomik gücün, varlığı ve yokluğuyla kişiler üzerindeki şekillendirici tesiri, derinliksiz, yüzeysel olmaktan öte gidememiş romantik manevralarıyla, kitabı “klasik” sıfatına karşın bile tavsiye listeme alamadım.
Edebiyat
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma
İki Şair
8/10
·175 syf.·
2025 37. kitabı
İki Şair kitabı Honore de Balzac 'ın Sönmüş Hayaller üçlemesinin ilk kitabıdır. Diğer iki kitap ise sırasıyla: Taşralı Bir Büyük Adam Paris'te , Bir Yaratıcının Çektikleri şeklindedir. Fransa'nın bir taşra kasabası olan Angouleme'de yaşanıyor olaylar. Başkahramanlarımız şöyle: Yirmili yaşlarının başında olan, şair olma, statü olarak yükselme ve şöhret olma hevesine kapılan ve Angouleme sosyetesinin önde gelen isimlerinden evli Madam de Bargeton'a aşık olan erkek güzeli Lucien; abisi Lucien için her türlü fedâkarlığı yapmaya hazır olan Eve; ve Eve'ye aşık olan, biricik dostu Lucien için türlü fedakarlıklar yapıp, bir yandan da cimri babasının işleriyle uğraşan David. Balzac XIX. yüzyılın başlarındaki Fransa taşrasının ortamını insanlarıyla birlikte çok güzel tasvir ediyor. Tabii birçok Balzac eserinde gördüğümüz gibi ve Balzac'ın kendi hayatının da vazgeçilmezi olan (neredeyse hepsi başarısız) ticaret sistemini ve ticari olayları da okuyoruz. Sınıfsal ayrımı, ailesel ve toplumsal yapıyı da çok güzel işlemiş bu kitapta Balzac. Beni etkileyen bir eser oldu. Serinin girişi niteliğinde bir kitap. Tahmin ediyorum ki serinin diğer kitaplarındaki olayların hareketliliği ve yıkıcılığı daha büyük olacak. Bir Balzacsever iseniz mutlaka okumalısınız. İyi okumalar dilerim. Balzac eserleri genelde uzun ve ağdalı cümlelerden oluştuğu bilinen bir şey. Hal böyle olunca bunun çevirisini yapmak da bir hayli zor oluyor. Bu işin en başarılı isimlerinden Yaşar Nabi Nayır çevirmiş bu eseri. Gerçekten çok iyi bir çeviriydi.
1000Kitap
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma
10/10
·176 syf.·
2022 11. kitabı
Bu kitap ; bir giriş kitabı Sönmüş hayaller üçlemesinin ilki. Üç ana karakter var. David, Lucien ve Madam de Bargeton. Yer, taşrada bir şehir. Angouléme İki şair , iki ince ruh, iki arkadaş David ve Lucien. Her ikiside Balzac. Gelişen olaylar sonucu David taşrada kalır ve Lucien ve Madam Bargeton Parise doğru yola çıkarlar. Yeni güzel günlere yelken açarlar. Hayaller Paris, gerçekler Ulan Batur mu. Devamı diğer iki kitapta. Kitap kurgu ve olay zincirinden ziyade ikinci krallık döneminin taşrasında ki , burjuva, aristokrat ve devlet erkanı, bunların hal ve birbiri ile olan ilişki yumağının bir fotoğrafik betimlemeleriyle ön plana çıkıyor. Ama müthiş, harikulade bir tasvir. Hugo' nun Balzac in cenaze töreninde dediği gibi, Balzac bu kitabı ile içinde bulundukları toplumu geleceğe taşıyor. İkinci kitabın adı " Taşralı bir büyük adam Paris'te " Bakalım o taşralı büyük adam Pariste parlayacak mi yok mu olacak. Goriot Baba da ki Rastignac in değişı ile ve klaşeleşmış o söylemi başarabilecek mi " Yenecem seni Paris " Rastignac Vautrin in elinden sıyrıldıydı, bakalım Lucien imiz o kadar şanslı mi?.
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma
8/10
·176 syf.··
2019 83. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2019 00:00
Balzac’ı daima az okuduğumu düşündükçe uykularım kaçar. Uykusuz gecelere tahammül olmadığından ve ölmeden önce okunacak 1001 kitap’tan biri olması hasebiyle Sönmüş Hayaller üçlemesinin ilk kitabı İki Şair’i okudum. Balzac’ın burjuva düzeninin anlatısı, yüksek sosyetedeki ilişkiler çarkının dönüşü üzerine, üst metne de taşra hayatının çıkılmazlığı, hayatta kalmanın zorluğunu dile getiriyor. 1700-800’ler Fransa’sında, dikey ve yatay geçişliliğin mücadelesini aktarmaya çalışıyor. Tabakalaşmanın kader belirlediği karakterler, Lucien, David ve Eve’nin öyküsünden yürüyoruz. Şimdilik gayet güzel giden, akıcı bir hikaye bu. Devam kitabını da okuyorum. Üçlemeyi bitirmenin peşindeyim. Bir sayfa daha diye diye, kitabı bitirdim geceleyin. Devamında görüşürüz. .
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma
6/10
·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 20:59
İki Şair, 19. yy başlarının Fransasında ve kralcılar ve liberaller arasındaki git-geller yaşayan toplumun bölünmüşlüğü ve kararsızlığı içinde, taşrada benzer kaderleri paylaşan biri idealist diğeri hayalperest iki gencin önce kadersel bağlarla birleşen sonra da dünyevi kaygılarla ayrılan yollarının, en çok da şair ruhlu Lucien’nin hikayesidir. Balzac’ın o pek sevdiği, anlatmalara doyamadığı ve bolca da yer aldığı bilinen davet, balo ve soyluların, zadegan sınıfından kişilerin akşam sohbetlerinin tasvirleri içinde kendine yer açmaya çalışan Lucien’in aklında tek şey vardır; taşradan kurtulup onun için bir nevi Eldorado sayılan Paris’e gitmek ve yeteneklerini hızlıca sergiledikten sonra zaten çoktan hakettiğini düşündüğü sefahat hayatına bir an önce kavuşmak. Onun için aksi bir yol bile düşünülemez. Lucien’in yanında, dostu, kardeşi ve hatta müstakbel eniştesi sayılan David’in aklında ise; matbaacılık sektöründe sıçrama yaratacak, bilimsel araştırmalarla desteklenmiş, ayakları yere basar bir planı uygulamaya sokmak vardır. Sönmüş Hayaller üçlemesinin ilk kitabında, taşranın köhne ve yavan hayatında birbirlerini bulan bu iki zıt ve farklı kıratlarda olsa da şair bir ruha sahip karakterin önce dost olmaları ve sonrasında -daha Lucien odaklı olarak - her birinin kendi yolundan ilerleyişi anlatılmıştır.
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma
4/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2018 317. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2018 10:26
Hayranı olduğum Balzac bu kitapta şiir ve şair konusunu seçmiş . Devrimden hemen sonra taşrada yaşayan bir gurup insanların hayatını ve psikolojik durumunu kendine has üslubuyla anlatışını yine hayranlıkla okudum. Açıkçası şiiri pek fazla sevmem ancak neden şiiri sevemediğimi de yine Balzac'dan öğrendim "Şiir, sesle ifadelendirmek kadar anlaşılmak için de kutsal bir dikkat ister: Okuyanla dinleyenler arasında sıkı bir birliktelik olmalıdır , yoksa duyguların kalpten kalbe akması imkansız olur . Ruhlar arasında bu beraberlik olmadığında şair , cehennem sırıtışları arasında ilahi okumayı deneyen bir meleğin durumuna düşer ." Konu ,iki şair adayının yaşamından bir kesit ancak aileleri ve çevre ile ilgili tafsilatlı açıklamalar var . Oldukça fazla insanı oldukça detaylı bir şeklide anlatıyor. Eğer şiirden hoşlanıyorsunuz çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim .
İki ŞairHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2017134 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.