Öyküler

İlk Cinayet

Ömer Seyfettin
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
179
Basım Tarihi:
Mart 2003
Yayınevi:
Adam Yayıncılık
ISBN:
9789754187460
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Edebiyatımızın unutulmazlarından
8/10
·179 syf.··
2024 82. kitabı
Egalité Ömer Seyfettin çağdaş Türkçeyle yazan başarılı bir edebiyatçımız. Bu öykülerinden derlenen kitabı değerli edebiyat eleştirmenimiz Semih Gümüş hazırlamış. Kitabın arkasında günümüz dilinde kullanımdan kalkmış eski dildeki sözcüklerin bugünkü karşılıkları var. Yazarın abartılı - örneğin " günde on iki defa karnı acıkıyordu" - ama gülümseten bir dili var - örneğin " Kafası ayın ziyasiyla bir balkabağı gibi parlıyordu." Karakterler arasında ikili abartılı zıtlıklar oluşturuyor ve bunların sonu tartışmalara varıyor. Eski ile yeni kültüre ait insanlar arasındaki farklılıkları da vurguluyor. Dolayısıyla güncelliğini yitirmeyen değerli bir yazarımızın öykülerini okumak bir keyif.
Edebiyat
İlk CinayetÖmer Seyfettin · Adam Yayıncılık · 2003205 okunma
Puan vermedi·179 syf.··
2019 162. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2019 00:00
Cinayet sadece bir insanı öldürmek midir? Bir hayvanı öldürmek de cinayet değil midir? Hatta “böcek öldürmek bile” deriz ya o cümledeki “bile” fazlalık değil midir? Herhangi bir canlıyı öldürmektir aslında cinayet. Ömer Seyfettin bunu bir martı yavrusu ve çocuk örneğinden çok güzel anlatmıştı. Spoiler: O kadar güzel anlatmıştı ki yıllar geçmesine rağmen çocuğun kuşun öldürmesini ve çevresindeki kadınların, annesinin tepkisini çok net hatırlıyorum.
Edebiyat
İlk CinayetÖmer Seyfettin · Adam Yayıncılık · 2003205 okunma
8/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2018 20:51
Milli Edebiyat Dönemi’ni başlatan, Türk Edebiyatı’nın en iyi olay hikayecilerinden Ömer Seyfettin’in 150 hikayesinden 15-16’sını okuyacağınız bu eser, Adam Yayınları’nın da bize kitabı daha fazla sevdirmesiyle daha güzel bir hâl almış. Ömer Seyfettin, hikâyelerinde Türkçülük ve genellikle halktan bahsetmiştir. Akıcı bir dille çok da uzatmadan yazmıştır eserlerini. Olaylar güzel fakat yine de biraz kusurludur bugünkülere bakarak değerlendirirsek. Tarihten de aldığı eserler vardır. Örneğin Diyet çok güzel ve ders veren bir hikayedir. Ben okudum. Size de okumanızı tavsiye eder, huzurlu okumalar dilerim. Esenlikler.
İlk CinayetÖmer Seyfettin · Adam Yayıncılık · 2003205 okunma
8/10
·20 syf.·
2019 151. kitabı
Ömer Seyfettin yıllar önce Vapur seyahatında annesinin ve büyüklerinin tüm uyarılarına rağmen bir martıyı öldürmesi ve bunun psikolojik bunalımını üzerinden yıllar geçse bile atamayışını konu eden kısa bir öyküsü.
1000Kitap
İlk CinayetÖmer Seyfettin · Adam Yayıncılık · 2003205 okunma
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Her çocuğa okutulması gereken ilk hikâyelerdendir. Benim için okumayı söken çocuğa ilk alınacak ve okunacak hikayeler başta ~Kaşağı, daha sonra ~ilk cinayet, ~Ant ve ~üç nasihat dir. Bu hikâyelerle "ağaç yaşken eğilir" misali yetiştirilen çocuklar, imrenilen ve özlenilen nesiller olur.
İlk CinayetÖmer Seyfettin · Adam Yayıncılık · 2003205 okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...