Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İntihar
6/10
·480 syf.·
2025 1. kitabı
Emile Durkheim “Kolektif bilinç bireysel bilinçten büsbütün ayrı bir tür meydana getirir.” düşüncesinden hareketle “Toplumsal hayatın açıklamasını yine toplumsal hayatta aramak gerekir.” diyerek sosyal olayları bireysel olaylardan ayırır, kolektif bilinç ile bireysel bilinç arasında farklılık olduğunu ortaya koyar. Durkheim bu görüşten hareketle intihar gibi bir kavramı determinizm temelinde açıklamaya çalışmıştır bu kitapta, çeşitli istatistiki bilgiler, mezhepler, aile yapısı, sosyoekonomik yapı gibi kavramların intihar oranları ile arasındaki ilişkiyi incelemeye çalışmıştır. Aslen sosyolog olan Durkheim konunun psikolojik kısmına üstünkörü değinmiş ve derinine inmemiştir bu sebeple bazı noktalarda kitap kavramı anlamaktan uzak kalmıştır. Olaya değişik bir açıdan bakıp bazı temel noktaları anlamak isterseniz okunabilir. Ama patolojik kökenlere inilmediği için toplumsal itkilerin analizi tadında olmuş
İnceleme
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
İntihar
Puan vermedi·480 syf.··
2025 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 10:31
Merhabalar ,incelemeye başlamadan belirtmeliyim ki öncelikle sosyoloji ve psikolojiye ilginiz yoksa bu eser sizin için fazla akademik ve bilimsel gelebilir.(Eserde çoğunlukla istatistiksel değerlere ve analizlere yer veriliyor.)Toplum ve birey arasında iletişim her zaman ilgimi çektiği için kitap bende heyecan uyandırdı (Belki işiminde etkisiyle tam olarak bilemiyorum). Durkheim’ı okurken şunu farkettim ; O, intiharı sadece bireyin kararı ya da ruhsal bir sorun olarak görmüyor. Tam aksine, toplumla olan ilişkimize bakıyor. Yani bir kişinin yalnız, baskı altında ya da kaos içinde hissetmesi ,intihar riskini arttırıyor ona göre. Îstatiksel değerlerle farklı toplumların bağlarını ve intihar üzerindeki etkilerini analiz ediyor.Bu eser, bende toplumun birey üzerindeki etkilerini fark etmek noktasında yeni ve farklı bir kapı açtı. İntihar, bireysel bir tercih gibi görünse de toplumla kurulan bağlar ve toplumsal düzenle doğrudan ilgili olduğu gerçeğiyle başbaşa bıraktı .İnsanların birbirine daha bağlı, toplumsal ilişkilerin daha sağlam olduğu bir dünyada yaşamayı diliyorum rabbimden İyi okumalar dilerim herkese Emile DurkheimEmile Durkheim İntiharİntihar
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2020 1. kitabı
İntiharın sadece toplumdaki bireyler tarafından verilen bir karar olmadığı tezini dönemin verileriyle kanıtlamaya çalışmaktadır . İntihar düşüncesinin oluşmasında bireysel sorunlar bir yana toplum tarafından şekillendiğini yansıtır . Aslında intihar mekanizmaların sigortasıdır toplum içerisindeki bozulan işleyişi devam ettirmek için ihtihar meşru sayılabilir. Çünkü toplum için işlemeyen parçalar(bireyler) sistem dışına itilir.
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 22:48
Durkheim kitabın girişinde araştırmasının konusundan bahsetmiş ve bu bağlamda öncelikle intihar kavramının tanımını yapmış. İntihar toplum tarafından çok genel anlamlarda kullanılan bir kavramdır. Durkheim da bu sebeple önceki kitabında bahsettiği şeyi yapmış: Araştırmanın başında araştırma konusunun doğru bir tanımını yapmak. Yani bu kitabın başında da önce intihar kavramını gündelik dildeki kullanımından arındırmış ve onu kendi araştırması ekseninde tanımlamış. Ona göre intiharın doğru tanımı şudur: “Ölen şahıs tarafından ölümle sonuca ereceği bilinerek yapılan olumlu ya da olumsuz bir fiilin doğrudan ya da dolaylı sonucu olan her ölüm olayına intihar denir.” Sosyolojinin kürsüsü sayılan Durkheim, başarılı analizleri ile intihar olgusunu her yönüyle eserinde değerlendirmiştir. İntiharİntihar Emile DurkheimEmile Durkheim
1000k
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
8/10
·480 syf.··
2021 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 14:54
Durkheim her toplumun kendine özgü olan ve büyük toplumsal dönüşümler ya da olağandışı durumlar olmadıkça durağan kalan bir “toplumsal intihar oranı” bulunduğunu belirtir. İntihar oranları kendine özgü, belirli bir olgu türüdür. Durkheim’ın “İntihar” kitabında örnek olarak sunduğu çizelge tablolarındaki intihar oranlarının sürekliliğin ve değişkenliğinin gösterdiği budur. Çünkü birlikte ortaya çıkan çevre koşullarının türlülüğüne rağmen, birbirine bağlı ayırt edici bir sürü özelliklerle ilgili olmasaydı bu süreklilik açıklanamazdı. Kısaca verilen istatistiklerde görülen şey her toplumun karşı karşıya kaldığı intihar eğilimidir. Bu bakımdan Durkheim’ın amacı tek tek intiharların ortaya çıkışında söz konusu olan bütün koşulların mümkün olan tam bir dökümünü yapmak değildir yalnızca intiharların toplumsal oranı adı verilen bu belirli olgunun bağlı olduğu koşulları araştırmaktır. Başka bir ifadeyle, toplumsal intihar oranını belirleyen şey, intihar olayıyla birlikte görülen kimi toplumsal etkenlerdir ve intiharın nasıl oluştuğunu anlamamızı sağlayacak olan da bu etkendir. Bu toplumsal etkenleri oluşturan dinsel bağlılık, aile yaşamı, sevgililik ilişkileri, evlilik, ulusal veya siyasal(milliyetçilik gibi) öğeleri ile intihar oranları arasındaki bağları inceleyen Durkheim, dört ayrı intihar türü belirtir. 1. Bencil intihar: Bireylerin toplumsal çevresiyle bütünleşememesi sonucu olur. Durkheim bu saptamaya ulaşırken Katoliklerin topluluk yaşamıyla yoğun biçimde bütünleştiği için Katolikler arasında intihar oranlarının az görüldüğünü belirtir. Buna karşılık fertçiliğin ön planda olduğu, laikliğe özendirilen Protestanlıkta bireyle toplum arasındaki bağlar gevşeyip koptuğu için Protestanlar arası intihar oranının daha yüksek olduğunu söyler. Aynı şekilde aile bağlarının
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
intihar olgusu
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Sanıyorum bu kitap ile, intihar gibi psikolojik gözüken ve döneminde anlamını kavramaktan uzak olunduğu düşünülen bir olguyu açıklaması ile sosyolojinin önemini ihtiva eder. İntiharın sadece kendi başına bir olay olmadığını, hem insanların hem de toplumun ve toplum yapı inşaasındaki kurumların değişen doğasını temsil ettiğini gösterir. İntihar, toplum inanç ve bağlılıklarını temsil ettiğinden, intihar sayesinde; aile, din, siyasal görüşler, evlilik, cinsiyet ve birçok farklı kurumu dönemine göre ve genel olarak anlamlandırmaya çalışmış. İçeriğe fazla girmeksizin, dönemindeki fikirlerin neden makul açıklamalarla ilerlemediğini ve bir temelden yoksun olduğunu anlattıktan sonra mantıklı izahlarla ve "delil"ler kullanarak sebeplerini göstermiş ve en sonunda da bunun ne derece ahlaklı ne derece ahlaksız olduğu, durdurup durdurulmaması gerektiği gibi sorulara yanıt aramış. Kitap, aslında ayrı ayrı 3 kitabın birleşiminden oluştuğu için epey uzun. Çeviri bazı yerlerde minik kusurlara rağmen oldukça başarılı, daha çok emile durkheim'ın anlatımındaki - genelde modern/postmodern her felsefecide nedense beliren - yoğun ve karmaşık dili belki sizi biraz yorabilir. Kitap tek çırpıda okunacak değil, üzerinde bugünün toplumundaki toplumsal yargılar ve ana akım olayları ve sebepleri gibi konulardan ipucu bulunacak, sizi düşündürmeye yöneltecek pek çok parça bulunuyor. Yavaş ve üzerinde düşünerek okunması yarar sağlar. Şimdi biraz felsefi ve sosyoloji alanında ve kendi düşüncelerime gireyim. Emile Durkheim anlatım biçimi açısından ve genel yorumları açısından oldukça başarılı hatta hayatımda okuduğum en iyi 3.kitap olabilir. Lâkin sonuç bölümüne doğru (3.kitap), toplum anlayışı - belki de zamanındaki insanlara sosyolojiyi ve önemini kanıtlamak için takınması
Felsefe-Düşünce
İntiharEmile Durkheim · Cem Yayınevi · 2011953 okunma
9/10
·468 syf.··
2025 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 00:00
••Spoiler içerir!•• Emile Durkheim Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından biri olup, İntihar kitabı en önemli eserlerinden birisidir. Durkheim bu eserin de, daha önce intihar olayını açıklamak üzere öne sürülen belli başlı görüşleri (akıl hastalığı, ırk, kalıtım, iklim ve hava sıcaklığı, taklit etkenler gibi) ele alarak bunları tek tek çürüttükten sonra, geriye tek bir etkenin kaldığını onun da "toplum etkeni" olduğunu anlatıyor. Önsöz de belirttildiği gibi "toplum bilim bireysel etmenlerden ayrılacak ve her şeyden önce toplumsal nedenleri araştıracaktır." Yani, intihar eden ya da intihara girişenlerin akıl hastası olup olmadığını belirlemekti. Bu tartışmaların sonunda, intihar ediminin suçlanıp suçlanmayacağı ve ilaçlarla devasının bulunup bulunamayacağı tespit edilmesi amaçlanıyordu. İntiharı dört şekilde sınıflandırıyor Durkheim; 1- Mani İntihar: Sanrılardan ya da düzensiz, kurala gelme­yen düşüncelerden ileri gelir. Hasta sanrısal bir tehlike ya da utanç­tan kurtulmak veya yüksek bir yerden aldığı gizemli bir buyruğu yerine getirmek amacıyla kendini öldürür. 2- Melankoli intiharı: Genel bir çökkünlük ve üzgün oldurumuna bağlıdır. Üzüntü o dereceye varmıştır ki, artık hasta çevresindeki kişi ve nesnelerle arasındaki ilişkileri sağlıklı biçimde değerlendiremez durumdadır. 3- Saplantı intiharı: İntihara neden olan ne gerçek ne de uydurma hiçbir neden yoktur, sadece bir ölüm saplantısı vardır ve bu, gerçekte akla gelen herhangi bir neden olmaksızın hastanın tin­sel varlığını eline almıştır. 4- İtkisel ya da otomatik intihar: Bir önceki gibi, bu da görünür bir gerekçeden yoksundur. Ne gerçeklikte ne de hastanın düşleminde herhangi bir nedene dayanır. Farkı, kısa ya da uzun bir süre zihni kovalayan ve istenci derece derece eline geçiren bir saplantı değil de,
İntiharEmile Durkheim · Pozitif Yayınları · 2013953 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2025 95. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 01:32
Din Sosyolojisi hocamın tavsiyesi üzerine Durkheim’ın "İntiharı hep merak ettiğim bir kitaptı. En başta"bir insan neden intihar eder? Sorusuna bireysel bilinçaltı ve psikolojik cevaplar bekliyordum ama kitap b bambaşka bir fikir atmış ortaya.Durkheim diyor ki "Bırakın o kişisel sorunları, asıl mesele toplumun kendisinde. Bir başka kilit nokta ise resmi verilerin yanıltıcı tablolar sunduğu gerçeği...Yani bugün bizler bir olayı ekonomik kriz damagsı yapıştırıp geçiyoruz ama Durkheim olsa "Dur bakalım, o buzdağının sadece görünen kısmı derdi... Kitap 19. Yy. da yazılmış olmasına rağmen bugünün dünyasına ışık tutarak bizlere, en özel, en kişisel dediğimiz kararlarımızda bile aslında içinde yaşadığımız toplumun görünmez elleri var şeklindeki mesajını toplumlardaki intihar örnekleri ile belirtiyor.okurken şunu fark edersinzi Bazen ben böyle hissettim dediğiniz yerde aslında bir çağın, bir düzenin ve bir kitlenin izleri konuşuyor. kitap bittiğinde aklımda şu soru kaldı, ne kadar kişisel sandığımız hayatlar özünde ne kadar toplumsal? Bu kitap bugünün dijital yalnızlığınıda anlayabilmek için de henüz çok taze bence.... Umarım okumak isteyenler için fikir olur .
İntiharEmile Durkheim · Pozitif Yayınları · 2013953 okunma
7/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2020 138. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2020 03:41
Modern sosyolojinin kurucusu Durkheim, kitabında(1897), kendisinden öncekilerin ırk, iklim, kalıtım gibi nedenlere bağladığı intiharı konu edinmiş ve bu nedenlerin etkisizliğini ispat etmeye çalışmış. Kendisine göre ise intihar; milliyet, medeni durum ve dini bağlılık ölçütleriyle ele alınmalıymış. Kitap düz yorum kitabı değil. Kitapta çok fazla tablo, istatistiksel veri, harita gibi matematiskel ve coğrafi veriler de mevcut. Kendine ait SPSS kurmuş ve onu incelemiş diyebilirim.. Kitaptaki intihar verileri ise avrupa coğrafyasından. Kıtanın dışındaki bölgelerden de örnekler verse de kitap, avrupa odaklı. Kitaptaki 3 ana bölüm ise; 1- Toplum dışı etmenler 2- Toplumsal nedenler ve toplumsal tipler, 3- Bir toplumsal olgu niteliğiyle intihar'dır.. Ilk bölümde; toplumla ilgisi bulunmayan intihar nedenlerinden bahseder; * Dış dünya * Psikopatik durumlar * Ruhsal durumlar... ve bunların intihar üzerindeki etkisini açıklamış. 2. bölümde de intiharı; a) bencil : topluma aidiyetin kaybolduğu durumlarda ortaya çıkan intihar türü b) özgeci : bencilin tam tersi, yani aşırı aidiyet duygusundan ötürü girişilen intihar turu. (Canlı bomba olan manyaklar) c) anomik : toplumda bir anda oluşan aşırı değişim. Örneğin kriz durumlarındaki ülkelerde yaşanan intiharlar (iskandinav ülkeleri) ya da aşırı refahtan ötürü girişilen intihar (ülkemizdeki gibi.) ((Gülmeyin, kaynak a haber .d.d))
1000Kitap
İntiharEmile Durkheim · Pozitif Yayınları · 2013953 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2026 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 02:12
KONU VE TARİHSEL ÇERÇEVE 18. ve 19.yy da intihar üzerine çalışmalar dönemin frenologlarının, tabiplerinin, ırk teorisyenlerinin, psikologlarının ve kriminolglarının arasında, dönemin sağduyusal ve ideolojik mantıkları çerçevesinde yürütülüyordu. Algı çekimsel güçlerin etrafında yürütülen bu çalışmalarda, Frenologlar kafatası ölçümleri ve suç, intihar, üstünlük ve astlık ilişkileri kovalayarak, tabipler delilik hallerini eksene alıp frenologların fikrinin, ırk teorisyenleri ırkı merkeze alıp önceki ikilinin, psikologlar davranış bilimleri merkezinde önceki üçünün, kriminologlar mahkumlar ve müntehirler üzerinde odaklanarak önceki dörtlünün ekseninde sürdürüyordu. Bir çok isim zikredilebilir; Ferry, Morselli, Quetelet, Lombrosso Michelet ve dahası. Bu çalışmalar için temel veriler mahkumlar, müntehirler, "deliler" veya dönemin dava istatistikleridir. Aynı dönemde Sosyoloji Bilimi önce Condorcet, Rousseau, Hobbes, Montesqieu, Vico gibi disiplin öncesi filozoflarca, sonra Comte'un Durkheim, in, Marx'ın, Weber ve Simmel'in doğrudan disiplinel katkılarıya aheste aheste şekillenmektedir. Bu süreç aynı zamanda sosyolojinin özerk ve verisi kendine özgü bir bilim dalı olduğunun savaşımını yansıtır. Vico'nun Yeni Bilim'inden Marks'ın Tarihsel Materyalizmi'ne Comte'un Sosyoloji'sinden Durkheim'in Yapısal İşlevselciğine, ordan Weber'in Anlayıcı Yorumlayıcı Sosyoloji'sine ve Simmel'in Formel Sosyolojisine Avrupayı dolanıp şekillenen sosyoloji bilimi temel mirasını ve bilim olma saygınlığını bu süreçte oluşturup kazanır. Disiplinin teorisi, pratiği ve zamansal gelişimi dikkate alındığında Durkheim şüphesiz merkezde konumlanıyor. Comte teorik ve epistemolojik hazırlayıcıdır. Marx ideolojik saiklerin baskın olmasıyla kenarda durur. Weber ve Simmel ise tarihsel konumlanışlarıyla
Sosyoloji
İntiharEmile Durkheim · Pozitif Yayınları · 2013953 okunma

Yazar Hakkında

Emile DurkheimYazar · 27 kitap
Emile Durkheim (15 Nisan 1858, Epinal - 15 Kasım 1917, Paris); Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından sayılmaktadır. Sosyoloji adı her ne kadar August Comte tarafından verilmiş olsa da, Fransız Sosyolojisi 19. yüzyılın sonundaki güçlü etkisini ona ve onun kurmuş olduğu L'Année Sociologique isimli yayına borçludur. Hayatı ve Düşüncesi 15 Nisan 1858 tarihinde Epinal, Loren'de bir Yahudi Hahambaşı'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Felsefe öğretmenliği yaptı. 1885 de Almanya'da bulundu. Fransa'ya dönüşte yayımladığı makaleler ilgi topladı. 1887 Bordeaux Üniversitesi'nde ders vermeye başladı. 1902 yılında Sorbonne Edebiyat Fakültesi'nde çalışmalarını sürdürdü. 1906 yılında Buisson'un ölümü üzerine Sorbonne Eğitimbilim Profesörlüğüne getirildi. Durkheim toplumbilimi kendi olgularını kendi ön dayanaklarıyla işleyen bir bilim durumuna getirdi. Auguste Comte'un fiziği, Herbert Spencer'in biyolojiyi örnek alıp inceledikleri toplumsal olaylar ona göre yalnız kendi türünden olaylarla açıklanabilir, "toplumsal olay" bireye bağlı ve bireyle başlayıp biten bir süreç değildir. Toplumsal olay bireyi aşkındır, birey ona katılır. Her birey için toplumsal olaya katılmak kaçınılmaz bir zorunluktur. Çünkü toplumsal olaylar; genel zorunlu bireyi ve bireyler arası ilişkileri belirleyen din, ekonomi, hukuk, ahlâk, siyaset, bilim ve sanat türünden olaylardır. İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar. İnsan genel doğruları hazırca, tartışıp araştırmadan toplumdan alır. Bu doğrular: bireyin, kendisi, başkaları, insanlar arası ilişkiler, doğa, evren olguları üzerine yargılarına temel dayanak olur. Toplum bir başka yanıyla da insana ilişkin her kurumun temeli olup doğal bir bileşimdir. Kurumlar örneğin din ve Tanrı anlayışı da topluma bağlıdır ve onunla birlikte gelişip evrimleşir. Durkheim bilgi anlayışında toplumun görüşünü örnek alır. Bilgide en genel kavramlar tek tek şeylerin tümünden bağımsız olmayıp tersine onlara uygulanabilen, topluma ilişkin kavramlar olduklarından en geçerli kavramlardır. Bunların mutlak, öncesiz sonrasızca doğru ve kesin kavramlar oldukları da söylenemez. Bilginin temel taşları olan genel kavramlar toplumla birlikte zaman ve uzam bağlamında değişip gelişen kavramlardır. Din sosyolojisi ile ciddi olarak ilgilenen Durkheim'in eserlerinin bir kısmı Türkçeye çevrilmiştir. Comte'un takipçisidir. Toplumu, Tanrı yerine koymuştur. Burada kasıt inançlı bir kimse davranışlarda bulunurken Tanrı'sını nasıl gözetirse "birey"inde davranışlarda bulunurken toplumu aynı şekilde gözettiğidir. 15 Kasım 1917'de Paris'te ölmüştür.