Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·608 syf.··
2019 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2019 12:05
Jane Eyre.. zaman zaman kızdığınız, bolca acıdığınız, taktir ettiğiniz, ağırlığı altında ezildiğiniz bir karakter... Özellikle çocukluk travmalarını anlattığı ilk on bölüm çok başarılıydı. Sonrasında genç kızlığa adım atarak hayatın onu savurduğu dönemeçlerden sağ çıkmaya çalışması, aşk denen illete yakalanması, geçmişin gerçek hayaletleri, sınıf ayrımları, burjuvaların iki yüzlülüğü gibi sancılı dönemlerde olgunlaşmasını izliyoruz. Jane adım adım büyüyor ve düşünceleri, duyguları, hırçın coğrafyası onu daha iyi anlamamız için güçlü bir örnek oluşturuyor. Bronte kendi hayatından kırıntıları, duyduğu renkli dedikodular ile bezeyip, inancı ile önümüze sunuyor. Özellikle doğa betimlemeleri aşırı başarılı. Küçük bir kızken yengesi ve onun çocuklarının zorbalıklarına karşı gösterdiği asilik ile içime işledi Jane Eyre ... Çirkin(kime göre), solgun, zayıf ama çok güçlü bu özel kadının hikayesinin bir parçası olmak çok güzeldi.. Siz ne duruyorsunuz??
Jane EyreCharlotte Brontë · Bordo Siyah Yayınları · 201242,2bin okunma
9/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2022 20:16
Bazı kitaplar vardır ya... Bir an olsun elinizden bırakmak istemediğiniz, bir yandan hızlıca ilerlemek isterken diğer yandan hiç bitmesin istediğiniz, okudukça içinizde tatlı hisler uyandıran o kitaplar... İşte, Jane Eyre benim için öyle bir eserdi; okumaya kıyamadım, okumaya doyamadım. Hoş betimlemeleri sayesinde gözlerimin önünde, okumaktan zevk aldığım o dönemin, bir film gibi hayat bulmaya devam etmesini istedim. Bu süreyi uzatmak ve aceleci davranmak arasında müthiş bir çelişkiyi yaşadım ve bundan fazlasıyla haz duydum! Günümüzde değersizleşmiş, harcanmış saygın hisleri hak ettiği eşikte okuyabilmeyi başka şeye değişmem! Ruhuma dokunan bir kitapla böyle değerli vakitler geçirebildiğime mutluyum. Geç kalınmış bir okuma olmanın yanı sıra hayatım boyunca bana eşlik edecek satırların kitabı... Okurken buraya yazmak için asla atlamamam gereken pek çok şey çıkarıyordum... Yazmaya doyamayacağımı da biliyorum ancak yazdıkça yazacağımı hissediyorum. Şu an düşünüyorum da... En iyisi, bu eserin layık olduğu şekilde, okurken hislerinin yaşanması.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Bordo Siyah Yayınları · 201242,2bin okunma
Jane Eyre Nefreti
Puan vermedi·608 syf.··
2021 320. kitabı
Bu kitabı 6 yaşında Cin Ali kitapları ile Türkçe, 11 yaşında Anadolu Lisesi'nde İngilizce öğrenen çocuğa İngilizce okuttunuz! Ulan kitap mı bulamadınız. Bir neslin hayatını kararttınız! Sonra 20 yaşında üniversite öğrencisi olarak CNBC-e'de izlettiniz. Halen bir şey anlamadık! Jane Eyre
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Bordo Siyah Yayınları · 201242,2bin okunma
Ah Jane!
10/10
·608 syf.··
2019 5. kitabı
Bir kitap hakkını vererek nasıl anlatılır bilemiyorum. Ama anlatmalı bir yerden. Bazen özetlemek özet okumak iyidir ama ben özet okumayi seven bir okur değilim. Özetlemeyeceğim. Kendime göre anlatacağım. Kitabı henüz okumadıysanız çok fazla ipucu bulabilirsiniz. Lütfen yorumumu ona göre okuyunuz. Ben kitaplardaki duygulara ve yaşatılan hisse tutkun biriyim: Jane ilk önce benim asi yönüme seslendi. Yengesinin ve erkek kuzeninin zulmüne seyirci olur olmaz onunla birlikte isyan ve başkaldırı kucakladı beni, sonrasında kafa tutuşu da şaşırttı. Alıştığım sinmişlik ve kabulleniş kalıbını yıktı. Küçük Jane'nin gözlerinden ben de meydan okudum sanki yengesine ama o kadar dik duramazdım o dik durdu. Lowood okulunda Helen ile tanıştı. Kendisini dinginlestiren, zenginleştiren Helen beni de eğitti adeta. Ölümüyle ben de yitirdim hayat boyu bir dostu... Her şeyi Jane ile yaşamadım belki ama çoğunda beraberdim. Jane'nin yeni bir hayata adım atışında aşık olmaktan kaçarken aşık oluşunda yanındaydım. Sonrasında yollarımız ayrıldı. Edward'ı ben affettim o affetmedi. Ben de yapma dedim Edward da ama duymadi. Bir tek bu noktada çatıştık Jane ile.. Bu çatışma herkesi yıprattı. Sonrasında bir ara gözlerim dolu okudum diyebilirim. Sanırım Jane benden daha asi ve daha tavizsiz. Aşkına rağmen deli bir kadınla evli olmak zorunda kalan sevgilisini affedemedi. Onu terk etti. Parasız ve kimsesiz... Ayrılık sonrasında bile kitap güzel ilerledi. Merakla sabırsızca okudum diğer sayfaları... Kader onu kuzenlerine savurdu ama ben ne zaman Edward'ın  Jane ile yollari kesisecek dedim. Mutlu son bekleyen ben, sanırım epeydir ilk kez mutlu bitirdim bir romanı. Bilinçli bir okur olma yolunda şunu demeli; kitap İngiliz edebiyatinin kült eserlerinden biri. Bronte Kardeşlerin hayatına dair izleri taşıyor.
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Bordo Siyah Yayınları · 201242,2bin okunma
9/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2008 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2008 17:11
-spoiler içerir- Bu kitabı henüz 11-12 yaşlarındayken okumuştum, hem de iki ciltlik haliyle. Kitabı elimde görenler şaşırır, bir maşallah çekerlerdi :) belki bunlar yüzünden belki Jane'in hikayesinin de okuduğum yaşa benzer bir yaşta başlamasından hayatımda önemli bir yeri vardır Jane Eyre'in. O zamandan sonra bir daha tekrar atmadım kitaba ama hikayesi aklımdadır hala. Ne zaman bir şekilde aklıma gelse bu kitap, özellikle yatılı okuldaki yakın arkadaşının yanıbaşında ölümü ve mürebbiyelik yapmak için gittiği evde çıkan yangınla öğrendiği gerçekleri okurken zihnimde çektiğim sahneler gelir hemen aklıma. Benim kendi hayatıma dair bu kısa nostaljik yolculuktan sonra bir yere bağlamam gerekirse, kitap çok güzel sayın okurlar zaten bir klasik, pek de bir şey söylemeye gerek yok hakkında :)
Jane EyreCharlotte Brontë · Bordo Siyah Yayınları · 201242,2bin okunma
8/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2019 19:45
Herkese merhaba. Lütfen toplanın, çünkü hem ilginç bilgiler vereceğim sizlere yani bilgilendirici bir inceleme olacak, hem de oldukça eğlenceli... İşin bilgilendirici kısmından başlayalım. Bu yaz İngiltere Edebiyatı'na bir hayli aşina olmaya başladım, özellikle Victoria Dönemi diye geçen 19.yy kitaplarına. Bu dönemde en göze çarpan özellik, toplumda kadınlara oldukça kötü ve sıradan gözlerle bakılması. Dönemin düşünce anlayışına göre kadınlar sadece yemek yapar, çocuk yapar, iş yapar ama asla kitap falan yazamazlar. Kadınların arka plana dahil atılmadığı bir dönemde bir kadın olarak kitap yazmak kulağa imkansız gibi geliyor elbette. Neyse ki Virginia Wolf, Jane Austen, Mary Shelley gibi kadın yazarlar her şeye rağmen ellerine kalemi almışlar ve yüreklerindeki cesaret ateşiyle kağıtlara bir şeyler karalamışlar. Bronte Kardeşler de kısacık ömürlerine rağmen başyapıt olacak birer eser bırakmışlar İngiliz Edebiyatına. Emily Bronte'un Uğultulu Tepeleri ve Charlotte Bronte'un Jane Eyre'i. Bronte Kardeşler o dönemde bir şiir kitabı çıkarmışlar ancak kadın oldukları için ve dolayısıyla kimsenin okumayacağını düşündükleri için kitabın yazar kısmına erkek isimleri koymuşlar ve isimlerini baş harfleri aynı kalacak şekilde Currer, Ellis ve Acton olarak değiştirmişler. Bu enteresan durum beni gerçekten çok etkiledi, üstüne şiir kitaplarının da başarıyla yorumlandığını öğrendiğim zaman iki kat mutlu oldum. Bu dönemin kitaplarında sizin de dikkatini çekti mi bilmiyorum ama benim dikkatimi en çok çeken şey, muazzam mekan tasvirleri. Malikaneler, konaklar, bağlar bahçeler, ovalar, dağlar, ağaçlar o kadar güzel ve özenle anlatılıyor ki, kitabı okurken sanki Claude Monet tablosuna bakıyor gibi oluyoruz. Neden Monet dedim, çünkü özellikle doğa teması kitaplarda muhteşem işleniyor ve
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Hilekârların Arasında Tutunan Cesur Bir Çocuk
7/10
·208 syf.··
2025 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 00:00
Charlotte Brontë ’nin klasikleşmiş eseri Jane Eyre , sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda güçlü bir karakter gelişiminin, ahlaki sorgulamaların ve bireysel özgürlüğün romanı. Kitap boyunca, Jane’in çocukluk yıllarından yetişkinliğine uzanan zorlu yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Hilekârların, zorbalıkların, adaletsizliklerin arasında büyüyen bir çocuk olarak Jane, pes etmek yerine kendi ahlaki pusulasına sıkı sıkıya bağlı kalarak dimdik duruyor. Jane karakteri ağırbaşlı, saygılı ve dikkatli biri. Onu iyi bir sırdaş yapan, sağlam bir zihne sahip olması. Net çizgileriyle, değerlerinden ödün vermeyen bir kadın. Onun iç dünyası, yalnızca bir karakter olarak değil, edebi bir figür olarak da hafızamda yer edindi. Bundan sonra kitap dostlarımla konuşurken mutlaka anacağım, örnek göstereceğim karakterlerden biri oldu. Bay Rochester ise tam anlamıyla bilmece gibi bir karakter. Onun diyaloglarını anlamak için yüksek konsantrasyon gerekiyor. Gururlu, alaycı, kalitesiz tavırlara sabrı olmayan ve bir o kadar da karamsar biri. Onunla birlikte geçirdiğimiz her sayfa, karakterin derinliğini ve karmaşıklığını daha iyi anlamamı sağladı. Kitabın hikâyesi oldukça sürükleyici olsa da bazı bölümler gereğinden uzun tutulmuş. Daha kısa olsaydı, temposu çok daha güçlü olabilirdi. Ayrıca, kitabı Storytel üzerinden dinledim ve 21 saatlik bir uzunluğu vardı. Ancak 1000 kitapta Zeplin Yayınları’nda 208 sayfa olarak gösteriliyor. Burada bir hata olabilir; okurların bu durumu dikkate almasını öneririm. Diğer Yayınlardan yapılan alıntıları incelediğimde Zeplin yayınlarının içeriğin daha derin ve duygu yüklü olduğunu fark ettim. Kitabı okumak isteyenler için bu da göz önünde bulundurulması gereken bir detay olabilir. Sonuç olarak Jane Eyre, güçlü bir kadın karakterin, hayata karşı verdiği mücadelenin
Jane EyreCharlotte Brontë · Zeplin Kitap Yayınları · 201942,2bin okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 08:59
"Yalnız, anlatmak istediğimi anlatabilmek de pek güç." İnceleme yazmak istiyorum ancak tam olarak yukarıdaki satırlardaki gibi hissediyorum. Ah Jane Eyre nasıl bir kitaptın sen! Dili lâl olmuş aşık gibiyim, nasıl anlatayım şimdi ben seni? Kitabı okurken fikrimi paylaşmayı incelemeye saklayamayıp alıntılarımın altında yorum olarak sık sık hayranlığımı dile getirdim. Yeri geldi kitaba ilan-ı aşk ettim :) Çünkü onca kitap okudum, onca klasik okudum hiçbir kitapta böyle bir duygu yoğunluğu, böyle bir hayranlık hissetmedim. Kitabı okurken kapağını okşayıp açtım mesela, kitaba sarılmak geldi bazen içimden. Satırlarının büyüleyici güzelliğiyle gözlerim doldu. Olaylardan dolayı değil, bir kitap nasıl bu kadar güzel olabilir, nasıl böyle güzel yazılabilir diye doldu gözlerim. Jane Eyre, 19. yüzyıl İngiltere'sinde, kadına yönelik baskı ve tutuculuğun hakim olduğu Victoria döneminde geçiyor. Kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri kabul ediliyor bu kitap. Yazarı Charlotte Brontë'nin yaşamından izler taşıyor #k:119621. Zor bir yaşam süren küçük bir kızın, güçlü bir kadına dönüşmesini şiirsel bir üslupla anlatıyor. Kitap oldukça akıcı, okurun merak duygusunu hep zinde tutacak kadar da sürükleyici. Biraz da kitaptaki olaylara değineyim: Jane Eyre, küçük yaşta öksüz kalan ve kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak dayısının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam süren küçük bir kız çocuğu. Sevgi, hoşgörü görmeyen Jane Eyre yatılı bir okula gönderiliyor, burada da başka zorluklarla yüzleşiyor. Okul bittikten sonra ise öğretmen oluyor. Mürebbiye olarak iş buluyor. Evin efendisi Rochester'a aşık oluyor. Sonrasında ise onu yine sıkıntı ve zorluklar bekliyor... Dikkatimi çeken bir konuya da değinmek istiyorum. Bir kitabı okumadan önce kimler okumuş
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Kimseye değil kendime aitim :)
10/10
·626 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitabı sadece okumadım… hissettim. Her sayfasında biraz daha kendime yaklaştım. Onu sevmemin sebebi yalnızca güzel bir hikâye anlatması değil. Sanki satır aralarında beni anlatıyordu. Bana, sustuğum duyguları, içimde sakladığım o kırılgan ama güçlü yanımı hatırlattı. Yoksul bir kızın hayatta kalma ve kendini bulma hikâyesi gibi başlıyor her şey. Ama aslında bundan çok daha fazlası… Jane Eyre; sevgiyle, özgürlükle ve saygınlıkla sınanan bir ruh. Sürekli seçim yapmak zorunda kalıyor… ve en sonunda, belki de en zor olanı seçiyor: kendini. Kimseye ait olmamayı… kendine ait olmayı. İşte tam da bu noktada kalbime dokundu. Çünkü bazen yalnız kalmak korkutucu değil, aksine insanın kendine sarılabildiği en gerçek yer. Bu kitap bana şunu fısıldadı: Aşk, sana kendini unutturmamalı. Sevgi, kendinden vazgeçmek demek olmamalı. Sanki yazar, her kadının içinde sessizce büyüyen o gücü görmüş ve kelimelere dökmüş. Okurken defalarca durup düşündüm, altını çizdim… çünkü aslında hepimizin içinde aynı cümleler yankılanıyor, sadece çoğu zaman dile gelmiyor. Bu kitap benim için sadece bir hikâye değil… bir his, bir yüzleşme, bir hatırlayıştı. Ve bu yüzden benim için kusursuzdu. 10/10. Eğer bir gün kendinize biraz daha yaklaşmak isterseniz, bu kitabı mutlaka okuyun. Sevgiyle kalın :)
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
En çok alıntı paylaştığım kitap!(+Spoiler)
Puan vermedi·626 syf.··
2023 68. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 18:26
Charlotte Brontë, Bronte Kardeşlerin ablasıdır. Anglikan bir Hristiyan'dır. Proust ve Joyce un bilinçakışı tarzının atası olarak da kabul edilir. Jane Eyre kitabında kızımız Jane gibi kendisi de erken yaşlarda mürebbiyelik yapmıştır. Emily Brontë ve Anne Brontë ye yani kız kardeşlerine de evde ders vermiştir. Zaten bakıldığı vakit, kız kardeşlerinin izlediği yol ve edebi tarzları ablalarına çok benzemektedir. Üç kız kardeş ne yazık ki çok erken yaşta hayata veda etmişlerdir. Hatta en üzücü kısmı da en son ölenlerinin ablaları Charlotte olmasıdır. Kız kardeş Emily 30, Anne ise sadece 29 sene yaşayabilmiştir. Charlotte de 38 yaşında ölmüştür. Hamileliği sırasında yaşadığı hamilelere özgü bir hastalıktan dolayı o da hayata erken veda etmiştir. 3 kız kardeşin hayatlarının beni en çok üzen kısmı, bu kadar kalite bir edebi dile sahip iken, çok az kitaplar yazabilmeleri oldu. Bilinenin aksine 3 kız kardeş değildir. 5 kız, 1 oğlan olmak üzere 6 kardeştirler. Ama Charlotte ve onun büyüttüğü kardeşleri sadece edebi dünyaya girebilmişlerdir. Jane Eyre'deki Lowood Okulu kendi hayatında okuduğu okulla büyük ölçüde benzerlikler göstermektedir. Örneğin, tüberküloz muhabbeti gerçek hayatında da yaşanan bir hadisedir. Robert Southey isimli dönemin ünlü şairine hayranlığı olan Charlotte, ona bir mektup yazdı. Mektuba kısa sürede cevap veren Southey, şu satırları yazmıştır : "Edebiyat bir kadının hayatının işi olamaz ve olmamalıdır. Kadın uygun görevleriyle ne kadar çok meşgul olursa, bir başarı ve eğlence olarak bile ona ayıracak boş zamanı o kadar az olacaktır.'' Charlotte bu tavsiyeyi pek tabi dinlememiştir ve İngiliz Edebiyatının en ünlü kalemlerinden biri olmuştur. İsyankar ve yürekli kafalar, yüksek tepelere isimlerini yazdırır çünkü. Şimdi bir diğer Jane Eyre sahnesine daha gidelim; Charlotte'a
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma

Yazar Hakkında

Charlotte BrontëYazar · 25 kitap
Charlotte Brontë, 1816 doğumlu İngiliz yazar. İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan 3 kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en büyüğü. En ünlü eseri 'Jane Eyre', bir asırdan fazla geçmişiyle halen büyük ilgi görüyor. Ayrıca ailenin kısa ve acıklı hayat hikâyesi de birçok esere konu oluyor. Charlotte Brontë, 21 Nisan 1816’da Yorkshire, İngiltere’de doğdu. Annesi Maria Branwell idi. Babası Partick Brontë, İrlandalı bir rahipti. Charlotte Brontë, çiftin 6 çocuğundan 3. olanıydı. Nisan 1820'de aile Haworth'a taşındı. Anneleri Maria, 15 Eylül 1821’de kanserden ölünce, 5 kız ve bir erkek çocuğuna bakma görevi teyzeleri Elizabeth Branwell’e düştü. 1824 yılında 3 kız kardeşiyle birlikte 'Clergy Daughters' adlı okula başlayan Brontë, buradaki sağlıksız koşullar dolayısıyla okuldan hiç hoşlanmadı. Yazarın sağlığı bozuldu, hatta kardeşleri 1814 doğumlu Maria'yı ve 1815 doğumlu Elizabeth'i de okuldaki koşullar yüzünden 1825'te tüberküloza kurban verdi. Bir yıl sonra okuldan ayrıldı. Gençlik yıllarında, sağ kalan 4 kardeş; Charlotte, Branwell, Emily ve Anne, babalarının kütüphanesinde bolca vakit geçirmeye başladılar. Kurgusal krallıklar kuruyorlar ve bu krallıklarla ilgili hikâyeler ve şiirler yazıyorlardı. Edebiyata karşı ilgileri de bu yıllarda başlamış, hayal güçleri kardeşlerin tümüne ileride geliştirecekleri araçlar sunmuştu. Brontë, eğitimine Mirfield’daki Roe Head adlı okulda devam etti. 1831 ve 1832 yıllarında burada okudu ve bu okul, en iyi arkadaşları Ellen Nussey ve Mary Taylor ile tanıştığı yer oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra bu okula öğretmen olarak döndü ve 1835-1838 yılları arasında burada öğretmenlik yaptı. 1839’da Yorkshire'daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı. 1842’de kardeşi Emily'yle Brüksel'e, Constantin Heger ve karısı tarafından işletilen okulda Almanca ve işletme dersleri almaya ve çalışmaya gitti. Önceleri öğrenci olarak katıldıkları okulda daha sonra bir miktar para ve kalacak yer karşılığında Brontë İngilizce, Emily de müzik öğretmenliği yapmaya başladı. Ancak Brüksel'de yeni kurdukları bu hayat, teyzelerinin ölümüyle yarıda kesildi. 1842'de bu yüzden İngiltere'ye döndüler ancak Brontë, 1843'te tekrar Brüksel'e gitmeye karar verdi. Brüksel'deki serüveninin 2. yarısı yazar için pek de iyi geçmedi. Yalnız kalmıştı, evine ve kardeşlerine karşı büyük bir özlem duyuyordu ve okulun sahibi Constantin Heger'e aşık olmuştu. Burada geçirdiği günleri, kitapları 'The Professor' ve 'Villette'ye ilham kaynağı oldu. Yazar, Ocak 1844'te İngiltere'ye geri döndü. 1846'da 3 kız kardeş Charlotte, Emily ve Anne, 'Currer Bell', 'Elise Bell' ve 'Acton Bell' isimlerini kullanarak ortaklaşa 'Poems by Currer, Elise and Acton Bell' isimli bir şiir kitabı çıkarttı. Kitap sadece 2 adet satarak büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da kardeşler yılmadı ve ilk romanlarını yazmak için kolları sıvadı. Charlotte Brontë, ilk iki romanında 'Currer Bell' ismini kullanmaya devam etti. Ailenin tek oğlu olan Branwell, 1848'de bronşit yüzünden öldü. Aynı yıl Emily Brontë ve 1849'da Anne Brontë tüberkülozdan hayatını kaybetti. Charlotte Brontë, babasıyla kalmıştı. “Jane Eyre”in gördüğü büyük ilgi üzerine bir yayıncı, yazarı sık sık Londra’ya davet ediyordu. Bu ziyaretler sırasında Brontë geniş bir sosyal çevre edinmiş, Harriet Martineau, Elizabeth Gaskell gibi isimlerle tanışmıştı. Ancak sürekli olarak yaşlı babasının yanında olmak istediğinden Londra seyahatlerini birkaç haftadan daha uzun tutmadı. Haziran 1854'te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nicholls'la evlendi. Hamileliğinin dokuzuncu ayında, 31 Mart 1855'te öldü. Ölüm nedeni tam olarak bilinmese de tüberküloz, tifüs ya da hamileliğin ilk safhalarındaki bir rahatsızlıktan dolayı öldüğü sanılıyor. Brontë'nin eserleri halen büyük ilgi görüyor ve İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasında sayılıyor. Aynı zamanda 'On the Death of Anne' ve 'Brontë' isimli iki şiir kitabı bulunuyor.