Kadın Pençesi

Halid Ziya Uşaklıgil
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·118 syf.··
2024 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2024 11:06
Birkaç hikaye mevcut, bazı hikayelerde eski kelimelerin yazılmış olması hikayeyi anlamamı zorlaştırdı. Aralarında en beğendiğim hikaye "Alık Abdül" oldu. Kitap fena değildi.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
Halid Ziya Uşaklıgil
Puan vermedi·120 syf.··
2022 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 22:31
Kitabı beğendim , olaylara farklı pencerelerden bakmamızı , yorum gücümüzü geliştirmemizi sağlıyor. 6 ayrı hikayeden oluşuyor, ben en çok ALIK ABDÜL hikayesini beğendim Bu kitabı sevmemdeki en büyük sebep ise günümüzde yabancısı olduğumuz kelimelerin anlamlarını parantez içinde belirtmiş olması çok hoşuma giti
Hikaye
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
10/10
·120 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 23:09
En sevdiklerim Alık Abdül ve Kadın Pençesi oldu. Özellikle Alık Abdül çok özel bir hikaye bence. Benim için unutulmayacak hikayeler arasında yerini aldı.
Psikoloji
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Kitap dili canlı ve kısa hikayeler sıkmıyor.Halit Ziya Uşaklıgil bu ülkenin evladı olarak yazgının ve yazmanın bedelini ödemiş.Okumak tercihi size kalmış lakin bir dönemi anlamak isterseniz okuyun.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
9/10
·120 syf.··
2020 4. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 15:01
Kitap 6 hikayeden olusuyor. Eski dildeki kelimeler kullanilmis cogunlukla ama anlamlari da parantez icinde verilmis. Bu da okuma hizini biraz yavaslatiyor. Kitabin en guzel hikayesi bence malim menalim idi. Bu hikayeden kucuk bir alinti koydum siteye. Yazarin dili ve anlatimi guzel yeni kitaplarini da okuyacagim insallah.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 116. kitabı
Kitap Halid Ziya Uşaklıgil ‘in 1934-1939  yılları arasında kaleme aldığı altı kısa hikâyeden oluşuyor.Küçük Hikâyeler olarak adlandırılan Kadın Pençesi, Malım Menâlim,Alık Abdül,Unutulmuş Mektup ,Köşe Başında,Saklanan Düşman adlı hikâyeler sade bir dile sahip.Konuları açısından Servet-i Fünun izleri taşırlar.Kadın Pençesi, Malım Menâlim,Unutulmuş Mektup,Alık Abdül tema olarak aşkı seçen hikâyelerdir. Kadın Pençesi ‘nde sadakatsiz bir kadına duyulan aşk ve bu aşkı duyan adamın içinde bulunduğu zor ve acı durum,Unutulmuş Mektup’ta merhamet ile aşkın bağı,Malım Menâlim ‘de kapanmaz bir yara olan bir aşk acısı, Alık Abdül'de karasevda anlatılır.Alık Abdül'de yer alan sevdada, yazar okuru merak içinde bırakan ve usul usul işleyen bir anlatım seçmiştir. Tek bir türkü söyleyen , gömleğinin yakası her daim yırtık olan Abdül'ün hikâyesi gayet hüzünlüdür. Saklanan Düşman kıskançlık temasını kullanırken kitabın en uzun hikâyesi olan Köşe Başında hikâyesi savaş gazileri hakkındadır.Saklanan Düşman'da yer alan kıskançlık bir aşktan doğan kıskançlık değildir, hayli farklıdır. Unutulmuş Mektup’ta bir kızı görüp âşık olmuş olan gencin ,öğrendiği  bir gerçeği ve genç kıza olan hislerini arkadaşına yazdığı bir mektuptan okuruz.   Hikâyeler kısa lakin yer yer hikâyelerdeki cümleler gayet uzun.Fakat dil o kadar güzel ki bu uzun cümleler beni asla yormadı.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 31. kitabı
Kitap kısa hikayelerden oluşuyor genelde bu tür kitaplar sıkıcı gelir ancak okudukça hiçte sıkılmadım 1 günde bitirilebilecek bir eser ve dili de anlaşılabilir bir eser
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
Kadın Pençesi
Puan vermedi·120 syf.··
2022 23. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil'in Özgür Yayınları'ndan çıkan kitabı Kadın Pençesi 6 hikayeden oluşuyor. Maalesef yeteri kadar sadeleştirilmemiş ve anlaşılır hale getirilmemiş bu baskısıyla kitabı okumak son derece zor olmasına rağmen okumayı zorla da olsa başardım. Kitabın içindeki "Unutulmuş Mektup" sürprizli bir olayın anlatıldığı bir hikaye olarak en çok beğendiğim oldu.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
10/10
·120 syf.··
2022 195. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 14:07
Halid Ziya Uşaklıgil ‘ in kısa öyküleri ile insan manzaraları muazzamdı. Beni en çok Abdül etkiledi :( Kadın Pençesi ‘ ni okursanız çeşit çeşit insan manzaralarının içinde bulursunuz kendinizi...
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2011222 okunma
Kadın Pençesi
9/10
·120 syf.·
2022 1. kitabı
Öncelikle ilk hikayeyi okuduğumda bu kadar beğenebileceğimi düşünmemiştim.İçinde 6 kısa hikaye bulunuyor. Bu hikayelerin hepsi birbirinden farklı konulardan bahsediyor. Her hikaye kendini merak ettiriyor ve sıkılmadan okuyorsunuz. İlk hikayede sıkılabilirsiniz sakın okumayı bırakmayın. En etkilendiğim hikayelerin Malim menalim ve Alık Abdül olduğunu söylemeden bitirmek istemedim. İyi okumalar.
Kadın PençesiHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Yayınlar · 2021222 okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.