Kalpazanlar

André Gide

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·408 syf.·
2024 68. kitabı
Ciddi anlamda, hiç abartısız ağır, zor ve karışık tabii bir o kadar da takibi gerçekten güç bir eser diyebilirim. Sakin ortamda, sabırla, sakin bir kafayla okunması gereken bir kitap. İlk kez böylesi bir beyin jimnastiği yaptıran bir kitap okudum. Hikaye içinde hikaye anlatımı olan roman ( üç ana karakter) üzerinde ilerliyor. Annesine yazılı gizli bir aşk mektubu bulan Bernard babasının aslında gerçek babası olmadığını, gayrimeşru çocuk olduğunu öğrenir. Lise öğrencisi Bernard babası olduğu sandığı kişiye sarsıcı bir mektup yazarak evi terk eder. Ve olaylar bundan sonra gelişir. Farklı bir roman türünü denemek isterseniz kesinlikle okuyun
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020859 okunma
#1001kitap~~~
9/10
·379 syf.··
2022 231. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2022 06:32
~~~Herkesin düzembazlık ettiği dünyada doğru adam şarlatan durumuna düşer.~~~ Nobel Edebiyat Ödüllü André Gide 22 kasım 1869'da Paris'te doğdu. Hem köylü hem şehirli 1köktendi. Babası Languedoc'lu ve protestan, annesi Normandiyalı ve katolikti. Kişiliği karmaşık olan yazar, mutlak hürlükle, uysallik arasında birbirine aykırı özleyişler arasında bocalar, durur. André'nin babası Paul Gide, Paris Hukuk Fakültesi'nde profesördü. André 11yaşındayken babasız kaldı. Gide yirmi yaşına ulaştığı zaman Fransız edebiyatında da «symbolisme» akımı başlamıştı. 1893-1894'te de, beklediği manevi kurtuluşa kavuştu. 1891-1893 arasında Gide, symbolisme akıminin etkisi altında üç yeni eser yazdı. 1897'de yayınladığı Dünya Nimetleri adlı eseriyle hertürlü toplum, din, aile bağlarının, kurallarının dışında olan zevkine düşkün 1gencin romanından sonra 1902'de «Isabelle», 1909'da «Dar Kapı», 1919'da «Kır Senfonisi», 1930'da Kadınlar Okulu'nu yazmıştır. Gide, toplum alanında tıpkı vaktiyle Jean-Jacques Rousseau'nun yaptığı gibi davranarak çağın Rousseau'su olarak algılandı. 1hava yolculuğu sırasında edindiği kalp hastalığı yüzünden yazar, çok geçmeden, 19 şubat 1951'de 82 yaşında öldü... İlk olarak 1925'te yayınlanan kitap, önceki kısa kurgularından daha geniş 1yelpazede ve kapsamda oluşarak, Gide'nin en karmaşık kurgulu kitabı olarak da geçmektedir. İçeriğindeki samimi cinsellik ve orta sınıf Fransız ahlakına ilişkin açıklamasıyla tanındı. Kitabın temaları ahlak sorununu, toplum sorununu ve yazarların karşılaştığı sorunları araştırıyor. Kitabın konusu, iki lise öğrencisi olan Olivier ve arkadaşı Bernard ile Edouard adındaki 1yazarın etrafında gelişen olaylardan oluşmaktadır. Sınıf içinde ve dışında yozlaştırıcı etkilere maruz kalan 1grup okul çocuğunun akrabalarını ve öğretmenlerini konu alan
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Güven Yayınevi · 1963859 okunma
Puan vermedi
Çoğu insan, çoğu zaman kendi başınadır. Arka plan yok, zengin insan yok, iyi okul yok, tüm bunlar yolunda değil. Mesele, nereye gitmeye kararlı olduğunuz, kim olmak istediğiniz ve tembelliğinizle nasıl başa çıkmaya hazır olduğunuzdur. İlerleyin, hayallerinize inanın ve onlara bağlı kalın. Ancak o zaman hangi şehirde olursanız olun kendinizi kanıtlama ve istediğiniz saygınlığı bulma şansınız olacak!
1000Kitap
KalpazanlarAndré Gide · Güven Yayınevi · 1963859 okunma
Bu kitabı okuyan yol alır, okumayan yolda kalır.
Puan vermedi·408 syf.··
2024 109. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 12:13
Sahte Yaşamlar ve Toplum Maskeleri: André Gide’nin KalpazanlarRomanı Üzerine Bir İnceleme _________________________________________________________ Modern toplum, bireylerin kendilerini çeşitli maskeler arkasına sakladığı bir sahne gibidir. Bu maskeler, kişinin gerçek kimliğini gizlerken, sosyal kabul ve statü kazanma çabasının ürünüdür. Bu olgu, Fransız yazar André Gide'nin Kalpazanlar romanında derinlemesine işlenir. Gide, eseri aracılığıyla bireyin kendi benliğini keşfetme sürecinde karşılaştığı zorlukları ve toplumun dayattığı kalıpları sorgular. Toplumun Taktığı Maskeler Gide'nin Kalpazanları, sahte ilişkiler ve sahte yaşamlar üzerinde durur. Roman karakterleri, toplumsal beklentilere uymak için gerçek duygularını bastırır ve samimiyetsiz ilişkiler kurarlar. Bu sahte kimlikler, onları özgürlükten uzaklaştırırken, içsel bir boşluğa sürükler. İnsanlar, kendilerini sürekli başkalarının gözüyle değerlendirir ve bu da onları "lümpen" bir hayata mahkum eder. Bu hayat tarzı, bireylerin yüzeysel bir yaşam sürmelerine neden olurken, içsel huzuru elde etmelerini engeller. Doğal Olmamanın Getirdiği Yabancılaşma Doğal olamama durumu, bireyin kendisinden uzaklaşmasına neden olur. Gide'nin karakterleri, gerçek benliklerinden uzaklaştıkça, yalnızlık ve yabancılaşma duygusuyla karşılaşırlar. Toplumun onlara dayattığı roller, gerçek duygularını bastırmalarına yol açar. Bu durum, bireyin içsel bir çatışma yaşamasına ve kendi kimliğini bulma arayışına girmesine neden olur. Gide, bu süreci ustalıkla işler ve okuyucuya derin bir sorgulama fırsatı sunar. Kalpazanlar Romanı ve Bireysel Özgürlük Arayışı Gide’nin Kalpazanları, bireyin toplumsal maskelerden sıyrılarak kendi gerçeğini arama çabasını ele alır. Roman, bireysel özgürlüğün, toplumsal baskılara
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014859 okunma
7/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2018 15:00
Dünya Klasiklerini okuma serüvenim çok eskilere dayanmasa da; yaklaşık bir yıldır okuduğum kitaplar arasında yerlerini aldı.Önce tabii ki Fyodor Dostoyevski ,Suç ve Ceza ile başladım.Ne muazzam bir eserdir ki içimde tüm klasikleri okuma hevesi uyandırdı.Tolstoy, Kafka, Zola, Stendal, Sartre derken Andre Gide'nin Kalpazanlar romanını da bitirmiş oldum. Andre Gide 19 yy Fransız edebiyatının kurucularından; aynı zamanda dönemin cesur sayılabilecek yazarları arasında yer almakta. Nobel Ödülü ile yazarlığı dikkat çeken Gide edebiyatın hemen hemen tüm dallarında eserler vermiş. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savunmuş. Genel ahlak anlayışına karşıt olarak bireysel özgürlüğü savunan Andre Gide eserlerinde de dönemin alışık olmadığı konuları eleştirel üslubuyla kitaplarında ele almıştır. Andre Gide ''Corydon'' adlı eserinde homoseksüelliği savunmuş; kitap o dönemde kınanmış ve bir dönem Katolik kilisesi eserlerini 1952 yılında yasak kitaplar listesine koymuş. Yine de fikirlerini özgürce ortaya koymaktan vazgeçmeyen Gide Kalpazanlar kitabında da eş cinsellik, gayri meşru çocuk, yasak aşk gibi konuları genel ahlak anlayışını eleştirerek sorgulamıştır. Kalpazanlar ifadesi de bize bu ahlakı dayatanlar ve onu uygulayanlara bir göndermedir. Andre Gide birçok romanı olmasına rağmen sadece Kalpazanlar 'ı roman olarak nitelendirmiş ve farklı bir roman anlayışı ile birlikte ''Bach 'ın füg sanatıyla müzikte gerçekleştirdiğini, edebiyatta gerçekleştirmeyi amaçladığını söylemiştir. Ancak roman eleştirmenleri eserinin ustaca bir plan dahilinde kurulmadığını söylemişlerdir. Kitaba dair yorumlarım: Kalpazanlar sadece bir roman olmayıp; roman yazımı üzerine düşünme, yapıtın yazılma süreci ve kısa kısa roman
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014859 okunma
Puan vermedi
#AndreGide #Kalpazanlar 402 sy "Herkesin hile yaptığı bir dünyada, gerçek insan bir şarlatan gibi görünür." _________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 Bu kez sizlere Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar Andre Gide'nin 1925 yılında kaleme aldığı ; Aile kavramını- bağlarını- hayatını ,düzenbazlığı, yalanı, dolanı, kalpazanlığı, ahlaki değerleri, dini, inanışı, gençlerin baş kaldırışını, özgürlük arayışını, kendi içlerinde kayboluşlarını, kendilerini bulma çabalarını, eşcinselliği, heteroseksüelliği , çarpık ilişkileri ve fazlasını karakterler üzerinden cesurca ele aldığı “KALPAZANLAR” romanı ile geldim _____________________________ GİDE, bildiklerinizi ve alışık olduklarınızı unutturacak, tahminlerinizi çöpe attıracak ''KALPAZANLAR'' ile zirveyi yaşattıracak bir eserle karşımıza çıkıyor İlk kez böylesi yapı taşı ağır, farklı, değişik ve de her bir sayfasının her bir satırında en bolundan beyin jimnastiği yaptırırken aynı zamanda beyin de yakan bir eser okudum desem yalan olmaz Eser hiç abartısız, ciddi anlamda zor, ağır ve de karışıkken, bir o kadar da takibi güç diyebilirim.. Sabırla, sakin ortamda, sakin bir kafayla okunması gerekiyor Hikaye içinde hikaye, kitap içine kitap anlatım içinde anlatım olan roman, (edebiyatçılar tarafından ‘'roman içinde roman’' tekniğini olarak kabul ediliyor) üç ana karakter üzerinden ilerliyor. Giderek karakter sayısının artması ,takibi güç ve ayrı bir karışıklık oluştururken , adım adım karakterlerin birbirleri ile harmanlanışı, bir bağın ortaya çıkışı da ayrı bir beyin fırtınası yarattı.. ''Hadi buyur , buradan yak'' dedirten.. _____________________________ “KALPAZANLAR” Tesadüfen annesine yazılı gizli bir aşk mektubu bulan Bernard, babasının aslında gerçek babası olmadığını, gayrimeşru bir çocuk olduğunu
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020859 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 01:00
André Paul Guillaume Gide Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Bildik romanlardan farklı sarsıcı bir kitap.Çağdaş romancılığın en güzel eserlerinden biri.Roman 1920'li yıllarda Pariste geçer. Gide aile hayatını ve ahlak görüşlerini sorgular ve eleştir de.Kitaptaki homoseksüellik beni çok fazla rahatsız etmedi(ama tabi herkes için aynı şeyi söyleyemeyeceğim) Romandaki kişilerin davranışlarını önceden kestiremiyorsunuz bana göre ikinci kez okunması gereken bir kitap.Onun bi sözüyle bitirirsek Hayat en zalim öğretmendir, ilk önce sınav yapar sonra dersi verir.(Andre Gide)
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014859 okunma
İYİ MİSİN YOKSA KÖTÜ MÜ?;
10/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2022 01:18
Ayağımın tozuyla Fransız Edebiyatı getirdim size.Çok eskilerden 20.yy gideceğiz bu kez o zamanla günümüzü karşılaştırma fırsatı bulabilecek hadi canım yazar bunları o dönemde nasıl yazmış,günümüzde yaşadıklarımızın hepsi buna benzer diyeceğiniz bir metin eşlik edecek. Tabii ki zamanını doğru seçtiğiniz ve kitap da okunmayı seçtiği vakit... Neden doğru zaman da okumak önemli çünkü yoğun bir metin bekliyor sizi.Fazlaca da karakter.Hep diyorlar ki karakterleri not alın öneride bulunuyor kitabı okuyan arkadaşlar var olsunlar. Bende size bırakıyorum okuyucuya, çünkü ben karakterleri not alma gereği duymadım. Roman içinde roman tekniği ile yazılmış bu eser ilk bu teknikle yazıldığı için diğer romanları da etkilemiş o yüzden önemli,eserin bir diğer önemli noktası ise yazarın ilk romanının ilgi görmesi ve ödüle layık görülmesi. Topluma uymayan,ahlak dışı davranışları karakterler üzerinde sorguluyor yazar.Öyle bir hale getiriyor ki,içindeki kötülüğü kimi zaman gösteriyor kimi zamanda melek gibi bir insan olabiliyor o karakter.İki yüzlü diyelim.Çıkarına göre içindeki kötülüğü gösteren insanlar üzerinde roman içinde öykü olarak da nitelendirebileceğimiz(çünkü hikayeler biraz kopuk) bu hikayeyi okurken çok net göreceğinizi düşünüyorum günümüz insanını. Kalpazanlara kara para ticaretine yer verilmiş ancak biraz daha üzerinde durulsaymış daha iyi olurmuş eser onu düşündürttü bana. Doğru zamanda okumanızı tavsiye ederim. Mutlu Kalın.
Edebiyat
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2020859 okunma
6/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Birey, yeterince özgür olup dilediğini sakınmadan ne kadar yaşarsa toplumun da o derecede özgürleşeceğini savunan Gide’in ‘genel ahlak’a karşıt görüşleri gibi roman yazarlarına ve yazın sanatına dair yönelttiği eleştirileri de sıklıkla hissediliyor Kalpazanlar’da. Klasikleşmiş roman türünün çok dışında, postmodern bir ürün. Gide bir yandan romanın konusunu okuyucuya aktarırken diğer yandan yarattığı kahramanı Edouard’ın günlüğüyle, romanının yazılış sürecinin nasıl geliştiğini, adının neden Kalpazanlar olduğuna kadar anlatmış okuyucusuna. Bu günlük sayesinde olayların akış sürecinde belirsiz kalan yerler de açıklığa kavuşuyor ayrıca. İnsan ilişkileri ve ahlaki değerler hakkında farklı düşünceler geliştirilip üzerine tartışılacak bir kitaptı benim için. Yine bana göre en değerli sahnesi de “La Bourgogne” kazası idi. Bir yanını Bourgogne’la batıran Lilian’ın hissiz dünyasını bu kazada yaşananlarla bütünleştirip betimlemesi unutulmayan kitap kesitleri içinde yerini aldı bende.
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014859 okunma
8/10
·408 syf.··
2021 53. kitabı
Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar Andre Gide Kalpazanlar’ı 1925 yılında kaleme almış. Eser, 20.yy Fransız edebiyatını oldukça etkilemiş hatta edebiyatçılar tarafından ‘roman içinde roman’ tekniğini kullanarak yeni bir dönem açtığı kabul ediliyor. Roman, kurgu, atmosfer ve karakterler açısından klasik tarzda başlıyor ancak bir süre sonra Kalpazanlar isimli romanını yazma sürecini anlatan, Gide’i temsil eden karakterle beraber modern romana geçişi haber veriyor adeta. Kitap, kendisini büyüten babasının gerçek babası olmadığını, aslında gayrimeşru bir çocuk olduğunu öğrenen bir lise öğrencisinin evi terk etmesiyle başlıyor ve bu gencin arkadaş çevresinin başından geçen olaylarla ilerliyor. Andre Gide, yazılı ve yazısız kuralları, ahlakı, inançları, Tanrı’yı ve bunların insan yaşamındaki etkilerini sorguluyor. Kimseye parmak sallamadan, karşı perspektifleri de irdeleyerek ahlaki erozyonu irdeliyor. Bildungsroman özelliğini de taşıyan Kalpazanlar, okuduğum kitaplar arasında kurgusuyla en sarsıcı sona sahip kitap oldu kesinlikle. Bunun dışında Gide’in son cümleleri de oldukça çarpıcıydı, kolay kolay unutacağımı sanmıyorum. Gide’in kurgusunu, anlatımını ve kitabın atmosferini çok sevdim. Kalpazanlar, etkilenerek okuduğum ve unutmayacağım kitaplardan biri oldu. Bu muazzam eserin mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Okuyacaklara tavsiyem karakter listesi oluşturmaları olur.
KalpazanlarAndré Gide · Can Yayınları · 2014859 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.