·
Okunma
·
Beğeni
·
2.661
Gösterim
Adı:
Lullaby
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780099437963
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Vintage Books
Baskılar:
Ninni
Lullaby
Carl Streator is a reporter investigating Sudden Infant Death Syndrome for a soft-news feature. After responding to several calls with paramedics, he notices that all the dead children were read the same poem from the same library book the night before they died. It's a 'culling song' - an ancient African spell for euthanising sick or old people. Researching it, he meets a woman who killed her own child with it accidentally. He himself accidentally killed his own wife and child with the same poem twenty years earlier. Together, the man and the woman must find and destroy all copies of this book, and try not to kill every rude sonofabitch that gets in their way. Lullaby is a comedy/drama/tragedy. In that order. It may also be Chuck Palahniuk's best book yet.
256 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okumaya başladığım ilk andan bunun sıradan bir kitap olmadığını anlamıştım ve sayfalar git gide daha eğlenceli bir hâl alıyordu. Çevirdiğim her sayfada bir tebessüm ve "işte bu be!" diye iç geçiriyordum.
Chuck'la bu kitapla tanıştım ve şimdiden diğer kitaplarına da gözümü diktim.

Helen Hoover Boyle pembe bulutlara benzeyen saçları olan hayaletli evlerin emlakçısıdır. Ve Carl Streator da ani bebek ölümleri üzerine yazı dizisi hazırlamakla meşgul bir gazeteci. Onları bir araya getirense bir ninni. En ölüm getireninden hem de.
Karakterleri, anlatımı, olay örgüsü kesinlikle övgüyü hak ediyor bence. Mizah, taşlama ve fantastik dünyayı çok güzel harmanlamış. Aferin böyle devam Chucky!

Merak edenler için kitabın ayrıntılı konusu ve ilk 16 sayfasının pdf'i https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/kitap/ninni/425
256 syf.
·11 günde·8/10
Öncelikle her zaman genel bir yargı vardır; az okunmuş kitaplar, aslında iyi kitaplar değildir. Ama bu kitap ve daha öncesinde okuduğum birkaç kitap gösteriyor ki; bazen popülerizm ve herkesin peşinden koşuşturduğu kitaplar yüzünden kenarda kıyıda bulunan nadir eserler, onlara kıyasen çok daha iyi olabiliyor. Yazarın olayı anlatış biçimi, karakterin bütün özelliklerini size betimleyerek başarılı bir şekilde aktarması, aslında kitabı kafanızda bir film gibi canlandırma imkanı yaratıyor.
Hikaye büyülü bir kitabın gizemi  ve uzun bir yolculuk yapacak olan karakterlerimizin birbirleriyle olan mutlak gücü elinde bulundurma savaşını anlatıyor.

"Taşlar ve sopalar kemiklerinizi kırabilir ama artık kelimeler de sizi öldürebilir."

Hazır mısın?
Taşlarla, sopalarla değil...
Sözlerle, kelimelerin gücüyle öldürmeye geliyoruz.


"Hikâyelerin sorunu, olayın kendisinden sonra anlatılıyor olmalarıdır."

Peki bizim hikayemiz nasıl başlıyor?

Hikayemiz; araştırmacı bir gazetecinin sıradışı bebek ölümlerini araştırmasıyla başlıyor. Ve uzun araştırmalardan sonra ortaya tek bir cinayet sanığı çıkıyor ve bu da elbette gizemli bir kitabın 27. Sayfası...
Fakat bu kitabın yahut 27. Sayfanın sırrı ne? Ve nasıl oluyor da, bir kitabın 27. Sayfası bir cinayet sanığı olabiliyor? Eğer bu mümkünse, bu kitabın kaç baskısı olabilir ve kaç kişi bu sırrın farkında? Düşünsenize nefret ettiğiniz kim varsa, istemsiz bir şekilde sinirlendiğinizde ya da bu kitabın 27. Sayfasını kafanızda düşünürken yahut okurken birilerini öldürüyorsunuz. Daha önemlisi bu nasıl mümkün olabiliyor? Taşlarla ve sopalarla değil, silahla ya da herhangi bir cinayet aletiyle değil, kelimelerle öldürebiliyorsunuz insanları. Ve bu yüzden kelimeleri duymamak için sesine özlem duyabileceğiniz her şeyden vazgeçebileceğinizi bir düşünün.
Ya da şöyle diyelim;

 "Ölümcül bir şiiri barındırabilecek kadar uzun veya yüksek her türlü sesin yasaklandığı sessiz bir dünya düşünün. Motosiklet, çim biçme makinesi, jet uçağı, elektrikli doğrama aleti, saç kurutma makinesi yok. İnsanların dinlemeye korktukları bir dünya, trafik gürültüsünün gerisinde birşey duymaktan korktukları. Yan komşuda çalınan yüksek sesli müziğe gizlenmiş zehirli kelimeler.
Dile karşı her geçen gün artan bir direniş düşünün. Kimse konuşmuyor, çünkü kimse dinlemeye cesaret edemiyor.
Dünya sağırlara miras kalır."

Artık öldürmemek için direniyor, kendinize hakim olamıyorsunuz.

"Daha çok insan öldükçe, her şey daha da aynı kalıyor."

Mutlak gücü elinde bulundurmak. Daha da güçlenmek arzusunu artırır. Ki; öldürme gücüne ya da daha birçok şeyi kelimelerle yaptığınız bir kitaba sahipseniz.

"Güç insanı bozar.
Ve mutlak güç insanı mutlaka bozar."

Ve nihayetinde her şey bir karmaşa zinciriyle düğümlenir. Bu karmaşa da sırrı bilen 4 kişinin kitabın diğer baskılarını ele geçirmek için çıktıkları bu yolculukta mutlak gücün hakimi kim olacak? Kitabın gizemi sadece 27. sayfasıyla mı sınırlı?

"Hikâye hâlâ bitmedi.
Hayatınızı mahvetmenin en iyi yolu not tutmaktır. Yaşamaktan kaçınmanın en iyi yolu sadece durup izlemektir."

O kadarını okuyun ve siz görün.
Keyifli okumalar...
  • Günce
    8.2/10 (64 Oy)55 beğeni183 okunma159 alıntı2.386 gösterim
  • Lanetli
    7.8/10 (57 Oy)46 beğeni205 okunma254 alıntı2.623 gösterim
  • Görünmez Canavarlar
    8.5/10 (231 Oy)210 beğeni648 okunma385 alıntı6.147 gösterim
  • Tıkanma
    8.0/10 (297 Oy)253 beğeni916 okunma657 alıntı9.305 gösterim
  • Beyaz Zenciler
    8.2/10 (105 Oy)104 beğeni308 okunma161 alıntı4.447 gösterim
  • Yolda
    8.1/10 (142 Oy)149 beğeni414 okunma359 alıntı9.631 gösterim
  • Tekinsiz
    7.4/10 (39 Oy)31 beğeni120 okunma142 alıntı1.884 gösterim
  • Trainspotting
    8.7/10 (100 Oy)97 beğeni272 okunma210 alıntı5.134 gösterim
  • Ölüm Pornosu
    6.9/10 (317 Oy)223 beğeni1.035 okunma216 alıntı13.444 gösterim
  • Gösteri Peygamberi
    8.6/10 (544 Oy)488 beğeni1.465 okunma820 alıntı15.089 gösterim
256 syf.
·125 günde·8/10
Chuck Palahniuk belki de açık ara hiciv üslubunu bu eserde ortaya koymuş. Medyaya, sözlerin önemini yitirmesine ve kültürün dayattıklarına ustalıkla eleştiri getirmiş. Tabi bununla beraber mizahı da elden bırakmamış. Kitabın içerisinde "keskin bir sessizlik distopyası" betimlerken ortaya fantastik bir hikaye çıkarmış.
256 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Kitab doğurdan da insana fərqli hisslər yaşatmağı bacarır. Əslində, əvvəlcədən konusunu bilsəydim bəlkə də, oxumazdım. Kitabı darıxdırıcı kitabdı və oxuduğum zamanda paralel olaraq iki kitab oxuyub bitirdim. Hər şey sonda anlaşıldığı üçün darıxdırıcı gəlir bəlkə də. Hər halda kitabdı və bütün kitabsevərlərə məsləhət görürəm. Hər bir kitabdan mütləq nəsə öyrənirsiniz. Xoş mütaliələr :)
256 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Chuck Palahniuk yeraltı edebiyatında okumaktan hoşlandığım bir yazardır. Fazla aşırıya kaçmayarak türünün örneğini okuyucuya sunar. Ayrıca kurgusu mükemmeldir ve harika bir kalemi vardır.
'Ninni'de de yine kalemini konuşturmuş. Özgür iradeyi, medyanın etkisini ve yönlendirilmenin etkilerini sorguluyor. Kara büyüyle ölümlere yol açan bir ninni olduğunu keşfeden Bay Streator'ın hayatı o andan itibaren daha da karanlığa gömülür ve esrarengiz bir kadın olan Helen'dan kopamaz duruma gelir. Artık o bir seri katildir. Sonrasında olaylar akıcı ve şaşırtıcı gelişmelerle ilerler. Bir kaç yerde de ters köşe okuyucunun karşısına çıkar.
Tabi bir dövüş kulübü kadar olmasa da; okurken müthiş zevk aldığım kitabı, özellikle yeraltı edebiyatını merak edenlere öneriyorum.
256 syf.
·8/10
yeraltı edebiyatı'nın hakkını veren bir kitap.kitapta yer yer ölüm şarkısını ele geçirip herkesi yok etmek, yer yer de ölüm şarkısını yok etmek istiyorsunuz. sonu ise anlatılmaz okunur:)
256 syf.
·9/10
Ninni, aforizmalar, hayat felsefelerine öncülük edecek sözler, olaylar barındırmasa da, Palahniuk'un hayal gücünü bayağı iyi yansıtmış bir kitaptır. Iki defa okunması gereken kitaplardan biridir.
256 syf.
·Beğendi·5/10
Sahiden bu dünya göt heriflerle dolu..(tabi konunun bir organla ilgisi Yok :)
Bir fabrika üretilse çıkan ürünler aforizmalar olsa sahibini sormadan Chuck Palahniuk
derim herhalde.
Okuduktan sonra tüm kapitalistlerden nefret edebilirsiniz:)
256 syf.
·Puan vermedi
Harika bir roman olmuş Palahniuk'tan ama en çok da kitabın sonunda bahsedilen Ölüm şarkısı(Ninni) nı eklenmiş sanarak ümitlenerek bekledim. Koymamış tabi ki ninni yi. Kesin denerdim ninni yi :)
256 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İlk okuduğum dakikadan beri beni mükemmel kurgusuyla ve akıcı diliyle saran bu kitap bir romandan beklediğiniz her şeyi size hiç çekinmeden veriyor. Fantastik kurgusunu sanki gerçekten yaşayabileceğiniz duygusunu uyandırarak size yaşatıyor. Son zamanlarda üreyen popüler edebiyat romanlarının tam tersine damağınızda gerçek edebiyat tadı bırakıyor.
"Madem özgür iraden yok. Bildiğin şeyi aslında bilmiyorsun. Sevdiğini sandığın kişiyi aslında sevmiyorsun. Öyleyse yaşamanın ne anlamı var ki?"
Chuck Palahniuk
Sayfa 227 - Ayrıntı Yayınları
Televizyondaki kahkaha efektlerinin çoğu 1950'lerin başında kaydedilmişti. Bu günlerde kahkahalarını duyduğunuz o insanların çoğu artık ölü.
Chuck Palahniuk
Sayfa 24 - Ayrıntı Yayınları
...belki de yaptığınız şeyler yüzünden değil de, yapmadığınız şeyler yüzünden cehenneme gidiyorsunuz, diyor. Bitirmediğiniz işler yüzünden.
Chuck Palahniuk
Sayfa 91 - Ayrıntı Yayınları
Sevdiğiniz insanlara, onları öldürmekten daha kötüsünü yapabilirsiniz. Bunun en alışılmış yolu bu işi dünyanın yapışını izlemektir. Gazete okuyun yeter.
Chuck Palahniuk
Sayfa 28 - Ayrıntı Yayınları
Elimi sıkıp "Beni hâlâ seviyor musun?" diyor.

Başka şansım var mı, diye soruyorum.
Bir canlı türü kendi nüfusunu kontrol etmeyi öğrenemezse, hastalık, açlık ya da savaş gibi herşey bunun çaresine bakar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lullaby
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780099437963
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Vintage Books
Baskılar:
Ninni
Lullaby
Carl Streator is a reporter investigating Sudden Infant Death Syndrome for a soft-news feature. After responding to several calls with paramedics, he notices that all the dead children were read the same poem from the same library book the night before they died. It's a 'culling song' - an ancient African spell for euthanising sick or old people. Researching it, he meets a woman who killed her own child with it accidentally. He himself accidentally killed his own wife and child with the same poem twenty years earlier. Together, the man and the woman must find and destroy all copies of this book, and try not to kill every rude sonofabitch that gets in their way. Lullaby is a comedy/drama/tragedy. In that order. It may also be Chuck Palahniuk's best book yet.

Kitabı okuyanlar 226 okur

  • Merve Araz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0