45 yıllık hayatına birçok değerli felsefi düşünce sığdıran Baruch Spinoza'nın, dostlarıyla yazıştığı 84 adet mektuptan oluşan eseri, 1600'lü yıllarda mektuplaşmanın bilimsel makaleler ve yeni haberlerin dolaşımı anlamına geldiği bir dönemde, aynı zamanda Spinoza'nın samimiyetini de yansıttığı için büyük bir değer taşır. Bu nedenle esere 8.9 puan veriyorum.
Kitaba 8.9/10 puan veriyorum.
MektuplarBaruch Spinoza · Dost Kitabevi · 2015114 okunma
Spinoza’nın mektupları, onun geometrik ve rasyonel sisteminin arkasındaki sonlu bir varlık olan insani yüzünü açığa çıkarır. Bu mektuplar aracılığıyla filozofun günlük kaygılarını, geçim mücadelesini, hastalıklarını ve derin dostluk bağlarını görmek mümkündür. Spinoza, düşünsel bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutmuştur. Bu bağımsızlığı korumak için bir üniversitede hocalık yapmak yerine, mercek perdahçılığı yaparak geçimini sağlamıştır. Ancak bu meslek, akciğerlerine zarar veren tozlar nedeniyle sağlığını da ciddi şekilde etkilemiştir.
Ayrıca ekonomik bağımsızlığı konusunda oldukça gururludur; dostu Simon de Vries’in kendisine daha rahat yaşaması için teklif ettiği 2000 florini nazikçe geri çevirmiş, vefatından sonra kendisine bırakılan yıllık 500 florinlik maaşı ise "çok fazla" bularak 300 florine indirmiştir.
Mektuplar, Spinoza’nın hayatı boyunca boğuştuğu akciğer hastalığını ve geçirdiği ağır ateşli hastalıkları tüm çıplaklığıyla belgeler. Özellikle hekim dostu Johannes Bouwmeester’e yazdığı satırlarda, geçirdiği ateşli nöbetler hakkında detaylar verir. Spinoza, 37. Mektup'ta talih ve rastlantının ezici gücü karşısında insanın nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğine dair önemli açıklamalarda bulunur. Spinoza’ya göre hayatın en büyük amacı, zaman varken zihni ve anlama yetisini geliştirmektir. Gerçek mutluluk, zihnin doğanın bütünüyle olan bağını kavramasında yatar. Hayatı doğru yaşamak, zihni "saflaştırmaktan" geçer. Kişi, anlama yetisinin sunduğu doğru fikirler ile imgelemin sunduğu hayali, yanlış ve şüpheli fikirleri birbirinden ayırmayı öğrenmelidir.
*Gilles Deleuze’ün "Kötülük Mektupları" olarak adlandırdığı metinler, Spinoza ile bir tahıl simsarı ve teolog olan Willem van Blyenbergh arasında gerçekleşen 8 mektupluk yazışmalardır. Bu yazışmalar,
MektuplarBaruch Spinoza · Dost Kitabevi · 2015114 okunma
Merhaba arkadaşlar. Mektuplar kitabını gördüğümde acaba önceki eserle bağlantılı olabilir mi diye düşündüm ama hayır. Bu, çok daha fazlası, çok daha kapsamlısı olarak karşımıza çıkıyor. Burada kendi yakın çevresi ile olan mektuplaşmalarından onun hayata bakış açısını çok daha net olarak görme imkanımız oluyor. Toplamda 84 mektup olduğu için genel bir tanımlama yapmak imkansız olduğu gibi tek tek konularından bahsetmek de aynı ölçüde zor. Ancak özellikle gözüme sık çarpan Henry Oldenburg ile olan mektuplaşmalar olduğunu söyleyebilirim.
Diğer yandan yine detaylar çok önemli. Neden? Spinoza ve diğer çağdaşlarına baktığımızda mektupların sayısının çok düşük olduğunu görüyoruz. Burada 84 mektubun varlığından söz etmiştik. Tanıtımda ise bizlere toplamda 89 mektubun olduğu, Leibniz’in 1100 kişiyle 15000’den fazla yazışması olduğu, Descartes'ten 600 mektup kaldığı bildiriliyor. Benim sorguladığım ise toplam mektup sayısı değil, kitapta verilen 84 mektup ile yazara ait olduğu söylenen 89 mektup arasında kalan 5 mektuba ne olduğu ve buraya neden eklenmediği oldu. Acaba dedim Blyenbergh ile olan ve önceki kitapta okuduğumuz mektuplar mı buraya eklenmedi ama hayır o mektuplar da bu eserin içinde. 5 tane mektup yok ve nerede olduğunu bilmiyoruz. İlginç.
Ancak bu mektuplar, onun anısına toplanan yazılar olduğu için elbette arada sert tartışmalar içeren mektuplar olsa da genel olarak günlük yaşamına ve düşüncelerine dair mektuplar da azımsanamayacak kadar fazla. Bu mektupların en güzel yanı ise edebi kaygı olmadan yazılan yazılar olduğu için içten ve samimi olması. Yani günlük olarak canını sıkan bir durum mu oldu, bir aksilik mi yaşadı veya birine bir teşekkür mü etmesi gerekti. Hepsi var mektupların içinde. Zaten olması gereken de bu. Edebi kaygıyla yazılan mektuplar aslında öykü
MektuplarBaruch Spinoza · Dost Kitabevi · 2015114 okunma
Spinoza gibi bir dehanın mektuplarını içeren bu eseri okumak isteyen kişilere ilk tavsiyem filozofun diğer kitaplarına aşina olduktan sonra sıraya almalarıdır !
MektuplarBaruch Spinoza · Dost Kitabevi · 2015114 okunma
“Spinoza ve Nietzsche’nin en belirgin ortak yönü, ölüm korkusunun insanı kendi özünden kopardığı, özgürlükten tamamen soyutladığını tespit etmeleridir.”
MektuplarBaruch Spinoza
Spinoza, insan aklının karanlıktan aydınlığa çıkmasında muazzam katkıları olmuştur. Yaşadığı dönemde uğradığı baskılara, zorbalıklara rağmen düşüncelerini değiştirmemiş, korkmadan-yılmadan felsefesini kitaplarına aktarmıştır.
Böylesine bir dahinin yaşamı hep merak konusu olmuştur. Filozofun entelektüel, yakın çevresi ile olan mektuplaşmaları derlenerek tek kitap haline getirilmiştir. Yaşamına ışık tutan bu mektupları okuyarak, hakkında daha fazla bilgi edineceksiniz..
Baruch Spinoza (d. 24 Kasım 1632, Amsterdam – ö. 21 Şubat 1677, Lahey), Benedictus de Spinoza veya Bento d'Espiñoza olarak da bilinmektedir.
Yahudi kökenli Hollandalı filozoftu. Aydınlanmanın erken dönem düşünürlerinden olan Spinoza, evren ve kişi hakkında modern görüşler ortaya sürerek öncü ahit eleştirileri yapmış ve zamanla 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Dekart'ın fikirlerinden etkilenen Spinoza, Hollanda Altın Çağının önde gelen bir filozofu olmuştur.
En büyük eseri Ethica adlı kitaptır. Etika'adlı eserini 1675'te tamamlar. Bu eser belirli bir çevrede dolaşır, tartışılıp değerlendirilir, ancak Spinoza yaşadığı sırada izin vermediğinden basılmaz.
Ölümünden bir yıl önce 1676'da Leibniz ile görüşür. Aynı yıl Lahey Sinodu Tanrıbilimsel-Politik İncelemeler in yazarı hakkında takip kararı alır.
21 Şubat 1677'de ölen Spinoza'nın eserleri, Amsterdam'da, arkadaşları tarafından Opera Posthuma (Ethica, Tractatus politicus, Tractatus de intellectus emendatione, Epistolae, Compendium Grammatices Linguae Hebrae) adıyla yayınlanır.