Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·30 syf.··
2019 104. kitabı
Atina'da Peloponnes savaşları sırasında ölenler için büyük bir tören düzenlenecektir ve bu törende ölenlerin anısına konuşma yapacak kişi tören günü belirlenecektir. Bundan dolayı tanınmış hatipler, kendilerinin konuşma için seçilmeleri ihtimaline karşılık yapacakları konuşmayı önceden hazırlamaya koyulmuşlardır. Konuşma için seçilmesi yüksek ihtimal olan Meneksenos ise törenden bir gün önce nasıl bir konuşma yapması gerektiğini Sokrates'e danışmıştır. Sokrates ise o dönemin en büyük hatibi ve kendisinin hitabet öğretmeni olduğunu söylediği Aspasia'nın hazırladığı konuşmanın bir kısmını kendisine söylediğini bildirmiştir. Bunun üzerine Meneksenos hitabeti dinlemek istemiş, Sokrates de 'ikisinin arasında kalması şartıyla(!..)' konuşmayı Meneksenos'a aktarmıştır. Kitap Aspasia'nın tören için hazırladığı bu epik konuşmadan oluşmuştur. Konuşmanın başında, önce Atina'nın diğer Helen devletleriyle birlikte kurdukları Delos Birliği ile Perslere karşı verilen büyük mücadeleden ve bu savaştan sonra diğer Helen devletlerinin Atina'ya karşı tavır alması ile uzun süre verilmek zorunda kalınan mücadeleden bahsedilmiştir. Atina devleti övülüp yaptığı her şey iyi gösterilirken, Atina'nın savaştığı diğer devletler yerilmiştir. Atina'nın dışarıdan gelen saldırılardan ziyade, kendi iç çekişmelerinden daha çok yara aldığı vurgulanmış ve gençlere öğütler verilmiştir. Oldukça kısa ve bir solukta okunan bir kitap. Eski Yunan devletinde hitabet sanatının nasıl olduğuna dair fikir veriyor. İlginen kişilerin okumasını tavsiye ederim.
Felsefe
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Sosyal Yayınları · 2001616 okunma
Puan vermedi·30 syf.··
2021 59. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 00:15
Platon, onu okuyanlar için büyük bir zevk, hatta büyük bir neşe kaynağıdır. Onun, eşsiz bir şekil mükemmelliği ile yine eşsiz bir düşünce derinliğinin birleşmesinden oluşan diyalogları, zaman aşımına kafa tutarcasına günümüze kadar gelmişlerdir. Platon´un eserleri hiç yaşlanmamış, tazeliğini ve canlılığını -uzak bir geçmişte ilk yazıldıkları günlerdeki gibi- korumuşlardır. Sokrates´in yurttaşlarını rahatsız eden, hatta sabırlarını taşırtıp öfkelendiren soruları: Erdem nedir? Cesaret nedir? Dindarlık nedir? Günümüz insanları için de aynı derecede rahatsız edici ve akıl karıştırıcı sorulardır. 
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Sosyal Yayınları · 0616 okunma
Puan vermedi·31 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 13:14
Kitap Türkçeye "CENAZE HİTABESİ" adıyla çevrilmiştir. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere ölen kişilerin ardından yapılan konuşmaların, bu konuşmaları kimlerin yaptığından, inceliklerinden bahsetmektedir. Kitabın bir diğer önemli kısmı ise ERDEM üzerinde durulan kısmdır. Erdem nedir, içine neleri alır, öğretilebilir mi? Soruların cevabını Sokrates ile sohbet havasında bulmaya çalışıyorsunuz. Bir solukta okuyabileceğiniz, okurken de düşünmenizi, kafa yormanızı sağlayacak bir kitap. İyi okumalar :)
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997616 okunma
5/10
·31 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 02:13
"Düşmanlarımız, bizi bugüne kadar yenemedi; yarın da yenemeyecektir. Biz kendi elimizle, kendi kendimizi yendik." diyor Sokrates. Kitap Sokrates ve Meneksenos kişilerinin konuşmaları üzerine kuruludur. Pers- Yunan savaşları sonrasında ortaya çıkan harabe ve şehitler için bir tören hazırlanacaktır ve bu törenin nutkunu dile getiren Meneksenos nasıl bir konuşma yapması gerektiğini Sokrates' e sorar ve ortaya Aspasia öğretmeninin nutku dile gelir ve törende okunur. Devlet şehit ailelerinin her zaman destekçisi olmuştur ve bu acı günlerinde sırtlarındaki bu ağır yükü onlarla ilgilenerek az da olsa dindirmeye çalışmışlardır.
1000Kitap
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997616 okunma
6/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 22:47
Kitapta Yunan milliyetçiliği ve saf Yunan ırkı övücülüğü dışında çok güzel çarpıcı noktalar bulunmaktadır. Kel ölünce sırma saçlı, kör ölünce kalem kaşlı olur derler. Her milletin kendine has şehit anlayışı vardır ve devletleri için savaş verenler devlet ve herhangi bir devletin halkı tarafından kahraman olarak görünürler. Kişi savaşa girmeden önce her ne kadar ahlaksız ve niteliksiz olsa da bu böyledir. Bu düşünülünce Platon'un ironi yaptığını düşündüğüm bu yer güzel bir noktaya dokunuyor. Platon Sokrates'in Aspasia'dan aktardığı hepimiz aynı anadan doğmuşuz sözü (ki burada toprak istiaresi de yapılıyor) keşke bütün insanlık için düşünülüyor olsaydı Yunanlılar kendileri dışındakileri barbar diye nitelemezlerdi. Gerçi o dönemde bile şehit yakınlarına devletin bakmakla mesul tutulduğunu aktarması da medeniyet konusunda üst düzey bir aşamayı temsil ediyor.
Felsefe
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2011616 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2018 169. kitabı
Karşımıza Sokrates burada bu sefer retorik sanatı hakkındaki fikirleriyle çıkıyor. Retorik sanatını ise sergilerken retorik sanatının en iyi sergilendiği konulardan biri olarak " vatan için can vermek" konusunu alıyor. Retoriğinin konusu olan şehitlik kavramına bol bol göndermenin yanında geriye kalanların bundan etkilenmesi için elinden geleni sergiliyor.
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2011616 okunma
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 330. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 15:50
Sokrates ile Meneksenos arasında geçen, eski savaşlarda vefat etmiş olanları şereflendirme üzerine anlatılan, Miletos’lu Aspasya’nın nutkunun Sokrates üzerinden aktarıldığı; savaşlarda ülke için ölenlerin neler yaşadıkları, neler yapılabileceği üzerine güzel bir anlatı karşılıyor bizleri. Yani bu savaştır, savaşta vefat etmektir derken yani kaybı olmayanlar bunun acısını nereden bilsin. Bir gazi ya da şehidiniz varsa daha anlamlı oluyor bunlar. Nasıl? Daha geçenlerde işte Mehmetçik Şurada, Burada ‘OLMALI’ diye paylaşımlar yapıldı. Onlar da bir annenin evladı ve bu paylaşımları yapanları görünce acaba diyorum şehit olan yakını var mı o acıyı yaşamışlar mı ki böyle kolayca oraya buraya gitsin diye paylaşım yapıyorlar. Yanlış anlaşılmasın ama ben bu duruma aşırı tav oluyorum. Sinir bozucu. Kitapta iyi düşünceler oldukça yoğun. Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim..
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997616 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 172. kitabı
Meneksenos,Platon Düşmanlarımız, bizi bugüne kadar yenemedi; yarın da yenemeyecektir. Biz kendi elimizle, kendi kendimizi yendik. Doğruluk ve erdem dışında kalan her bilgi de, düzmedir, bilgelik değildir. Bilginin gerçekle olan ilşkisi insanın yalanı ve doğayla girdiği nedensel ilşkiden doğar. Gerçek ile doğa arasında kendini gerçekten kopartıyor. İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Felsefe
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2011616 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 16. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 15:07
Retorik... Şahsi fikrimi soracak olursanız, şayet din ve inançlar doğrultusunda yönetilen bir ülkenin siyasi lideri olmak istiyorsanız, retoriğiniz çok iyi olmalı. Bu kitapta Sokrates'in ağzından ve Platon'un kaleminden, retoriğin eleştirmesine şahit oluyoruz. Sokrates, retoriğin siyaset ve eğitim alanında karşı çıkmaktadır. Platon, başka bir eserinde Sokrates'in ağzından başladığı retorik eleştirisine bu kitapta devam etmektedir. Platon'a göre Gorgias'taki politik retorik, halka dalkavukluk etme sanatı olarak değerlendirilen, insanların duygularına erişip, ruhu ele geçirme sanatı olarak göstermektedir. Her insan özünde çok az bi' miktar da olsa bencildir ve Platon'a göre retorik, halkın bencil duyguları, çıkarları ve düşüncelerine dokunup tatmin etmeye yönelik bir sanattır. Ülkemizde, retoriği iyi olan liderler, halk tarafından el üstünde tutulan liderlerdir. Fakat bu liderler kendi kitleleri tarafından körü körüne desteklenilir, asla eleştirilmezse, tiranlaşır. Bu siyaset için de, futbol için de, aile içinde de değişmez bir gerçektir. Tüm yetki ve desteği alan her birey tiranlaşır ve o topluluk gelişmez. Bence retorik siyasette olmalı. Fakat retoriğin bilincinde olan toplum, ya da retoriğin ardından giden toplum eleştirel ve realist olmalı. Şayet olamıyorsa, bir ülkenin kaderini belirleyen oylama sistemi aydınlığa, zeka testine veya kültürel statüye göre yapılmalı. Bu test ve özelliklerde yetersiz olan kimse oy kullanmamalı. Çünkü bence retorik, kendini zeki zannedip kültürel olarak gelişmeyen toplumları rahatlıkla etkisi altına alan bir sanattır.
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2011616 okunma
8/10
·31 syf.··
2020 59. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 00:13
Bu eserde Platon devlet ve vatan uğruna savaşmanın, ölmenin kutsallığı, önemi üzerinde duruyor. Sokrates ilk olarak bizdeki karşılığı şehit olan savaş ölülerinin ardından yapılan tören konuşmalarıyla alay ederek, konuşmacıları eleştirerek, ironik bir dille diyaloğa başlıyor. Sonra da törenlerde esas yapılması gereken konuşma üzerine uzunca bir nutuk çekiyor. Oldukça milliyetçi, yer yer ırkçı içerikli bu konuşmada devletin, vatanın kutsallığı, Helen ırkının tarihteki kahramanlıkları, zaferleri, savaşarak ölen insanların erdemi, onuru, yaşayan genç, yaşlı herkesin bu kahramanlıklardan örnek alması ve onlara sahip çıkması gerektiği, aynı zamanda devletin de savaşta ölenlerin geride bıraktığı yetimlere, dullara sahip çıkması gerektiği gibi konular üzerinde duruluyor. Eserin genel konusu bu; fakat benim dikkatimi çeken kısa bir bölüm var ki orada tiranlığa, oligarşiye çatılıp, demokrasiden yana görüşler savunuluyor ve tüm insanların eşit olduğundan bahsediliyor. Bu kısım Platon'un özellikle Devlet eserindeki, insanların özünde altın, gümüş, tunç gibi farklı cevherler bulunduğunu söyleyerek ortaya koyduğu sınıf ayrımına ve monarşiden yana görüşlerine aykırı duruyor. İyi okumalar...
MeneksenosPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997616 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.