Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
94
Basım Tarihi:
2023
İlk Yayın Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
ISBN:
9789123441624
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mevlâna’yı Bir de Sezai Karakoç’tan okuyun.
Puan vermedi·94 syf.·
2024 93. kitabı
Merhum Sezai Karakoç hem yaşantısıyla, hem de yazdıklarıyla ilim, irfan ırmağının en Nadide çeşmelerinden birisi, müderris kişiliği ile kelamındaki kalem kürsününde hayat buluyor. Mevlana biyografisini okurken bir ara kürsüden sohbet ediyor hissi uyandırdı. Kelamını bu duyguyla okuyucuya sunması halis niyetinin bir ölçeği adeta, şiirleri, nesirleri ve fikirleriyle, mana pınarındaki hazinesiyle zihin deryamızı besliyor. Kelimelerin kanatlarını Bengisu arayan insanlara uçuş kudreti verecek tüyden kalemiyle kanatlarına eklemliyor.. Kitap hacmi itibariyle az sayfadan oluşsa da yoğun bir mana yumağından oluşuyor. Kelime ipiyle yumağın ucundan tutununca mana yumağı çözülüyor ve Sezai karakoç’un nahif ve müderris üslubu alıp götürüyor. Mevlâna’nın hayat öyküsününü O zamanın en çetrefilli dönemlerinden olan batıdan Haçlı orduları, doğudan Moğol istilası altındaki hem madden, hem de manen bir yıkıntıya uğramış Anadolu’nun iki azılı diş arasında kaldığı zamanda insanların yıkılan umutlarına manevi bir öğretici olan Mevlana’yı ve Anadolu’nun nasıl yeniden yeşerdiğini Bir de Sezai Karakoç ‘tan okuyun. Mevlana’nın hayata bakışı ve insanlara verdiği değer biçimini özüyle sunuyor. Biyografinin yanısıra menkıbelerine de yer verilmesi de çok değerli ve biyografik kitabı daha akıcı bir hale getiriyor. Kitapta o zaman ki büyük islam alemin pınarlarından bütün insanlığa hal yolunu sunmaya çalışmış olan büyük alimlere de yer vermesi de yeni kitap duraklarına uğratacak fikirler veriyor. Muhyiddin ibn Arabi’ye Yunus Emre’ye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye imamGazali-ye ve daha nicelerine… Anadoluda yeniden Fatihlerin, Yavuzların, Mevlana’nın, Yunus Emre'nin, Fuzûli'nin, Şeyh Galib'in, Itrinin ve Dede Efendinin, Hak yoluna adanmış kişilerin ve kalemlerin, erenlerin ve erlerin nesli gelecektir.” Bu kitaptan
Düşünce
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
10/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 19:56
Bu yazarın okuduğum ilk kitabı. Yazar bize güzel bir biyografik eser sunuyor. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Çok çok beğendim. Okuyun derim..
1000Kitap
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 22:48
Sezai KARAKOÇ hep ilgiyle okuduğum okuyabildiğim yazarlardan.Bu eseride oldukça güzel,insanda yeni ufuklar uyandıran,onu alıp başka diyarlara götüren havasını sürdüren bir akıcılıkla yazmış.Gelgelelim esere,”Mevlâna”yazarın deyimiyle yüce islam ahlakını yaşayan ve yaşatan bir eren olarak geçmiş zamanımızı şereflendiren bir ulumuzdur.Eserde de bu konu üzerinde durulmuş bu yurdun mayasında kimlerin emeği var ne uğraşlar verilmiş nasıl mücadeleler gerçekleştirilmiş bunlardan bahsedilmiş.Tabi bu anlatılanları Sezai KARAKOÇ gibi sağlam duruşu,davası ve dünya görüşü olan bir adam ele alınca olay almış başını gitmiş.Diğer bir çok eserinde de üzerinde durduğu gibi bu eserde de bir neslin önemi neslin yetişmesi konusu önem arz etmektedir.Eğitim,öğretim önce ailede başlar bir baba bir anne her şeyden önce iyi bir öğretmen olmalı dinini,dünyayı ,kültürünü evladına gereğince öğretebilmeli ki temel sağlam olsun öyle en ufak rüzgarda yıkılmasın tabi bunun için anne babanın kendini sağlam yetiştirmesi lazım ki sonraki nesle mal mülkten ziyade daha kıymetli olan ilmi,dini hassasiyetleri,dava şuurunu,aşkı ve dahi dik duruşu bırakabilsin.Onlar da sonraki gelene ve böyle.Bu şekilde veralara veraların verasına birikerek çoğalarak daha da büyüyerek müthiş bir nesil tezahürü çıksın ortaya işte o nesil büyük yazarların hasretini çektiği diriliş nesli olabilir o zaman.Sözü daha da uzatmadan kitabın son cümlesiyle bitirelim “Deniz,kayalara çarpa çarpa büyür.Irmak,büyük uçurumlardan atlayarak şelaleleşir.”
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
8/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 14:23
Mevlanâ hazretleri gibi bir âlimi Sezai abi gibi bir üstaddan okumanın lezzeti pek izah edilesi değil. Ama şunu demek isterim ki, "şiir gibi bir düzyazı" ile çok tatlı bir eser. Rabbim Mevlanâ hazretlerinin şefaatlerine nâil eylesin. Üstadımıza da gani gani rahmet eylesin, âmin.
Din
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2021 12. kitabı
Bir gün Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal'e Viyanaya kadar nasıl gittiğimizi sorduğunda aldığı cevap manidârdır: "Pilav yiyerek ve mesnevi okuyarak"... Anadolunun ruhu sâdedir, dili sâdedir. Bu ruh ve dil onu Viyanaya kadar götürmüştür işte! Şiir Anadolunun hem ruhu hem dili. Türkülerde de görürüz bunu. Mevlâna şair değildir esasında ama Anadolunun mayasını şiirle çalmıştır. Mevlâna "Ben şiir söylemiyorum, benim konuşmam böyledir" der. Hiçbir zaman şairlik iddiasında bulunmamıştır zaten. Mevlâna yine "Biz nerede şiir nerede, Belh'te kalsaydık medresede ders vermekle yetinecektik. Orada medresede ders vermek bizim için yeterliydi" der. Zaman ve zemin Mevlânayı Divân-ı Kebîr'in, Mesnevî'nin eşiğine getirmiştir. Molla Câmî çok daha enteresan bir şey söyler: "Nîst peygamber velî, dâred kitâb" (Peygamber değil ama kitabı var). Bu kitap Ali Şeriati'nin oğlunu Fransaya yolcu ederken, oralarda kendini kaybetmesin diye verdiği kitaptır. Mesnevidir. Karakoç bu kısa eserinde bize Mevlâna dönemi Anadolusunu ve Islam dünyasını anlattıktan sonra Mevlâna'nın zamana ve zemine tesirinden bahsediyor. "Divan-ı Kebir'de düşünceler yok mu? Nasıl olur? Kasideler ve gazellerde, rubailerde düşünceleri, kristal parçaları halinde duygu içinde ve onunla kaynaşmış olarak, yani duyuşa dönüşmüş olarak buluruz. Mesnevi'de ise, düşünceler, meseller ve hikayelerde somutlaşan bol örnekleriyle birbirine eklene eklene dev bir yapı oluştururlar. Diğer bir deyişle, Divan-ı Kebir'deki şiirler, türküler ve şarkılardır. Mesnevi ise, bir senfoni, bir ayin-i şerif. İnsanlık Senfonisi ya da Ayin-i Şerifi. Bir nevi, Divan-ı Kebir, Mevlana'nın subjektivitesi, Mesnevi ise objektivitesidir. Öyle bir sübjektivite ki, bizim için bir objektivite oluyor. Ve öyle bir objektivite ki, her insanın sübjektivitesini
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
Puan vermedi·94 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 16:47
Sezai Karakoç'un bu çağın en önemli düşünürlerinden biri olduğunu daha önce bahsetmiştik. Tabi böyle bir düşünürün beslendiği kaynaklar da Mevlana gibi Yunus Emre gibi büyük düşünürler olmalı ki üzerine kitap da yazmış. Tabi Mevlana üzerine bir başkasının yazdığı bir kitap olunca aklınızı direkt "Biyografi mi?" diye bir soru geliyor olabilir. Hayır, bir biyografi değil. Evet, hayatından bahsediyor ama daha çok kattıklarından, fikir yapısından, seslendiği kitleden ve Mevlana ile İslam'ın dirilişinin olacağından bahsediyor. Tam bir Karakoç kitabı ama bu sizi aynı şeyler diye korkutmasın çünkü okuyunca bakış açısına hayran kalıyorsunuz. Kitabın başlangıcı bile büyüledi beni. "Ölümü düğün gecesi (şeb-i arûs) olarak anlayan insana tesir edecek hangi güç vardır? O güçlü, yenilmez insan, Mevlâna'dır. Ölüme ve hayata, zamana ve tarihe yenilmeyen insan. Ölümünün üstünden 700 yıldan artık zaman geçti. Ama o yaşıyor, anılıyor. İnsanlık, onun önünde saygıyla eğiliyor. Dünyada ne kadar değişme olursa olsun, bun dan böyle de, anılacak. İnsanlar hep önünde saygıyla eğilecek." İşte Sezai Karakoç bakışından Mevlana. Kitapta o kadar fazla yerin altını çizdim ki 94 sayfada altı çizdiğim satırları tekrar okurken kitabı bitirebilirim. Karakoç'un toplumu ve tarihini bu kadar iyi biliyor olması yine hayran olduğum noktalardan ki bunu Mevlana'nın da çok iyi bildiği ortada. Örneğin "Halk çocuk gibidir. Çocuğa, acı ilacı verdiğinizde yüzünü buruşturur. Ama, onu şekerin içine koyup verirseniz şekerin hatrına ilaca razı olur." İşte bu gözlem sonucu Mevlana'nın doğrudan ders olarak dinletmek yerine ilahi bilgileri şiir içinde, musikinin aracılığıyla verdiğini görüyoruz. Zaten Mevlana ne diyor: "Ben şiir söylemiyorum, benim konuşmam böyledir." Yani Mevlana eline bir meş'ale almış ve karanlıkları
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2019 4. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2019 22:01
Horasan'dan kalkıp önce İran'a, oradan Irak'a, Suriye'ye, oradan Erzincan taraflarına, oradan Larende'ye ve nihayet Konya'ya uzanıp Konya'da karar kılan bir yolculuk hikâyesinin; Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Cemaleddin Aksarayî, Seyyid Burhaneddin, İbrahim Tennuri, Hamideddin Aksarayî ve Hacı Bayram Veli gibi manevi âlem insanlarından onlarcasının yüklendiği Anadolu topraklarında Haçlıların açtığı manevî yaraları sarma, yıkımları onarma, tahribatları tadilat etme görev ve misyonunu yüklenmeyle devam etmesi; içine Şems'in de Mesnevi'nin yazılma serüveninin de dahil olmasıyla... Okunası güzel bir kitap.
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
10/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 183. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2021 22:46
Biyografik bir eser olarak düşündüğümm kitap daha çok bir Mevlana incelemesiymiş. Kitap 13. yüzyıl Anadolu'sunun sosyal ve siyasal panoramasını sunarak başlar. Batı'dan Haçlı akınlarının, Doğu'dan Moğol baskınlarının iyice hırpaladığı bir büyük devlet: Anadolu Selçukluları. Kan ve gözyaşı içinde umutsuzluğa kapılmış yoksul ve onurlu Anadolu halkı. Bütün bu felaketlerin içinde kadim bir sözü yeni bir söyleyişle duyuran Mevlana. Mevlana, şiddet ve nefret çağının içinde İslam'ın şefkat ve rahmet sözlerinin yeni sözcüsü olur. Tüm çağlara bu yönüyle seslenmeye de devam eder. Yazar, bu eserde 13. yüzyıldaki Anadolu değerlendirmesinin yanı sıra Mevlana'nın kişiliği ve mücadelesini de aktarır. Günümüzde Mevlana mesajının içini boşaltan, hatta kimi zaman iftira boyutuna ulaşan çarpık sesleri de susturur. Kitabın bir bölümü " Şeb-i Arus" geleneğine ayrılmıştır. " Nice ölüler vardır ki hala yaşarlar." sözünün ispatıdır bu gelenek. Kitabın son bölümü bir eksiğimizi yüzümüze vurur: Mevlana'ya yurt olan Anadolu, neden bir üniversitesinde bir Mevlana kürsüsü kuramamıştır? Mevlana ve eserleri üzerine inceleme okumayı seven okuyucuları tatmin edecek bir eser.
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
9/10
·94 syf.··
2023 81. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2023 20:48
Mevlanayı daha yakından tanımak ister misiniz? Bu kitap onun için güzel bir öneri olur öncelikle daha önce bilmediğiniz bilgileri de öğrenmek açısından güzel bir kitap.. akıcı bir anlatımı olduğu içinde okuru sıkmıyor ve ayrıca biraz detaylı bu yönden de yeni bilgi kazanımı açıdından dolu dolu bir kitap
İnceleme
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma
10/10
·94 syf.··
2020 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2020 01:28
İlk defa Sezai Karakoç kitabı okuyorum ve okumaya devam edeceğim inşallah. Konu Mevlana olunca kitap aktı, bitti. Mevlana'nın babasının Maveraunnehirden göç edişi Anadoluya gelişi ve Anadolonun o zaman ki durumu.. Bizansla savaşlar, Moğolların istilası ve hem madden hem manen bu savaşların içinden nasıl çıkacakları anlatılıyor. Mevlana medrese de hocalık yapmanın yanı sıra ahlak ve ruh eğitiminin uygulamalı göstericisiydi devrinde... Şemsi Tebrizi ile karşılaşması ve ruh ikizini bulması.. Mesneviden bahsediyor ve Mesnevinin temel bir eğitim kitabının yanı sıra Kuranın yorumu olduğundan.. Mevlana ölümü bile düğün gibi karşılayan büyük bir zat. Mevlana bir İslam ereni, bir islam önderi, bir İslam düşünürü, bir İslam şairdir. Gerçek ilme eren, gurura değil tevazua sahip olacaktır. Deniz kayalara çarpa çarpa büyür. Irmak, büyük uçurumlardan atlayarak şelaleleşir. Kitapla kalın
MevlanaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20231,067 okunma

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan