Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
120
Basım Tarihi:
Mayıs 2013
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750716065
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 18:37
Nisyan: unutmak. Her şeyi unutmuş ya da kendi kafasında yeniden şekillendirmiş bir yazar. Yavaş yavaş silinen anılar ve yerinde kalan koca bir boşluk. Kendi silinişinin boşluğuna şahit olan bir yazar. Şahit olduğu olayları anlamayan ancak şahitliğinin acısını çeken. Etkileyici ve güzel bir kitap. İlk okuduğum Murat Gülsoy kitabı. Merak uyandırdı diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2017 24. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2017 22:45
Murat Gulsoy la ilk tanışmam nisyan unutmak demekmiş. Yazar diyorki ekrandaki adama bakıyorum. Kendinden emin dimdik. Buz gibi gülümsüyor kameraya. Kendini önemli bulduğu belli. Video kasetler bu adamın görüntüleriyle dolu ben olduğuma inanmak istiyorum ama elimden gelmiyor. O mutlu adamından bedenini calmisim. Zihni boş bir kağıt yaşlı bir yazarın ölmeden önce hastalığa yakalanisini ve neler hissettiğini bize aktarmaya çalışmış. Kısacık yazılar ve kocaman bir hayat .. acı hayat veriyor tavsiye ederim iyi geceler kitap dostları
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2021 296. kitabı
Fazlasıyla akıcı bir kitaptı. Eski bir yazarın hafıza yitimi sonucu bölük pörçük yazdıkları toplanmış. Etkileyici. Eşi ölmüş, Adem adlı bir oğlu var. Onun çocukluğunu hatırlıyor hep. Bir kadın bakıyor kendisine, bir kız röportaj için geliyor. Adam sarı kâğıtlara yazıyor. Yazdıklarını saklıyor. Kelimelerini böcek olarak görmesi beni çok etkiledi. Kendini çoğu zaman bir gemide sanıyor. Kendini bile unutuyor sıklıkla. Okurken acı çektim. Yazar bu acıyı yansıtmayı başarmış. İçinde hissedebiliyor insan. Okuduğuma pişman olmadığım kitaplardan olmayı başardı bu sayede.
1000Kitap
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 12:38
Selam sevgili okur! Kitaba başlamadan evvel biraz araştırmanızı neden ve nasıl yazıldığını öğrenmenizi tavsiye ederim. Eserin hikayesini bildiğiniz zaman çok daha anlamlı bir okuma olacaktır. Nisyan tam da adına yakışır bir kitap. Öncelikle farklı bir kurguya sahip olduğunu söylemek istiyorum. Bir roman ya da öykü kitabı değil ancak okuru bir hikâyeye dahil ediyor. Üstelik bunu edebiyatın büyüleyici gücünü hissettirerek yapıyor. Her sayfada bir parağraflık metinler var. Her biri ile adım adım unutuşa, bir sona yaklaşıyorsunuz. Adım adım karanlığa yol alır gibi. Başta da söylediğim gibi eserin hikayesini bildiğiniz zaman daha da etkilenerek okuyorsunuz. Bir yaşamı adım adım unutarak geride bırakmak ve tüm bunlar olurken ufak detaylarla yaşama da sıkı sıkıya bağlı kalmak oldukça etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Ve en sonunda kalan son lambanın da kapanma anını yine edebiyatın büyüleyici diliyle okuyorsunuz. Herkese keyifli okumalar dilerim. İsterseniz YouTube kanalıma da bakabilirsiniz. youtube.com/c/EL%C4%B0FBEGE...
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 183. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 22:40
Nisyan.... Unutmak. Arapça kökenli, insan kelimesinden türemiş; unutuş yahut unutmak anlamlarına gelen bir kelime. Kitap, birer paragraflık kısa bölümlerden oluşuyor. Romanın kahramanı ve anlatıcısı, bilinci gidip gelen ölüm döşeğindeki bir yazar. Düşünceleri ve anımsadıkları da belli bir mantık içermiyor. Sanrı ve sayıklamalardan oluştuğunu düşündüğünüz satırlar sizi sarsıyor… Gülsoy, ölmek üzere olan anlatıcısının zihninden geçenleri kullanıp çoğaltıyor, güçlü metaforlarıyla okuyanın aklını yarım sayfalık metinlere gömüyor. Anıların geri dönmeksizin zihni terk edişini inanılmaz edebi cümle ve metaforlarla anlatıyor. Dili bu kadar iyi ve tam yerinde kullanan bir yazarla karşılaşmak çok keyifli olsa da romanı okurken inanılmaz ürküyorsunuz. Zira yaşlılık ve unutulmazlığın içine yuvarlanış derin acı veriyor size, sarsıyor çarpıyor. Ölüm öncesi son kitap. Ben kendi adıma depsesiif bir ruh haline girdim. Tavsiyem parlak ve güzel bir günortasında ağır ağır usulca okunması olurdu.
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 83. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2020 01:50
Murat Gülsoy edebiyatının en deneysel örneklerinden biriyle geldim. Bu kitapta deneysellik kendini hem biçim, hem de içerik olarak göstermiş: Sayfaların tam ortasına birer paragraf denk gelecek şekilde yapılmış baskı. Roman, bilinç akışı tekniği ile yazılmış ve okuyucuyu her şeyi unutmaya yüz tutmuş bir zihinde dolaştırıyor yazar. Bu zihin de ömrünün sonuna yaklaşmış bir yazarın zihni. Kitaba ismini veren “nisyan” kelimesi zaten unutuş ya da unutma hali demek ve “insan” ile aynı kökten geliyor. İnsan da “unutmaya meyilli olan” anlamında aslında. İyi ki böyle bir eğilimimiz var ve unutabiliyoruz yaşadıklarımızı. Bilinç akışı ile yazılmış bütün romanların içerdiği zorlukları bu roman da içeriyor: Metne zihninizi tam olarak veremezseniz okurken kaybolup gitme riskiniz var ama bu tam bir kayboluş da olmaz bence. Çünkü Gülsoy bu romanda çok şiirsel, metaforlarla zengin, hüzünlü ve adeta büyülü bir dil kullanmış. Kurguya tam hakimiyet sağlanamasa bile tek başına dil kullanımı, edebî hazzı garanti ediyor. 2020 boyunca (aslında 2019’un son ayında kurgu dışı bir kitabı ile başlamıştım) değerli yazarımızın her ay bir kitabını okumaktayım ve her bir kitabında beni farklı bir yaklaşım, farklı bir edebî tat bekliyordu. Aralık ayı için seçtiğim Gölgeler ve Hayaller Şehrinde kitabına çeviriyorum rotamı şimdi ama bu, külliyat okumasını tamamlayacağım anlamına gelmiyor henüz.
Edebiyat
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 64. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 12:28
Öncelikle storytelde Murat Gülsoy kendi kitabını seslendirmiş bir şekilde dinledim size de tavsiye ederim... Unutmanın sınırlarında, insanın kendine dönme çabası vardır. Nisyan, belleğini yitirmiş bir adamın zihninde, yavaş yavaş yeniden şekillenen bir dünyanın kapılarını aralıyor. Roman boyunca hatırlamak yalnızca bir hafıza eylemi değil, aynı zamanda ağır bir yüzleşme süreci hâline geliyor. Romanda “Adem” geçince bu, anlatıcının yeniden doğma, geçmişi sıfırlama ya da insanlığın en yalın hâline dönme isteğini simgeliyor olabilir. Hafızasını kaybetmiş bir adamın “ilk insan” gibi hiçbir şey bilmeden yeniden hayata bakması tesadüf değildir. Murat Gülsoy Bu, kişisel bir başlangıcın metaforudur. Gülsoy, okuru bir hikâyenin içine değil, bir zihnin içine davet ediyor. Kopuk anılar, bulanık imgeler, tanıdık ama yabancı mekânlar… Tüm bunlar, kaybolan bir aşkın izlerini taşırken aynı zamanda karakterin kimliğini yeniden kurma mücadelesini de yansıtıyor. Yazarın dilindeki şiirsellik ve atmosferin karanlık ama sıcak dokusu, okuru karakterin yalnızlığına ortak ediyor. “Nisyan” kelimesinin anlamı — unutma — roman boyunca bir yara gibi açık kalıyor. Bu unutma, bir kaçış değil; aksine insanın kendine dönerken katetmesi gereken sancılı bir yol. Romanın en güçlü yanı, okuru bir olay örgüsünden çok bir ruh hâline tanık etmesi. Hatırlamanın yüküyle, kaybetmenin sessizliği iç içe geçiyor. Finalde ise her şeyi değil ama acının ağırlığını kabul etmiş bir adamla baş başa kalıyoruz. Nisyan, bir hikâye anlatmaktan çok bir his bırakıyor insanda: Geçmiş, hatırlamasak da bizi şekillendirir. “Bazı anılar geri gelmez ama insan onlarla yaşamayı öğrenir.”
1000Kitap
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Varoluş: İsyan, Yok oluş: Nisyan
Puan vermedi·120 syf.··
2020 46. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2020 23:43
Hasta, yaşlı bir yazar. Ölüm madencilerinin ayak sesleri kulaklarında. Zaman kötürüm, insanlar silik. Çekmecelerde, koltuk altlarında sarı yapışkan kağıtlar. İhtiyarın beyninden, ömründen damıttıkları. Bir bakıcı kadın, bir küçük çocuk, bir ölü eş... Ayna, aynadaki yabancı yüzler, vişneçürüğü berjer Üç öykü kitabını okuyup kurgu tekniğini ve anlatımını sevdiğim Murat Gülsoy'dan okuduğum ilk roman oldu "Nisyan". "Nisyan" benim için nisyana uğrar mı uğramaz mı ben de merak ediyorum. Murat Gülsoy Nisyan'da avangart bir işe girişmiş ve sanki "Bakın ben dili çok iyi kullanıyor ve anlatımı bükebiliyorum"u göstermeyi amaçlamış. İyi bir yazar olduğunu düşünüyor olmama rağmen Murat Gülsoy'un bu kitabı bu anlamda bana biraz sentetik geldi. Kitap, her biri ortalama on satırdan oluşan yaklaşık yüz sayfadan oluşuyor. Kolay lokma değil. Hikâye hazırlop sunulmuyor. Aslında bir hikâye mi sunuluyor yoksa bir psikoz tecrübesine mi şahit oluyoruz buna karar vermek güç. Zor metin severim, farklı tatlardan hoşlanırım diyenler buyursun, okusun ama ben hikâye isterim, olaylar isterim, empati kurabileceğim ya da sövebileceğim karakterler isterim diyenler mutluluğu başka kitaplarda aramalılar.
Edebiyat
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 707. kitabı
* Nisyan: Unutma, unutuş anlamına gelmektedir. ** Kitap , kısa paragraflardan oluşmakta ve roman kahramanı ölmeyi bekleyen, arzu eden yaşlı bir yazardır. *** Roman kahramanı olan yaşlı yazarın zihni olabildiğince bulanık, karmaşık, sayıklamalarla örülü bir yapıya sahiptir. **** Kitap boyunca güçlü benzetmeler, metaforlar zengin bir şekilde kullanılmıştır. ***** Bir boşluk hali, ölüm hali, kimsin ,nesin ve nereye götürecek seni rotası belli olmayan kaptan... ****** Hem konu bakımından, hemde şekil bakımından her ne kadar kitaba adını veren Nisyan yani unutuş olsada kendini unutturmama üzerine kurulu. ******* Tek hatırladığı oğlu aAdem ve zamana meydan okuyuşu. ******** Bilinç akışı tekniğiyle yasılmasınsan kaynaklı , geçmişi ve geleceği belirsiz , sıradışı bir roman mutlaka okuyun...
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma
Nisyan
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 125. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 19:22
#nisyan #muratgulsoy #canyayinlari#canyayınları#canyayinları#canyayınevi Yazmak pek çok sıkıntıya iyi geldiği gibi bir yakının ölümünün ardından yaşanan travmanın sağaltılmasına da yardımcı oluyor.Yazar Murat Gülsoy da büyük babasını ve babasını peşpeşe kaybetmesinin ardından yaşadığı travmayı aşabilmek , ölüm gerçeğini biraz daha anlayabilmek ve sindirebilmek için bir yazarın en iyi yaptığı şeye,yazmaya sığınmış.Yazarın ölüm gerçeği karşısında bulduğu çözüm, "Nisyan" romanının doğmasını sağlamış.Yazarı bu eseri yazmaya yönelten neden sadece yaşadığı kayıplar değil kuşkusuz.Kaldı ki yazar bu eseri yazarak mecaz anlamda da olsa ölümsüzlüğe ulaşıp bu vesileyle sesini kendisinin ölümünden sonra da yaşayacaklara duyurmuş oluyor. Kitap, birer paragraflık kısa bölümlerden oluşuyor. Romanın kahramanı ve anlatıcısı ölüm döşeğindeki yaşlı bir yazarın hangi zamanda, nerede yaşadığı romanda belirtilmiyor. Ölüme giden anlatıcının bulanık zihninden geçenlerin sayıklama şeklinde aktarılmasını içeren parçalı metinler romanı oluşturuyor. Romanda, ölümü bekleyen yazarın her geçen gün hafızasını ve yazma yetisini biraz daha kaybedişi anlatılıyor. Yazar, romanını her gün bir paragrafını kendi sayfası muratgulsoy.wordpress.com'da yayınlayarak yüz günde tamamlamış.Bu yönüyle de yine oldukça farklı bir esere imza atmış Murat Gülsoy. Kitaptan alıntılar: "...Ben bir adayım.Bir harfimi kaybettim çünkü.Harflerle oynamak burada olduğumun göstergesi..."(s.15 ) "...Taklitler aslını yaşatır..."(s.18 ) "...Kaptanı olduğumu sandığım bu gemi devinen bir ağaç.Beşik,gemi,tabut.Hayat ağacım kururken görüntü kararıyor.Ellerimi sokacak bir toprak arıyorum; yumuşak,nemli,anaç.Bir ağaç arzusuyum."(s.29 ) "...Henüz doğmamışların yazgısı mı?Hepsi burada,nemli toprağın içinde.Batık.Kazıcılar
Edebiyat
NisyanMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2013371 okunma

Yazar Hakkında

Murat GülsoyYazar · 29 kitap
1967'de İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliğini bitirdikten sonra yüksek lisans çalışmasını aynı üniversitenin Psikoloji Bölümü'nde tamamladı. İnsan yüzlerine ilişkin uyarılmış beyin potansiyelleri üzerine yaptığı deneysel tez çalışmasından sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Biyomedikal Mühendisliği Programında doktora yaptı. Beyin cerrahisinde kullanılacak bir cerrahi lazer sistemi üzerinde temel bilimsel çalışmalar yaptı. 2000 Yılından beri Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü'nde öğretim üyesi olarak çalışmakta Biyofotonik konusunda dersler vermekte, araştırmalar yapmaktadır. Lazer-doku etkileşimi, lazerle doku kaynağı, cerrahi lazer sistemi tasarımı konularında çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Arkadaşlarıyla birlikte 1992-2002 yılları arasında çıkardığı Hayalet Gemi dergisi ile edebiyat alanında adını duyurmaya başladı. Bu dergide öykü ve deneme türünde yazılarını yayımlayan Gülsoy ilk kitabını 1999 yılında Can Yayınları'ndan çıkardı. 2001 yılı Sait Faik Hikaye Armağanı, "Bu Kitabı Çalın" adlı kitabına, 2004 yılı Yunus Nadi Roman Ödülü, "Bu Filmin Kötü Adamı Benim" adlı romanına, 2013 yılı Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü "Baba, Oğul ve Kutsal Roman" adlı romanına verildi. Kitapları çeşitli dillere (İngilizce, Almanca, Çince, Makedonca, Rumence, Bulgarca, Arapça, Arnavutça) çevrilmektedir. Yapıtlarında akıcı bir üslup kullanan yazarın gerçekliğin ve zihinsel deneyimlerin aldatıcılığı, rüyalar, ölüm ve aklın sınırları gibi konuları ele aldığı söylenebilir. Öykü ve romanlarında türler arasında gidip gelmekten çekinmeyen Gülsoy edebiyat üzerine de inceleme ve denemeler yazmaktadır. Borges, Kafka, Orwell, John Fowles, Coetzee, Tanpınar, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk sıklıkla andığı yazarlar arasında sayılabilir. Boğaziçi Üniversitesi'nde vermekte olduğu yaratıcı yazarlık derslerini Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık adlı kitabında, Modernizm/Postmodernizm üzerine görüşlerini 602.Gece adlı inceleme kitabında yayımlamıştır. Açık Radyo'da 1995-2002 yılları arasında Hayalet Gemi, Simgeler Sözlüğü, Ubor Metenga gibi programlarda yer almış olan Gülsoy 2010 yılından bu yana TRTTURK kanalında Açık Şehir programında Sinemada Edebiyat Uyarlamaları hakkında yorumlar yapıyor. Murat Gülsoy aynı zamanda 2004 Yılından beri Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyor.