Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Oblomovluk
10/10
·684 syf.·
2020 21. kitabı
İvan Aleksandroviç Gonçarov'un Oblomov'unu hem Türkçe hem Rusça okuyan ve yazarın burada kayıtlı olmayan kitaplarını da okuyan biri olarak Gonçarov'un Rus Edebiyatı'nda yeri çok başkadır.Bu kitabı bir ay gibi kısa bir sürede yazmasına karşın kitap Oblomovluk akımını oluşturmuş ve klasikler arasındaki yerini fazlasıyla hak ederek almıştır.
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
7/10
·684 syf.··
2024 16. kitabı
Roman, insanın iç dünyasını ve irade sahibi olmayan insanların değişen değerlerden nasıl etkilendiğini ustaca yansıtır YazarRus toplumunun sosyal ve ahlaki sorunlarına ışık tutur ve okuyucuyu tembelliyin ve hayata derin bağlılığın sonuçları üzerinde düşünmeye davet edir  
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
Zaman ötesi bir klasik
10/10
·684 syf.··
Beğendi
·
2021 378. kitabı
Oblomov'a inceleme yazarken onun konusuna değinecek kadar ukala değilim. Oblomov'u bilen bilir; bilmeyen derdine yansın. Konusundan söz etmesem de, edebiyat tarihinin en çarpıcı karakterlerinden Oblomov hakkında iki kelam edeceğim. Biliyorsunuz, Oblomov, kendi hareketsizliğinden şikayet eden ama yatağına yuvalanmış o miskinliğini değiştirme iradesini de göstermeyen bir karakterdir (Aa ne kadar tanıdık değil mi) Bazen kendinden ve hayat biçiminden (tek bir hayat biçimi vardır ki o da yatmak) uzaklaşmak istese de hareket etmek için şöyle esaslı bir neden bulamaz. Oblomov, hareketsiz olduğu kadar zekidir de, tembelliğini ustaca gerekçelendirir: "Zaten herkes rahat etmek için çalışmıyor mu, ben de rahat etmeyi seçiyorum" der. (Hadi buna da itiraz edin atayizler) Yazıldığı 1859'dan bu yana okunan, etkisi devam eden gerçek bir klasik olan Oblomov, dünya dillerine 'Oblomovculuk' terimini miras bırakmıştır.
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
10/10
·684 syf.··
2019 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2019 00:20
Oblomovla beraber hayatımıza dahil olan deyim, oblomovluk. Ben de farkında olmadan bir süredir oblomovluk'un içinde dönüyormuşum. Bu dönemimde oblomov yattığı yerden hayatını sürdürürken ben de yattığım yerden onu okumaya devam ettim. Oblomov, hiçbir şey için enerji bulamayan, hayattan beklentisini kesmiş, zaman geçsin diye yaşayan daha doğrusu korkarak yaşayan kahramanımız İlya İlyiç'in ta kendisi. O da bir genç kız edasıyla onu bu hayattan kurtaracak beyaz gelinlikli prensesini bekliyormuş meğerse. Yani Olga'yı. Olga'yla birlikte hayattaki amacını da bulduğunu düşündü tabii. Ama unuttuğu şey hayatın asıl amacının hayatın ta kendisi olduğu. Ne yazık ki bir süre sonra Oblomov kendisinin Olga'nın gerçek aşkı olmadığına; Olga ise Oblomov'un bir gün onu eski bir hırkaya değişebileceğine inandı. Nitekim ikisi de haklıydı. Roman, Oblomov karakteriyle Rusların içinde bulunduğu rehaveti, yarı Alman Şltolz karakteriyle eşleştirilip eleştiriyor. Ve sonuç olarak bu harika klasik ortaya çıkıyor. Oblomov uzun süre başucu kitabım olarak kalacak sanıyorum.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
Puan vermedi
"En"lerden bir tanesi: Oblomov Okadar ki bu üşengeçliğinin yüzünden, ya da diğer adıyla bu “Oblomovluk” yüzünden sevdiği kızı da kaybetmiştir. Ömrünün sonuna kadar da bu üşengeçliği yüzünden, insanlar tarafından ezilmiş ve kullanılmıştır da diyebiliriz. Sonuç olarak “Oblomovluk” dediğimiz illet, İlya İlyiç’i ele geçirmiş ve ona ömrü boyunca yârenlik etmiştir.
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
9/10
·684 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 10:28
Bazı kitaplar insanın hızını kesmez; hız denen şeyin kendisini şüpheli hâle getirir. Oblomov benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. İlk bakışta yatağından kalkamayan, işlerini erteleyen, hayatı sürekli “sonra”ya bırakan bir adamın hikâyesi gibi duruyor. Fakat sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki Oblomov yalnızca tembel biri değil; insanın içindeki yaşama isteğinin usul usul çürümesini gösteren büyük bir aynadır. Gonçarov, Oblomov’u daha romanın başında yatağında gösterir. Bu yatak sadece bir eşya değildir; karakterin bütün hayat anlayışıdır. Odasındaki dağınıklık, ertelenmiş işler, sararmış kâğıtlar ve sürekli çağırdığı uşağı Zahar, onun iç dünyasının dışarı taşmış hâli gibidir. Bir ev değil, hareketsizliğin müzesi. Bir oda değil, insanın kendi içinde yavaş yavaş bataklığa dönüşmesi. Oblomov’u sadece “tembel adam” diye okumak bence romana haksızlık olur. Çünkü burada tembellik basit bir alışkanlık değil, neredeyse ruhsal bir felçtir. Oblomov kalkmaz; çünkü kalkarsa hayat başlayacaktır. Hayat başlayınca karar vermesi, hata yapması, değişmesi gerekecektir. Oysa o, çocukluğundaki güvenli ve yumuşak dünyanın dışına çıkmak istemez. Yaşamayı ister ama hayatın bedelini istemez. Sevmeyi ister ama sevginin dönüştürücü acısına katlanamaz. Romanın en güçlü taraflarından biri Olga ile Oblomov arasındaki ilişkidir. Olga, Oblomov’u yalnızca olduğu hâliyle değil, olabileceği hâliyle sever. Belki de en acı tarafı budur. Çünkü bazen insanları kendileri için değil, içlerinde gördüğümüz ihtimal için severiz. Olga’nın sevdiği şey biraz da Oblomov’un ayağa kalkma ihtimalidir. Ama Oblomov, sevildiği hâlde değişemeyen insanın trajedisidir. Stolz ise Oblomov’un tam karşısında durur. Çalışkan, disiplinli, akılcı ve hareketlidir. Fakat ben Stolz’u okurken ona tamamen hayranlık duyamadım.
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · 200449,8bin okunma
Oblomov - Ivan GONÇAROV (Ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma!)
9/10
·622 syf.··
2022 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 11:52
Bazı kitaplar vardır, okurken kendimizden bir parça buluruz. Hatta bazen daha da ileri gider: "Bu kadarı da olmaz, bu kitap beni anlatıyor!" deriz. Hayatın bazı dönemlerinde öyle bir ruh haline bürünüyorum ki... İsmini veremediğim bir ruh haliydi, artık bir ismi oldu: OBLOMOVLUK. Nazım Hikmet'i sever misiniz? Hadi canım, nereden nereye atladın! Bir şiiri var hani, "Yaşamaya Dair" "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak." Büyük bir ciddiyetle yaşamak... Yapıyor muyuz bunu? Ya da yapamadığımız ruh hallerinde bahanelere mi sığınıyoruz? Erteleyerek mi yaşıyoruz hayatı? Mandıra Filozof'unu izleyenler bilir, "Daha kaç yazın kaldı Cavit Bey?" diye soruluyordu Rasim Öztekin'e. Çok az yaz yaşadı o yıldan sonra ünlü tiyatrocu. Sahi, bizim kaç yazımız kaldı yaşanacak? Kaç defa daha ayvaların çiçek açtığını görebileceğiz? "-Niçin uyuyorsun? -Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." (s. 434) Uyuyunca geçiyor mu peki bütün dertler? Peki ya uyanınca? İçmek ya da uyumak çözüm mü kurtulmak için dertlerimizden? Eseri okurken sayfa sayfa bekledim: İşte dedim, şimdi atacak üzerindeki ölü toprağını! Bir insanın içindeki közü aşk alevlendirmeyecek de ne alevlendirecek! "Aşk bazen beklemez, insanın içini bir ateş sarar, bütün varlığı ürpertir." (s. 352) Yazar kendi görüşlerini de başarılı bir şekilde sindirmiş esere. Rus insanını, düşünce yapısını, Almanlardan farklarını okura kahramanlar nezdinde sunmuş. Kahraman tahlillerini de oldukça başarılı buldum. Gerek Oblomov, gerek Ştoltz, Olga, Zahar, Agafya Matveyevna karakterleri başarıyla tanıtılmış okura. Okurken özdeşim kurabiliyor, onlarla sevinip onlarla dertlenebiliyorsunuz. "Bu an da geçecek! Dün
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 16:43
"Niçin uyuyorsun?" "Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." Oblomov nasıl bir kitaptı bir alıntıyla anlat deseler, bu diyaloğu seçerdim. Zira Oblomov, hayatını yaşamak, çalışmak, hareket etmek, gezmek yerine günün hangi saat diliminde olduğu fark etmeksizin uyumayı tercih eden; günlerini yatakta ve aynı odada geçiren bir karakter. Bu yüzden de kitabın ilk yüz sayfası Oblomov'un yataktan kalkma mücadelesi ile geçiyor. Oblomov, çocukluğundan beri bütün işlerin çevresindekiler tarafından yapılmasına alışmış, el bebek gül bebek büyütülmüş bir karakter. Öyle ki yemek yemek ve giyinmek iş olarak yeter diyen, çizmelerini bile kendisi giyemeyen biri kendisi. Bu şekilde anlatınca ne tembel, ne uyuşuk adammış diyorsunuz değil mi? Aslında onunki ne tembellik ne de uyuşukluk, onunki Oblomovluk. Peki nedir bu Oblomovluk? Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir. Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir. Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir. Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov. Bu haliyle aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir sözünü getiriyor: "Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer...Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum." İvan Gonçarov, Oblomov'un ruh halini anlatmakta ve okura aktarmakta o kadar başarılı ki ister istemez ben de kendimi Oblomov gibi uykulu hissettim. Bu açıdan Oblomov karakteri benim en çok özdeşleştiğim karakter olabilir. Çünkü eseri okumaya başlamadan önce canımı hayli sıkan uyuyamama sorunum Oblomov'un o uyuşukluğu ile geride kaldı, kitap bende ninni etkisi yarattı diyebilirim :) Bu durum size kitap çok mu sıkıcı acaba diye
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Üşengeçlik
9/10
·622 syf.··
2022 23. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2022 14:18
İvan Gonçarov , çok fazla eser yazmış bir yazar değildir.Hatta Oblomov hariç meşhur olabilmiş bir kitabı da yoktur. Ama Fyodor Dostoyevski , Anton Çehov u bile yazdığı bu ünlü romanla etkilemeyi başarmış bir kalemdir.Oblomovluk gibi bir görüşünde keza oluşmasını sağlamıştır.Aşırı tembel kişilere bu ifade kullanılmaktadır.İvan, 79 yıllık hayatında hiç evlenmemiştir.Belki de Oblomov gibi evlenmeye üşenmiştir bilinmez. İlk olarak Oblomov un Rüyası şeklinde kitabı kısa bir şekilde yazan yazarımız,annesinin ölümü ve denizle alakalı aldığı görev sonrasında bu işe uzun bir müddet ara vermiştir.Sonrasında tekrar başlamış ve seri olarak yayınlamıştır kitabını.1859,1862 ve 1887 de kitabı İvan tekrar revize etmiştir ama net olarak bugüne kadar gelen Oblomov ancak bu şekilde oluşmuştur. Oblomov a gelince kitap gerçekten çevrenizde çok sık gördüğünüz ama çok da önemsemediğiniz bir insan modeli olan üşengeç insan portresi etrafında kurulmuş.Oblomov, ilk 50 sayfa yatağından sandalyeye geçmek için yalnızca çıkıyor.Kitap boyunca da zaten yatak ve odasından pek dışarıya nadir çıkıyor.Ama uzun yolların ardından bir teklif alıyor.Daha sonra dostluk ve aşk hikayesi Oblomov un hayatını takip eder.Ama karakterimiz Oblomov dur.İşleri bi şekilde hep ters gider.Duygusal yönleri de, komik gelen yönlerini de kitabın hayli fazladır. Kitap, ilk başta da söylediğim gibi çevremizde çok gördüğümüz üşengeç bir insanın hikayesini anlatıyor ve mesajlar yani çıkarılması gerekenler çok doğru ve yerinde.Kitabı bitiren alması gereken mesajı net alır yani. Anlatıcı, 3.tekil şahıs.Görünmez biri gibi.Tarafsız.Bazen güvenilir değildir ve yer yer konu dışına çıkar.Karşılıklı sohbeti boldur. İvan ın romanlarında aynı kendi hayatında da olduğu gibi babalar hep önemsiz, yok ya da arka plandadır.Anneler önemlidir.Oblomov ile İvan
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
7/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 11:22
Her insanın bir parçasıyla kendine yakın hissedebileceği bir karakter olarak karşımıza çıkıyor kitabın kahramanı İlya İlyiç Oblomov. Sürekli düşünen ancak bir türlü harekete geçemeyen Oblomov; her daim yeni planları olan ama iş harekete geçmeye geldiğinde rahat koltuğundan kalkamayan o karakter. Kararsızlık, şüphe, bazen korku bazen de pişmanlık tüm benliğini ele geçirmiş. İleri mi atılmalıyım yoksa olduğum yerde mi kalmalıyım? Kısacası bu konuda kafası sürekli karışık ve kararsızdır. Oblomov için, sadece tembellik üzerine yazılmış bir roman diye geçiştirmek kesinlikle yanlış olacaktır. İvan Gonçarov ‘un yarattığı karakterleri sade ama bir o kadar net tasvirler ile bir tiyatro sahnesinde oyuncuları izlermiş hissi uyandıracak kadar görselleştirebilmenizi sağlıyor. Köklü bir toprak sahibi ailenin mirascısı olan Oblomov, büyükşehirde okulu bitirir, küçük bir memuriyet görevi dener. Bu sırada evebeynlerini kaybetmiştir ama köyüne dönmez. Üçyüz köylüsü olan çifliğin yönetimini kahyaya bırakır ve bir daha hiç gitmez. Memuriyete de uyum sağlayamadığı için bırakır ve küçük bir ev kiralayarak yaşlı uşağı ile yaşamaya başlar. Ama giderek yaşamdan kopar, insanlardan uzaklaşır, sosyal etkinliklere katılmaz, hiçbirşey yapmaz olur. Aslında “tembel” bir insan değildir ama Oblomov giderek bilinçli bir tembellik, seçilmiş bir ataleti yaşam olarak benimser. ‘Hiçbirşey yapmadan sürekli uyumak, herşeyi ertelemek, en basit işleri bile sonraya bırakmak, yataktan kalkmaya bile üşenmek’, haline gelir Oblomov. Kahyası arada bir mektup ve biraz para gönderir, ürün az, köylü çalışmıyor, fiyatlar düştü diyerek Oblomov’u kandırmaktadır. Ama o bir türlü köye gidip işleri yoluna koymaz. Sürekli kafasında planlar yapar, her şeyi en ince ayrıntısına kadar “düşünür”. Okuma-yazma, hesap kitap bildiği için
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma

Yazar Hakkında

İvan GonçarovYazar · 7 kitap
Simbirsk, şimdiki adıyla Ulyanovsk'ta doğmuştur. Zengin bir tüccar ailesinin çocuğu olan Gonçarov, Oblomov'unkine benzeyen bir çocukluk geçirmiş, asilzadelerle geleceğin Oblomov'larıyla birlikte özel bir pansiyonda okumuştur. Moskova Üniversitesi'ni bitirdikten sonra, Petersburg'ta otuz üç yıl sürecek ve kendisini yüksek bir göreve kadar getirecek memurluk hayatına başladı. 1847'de ilk eserini, Alelade Bir Hikâye'yi çıkardı.1849'da da Oblomov'un Rüyası bir dergide basıldı. Ama Oblomov son şeklini ancak 1857'de, Marienbad'da bir aylık sürekli bir çalışma süresinden sonra aldı. Bu büyük romanın bir ay içinde yazılması belki de imkânsız görünmektedir, ama unutmamak gerekir ki, "bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve geriye onu ancak kâğıda geçirmek kalmıştı," demiştir yazar. Roman Rusya'da bir bomba gibi patladı. Zaten zaman da pek elverişliydi. Köleliğin kaldırılmasına üç yıl kalmış, bütün edebiyat dünyasında, uyuşukluğa, hareketsizliğe, şaşkınlığa karşı bir savaş açılmıştı. Bunun içindir ki, bir çağdaşın yazdığı gibi "Bütün okuma yazma bilenler Oblomov'u heyecanla okuyorlar. Hiç mübalağa etmeden denilebilir ki bu anda Rusya'da en küçük, en kenarda kalmış bir kasaba yoktur ki orada Oblomov okunmasın, üzerinde tartışılmasın. Oblomov ve Oblomovluk kelimeleri bütün Rusya'ya yayılmış, ebedi olarak dilimize girmiştir." Bu eserden başka, Gonçarov'un 1856'da çıkan ve üç yıllık bir dünya yolculuğunu anlatan "Fregal Pallada" isimli bir eseriyle birkaç eleştirisi ve hikâyesi vardır. Oblomov'dan sonra yazdığı "Uçurum" adlı büyük romanı 1869'da çıkmış ve Gonçarov onunla on yıl uğraştırmıştır.