Ödül kitabı, tarihî bir aşk romanından çok daha fazlası. Orta Çağ’ın soğuk taş kalelerinde, iki güçlü ruhun —Nicholaa ve Royce’un birbirine meydan okuyarak çözülüşünün hikâyesi.
Nicholaa, teslim olmayı bilmeyen bir kadın… Güzelliğiyle değil, zekâsıyla parlayan; savaşta bile onurunu koruyan bir yürek. Royce ise kural tanımaz, sert bir savaşçı… Ama onu asıl yenilgiye uğratan, Nicholaa’nın inadına sevgiyle bakan gözleri oluyor.
Julie Garwood ’un dili sade, duygularının ağırlığı derin. Her cümlede hem gücü hem kırılganlığı hissettiriyor.
Kitap boyunca birbirlerine yaklaşırken aralarındaki duvarların, taş taş nasıl çözüldüğünü okumak; insana teslimiyetin aslında kaybetmek değil, bir tür yeniden doğuş olduğunu hatırlatıyor.
Belki de en çok bu yüzden etkileyici: Çünkü
Ödül , aşkın zorla alınan bir ganimet değil, hak edilen bir bağlılık olduğunu anlatıyor.
Kılıçların, gururun ve sessiz direnişlerin arasında bir kadın, kalbinin kalesini korurken aslında orayı birine açmayı öğreniyor.
Ve sonunda…
Bir bakıyorsun, savaş bitmiş.
Ama sessizlikte yankılanan bir kalp sesi kalmış geriye.
Kazanan kim belli değil ama kaybolan, aslında kendini bulan biri var: Nicholaa.
Bu kitabı okurken içimde hem bir direniş hem bir teslimiyet büyüdü. Nicholaa’nın cesareti, Royce’un dönüşümü kadar bana da dokundu.
Sevginin bir savaş değil, bir denge olduğunu bir kez daha hissettim.
“Sevgi, bazen en güçlü kalkanını indirmekle başlar.”
Keyifli okumalar dilerim.
Bayılıyorum Julie Garwood'a, kitaplarının hayranıyım. Akıcı ve sade bir dille yazılmış kitap. Savaş, aşk, entrikalar.... Yazarın kitaplarının kurguları birbirine benziyor ama çok güzel okutuyor be... Şah ve Mat.... Kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız...Karakterler arası diyaloglar eğlenceli ve inceydi. Royce'un korumacı tavrı, Nicholaa'nın mantığı , planları beni benden aldı. Çok güzeldi. Tabi yazarın bu kitaptan çok daha güzelleri de var.
Spoi içerir...
Saksonların kurnaz kızı Nicholaa, Norman Kralı tarafından emrindeki bir şövalyeye ödül olarak verilecektir. Ele avuca sığmayan, zeki ve hırçın olan Nicholaa’yı yakalama görevi başarılı şövalye Royce’e verilmiştir. İşte hikayemiz böyle başlıyor.
Royce’un güçlü, sabırlı ve yenilmez bir lider olup adamlarını eğitirken ki yaklaşımına ve tek elini kaybetmiş Nicholaa'nın kardeşi Justin' le iletişimine bayıldım. Savaşmaktan başka bir şey bilmeyen asker iç dünyasında fırtılanalar yaşıyor. Nicholaa'dan sonra önemseme mi?, sevgi mi?, aşk mı?...
Nicholaa ise, hırçın, zeki, kurnaz ve bir o kadar da masmavi gözlere sahip kızımız. halkı için toprakları için Norman'ların 3 askerini geri püskürtmeyi başardı. Royce'ye kadar. İlk başta Royce'yi de alt etti ama Royce daha akıllı çıktı. Devamını okuyup öğrenin. İyi okumalar...
Kitap güzel ve anlaşılır bir dille yazılmış ve çevrilmiş mutlu mesut bir aşk hikayesi anlatıyor. Sürükleyici ve sade bir dili var tavsiye ederim.
Ama bu yabancı yazarların kalemlerini bir türlü beğenemedim. Bana çok basit geldi. Ah nerde o Sebahattin Ali...
Kadın karakter tam bir kurnaz erkek çocuğu gibi ama çok eğlenceli. Okurken Royce acimadan edemiyorsunuz. Ama aralarındaki didişmeli diyaloglar gülümsetiyor. Nicholaa nin abisine ne olduguda bir sonuca bağlansa iyi olurdu.
Merhabalar kitap dostlarım Yeni bir kitapla daha karşınızdayım Julie Garwood’un “Ödül” adlı romanı , Orta Çağ İngiltere’sinde geçen tarihi bir aşk romanı. Hikâyenin baş kahramanları, Norman savaşçısı Baron Royce ve güzelliği, zekâsı ve inadıyla tanınan İngiliz leydisi Lady Nicholaa.
Kral’ın emriyle Royce, savaşta gösterdiği başarılar karşılığında Nicholaa’yı “ödül” olarak alır. Ama Nicholaa sıradan biri değildir; Royce’un beklediğinden çok daha inatçı, gururlu ve akıllıdır. Aralarında, hem eğlenceli hem de duygusal bir güç savaşı başlar. Bir yanda krallığın emri, diğer yanda kalbinin sesi vardır. Zamanla, düşman olarak başlayan bu ilişki derin bir aşka dönüşür.
Julie Garwood’un kalemini seviyorsanız, bu kitap tam size göre. Ödül, sadece romantizmle değil, mizahla da dolu. Nicholaa karakteri, klasik “kurtarılmayı bekleyen kadın” klişesinin çok dışında; güçlü, zeki ve yer yer Royce’u bile köşeye sıkıştıran biri.
Royce ise dışarıdan sert görünse de, iç dünyasında derin bir adalet duygusu ve merhamet barındırıyor. İkisi arasındaki çatışmalar sizi hem güldürecek hem de yer yer kalbinizi ısıtacak.
Romanın tarihi arka planı, saray entrikaları ve dönem atmosferi iyi işlenmiş. Ancak asıl parlayan şey, karakterler arasındaki etkileşim.
• Eğer güçlü kadın karakterler,
düşmanlıktan aşka dönüşen ilişkiler,ve tarihi romantizm seviyorsanız, Ödül sizi tatmin edecek.
Hem güldüren hem de duygulandıran sıcacık bir aşk.
Garwood sevdiğim historical yazarlarından biri şuana kadar okuduğum kitaplarını hep sevmişimdir. Bu kitabını ise onlara göre bir tık aşağıda buldum. Güzel başladı ve beklentim yine fazlaydı. Ama bi eksiklik vardı benim için. Her kitapta mükemmel olacak değil ya diyerek bunu es geçiyorum. Sanırım kadın karakterin kendinden boş yere ödünverip durması kendini o kadar asi ve zekiyken kocasının istediği gibi yapmaya çalışması beni biraz sinir etti. Royce karısının asker gibi davranmasını bekliyordu açıkcası ondan ama o bir kadın ve eş. Neyseki Royce bile sonradan anladı ne kadar yanlış düşündüğünü.
Diyalogları sevdim ikili arasındaki. Royce devamlı öğüt verirken belli bi zaman sonra Nicholaa'nın kendi hayal dünyasına dalması, ve hiç olmayacak yalanlar atıp tutarken aslında Royce'ın gerçekleri hep bilmesi komikti.
Bana göre ortalamada olsa pişman değilim ki yine yazarı sevmeye, okumaya devam edeceğim :)
Kitap güzeldi fakat çok uzundu en az 100/150 sayfa daha az olabilirdi olaylar çözüme kavuştuğu halde ısrarla konu uzatılmaya çalışılmış gibiydi. Nicholaa’nın Royce’a ikisinin eşit olduğunu öğretme çabaları ama Royce’un inatla öküzlüğü, Şah Mat :)
Julie Garwood’un ilk okuduğum kitaplarından olsaydı eminim ki çok seveceğim bir kitap olurdu ödül. Ama yazarın kitaplarından okuduğum beşinci kitaptı. Bundan dolayı olduğunu düşünüyorum ki çok sıkıldım. Hem konu bakımından diğerleri ile aynıydı hem de yazım şekli gerçekten basitti. Böyle olunca da kitap anında bitiverdi zaten. Özetle sonunu zaten tahmin ettiğim, bir çok repliğini önceden başka kitaplarda çokça okuduğum bir kitap oldu. Ödül bu türde bir çok kitap okuyan kişi için oldukça klişe gelicektir.
bu yazarın her kitabı neredeyse aynı konu olmasına karşı yinede beni büyülüyor.yazım dili ,hikayedeki karakterler hepsini çok seviyorum.güzel bir aşk romanı.eğlenceli bir kitap tavsiye ediyorum
Julie Garwood'un İskoç serilerinden sonra bu kitaba başladım ve diğerleri kadar olmasada bunuda beğendim.Nicholaa ve Royce bence cok tatlı ve uyumlu bir çiftti.Royce'un sürekli Nicholaa'ya öğüt vermesi Nicholaa'nın ise belli bir yerden sonra kendi hayallerine dalması çok komikti.Nicholaa'ın mantıģı zorlayan yalanları ve Royse'nin tepkileri kesinlikle okuma degerdi.Royse eşini askerleri gibi egitmeye çalıştı ama sonra bu durumdan hic memnun kalmadığını kendiside gördü.J.Garwood'un gercekten çok hoş bir mizah anlayışı ve kendine has bir tarzı var.Ben onun yazdığı kadın karakterler cidden hayranım.Bu kitap bence kütüpanenizde olmalı.Yer yer sıkıcı yerleri olsada gercekten güzel.
Julie Garwood (d. 1946 Kansas City, Missouri) ABD'li aşk ve macera kitapları yazarı. En az on beş kitabı New York Times en çok satanlar listesine girmiştir.
1946 yılında Kansas City'de doğdu ve İrlanda asıllı kalabalık bir ailede büyüdü. Yedi kardeşi vardı. Altı yaşında bademcik ameliyatı geçirdiği için, okulda geri kaldı ve okumayı öğrenemedi. Annesi bu durumu on bir yaşındayken keşfettiğinde, onu yaz okuluna gönderdi. Burada sonradan arkadaşı ve akıl hocası olacak Rahibe Elizabeth ile tanıştı ve onun ısrarlı çabası ve sabrı sayesinde o yaz okumayı öğrendi ve kitaplarla tanıştı. Genç yaşta Gerry Garwood ile evlendi ve üç çocukları oldu. Gerry Jr., Bryan Michael ve çok sevdiği rahibenin ismini verdiği kızı Elizabeth. Yazım kariyerine, ailenin en küçüğü de okula girdikten sonra başladı. İlk kitabı, Emily Chase takma adı altında basılan bir çocuk kitabıydı. Bunu ilk aşk romanı Gentle Warrior takip etti. Türkçeye de çevrilen Gelin (The Bride) isimli romanı ile 1990 yılında RITA ödülü aldı.
Garwood, 8 Haziran 2023'te Kansas'taki evinde öldü.