Oklukirpi

Julian Barnes
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
Temmuz 2006
İlk Yayın Tarihi:
1993
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
The Porcupine
ISBN:
9789755392349
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2024 16:51
Eskiden sosyalizmle yönetilen, artık liberal ekonomiye geçiş yaptığını anladığımız bir ülkedeyiz. Eski başkanın yargılanma hikayesini okuyoruz. Tarihe kafayı fena halde taktığını bildiğimiz Barnes, ilk defa bu kadar politik bir kitapla çıkıyor karşıma. Ya da şöyle söylemeli, politikanın doğrudan kurguya dahil olduğu ilk kitap. Çünkü Barnes Nuh’un gemisinden bahsederken bile politika yapmanın yolunu bulan biri. Bu kitapta sosyalist başkan ve onu yargılayan savcı arasında zikzak çizerek ilerliyor yazar. Taraf tutmuyor. Derdi ideolojilerden birini yüceltip diğerini yere batırmak değil çünkü. Onun ilgi alanına giren şey insanın kendisi, o büyük karmaşa. Taraflardan biri yenilik görünüyor gözümüze, diğeri galip. Ama mutluluğu ve iç huzurunu galip olandan çok yenik olanın ellerinde tutması şaşılası. Taraflardan biri suçlu görünüyor gözümüze, diğeri suçlu cezalandırma yetkisini elinde tutan, farklılığın sembolü olarak! Ama suçlunun sahip olduğu meşru, yargılayan sahip değil. Taraflardan biri yolun sonuna gelmiş görünüyor gözümüze, sahip olduğu her şeyi ellerinden alınmış, diğeri kariyerinin başına yıldızlı taçlar takarken. Ama kitabın sonunda yolun sonuna gelenin, tükenin kim olduğu tartışma konusu. Her sistemin kendi meşruiyetini yaratma dinamikleri kadar her insanın kendi değerlerini, doğrularını yaratma dinamiklerini de sorgulayan nefis bir kitap bu. Suç’un tanımlanmasına, özgürlüğe, adalete (Tam adalet salt intikamdan ne dereceye kadar ayırt edilebilirdi?), birey olmaya ve her şeyin nasıl da normalleşebildiğine (Olan bitenler sanki bir bakıma normalmiş gibiydi ve bu yüzden de neredeyse bağışlanabilirlerdi. Çılgın zamanlarda bile normalliğin suç ortaklığı söz konusuydu.) dair bir dolu soru bırakıyor okurun avuçlarına. Nefis kitap. Kitabın girişindeki, yoksulluğu
Edebiyat
OklukirpiJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200660 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2022 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2022 01:54
Herkese merhabalar. Julian Barnes'ten okuduğum ikinci kitap oldu. Bir diğer okuduğum Bir Son Duygusu kitabından çok farklı bir olay örgüsüne sahip, gerçekten yaşanan bir olaydan esinlenerek yazılmış bir roman Oklukirpi. Okurken zorlandığım ama yine de ilgiyle okuduğum bir eser oldu. İki farklı ideolojiyi savunan iki farklı düşüncenin yüzleşmesini, yargılanan başkan Petkanov ve yargılayan baş savcı Peter Solinski'nin mahkeme de savunulan otoriteyi ve suçlanan yargıları, ironi ve siyasal bir taşlamayı okuyacaksınız. Hangi tarafın doğru, hangi tarafın yanlış olduğunu kestiremeyeceğiniz, farklı bir üslup ile karşılaşacaksınız. Herkese hitap etmeyen bir eser. Argo konuşmaları da bolca kullanılmıştır. #kitapalıntıları : Bir insanın giysiye niçin ihtiyacı vardır? Yalnızca üşümemek ve utancını gizlemek için. "İnsan ırkını saflığa kavuşturamayız." "Niye kavuşturamayacakmışız?" "Her zaman fırsatçılar olacak da ondan." "tam adalet" salt intikamdan ne dereceye kadar ayırt edilebilirdi? Bütün çözümler kusurluydu ama en kusurlusu hiçbir şey yapmamak, yavaş yavaş hiçbir şey yapmamaktı. "Özgürlük dediğiniz her şey yalnızca sosyal seçkinler tabakasının ayrıcalığıdır." "...Bütün gazeteler bir partiye, bir çıkara aittirler. Ya kapitalistlere ya da halka. Bunun farkına varmamış olmanız beni şaşırtıyor."
Edebiyat
OklukirpiJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200660 okunma
8/10
·128 syf.··
2025 21. kitabı
Julian Barnes’ın klasik ironik anlatımı ve felsefi derinliğiyle zekice kurguladığı siyaset sahnesindeyiz. Kelimelerin bir tahakküm aracına en çok dönüştüğü yer değil mi orası? Hatta fikirlerin? Fikirsizliğin büyük bir dert olduğu malumumuz, ama fikirlerin de sabitlendiği noktada başımıza ne çoraplar ördüğünü kim inkâr edebilir? Barnes’ın romanı, kadınların kelimesiz yürüyüşleriyle açması boşuna değil. Az önce mutfaktan çıkıp gelmiş gibi duran kadınların pankartsız, slogansız protestosu, devam eden sayfalarda tanıyacağımız iki karakteri – devrik bir diktatörü ve saf değiştirmiş savcıyı – en baştan alaşağı ediyor, iki karşıt ideolojinin hâkimiystine daha en baştan dil çıkarıyor. Ne güçlü bir giriş! Bayıldım! Roman, eskinin diktatörü, bugünün yaşlı adamı (hayatta kalabilen tüm diktatörler gibi) Stoyo Petkanov’un yargı sürecini anlatır ve anlatıda başsavcı Petro Solinski’yi odağa getirir. Bu iki karakterle tarihin asla bitmeyen “kim haklı” savaşını siyaset arenasında adalet, hukuk ve bireysel vicdan muhasebesi üzerinden sorgular, sorgulatır. “Gözlemlenebilir gerçekliğin bütün kanıtlarına rağmen devam eden inanç mı” yoksa “gerçekliği kabul eden ama yine de gerçek bir inanç sahibi olduğunu iddia etmeyi sürdüren” kişi mi daha kötüdür? Al birini vur ötekine durumu. Ama neredeyse dünyanın yarısından fazlası böyle değil mi? (İyimserliğim üzerimdeyse demek ki.) Çarpışa çarpışa aklıselimliği de asla sahneye davet edemiyorlar zaten, dünyanın hâli ortada. Ülkenin de keza öyle… Ama çarpışmayanların elleri temiz mi? Hiç sanmam. Tarihin neresine bakarsan bak, sonu trajik biten her hikâyede, mahalle yanarken çoğumuz kahvede pişpirik oynayan, okeye oturan, dili yanmasın diye çayı üfleyerek içenler gibiyiz. Öyleyiz. Julian Barnes edebiyatı! Sağ olsun! Ben çok seviyorum. Barnes’la
OklukirpiJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 200660 okunma

Yazar Hakkında

Julian BarnesYazar · 29 kitap
Julian Patrick Barnes (d. 19 Ocak 1946,-), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu bir çok ödül kazandı. City of London School ve Oxford'taki Magdalen Koleji'nde eğitim gören Barnes, eğitimini tamamladıktan sonra Oxford İngilizce Sözlükleri'nde sözlük düzenleyicisi olarak çalışmaya başladı. Daha sonraları edebiyat ve sinema eleştirmenliği yaptı. Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır. Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur. Uzun yıllar yazar temsilciliği yapmakta olan eşi Pat Kavanagh ile birlikte Londra'da yaşadı. Pat Kavanagh'ı, 20 Ekim 2008'de beyin tümörü sebebiyle kaybetti