Gündelik Hayatın Envanteri

Olağan-içi

Georges Perec
Çevirmen:
Zeynep Bengü
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
71
Basım Tarihi:
Ocak 2020
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9789752895782
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·84 syf.··
2023 36. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2023 22:10
Olağan İçi / Georges Perec . İlk sayfasıyla çok güzel bir okuma yapacağımı düşündüm açıkçası... Sonrasında adından da anlaşılacağı üzere olağan içi olan durumlardan bahsetmeye başladı Perec... Bir sokaktaki binaları, kartpostal cümlelerini (hem de epeyce çoktu), Londra'da gezintiyi, bir sene boyunca yediklerini ve çalışma masasını... . Sıradan bir zaman aslında anlattığı ama minik minik değişiklikler ile olağanın da bir değişim sürecinde olduğunu oyun gibi anlatıyor yazar ki bu onun tarzı... Çok zeki biri kesinlikle Perec... Ne yapmaya çalıştığı kısmı beni etkiliyor açıkçası yoksa pek bir şey anlattığı yok bu kitapta... Herkese tavsiye etmem, ben ne okudum ya denilebilecek bir kitap...
Edebiyat
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma
Deneme mi, bilimsel rapor mu?
Puan vermedi·71 syf.··
2021 57. kitabı
Olağan-içi, anlaşılması güç dünyayı deşifre etmek amacıyla, naif bir envanter denemesiyle bir araya toplanmış yazılardan oluşuyor. Perec, yaşamın farklı safhalarında her gün iç içe yaşadıklarımızın dökümünü yapıyor. Hemen yakınımızda var olup da üzerinde hiç düşünmediklerimizi, aklımıza getirmediklerimizi tarif ederek bizi şaşırtıyor; onları bir sosyoloğun, hatta bir antropoloğun bakış açısından ele alarak bozuyor, bölüyor, parçalara ayırıyor. (Arka kapaktan ) 8 adet denemenin yer aldığı kitap,arka kapakta belirtildiği gibi elbette beni şaşırttı. "Neyin yaklaşımı" gibi, dünyamızı farklı bir sorgulamaya ve bu yolda gazeteler ile medya üzerinden gelen karşı duruşa sahip bir denemeden sonra; Vilin sokağı, Beauborg mahallesi 'nın aşırı ayrıntılar ve tasvirlerle yüklü açıklanması ile Londra'nın bir yabancı gözüyle kısmen mizaha kaçan ama yine ayrıntılı anlatılması, 1974 yılı yediği ve içtiği tüm besinlerin envanterini sayfalarca yazdığı bölüm ile kendi çalışma masasının ve etrafındaki her nesnenin ayrıntılı dökümünün yer aldığı son denemesi aşırı sıkıcı, tekrar ve soğuk (zira bunları atlayarak okudum) buldum. Edebiyatta değişik bir form yakalamak adına oyun dediğiniz hayatı, biçem kaygılarıyla sorgulatmak için de olsa, yazım tekniği yada anlatı şeklinize yansıtırsanız belki özgün olur ancak bir şeyler dile getiremezsiniz. Yazarın eserde vermeyi düşündüğü mesaj; her gün yaşadığımız ortamın aslında ne kadar detaylarla dolu olduğu ama buna karşın hayatın o derece basitliği olabilir elbet. Ancak; yıllardır edebiyatla ilgilenen bir okur olarak beni, 70 sayfanın 50'sinde okunmaz ve boğucu detaylara sürüklemenin bir anlamı var mıydı bilememek ile birlikte, 15 sayfalık bir makaleye mi para verdiğim kuşkusunda bırakmaya da. Sosyolojik de bilim uğruna da olsa, anlatılması
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 22:06
Perec' in de dediği gibi bazen en küçük şey ya da en küçük ayrıntı için bir çok soru sormalıyız. Ne nasıl oluyor? Nasıl gerçekleşiyor? Niçin? Georges Perec'in Olağan- İçi adlı denemesini, ilk elime alıp bir göz attığında çok farklı gelmişti. Farklı denemeler okuduğum için onlarla ister istemez bir kıyas yapmak durumunda bulundum. Onun denemesinde bölümlere baktığımızda, ilk bölümde her unsur için nasıl? Neden? Niçin gibi sorular yöneltmemiz gerektiğini belirtir.ikinci bölüm olan Vilin Sokağı' nda ise sokakta bulunan yerler her türlü unsurları ve mekânları olağanüstü tasvir yeteneği ile biz okurların önüne sermekte. Devam eden bölümde ziyaret ettiği ülkeler, şehirler, mekânlar, oteller ve burada yaptığı etkinlikler hakkında yazmış olduğu, okuyucusunun da arada yüzünü güldürdüğü, kartpostallardan oluşmaktadır. En ufak veyahut önemsiz sayılabilecek detaylara fazlasıyla düşkünlüğü ile tanınan Perec, 1 yıl boyunca yediği her şeyin envanterini tutmaktadır. Bu detaylar ile okuyucuyu fazlasıyla şaşırtmaktadır. Okurken keyif almakla birlikte, arada farklı bulduğum noktalar oldu. Okuduğum denemelerden farklı noktaları olması sebebiyle bu denemeyi gayet güzel ve başarılı buldum. Sizler de eğer yazarın gözünden sokakları, ülkeleri, otelleri, yediği yemekleri başarılı tasvirleriyle anlatmasını merak ederseniz okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. •Sanki hayat sadece şaşaalı olanın içinden ortaya çıkabilirmiş gibi, olayın arkasında bir skandal, bir kırılma, bir tehlike olması gerek. Her şeyi ortaya dökenler, anlamlı olanlar her zaman anormaldi sanki: doğal felaketler veya tarihsel bunalımlar, sosyal çatışmalar, politik skandallar...
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma
Olağan-içi
Puan vermedi
Perec; bu eserinde tanıdığı mekânları, sokakları, çalışma masasını, kartpostalları, gezintileri, yemekleri kayda düşüyor. Kitabı okurken "İki resim arasındaki farkı bulun." şeklindeki bulmacaları anımsadım ve kitabı öyle okudum. -Kitabın bütününde bu var ama- mesela sayfa 77'de başlayan metin 88'de aynı şekilde yeniden başlıyor fakat metinler arasında küçük birkaç değişiklik var: hesap makinesinde görünen yazı, çalar saatin göstergesi gibi... Bu unsurlarla Perec, farklı zamanlarda aynı yerin dönüşümünü ya da dönüşmeyişini görmemizi sağlıyor. Dönüşümü ne kadar fark ediyoruz, dönüşümün ne kadarını görebiliyoruz? Ne kadar görerek bakıyoruz?
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma
7/10
·71 syf.··
2021 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 15:02
|kelime: olağan| Yine Perec, yine oyun gibi bir kitap. Bu sefer de çok olağan şeyleri yazalım diyor Perec. Belirli bir kurgu veya anlatı yok. Başından geçen önemsiz olayların envanterini sunuyor sadece. Muzip ve ilginç bir teknik. Perec olunca şaşırmıyor insan.
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma
Puan vermedi·71 syf.·
2024 304. kitabı
"Kendi gözlem yöntemlerini sunuyor. Tanıdıklığını yitiren mekânı kayda düşerek, sokakların tarihini, onu oluşturan unsurlarla birlikte kaleme alıyor;. Bişeylerin nedenive nasıl olduğunu araştıran "Önemsiz detaylara düşkünlüğü aşikâr olan Perec, Olağan-içi bır Georges Perec okuyoruz.. Okuduk.. günün farklı saatlerinde farklı izlenimler sunan sokağı, yalnızca yıkılmakta olan binalarıyla değil tüm sakinleriyle betimliyor. Bazen de gerçekliği yeniden inşa ediyor: bir çalışma masası natürmortunu yazı olarak ortaya koymaya girişiyor.. Belki, yine bu çalışma masasında, özenle seçtiği kartpostalların arkasına, hayalî konaklamalara, gezintilere, karşılaşmalara, yenen yemeklere ve solunan havaya dair havadisler karalayıp okura postalıyor." Georges Perec Georges Perec Fransız sosyolog ve edebiyatçıdır. Tüm yaşamı Paris'te geçti Küçük bir anekdot paylaşım arkadaşlar . Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan "e"yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı "e" harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş.,
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Olağan-içiGeorges Perec · Everest Yayınları · 202086 okunma

Yazar Hakkında

Georges PerecYazar · 24 kitap
Şaşırtıcı özgünlükteki yapıtlarıyla, anlatı üslubuna ve şiire getirdiği yeniliklerle edebiyat dünyasında ayrı bir yer edinen Georges Perec, 7 Mart 1936'da Paris'te doğdu, 3 Mart 1982'de Ivry'de öldü. Neredeyse tüm yaşamı boyunca Paris'te yaşadı. İkinci Dünya Savaşı'na katılan babası 1939'da öldürüldü. Almanlar Fransa'yı yavaş yavaş ele geçirirken, Perec akrabaları tarafından kırsal bölgeye götürüldü. 1942 yılı sonlarında Paris'te kaybolan annesinin de daha sonra Auschwitz'de ölmesiyle, altı yaşında öksüz kaldı ve halasıyla eniştesi tarafından büyütüldü. Yahudi kökenli oluşunu ve anne babasını savaşta kaybetmesini hiçbir zaman açıkça irdelemese de, bunlar yapıtlarında alttan alta her zaman var olan unsurlar oldu. Perec eğitimini tamamladıktan sonra, bazı dergilere yazılar yazmaya başladı. 1965'te ilk romanı Les Choses. Une histoire des années soixante (1965; Şeyler - Altmışlı Yılların Bir Hikayesi, çev.: Sevgi Tamgüç, Metis Yay., 1998) ile Renaudot Ödülü'ne layık görüldü. O tarihten itibaren birbiriyle hiçbir benzerlik taşımayan yirmiden fazla kitap yayımladı. Perec, 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerindendi. Italo Calvino, Harry Matthews, şair ve matematikçi Jacques Roubaud'nun da üyesi olduğu, matematik, mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biri oldu. Perec, romanlardan toplu çapraz bulmacalara, denemelerden taşlamalara, şiirlerden sözcük oyunlarına çeşitlilik gösteren yapıtlara imza attı. Tersinir sözler, evirmeceler, sözcük oyunları Perec'in yapıtlarından hiç eksik olmadı. 1969'da hiç "e" harfi kullanmadığı La Disparition (Kayboluş) adlı romanı yazdı. Kayboluş bir adamın ortadan kayboluşunun hikâyesidir ve adamın kaybolduğu dünyada "e" harfi de kaybolmuştur, ancak romanın hiçbir karakteri dildeki yer değiştirmelerin, benzetmelerin, tahrif etmelerin ve böyle bir evrenin boşluğu doldurmak için giriştiği sonu gelmeyen hilelerin farkına varmaz. Böyle bir dünyada arkadaşları Anton Ssliharf'i boşuna arar ve birer birer yok olurlar. İnsanın yaşadığı ortamı keşfe çıkan Perec, kimi zaman sivri dilli bir alaycılıkla, kimi zaman da takıntılı bir yöntemcilikle romanlar yazdı. Özel hayatı konusunda her zaman ketum olsa da, yapıtları otobiyografik unsurlarla doludur. 1973 yılında yazdığı La Boutique Obscure, 1975'te kaleme aldığı W ou le souvenir d'enfance (W Ya da Bir Çocukluk Hatırası, çev.: Sosi Dolanoğlu, Metis Yay., 2001), 1978'de yayımlanan Je me souviens, otobiyografik özellikleri daha öne çıkan yapıtlarıdır. Perec'in en önemli yapıtlarından biri de, 1978'de yayımlanan ve Medici Ödülü'ne layık görülen La vie mode d'emploi'dır (Yaşam Kullanma Kılavuzu, çev.: İsmail Yerguz, Yapı Kredi Yayınları, 2001). Harflerle ve sözcüklerle oynamayı çok seven Perec, dili neşeli bir oyun ve keşif alanına, kapıları şiire olduğu kadar derin felsefi düşüncelere de açılan bir laboratuvara çevirmiştir.