Tahmini Okuma Süresi:
16 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
591
Basım Tarihi:
1987
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·591 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2019 14:04
Karanlıkta kalan konuları gün yüzüne çıkarmada bir efsane olan Uğur Mumcu yine bir başyapıta imza atmış. Keyifle okudum ve tavsiye ederim ama bu konuya gerçekten ilginiz varsa okuyabilirsiniz
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
8/10
·591 syf.··
Beğendi
·
2018 74. kitabı
Dünya İslâm Birliği’nin Arapçası “Rabıtat-al-Alam-al-İslâmi” yani kısaca Rabıta. Rabıta kısaca; Suudi Arabistan desteğiyle Türkiye’de kurulan İslâmi örgütlenmelerin araştırılmasıdır. Vakıflar, dernekler adı altında örgütlere nasıl para akıtıldığı, kiMlerin işin içinde olduğu, belgeleri..Tek tek isimlendirilmiş ve tarih notları düşülmüş.. Bu kitapla beraber araştırılmaması gereken şeylerin araştırıldığında insanın başına ne gibi şeyler gelebileceğini öğrenebilirsiniz. Bu ülkede kimse boşuna öldürülmedi, öyle değil mi?
1000Kitap
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
Uğur Mumcu
9/10
·591 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Otuz yıl önce hunharca katledilen ve failleri hala bulunamayan Uğur Mumcu,nun kitabı geleceğe ışık tutmakta, olası tehlikeler için uyarıda bulunmaktadır. Son yıllarda yaşadığımız olaylar Uğur Mumcu,nun haklılığını ve ileri görüşlülüğünü gün yüzüne çıkartmıştır. Merhumu saygı ve minnetle anıyorum
1000Kitap
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
10/10
·591 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 19:15
" Bir gazeteci arkadaşımız araştırma yapmıştır. Zor bir iştir. Takdirle karşılarım ama yorumuna iştirak edemem. İşte o yorumları okuyunca arkasında başka maksad arıyorum..."
Araştırma-İnceleme
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
8/10
·591 syf.··
2021 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 12:51
Kitabın Uğur MUMCU'ya ait olan kısmı 180. sayfada sona eriyor.Geri kalan sayfalar döneme ait gazetelerdeki yazarların yazıları ile geçiyor. Kitap döneme ışık tutuyor meraklıları için doyurucu bir anlatımı var.
1000Kitap
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
8/10
·591 syf.··
2020 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 00:29
Sürpriz Kaçıran - (Spoiler) içerir... Bir döneme damga vuran olay; Araştırmacı Gazeteci Uğur Mumcu'nun ortaya çıkardığı Rabıta Örgütü ve onun yazı dizisinin sonrasından çalkalanan bir dönem. Ülke ekonomik buhran krizinde ve üstüne üstük bir de 12 Eylül darbesi ile iyice paraya, dövize muhtaç durumda kalmış. Din hizmetlerinde ise yurt dışında muhteşem bir boşluk var. Diyanet'ten kimseler yok. Yani Türkiye Cumhuriyeti Avrupa'da din hizmetlerini yürütemiyor. İşte olayların asıl çıkış nedenlerinden birisi bu. İran ve Suudi Arabistan kaynaklı " Dünya İslam Örgütü " denilen yani asıl adı "RABITA" olan bu örgüt ile hükümet anlaşıyor. Ne bu anlaşma ? Parasını Rabıta ödemek şartıyla T.C. Devleti'nin imamlarını Diyanet'in belirlediği maaşını biz karşılamak şartıyla Avrupa'ya gönderelim. Hükümette de muhteşem mali kriz var, siyasi boşluk var. Tamam deniliyor. Diyanet'in önerisi, MGK onayı, Bakanlar Kurulu imzası ve Kenan Evren'in de imzasıyla bu anlaşmaya tamam deniyor. Buraya kadar her şey güzel değil mi ? İşte bunu araştıran Mumcu kim bu Rabıta diyor ? Avrupa'ya gidiyor. Almanya'da söz sahibi Süleymancıları araştırıyor. İran bağlantısı ve Şeriatçı devlet kurmak isteyenleri buluyor. Oradan Rabıta örgütü'nün Atatürk düşmanı bir "Put Adam" kitabı bastığını ve ücretsiz dağıttığını öğreniyor. Hatta bizim ülkemizin imamlarının maaşlarını Rabıta'nın verdiğini öğreniyor. Sonra diyor ki; böylesine Atatürk düşmanı bir örgütün, şeriatçı örgütün nasıl Atatürkçü geçinen hükümet tarafından imamlarının maaşı nasıl verilir üzerine bir bomba patlıyor. Olay sadece bu 23 imam'ın maaşı üzerinden başlıyor. Devletimiz 23 kişiye maaş veremez mi ? diyerek. Sonrasına Meclis'in bakımından tutunda, ODTÜ'ye cami, ODTÜ'deki İlahiyat Hocalarının maaşları ortaya çıkıyor hatta çok çok fazla
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
Vurulduk ey halkım unutma bizi!!
9/10
·591 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2020 18:51
“El Emanet-ül Ammeli Rabıta-tül Alem-ül İslami”. İngilizce “Muslim World League” Dünya İslam Birliği veya kısaca “RABITA”. Müslüman memleketlerde, yönetimin islamcı kurallara göre çalışmasını sağlayam veya bu şekilde olmasını isteyen, çeşitli ülkelerden hacca gelenler arasından kafa olarak kuvvetli ve olgun olanları “islam misyoneri” diye seçip, yetiştirip kendi ülkelerine geri gönderen, islamcı yayın organlarının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak için her türlü maddi desteği (ARAMCO destekli) vermekten kaçınmayan, az sayıda müslümanların bulunduğu, ekonomik olarak geri kalmış ülkelere para yardımı yaparak ülkelerin iç işlerine, yetiştirip satın aldığı adamları vasıtasıyla karışmayı görev edinen, islam enternasyonalizmini savunan “put adam” kitabı finansörü, laiklik ilkesiyle hiç bağdaşmayan ve daha bir çok işlerinin düzenleyicisi şeriatçı örgüt. Ve sözde Atatürkçülüğün tavan yaptığı 80’ li, Evren’li yıllarda yurtdışındaki imamların maaşlarının ödenmesini ve bu ödeme yapılması için kimlerin bu şeriatçı örgütle içli dışlı olup, hazırladıkları kararnamelerde kimlerin parmağı olduğunu ortaya çıkaran anti-emperyalist, özgürlükçü, laik, gerçek Kemalist Uğur Mumcu ve eseri “RABITA”. Not: Eserin belli bir bölümünden sonra çeşitli gazetelerden köşe yazarlarının olay hakkındaki eleştirilerini okuyacaksınız. Günümüzdeki yandaşların, daha o günlerden nasıl bir çizgide olduklarını göreceksiniz. Rabıta Uğur Mumcu
Siyaset
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
Uğur Mumcu • Rabıta
8/10
·591 syf.·
2018 110. kitabı
Ülke siyasetini biraz da olsa bilenler iyi bilirler ki cesurca araştırılmış iyi bir gazetecilik örneğidir. Uğur Mumcu bu kitapla tarikatlar, cemaatler ve şeriat örgütleri hakkında yaptığı kapsamlı araştırmalarını, okuyucuya bilimsel formda aktardığı iyi bir sunum denebilir... Okumaktan keyif aldığım ama epey düşündürücü bir araştırma kitabı olmuş...
Siyaset
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
Çoook vaktiniz varsa, okuyun...
Puan vermedi·591 syf.··
2024 4. kitabı
·
352 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 00:00
Başlıkta da belirttim, çooook boş zamanınız varsa veya 80 dönemi medya siyaset ilişkisi nasılmış merak ediyorsanız veya kelli felli adamlar nasıl kıvırıyor görmek istiyorsanız okuyun. Çok daha az hacimli yazılabilir bir kitap olmasına rağmen, yazıldığı dönemin ruhuna uygun olarak uzatıldıkça uzatılmış. Hakkını vermek lazım, kitabın sonunda karşıt görüşlere de yer verilmiş, ama zaman israfına sebep olan bir kitap bence... Ben tarihe geçmiş bir yazarı tanımak amacıyla kitaba başlamıştım, yazımdan hiç keyif almadım, lakin bazı prensiplere riayet edildiği açık.
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma
4/10
·591 syf.··
2019 38. kitabı
Konu bir bütün halinde değil ve sanki hep bir noktadan sonra kendini kendini tekrarlıyor. Tam bir ispat ya da ilgi çekici konular söz konusu değil. Okurken sıkıldım..
RabıtaUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1987543 okunma

Yazar Hakkında

Uğur MumcuYazar · 87 kitap
Uğur Mumcu (d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir. Ailesi Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey idi. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde, Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur. Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur. Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve halen TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmektedir. Ağabeyi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı Kardeşim Uğur Mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır. Eğitim yaşamı İlk ve orta okulları Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961'de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 1965'te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı. 1963'te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Askerlik dönemi Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek" ve "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi'nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozuldu ve Mumcu serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği halde, 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Gazetecilik dönemi Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975'ten itibaren Cumhuriyet'te 'Gözlem' başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansı'nda çalışmaktaydı. 1975'te Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen' le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeniYahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. "Gözlem" başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977'de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçekitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu tam 700 kere sahneledi. 1978'de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı. 1981'de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca'nın Papa'yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak'ı yayımladı. 1982'de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı. 1987'de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991'de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925yayımlandı. 1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde "Mossad ve Barzani" isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi: "Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?" "Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?" 8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmeden önce polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı. Öldürülme sebebi olarak Abdullah Öcalan'ın bir müddet MİT için çalıştığını araştırması iddia edilmektedir. Suikast Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir. Suikasti; İslami Hareket, İBDA-C, Hizbullah, PKK gibi örgütler üstlendi. Suikastin arkasında Mossad'ın ve kontrgerilla'nın olduğu da iddia edilmiştir. Ergenekon Davası sanıklarından Ümit Oğuztan, iddianamede yer alan ifadesinde, Mumcu'nun seri numarası silinmiş ve şu an Irak Devlet Başkanı olan Kürdistan Demokratik Partisi lideri Celal Talabani'ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti. Ayrıca ağabeyi Ceyhan Mumcu kendi yaptığı araştırmada ölümüne yakın bir süre içerisinde Mossad ve Barzani ilişkisi ortaya çıkınca İsrail büyükelçisinin ısrarla kardeşi Mumcu'yla birebir olarak görüşmek istediği, ancak Uğur'un tek görüşmeyi kabul etmemesine rağmen görüşmenin yapıldığını belirtmiştir. Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'yu ziyaretleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, "cinayeti çözmenin, devletin namus borcu olduğu"nu belirterek adeta namus sözü verdiler (1993). Suikastın failleri yakalanamamıştır. Ödülleri 1962 Yunus Nadi Ödülü ("Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle) 1979 Türk Hukuk Kurumu Yılın Hukukçusu Ödülü 1979 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Gazetecisi Ödülü 1980 & 1987 Sedat Simavi Vakfı Kitle Haberleşme ve Gazetecilik Ödülü 1980, 1982 & 1992 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (inceleme dalında) 1983 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (röportaj ve seri röportaj dalında) 1984, 1985 & 1987 Nokta Dergisi Yılın Doruktaki Gazetecisi Ödülü 1987 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (güncel yazılar dalında) 1987 Cumhuriyet Gazetesi Örnek Gazeteci Ödülü (Rabıta Olayı dolayısıyla) 1988 Cumhuriyet Gazetesi Bülent Dikmener Haber Ödülü 1993 Nokta Dergisi Doruktakiler Basın Onur Ödülü 1993 Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü