·
Okunma
·
Beğeni
·
1.653
Gösterim
Adı:
Rabıta
Baskı tarihi:
1987
Sayfa sayısı:
591
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Rabıta
Rabıta
"... Uğur Mumcu'dan sözederken her zaman "Yiğit genç dostum ve değerli meslektaşım" derim. Bu kez de, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak uğruna her tehlikeyi göze alarak, ülkenin dışında ve içinde yuvalanmış Türklük düşmanı bütün İslamcı örgütleri -Atatürk'ün devrimci, laik cumhuriyetini emanet ettiği gençlerden biri olarak- usta bir gazetecinin ve her yazdığını belgeye dayandıran bir bilim adamının dikkat ve titizliğiyle araştırdı ve çıkarıp ortaya koydu. Gerçekten kutlanası bir hizmet oldu bu..."
-Hıfzı Veldet Velidedeoğlu-
517 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap hakkında fazla bir şey söylemeyeceğim.Gerçeklere dayalı bir araştırma kitabı haliyle konunun etraflıca araştırılması gereği detaylara ve tekrara biraz fazlaca yer verilmiş.Onun dışında 'Sunuş'tan bir alıntıyla incelememi bitireceğim.

"...Uğur Mumcu, Türkiye için önemli bir düşünce ve yazı insanıydı.Arkasında önemli bir düşünce mirası bıraktı.Kendisinin de, mirasının da önemi, değeri azalmıyor, tersine artıyor.Rabıta, bu artan öneminin çarpıcı örneklerinden biri, belki birincisi...
12 Eylül 1980 darbesinden sonra, yönetime el koyan ve kendilerini "Atatürkçü" olarak niteleyen generallerle emrindekilere göre, yurt dışındaki "Müslüman Türk"lere yeterli din hizmeti verilememekte, bu boşluğu da ,Türkiye'deki laik düzeni yıkıp din devleti kurmak isteyen tarikatlar, dinsel cemaatler doldurmaktadır.O ülkelerdeki Türklerden topladıkları paralarla çok büyük kaynaklara sahip olan bu cemaatlere, İran'dan, Suudi Arabistan'dan da para akmaktadır.
"Atatürkçü" generaller ve emrindekilere göre, Avrupa ülkelerindeki Müslüman Türklere din hizmetini, cemaatler, tarikatlar v.b değil, Diyanet İşleri Başkanlığının memur imamları vermelidir ama devlet bütçesinde döviz yoktur!Suudi Arabistan'ın resmi kuruluşu niteliğindeki şeriatçı Rabıtatül Alemül İslam, Türkçesi 'Dünya İslam Birliği adlı örgütle gizli bir anlaşma yapılır.Maaşları bu kuruluş tarafından 'karşılıksız' ödenen 'T.C.devleti memuru' imamlar, böylece yurt dışındaki Türkleri imamsızlıktan kurtarır!Düzenlenen gizli kararnamenin altında devlet başkanı Atatürkçü(!) general Kenan Evren'in, Atatürkçü(!) emekli amiral başbakan Bülend Ulusu dahil bütün 12 Eylül bakanlarının imzası vardır.
Yazı dizisinin yayınlanmasından sonra, Rabıta örgütünün yurtdışındaki Türk memur-imamlara gizlice maaş ödemesi uygulamasına, 12 Eylül'den önce Demirel, hatta yine "Atatürkçü, laik" Ecevit hükümetinin de başvurduğu ortaya çıkmıştır.
Rabıta, 1979-84 arasında yaşanan bu skandalın, 1987'de Uğur Mumcu tarafından sergilenmesi; 2016 Türkiye'sinin 1987'den çekilmiş bir fotoğrafı.Ama fotoğraf, dizi filme dönüşmüş; uzayan diziye çok sayıda yeni oyuncu eklenmiş.İlk fotoğrafı çeken Uğur Mumcu'nun payına ise "ölüm" uygun görülmüştür.O kalem kırılmış!..
.....

Düşünenlerin, soru soranların , itiraz edenlerin öldürülmemesi, öldürülenlerin hiç unutulmaması dileğiyle..."

Uğurlar olsun sevgili Uğur Mumcu
https://youtu.be/8xMb1_KCQT8
591 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Karanlıkta kalan konuları gün yüzüne çıkarmada bir efsane olan Uğur Mumcu yine bir başyapıta imza atmış. Keyifle okudum ve tavsiye ederim ama bu konuya gerçekten ilginiz varsa okuyabilirsiniz
591 syf.
·Beğendi·8/10
Dünya İslâm Birliği’nin Arapçası “Rabıtat-al-Alam-al-İslâmi” yani kısaca Rabıta.

Rabıta kısaca; Suudi Arabistan desteğiyle Türkiye’de kurulan İslâmi örgütlenmelerin araştırılmasıdır.
Vakıflar, dernekler adı altında örgütlere nasıl para akıtıldığı, kiMlerin işin içinde olduğu, belgeleri..Tek tek isimlendirilmiş ve tarih notları düşülmüş..

Bu kitapla beraber araştırılmaması gereken şeylerin araştırıldığında insanın başına ne gibi şeyler gelebileceğini öğrenebilirsiniz. Bu ülkede kimse boşuna öldürülmedi, öyle değil mi?
517 syf.
Bu kitap,1987 yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı(um:ag) tarafından yayınlanmıştır. Uğur Mumcu, tanıtmama gerek yok diye düşündüğüm çok özgün bir gazeteciydi. Günümüz medyası gibi gündem takip eden değil, araştırmalarıyla çarpıcı gündemler yaratabilen ve belki bu sebeple de öldürülmeye layık görülecek kadar önemli biriydi. Bu kitapta yaptığı araştırma; Avrupa'daki Türkiye kökenli dini örgütlenmelerdir. 22 Şubat-15 Mart 1987 arasında "Avrupa'daki İslamcı Örgütler" ve "İslamcı Örgütler ve Para" başlıklarıyla yazı dizisi olarak yayınlanmış. Atatürkçü bir aydın olarak Avrupa'da bu örgütleri tek tek dolaşmış, bir kısmında liderler ile röportaj yapmış ve topladığı bilgileri harmanlayarak Suudi Arabistan'daki Rabıtat-al Alam al-İslami'nin (kısaca Rabıta Örgütü) Avrupa'daki Türk imamların maaşlarını ödemesini, onları yönlendirmesini, Türkiye içinde İslamcı örgütler kurma çabalarını açığa çıkarmıştır. Kitabın ikinci bölümünde, Uğur Mumcu'nun bu bağlantıları açıklamasından sonra devrin politikacıları tarafından verilen cevaplar da derlenmiş. Hepsinin suçu birbirine atması ve "döviz lazımdı" benzeri savunmaları gerçekten utanç verici bir görüntüdür. Belgeleriyle birlikte bu kitapta dönemin Avrupa'sında bulunan İslami örgütlerin hepsi hakkında da güzel bilgiler vardır. Günümüzde Işid hakkında bile bu çapta bir araştırma bulmak zor. Özellikle gazetecilik konusunda meraklı olan herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitaptır. Tavsiyedir.
İçinde bulunduğumuz olayları anlayabilmek için okunması gereken kitapların başında gelmektedir. Uğur Mumcu bu kitabı ile cemaatin aslında nasıl çalıştığını çok açık bir şekilde kanıtlamıştır.
517 syf.
·32 günde·Beğendi·9/10
Cumhuriyet tarihi süresince dini söylemlerle kazandığımız değerleri yok etmek adına yapılan sistematik karalamalar ve Arap bankaları aracılığıyla da ülkede gizli örgütlenmelerle oluşturulmus gericilerin belgeleriyle ispatı.
Bütün söyledikleri yalan olsaydı faili meçhul katliama uğramazdi. Aslında Uğur Mumcu'nun katillerini de biliyoruz fakat hesabını soracak birliğimizi henüz olusturamadik.
Okuyun .
517 syf.
·Beğendi·10/10
Aslında "adı, destekçisi" ne olursa olsun tüm cemaat ve dini düşünce sistemlerinin hedefi LAİK düzeni yıkmaktır. Bu ilke, siyasal amaçlı dinsel akımların devlet yönetimine egemen olmasını önleyecek tek sistemdir. Bu yüzden Atatürk ve ilkelerine sahip çıkmak zorundayız..
▪️Rabıta 1987 Sedat Simavi Ödüllerinde gazetecilik dalında Uğur Mumcu'ya Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü'nü kazandıran araştırması ve kitabıdır. Kitap, Uğur Mumcu'nun araştırmacı gazetecilik açısından büyük başarısının kanıtıdır. ▪️ UMAG tarafından yeniden basılan bu kitap iki bölümden oluşuyor;
1. İslami Devlet Kurulacak Elbet, Avrupa'da Milli Görüş Teşkilatları, Süleymancıların teşkilatı ve Rabıta ile ilişkileri ve Yurtdışındaki din görevlilerine Suudi paralarının akıtıldığının belgelerle ortaya konulması,
2. Rabıta kitabının ardından basına ve dünya gündemine yansımaları, dönemin siyasilerinin açıklamaları..
▪️Bu kitabı okurken araştırmacı gazetecinin nasıl olması gerektiğini Ve tabii ki neden öldürülmüş olabileceğini farkedecek ve Uğur Mumcu'ya bir kez daha ziyadesiyle saygı duyacaksınız. Yazdığı her kelimenin tarihi, belgesi var... Laik cumhuriyeti kuşatan tehlikeler düşünüldüğünde, herkesin okuması gereken önemli bir kaynak, bir baş yapıt...
️ Ha bu arada son söz: Kimse kandırıldım demesin, başta Mumcu olmak üzere bu ülkeyi seven yüzlerce yazar bizleri uyardı ve uyarmaya devam ediyor..
591 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Ülke siyasetini biraz da olsa bilenler iyi bilirler ki cesurca araştırılmış iyi bir gazetecilik örneğidir. Uğur Mumcu bu kitapla tarikatlar, cemaatler ve şeriat örgütleri hakkında yaptığı kapsamlı araştırmalarını, okuyucuya bilimsel formda aktardığı iyi bir sunum denebilir... Okumaktan keyif aldığım ama epey düşündürücü bir araştırma kitabı olmuş...
517 syf.
·Beğendi·10/10
Türkiye Cumhuriyetinin nereden nereye, nasıl ve kimlerce geldiğini gösteren, en iyi kitaptır bence.
591 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
1982 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı, yurt dışında görev yapan din görevlilerinin maaşlarını, Suudi Arabistan menşeili ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu ülkelerde şeriata dayalı bir devlet kurmak için örgütlenen yapılara parasal destek sağlayan "Rabıta'ül İslam" adlı derneğe ödetir. Uğur Mumcu, konuyu önce Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde ele alır. Daha sonra da, gerek söz konusu maaş konusunu, gerekse Türkiye'de faaliyet gösteren pek çok tarikatın (özellikle de Süleymancıların) yurt içi ve yurt dışında "Rabıta'ül İslam" derneğine hizmet ederek, Türkiye'de laik cumhuriyeti rejimini yıkarak yerine şeriata dayalı bir devlet kurmayı amaçladığını belgeleriyle ortaya koyar. Kısacası Uğur Mumcu, 30 yıl önceden bugünleri yazmıştır. Ne yazık ki, bu konuda ders alması gereken yetkililer gerekli çözümlemeleri yapamamışlar. Kitabın yazılışından 5 yıl sonra Madımak'ta bunu gördük(aynı yıl Uğur Mumcu katledildi). Sonrasında 28 Şubat süreci ve arkasından, devlet içinde yapılanan bir cemaatin darbe girişimde benzer tartışmaları tekrar tekrar yaptık. Sonuçta cemaatlerin ismi, lideri ile yurt içi ve yurt dışındaki organizasyonlarının şekli değişti ama, devlet içinde örgütlenen cemaatler gerçeği değişmedi.
"Din,kutsal bir duygu.İnsanla Allah arasında kalması gereken bir alan.Ancak görülüyor ki,siyasal akımlar,dini Allah ile kul arasındaki kalması gereken yerden çıkarıp siyasetin aracı haline getiriyorlar."
"Atatürk'ün laiklik ilkesinin ancak ve ancak özgürlükçü demokraside savunulacağına inanıyorum.Demokrasilerde çözüm yolları yasaklarda değil,özgürlüklerde aranmalıdır."
"Kaplan Hocayı ve yandaşlarını gördükten sonra insan Kurtuluş Savaşı'na ve Atatürk'e çok daha bilinçli duygularla bağlanıyor.Mustafa Kemal'in devrimciliği, çağdaşlığı her gün daha iyi anlaşılıyor."
“Kaplan Hocayı ve yandaşlarını gördükten sonra insan Kurtuluş Savaşı’na ve Atatürk’e daha bilinçli duygularla bağlanıyor. Mustafa Kemal’in devrimciliği, çağdaşlığı her gün daha iyi anlaşılıyor. Kaplan Hoca <İslam inkılabı> yapar mı? İsmet İnönü’nün o ünlü deyişiyle: — Hadi canım sen de! 10.2.1987”
Ozan Ceyhun Atuf Kansu'nun deyişi ile "Kurtuluş Savaşı Ustası" Mustafa Kemal, Anıtkabir'den kalkıp başını uzatsa da, evet uzatda da görse şu günleri:
Ne yapardı Mustafa Kemal, başını kaldırıp bütün bunları görseydi? Evet söyler misiniz ey Atatürkçüler, ne yapardı?
Herhalde başına kalpağını geçirip doğru Samsun'a çıkardı. Doğru Samsun'a!
"Çare, solda ve sağda, düşünce ve inanç özgürlüğünü kısıtlayan bütün engellerin kaldırılmasıdır.Bir başka çare de yoktur.Ancak özgürlükçü ve demokratik toplumlarda, bu"siyaset-tarikat-ticaret"üçgeni ile savaşılır.Kapalı rejimlerde ise bu akımlar, devlet kadrolarını sinsi ve karanlık yöntemlerle ele geçirirler."
"20.Yüzyılın son çeyreğinde yaşıyoruz.İnsanlık tarihi bizlere, düşünce ve inançların zorla yok edilemeyeceğini artık göstermelidir.Tersine,nerede siyasal görüş ve inançlar şiddetle bastırılmak ve yok edilmek istenmişse, bu düşünce ve inançlar, en çok bu rejimlerde güçlenmişlerdir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rabıta
Baskı tarihi:
1987
Sayfa sayısı:
591
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Rabıta
Rabıta
"... Uğur Mumcu'dan sözederken her zaman "Yiğit genç dostum ve değerli meslektaşım" derim. Bu kez de, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak uğruna her tehlikeyi göze alarak, ülkenin dışında ve içinde yuvalanmış Türklük düşmanı bütün İslamcı örgütleri -Atatürk'ün devrimci, laik cumhuriyetini emanet ettiği gençlerden biri olarak- usta bir gazetecinin ve her yazdığını belgeye dayandıran bir bilim adamının dikkat ve titizliğiyle araştırdı ve çıkarıp ortaya koydu. Gerçekten kutlanası bir hizmet oldu bu..."
-Hıfzı Veldet Velidedeoğlu-

Kitabı okuyanlar 115 okur

  • Onurcan lrmak
  • Hüseyin Atıcı
  • Erdem
  • Tarik
  • MEHMET ÇANDIR
  • Ali
  • Dilek Ateş
  • Murat Çelen
  • Oytun Burak Gökçen
  • gurdal burak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.9 (5)
9
%2.8 (1)
8
%11.1 (4)
7
%2.8 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0