Romain Rolland

Stefan Zweig
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
327
İlk Yayın Tarihi:
1921
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Orijinal Adı:
Romain Rolland
ISBN:
9786051808970
Ülke:
Türkiye
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·312 syf.··
2021 31. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 18:43
Büyük bir keyifle okuduğum bir biyografi ile karşınızdayım. Stefan Zweig bu kitabında, Nobel ödüllü Romain Rolland'ın hayatını anlatırken bir yandan da Avrupa tariihini aktarır. Avrupa'da yaşanan savaş Rolland'ı hem etkiler hem de yalnızlaştırır. Bu yalnızlık onun yaratıcılığını tetikler ve on ciltlik Jean Christophe'ı yazar. Kitapta beni en çok etkileyen şey yazarın üretkenliği oldu. Tüm yenilmişliklerine rağmen dimdik ayakta ve üretmeye devam ediyor. Yazdığı tiyatro oyunları ve şiirlerinden sonra başarıyı romanla yakalar. Bu başarıyı yakalaması ise yıllarını alır.
Avrupa'nın VicdanıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2016157 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2024 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2024 20:56
Stefan Zweig'e ait daha evvel de biyografi okumuştm. Avrupanın Vicdanı adlı eserinde ise Jean Cristophe adlı romanı ile tanıdığımız Nobel edebiyat ödüllü yazar Romain Rolland'ın biyografisini kaleme almış. Jean Cristophe'u okuduğum için yazarın hayatı ile yazdığı roman arasındaki benzerlikleri kolaylıkla görebildim. Öte yandan elbette yazarın dünyasını ve yaşadığı çevreyi anlamanıza da yardımcı olan bir kaynak olmuş. Biyografi sadece bir hayatı tanımaktan ziyade, kişiyle birlikte dönemnini ve yaşadığı çoğrafyayı da anlamamıza yardımcı olduğu için oldukça önemli bir yere sahip. Bu eser de hem bahsi geçen hayata hem de onun yaşadığı döneme ışık tuttuğu için benim için keyifli bir okuma oldu ancak çeviri gerçekten rahatsız edici derecede kötüydü. Yazarın anlatım tarzını, dilini bildiğim için okurken ona ait olmayan anlatım tarzı da son derece rahatsız ediciydi. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Avrupa'nın VicdanıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2016157 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 311. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 21:33
Bu eser, yalnızca iki büyük yazarın yazışmalarını değil, aynı zamanda vicdanın, insanlık inancının ve entelektüel dürüstlüğün tarihini anlatır. Stefan Zweig ile Romain Rolland’ın mektupları, Birinci Dünya Savaşı’nın karanlık yıllarında, savaş çığlıklarının arasında bile insan kalabilmenin mümkün olduğunu hatırlatır. Zweig, sanatın bir sığınak olduğunu söylerken; Rolland, ahlakın ve insan sevgisinin tek gerçek kurtuluş yolu olduğunu savunur. İkisi de aynı idealde birleşir: İnsanlık, uluslardan büyüktür. Kitap boyunca mektuplar yalnızca düşünceleri değil, aynı zamanda bir çağın ruhunu taşır. Rolland, “vicdanın tarafsızlığı”ndan bahsederken; Zweig, estetiğin bile bir etik mesele olduğunu fark eder. Aralarındaki dostluk, fikir ayrılıklarına rağmen saygı ve nezaketin gücünü gösterir.
Romain RollandStefan Zweig · İthaki Yayınları · 2024157 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2022 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2022 00:00
Hayatı Birinci Dünya Savaşı dönemine denk gelen; düşünce, yaşayış ve eserleriyle 20. yüzyıl Fransız edebiyatının önemli şahsiyetlerinden Romain Rolland’ın yaşamöyküsünü anlattığı eserinde Zweig, konuyu farklı yönlerden altı bölümde işliyor. Neden Rolland’ı ‘’Avrupa’nın Vicdanı’’ olarak tanımladığı kitabın genelinde olduğu kadar son bölümde de anlaşılabiliyor. Adının en çok anıldığı mevzu bir vicdani retçi olmasıyla savaş döneminde kendisinden beklenenin aksine sergilediği barış eylemleridir. Avrupa’nın şiddet ve haksızlıkla çalkalandığı, çoğunluğun savaşı desteklediği ve aydınlar tarafından da propagandasının yürütülerek oyuna katılacak sürülerin hedeflendiği süreçte onun insanlara oyuna gelmemeleri adına seslendiği eserler ortaya koyması Romain Rolland’ın hain olarak damgalanmasına neden olmuştur. İş işten geçtikten sonra hakkını vermek gerekmiş ki kendisi Nobel Barış Ödülü ile onurlandırılmıştır. Avrupa’nın Vicdanı’nda geniş bir perspektifle işlenen, dördüncü bölümün kendine ayrıldığı ‘’Jean Christophe’’ Rolland’ın ülkemizde ve sanırım dünyada da en bilindik kitabı. Diğer bölümlerde oyun, müzik ve eleştiri yazıları gibi ürettiklerinden bahsediliyor. Hatta Tolstoy’un Shakespeare ve Beethoven’ı küçümsediği makalesini hazmedemeyen Romain ne denli içten bir hayranmış ki karşılık olarak Tolstoy’a eleştirilerini sunduğu bir mektup yazmıştır. Tolstoy’un kendisine yanıt vermesiyle sanat ve fikir dünyasına yeni bir zenginlik katmıştır Rolland. Stefan Zweig tarihi şahsiyetlerin hayat hikayelerini ele aldığı eserlerine psikolojik tahlilleriyle derinlik kazandırmasıyla bilinir. Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'e kadar ufuk açıcı ve zevkli bir okuma olmamasına rağmen 20. yy Avrupası, Romain Rolland ve Zweig’ı anlamaya dair yetkin
Avrupa'nın VicdanıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2016157 okunma
7/10
·312 syf.··
2024 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 20:52
Zweig'ın, Fransız yazar ve şair Romain Rolland'ı tüm yönleriyle anlattığı bu biyografi yitip giden Avrupa ve insanlığa bir ağıt aslında. Tolstoycu bir felsefeyle, Alman-Fransız kardeşliğine ve I. Dünya Savaşı yıkımına ragmen barış idealine sadakat...
Edebiyat
Avrupa'nın VicdanıStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2016157 okunma
Puan vermedi·380 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
131 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2023 23:22
Bir yazar ki savaşlarla dolu bir dönemde savaşlardan nefret eden bir karakterin ölümünü savaşçı arkadaşının gözünden yazıyor. Avrupa’nın Vicdanı adında bir kitap ki bu yazarın hayatını yazıyor. Avrupa’nın Vicdanı, Zweig’ın akıl hocası ve dostu Romain Rolland’ın biyografisini kaleme alışıdır. Rolland, Avrupanın birbirine girdiği dönemde Avrupa Vatandaşlığı idealinin savunucularından, hatta önde gelenlerindendir. “Barışa inananlar”a yol göstermek için makale ve denemeler yazar, onlarla mektuplar aracılığıyla bire bir iletşine geçer. Yayınladığı makalelerden birinin ülkesinin devam ettirdiği savaşı apaçık kritisize etmesi nedeniyle ev hapsinde uzun süre kalan rolland mektuplaşmalarına buradan devam eder. Şahsen Rolland’ın ya da Zweig’ın Avrupa Vatandaşlığı, büyük Avrupa Birliği ideallerini desteklemiyorum. Diğer milletleri aşağı gören bir tutum olarak görüyorum. Durumu Zweig’ın dilinden ve Rolland’ın gözünden okuyunca çok tatlı geliyor tabii… Unutulmamalı ki Rolland’ın düşünceleri Avrupa ve hatta bazen yaşnızca Fransa’yı kapsasa da kişilik ve hayata bakış açısı bakımından hala herkes için ilham verici olmayı sürdürüyor. Birinci dünya savaşının patlak verişinden on yıl kadar önce yayınladığı birkaç ciltlik Jean Christophe romanıyla Nobel Ödülü kazanan yazarın birkaç ayda ancak okuyabildiğim bu biyografisi bana “hayatı, yaşamayı sanata çevirmek” bakış açısını kattı. Farkındalık, çalışmak, öğrenmek, ilerlemekten zevk almak ve bu zevkler doğrultusunda yaşayıp işe estetik de katarak sanata ulaşmak… Güçlü ve hayvani yapısıyla Jean Christophe’un savaşa susamışlığının yanında ona sükunet getiren kadın figürü ve en yakın arkadaşı sanatçı Olivier, belki de id, ego ve süperegoyu temsil ediyorlar. Christophe’un hayatı boyunca inanç ve tutku için, tatmin olmak için yollar arayıp
Avrupa'nın VicdanıStefan Zweig · Zeplin Yayınlar · 2014157 okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.