Kızıl Dosya - Dörtlerin İmzası

Sherlock Holmes

Arthur Conan Doyle
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sherlock Holmes Efsanesi
7/10
·320 syf.·
2022 4. kitabı
Bu baskının 1000kitap'taki ilk incelemesi oluyor bu yorumum. Sherlock Holmes efsanesinin ilk iki kitabının yer aldığı güzel bir baskı olmuş. Çeviri güzel; baskı kalitesi, iç tasarımı gibi etkenler de öyle. Holmes ile Watson'ın tanışmasını okuduğumuz, birlikte ilk vakalarıyla ilgilendikleri iki roman da (Kızıl Dosya ve Dörtlerin Yemini) akıcı ve dönemini dikkate alırsak sürükleyici. Polisiye sevenlerin de sevmeyenlerin de severek okuyacağını düşünüyorum.
Polisiye
Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · Dex Yayınevi · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2024 19:06
Kitapta 2 tane hikaye vardı, bir tanesi kızıl dosya. Sherlock Holmes serisinin başlangıcı. Her zaman çok sevdiğim bir hikaye oldu, ortaokulda ilk okuduğum zamana döndüm resmen. :') Kızıl dosya benim için çok çekici ve sürükleyici bu yüzden dörtlerin imzasından daha çok hoşuma gitti. Dörtlerin imzası benim için biraz daha sıkıcı olsa da bitirebilmeyi başardım. Bence Sherlock Holmes her yaşta eğlence için okuyabileceğiniz bir tür. Her hikayede daha da şaşırtıyor sizi çünkü. Sherlock Holmes Arthur Conan Doyle
Polisiye
Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · Dex Yayınevi · 202114,7bin okunma
Dörtlerin Yemini
9/10
·158 syf.··
2025 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 00:00
Sherlock Holmes ve Dr arkadaşı yeni bir maceraya atılır.Bir hanım gelir ve bir vakanın incelenmesini ister, Sherlock Holmes ve arkadaşı çalınan mücevher dolu sandığın ve öldürülen bir adamın katillerinin peşine düşerler.Hindistan'dan İngiltere'ye uzanan bu hikayede herşey sonunda ortaya çıkar. Ben sonuna doğru biraz uzatılmıştır bulsam da beğendiğim bir kitap oldu tavsiye ederim.
Dörtlerin Yemini - Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202014,7bin okunma
Dörtlerin İmzası
6/10
·176 syf.··
2023 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2023 09:29
Sherlock Holmes’un yalnızca keskin bir zekâ değil; insan ruhunun karanlık, hırslı ve kırılgan yanlarını da çözen bir gözlemci olduğunu bir kez daha hissettim bu kitabı okuyunca. Dörtlerin İmzası - Sherlock Holmes, klasik bir dedektif hikâyesinden çok daha fazlasıydı benim için; geçmişin gölgesinde kalan sırların, açgözlülüğün ve sadakatin iç içe geçtiği bir insan hikâyesiydi. Hikâye, Mary Morstan’ın yıllardır cevabını aradığı bir gizemle başlıyor. Babasının kayboluşu ve ona düzenli aralıklarla gönderilen gizemli inciler… Bu noktada Holmes’un soğukkanlı aklıyla Watson’ın daha insani, daha kalpten bakışı dengeleniyor. Ben okurken, Watson’ın Mary’ye duyduğu ilgiyle birlikte olayların yalnızca “suç”tan ibaret olmadığını, duygularla da örüldüğünü hissettim. Merkezde ise “Agra Hazinesi” var: Servet hırsının insanları nasıl yozlaştırdığını, dostlukları nasıl düşmanlığa çevirdiğini anlatan bir sembol gibi duruyor. Dört kişi arasında yapılan bir anlaşmanın, yıllar sonra bile peşlerini bırakmayan bir lanete dönüşmesi beni en çok etkileyen kısımlardan biriydi. Çünkü burada suç, anlık bir öfkenin değil; uzun süre taşınmış bir ihtirasın ürünü. Holmes’un olayları adım adım çözüşünü okurken hayran kaldım ama aynı zamanda şunu da düşündüm: Her ipucu, geçmişte yapılmış bir yanlışın yankısıydı. Nehirdeki kovalamaca, Tonga karakterinin ürpertici varlığı ve Londra’nın sisli sokakları… Hepsi hikâyeye karanlık ama güçlü bir atmosfer katıyordu. Kitabın sonunda hazinenin akıbeti beni şaşırtmaktan çok düşündürdü. Bunca kan, bunca hırs, bunca kötülük… Ve geriye kalan yalnızca kayıp hayatlar oldu. Sanki yazar bana şunu fısıldıyordu: “Bazı servetler elde edilse bile, insanı zenginleştirmez.” Dörtlerin İmzası - Sherlock Holmes, benim için Holmes’un zekâsından çok, insanın içindeki açgözlülüğün ve sadakatin sınırlarını anlatan bir romandı.
Polisiye
Dörtlerin İmzası - Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 18:09
Evet yeni bir inceleme daha….. Merakla bir sonraki sayfa da ne olacak diye sabırsızlanarak okudum Bana kalırsa kitap daha ilk sayfasında okuyucuyu hikayeye taşıyor. İkinci sayfasında ise o akıcılığını gösteriyor. Ve bu akıcılığa rağmen, kitabın içinde özünü kaybettirmeden başka boyutlar alarak çözülen bir gizemi sokmayı başarmış Conan Doyle. Aynı zamanda ufak bir aşk hikayesini de kaleme almayı başarmış. Bu üçü bir aradalık kitaba daha güzel bir hava vermiş. Herkese keyifli okumalar dilerim ….
Dörtlerin Esrarı - Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · Yediveren Yayınları · 202014,7bin okunma
10/10
·208 syf.··
2017 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2017 17:28
Sherlock Holmes'un ikinci romanı olarak hayata geçen "Dörtlerin İmzası" kesinlikle muhteşemdi. Bir sürü olay örgüsü olmasına rağmen hiçbiri birbirine karışmadan akıp gidiyor. Anlatımı yalın ve sade. Kendini vererek okuyan her insanın iliklerine kadar kitaba doyacağına eminim. Hindistan'ın "Agra Hazinesi" olarak nitelendirdiği hazinenin Londra serüvenine tanıklık edeceksiniz. Kim bu dörtler ? Ayakları bu denli küçük bir iz kime ait olabilir ? Cinayeti işleyen bir kadın mı ? gibi gibi sorular beyninizi kemirirken sonunda yine Sherlock'un eşsiz zekasıyla karşılaşacaksınız. Dr. Watson'ın Mary ile tanışma hikayeleri bu vaka ile başlıyor. Bakalım Watson evlenince Sherlock'a ne olacak? İşine duygularını karıştırmayan bu adam bu sefer de aynı metaneti sergileyecek mi ? Üçüncü romanında belki bununla ilgili bir kaç detay yakalayabilirim. Şimdiden iyi okumalar :)
Edebiyat
Sherlock Holmes - Dörtlerin İmzasıArthur Conan Doyle · Ren Yayınları · 201714,7bin okunma
10/10
·185 syf.··
Beğendi
·
2021 83. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 15:39
Sherlock Holmes serisinden okuduğum ikinci kitapla sizlerleyim. Kızıl Soruşturma’ya göre daha akıcı ve heyecanlı bulduğum bir Doyle eseri oldu. Kendini eve kapayan ve bunalan Sherlock Holmes hayatın bu durağanlığından memnun değildir ve arkadaşı Watson ise hiç memnun değildir. Holmes’un değişik fikirleri ve mantıklı zekası Watson’a biraz tuhaf gelir hep... Bence de tuhaf biri Holmes. Nasıl bu kadar karışık ince detayı birleştirip çıkmazı olmayan sokaklardan rahatça çıkabiliyor? Düşündürücü açıkçası. Kitap tek bölümden oluşmadığı için keyifle okudum ama elimden bırakamadım çünkü konusu ve olaylar beni derin bir heyecana sürükledi. Bir anda evlerine gelip başından geçenleri anlatan ve yardım isteyen Mary Morstan’ın derdinin içinde bulurlar kendilerini. Holmes memnundur. Watson ise daha çok memnun olacak ama sürpriz! Mary Morstan’ın babası on dört yıl önce kaybolduktan sonra her sene aynı tarihte bilinmez birinden değerli inciler alır. Ancak birgün görüşme daveti gelir bu bilinmezlikten. Mary ise soluğu Holmes ve Watson’un yanında alır. Vakanın çekiciliği Holmes’u, Mary’nin güzelliği ise Watson’ı heyecanlandırır... Bu olayın peşine düşen bu ikili ise gizemli bir cinayetle karşılaşacaklar! Cinayetin işlenme nedenleri ve geçmiş o kadar olaylı ki içinde Hint ayaklanmasından Asya’da ki hapishanelere kadar gizemli ve korkunç sırlar vardır... Sherlock Holmes’un ise tam da böyle karmaşık bir vakaya ihtiyacı vardı! Yaratıcı yazarlık dersi alırken hocamız Sherlock Holmes kitaplarından birçok örnek vermişti. Okunması kolay ve sürükleyici bu kurgu her hayalperestin ve yazı yazanın ilgisini çekebilecek nitelikte cidden. Doğru bir zamanda başladığımı düşünüyorum seriye; hem okumayı hem de yazmayı seven biri olarak bu kurgu beni kendine çekti. Ayrıca polisiye romanlara da
Edebiyat
Sherlock Holmes - Dörtlerin İmzasıArthur Conan Doyle · Alfa Yayınları · 201714,7bin okunma
Sherlock klasiği ile biten gece
9/10
·160 syf.··
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 18:21
Yine bir Sherlock Holmes güzelliğini bitirmenin zevkini yaşıyorum. Dr Watson ile yeni bir maceraya adım attığını tek solukta okudum. Hindistan dolaylarında geçen hazine avı ve birbirlerine yeminle bağlı dört arkadaşın yemini ile olaylar zincirinin birbirine dolandığı bir eser karşıladı. Bazı yerlerse çok heyecanlanıp bazı yerlerde “nasıl?” Diye sordum kendi kendime. Zenginliğin insanların zihinlerini ele geçirişi ve aldatılmanın intikam duygusunu perçinleyip ne kadar yıl geçse de intikamın alınmasını zorunlu kolay bir kısa eser karşıladı . Sherlock eserlerini hep heyecan ile okuyan biri olaraktan beğendiğim bir kitaptı. Yeniden görüşmek üzere Sherlock ve Dr Watson
1000Kitap
Dörtlerin Yemini - Sherlock HolmesArthur Conan Doyle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 49. kitabı
Güzel bir genç hanımın dedektif Sherlock'tan yardim istemeye gelmesiyle başlıyor hikaye. Bir hazinenin çalınması ile uzun yıllara ve kıtalara yayılan karmaşık bir davaya Sherlock ve Watson'un balıklama dalmasıyla sonuca erişmesini okuduk.
2024 Okuma Raporları
Sherlock Holmes ve Dörtlerin YeminiArthur Conan Doyle · İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,7bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 56. kitabı
Oldukça anlaşılır ve sade bir dille kaleme alınmış bu eserde Sherlock Holmes her zamanki gibi dehasını ortaya koyuyor.Kitapla ilgili beni tek zorlayan şey konunun fazla uzatıldığını hissetmem oldu.Sherlock Holmes okurken/izlerken sonunda çok büyük ters köşelere uğramaya alışkın biri olarak bu kitap ters köşe anlamında beklentimi karşılamadı maalesef... Konusuna gelirsek,Holmes çözülecek dava kalmadığı için can sıkıntısından şikayet ettiği sırada kapı çalınır ve içeri bir kadın girer.Bu kadın iyi giyimli,kendinden emin ve çok güzeldir.Holmes'ün yardımcısı Doktor Watson'ın da hemen dikkatini çekmiştir Gelen kadın babasının Hint alayında görev yapan bir subay olduğunu söyler.Yatılı okulda kaldığı dönemde babasının bir yıllık izin aldığını ve kendisini eve dönmesi için çağırdığını öğrenen kadın,geri döndüğünde evde kimseyi bulamaz.Babası ortalıktan kaybolmuştur.Ne kadar arasa da hiçbir ipucu bulamaz. Aradan geçen 6 yıldan sonra bu kadın her yıl aynı günde kapının önünde içinde bir inci içeren kutu bulur.Bunun da anlamını çözemez ve babasının kaybolmasının onuncu yılında bu gizemi çözmesi için ünlü dedektif Sherlock Holmes'e başvurur. Konusu ilginç olsa da işleniş de belli başlı sıkıntılar olduğundan dolayı beni çok heyecanlandırmadığını söyleyebilirim
Gizem
Sherlock Holmes - Dörtlerin EsrarıArthur Conan Doyle · Bilge Karınca Yayınları · 201214,7bin okunma

Yazar Hakkında

Arthur Conan DoyleYazar · 256 kitap
Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 - 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır. Arthur Conan Doyle 22 Mayıs 1859'da, Edinburgh, İskoçya'da doğmuştur. Babası bir İngiliz olan Charles Altamont Doyle, annesi ise İrlandalı Mary Foley'di. Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir. Kaynaklardan biri, Arthur ve ablası Annette'in bileşik soyadlarını büyük amcaları olan usta gazeteci Michael Conan'dan aldığını yazmaktadır. Aynı kaynak 1885 yılında, evinin dışarısındaki pirinç levhada ve doktora tezindeki imzada adının "A. Conan Doyle" olarak geçtiğini belirtmektedir. Fakat 1901 Nüfus Kaydı gibi diğer kaynaklar Conan Doyle'un soyadının "Doyle" olduğunu, ve ancak yıllar sonra "Conan Doyle" olarak kullandığını yazmaktadır. Conan Doyle'un babası da kardeşleri (içlerinden bir tanesi illüstratör Richard Doyle'du) ve babası gibi bir ressamdı. Conan Doyle, dokuz yaşındayken St Mary's Hall Katolik Cizvit Stonyhurst hazırlık okuluna gönderildi. Daha sonra Stonyhurst Koleji'nde öğrenimine devam etti, fakat Hıristiyanlığı reddederek 1875 yılında bir agnostik olacaktı. 1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı. 1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu. 1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu. 1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı. "Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti. Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi. Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki baş karakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı. İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu ölüm cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu. Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkum edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, halbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti. Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır. İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten içeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı. 1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda ölümünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı ölümden sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu. Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti. Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti. Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin ölümünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini baş parmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı. Amerikalı bir bilim tarihçisi olan Richard Milner, Conan Doyle'un 1912'de ortalığı kasıp kavuran Piltdown Adamı aldatmacasını başlatan kişi olabileceğini iddia etti. Bu sahte hominid fosili bilim dünyasını 40 yıl boyunca kandırmıştı. Milner, Conan Doyle'un en sevdiği medyumlardan birinin adının lekelenmesinden ötürü intikam arayışında olduğunu ve yazarın bu aldatmacadaki rolünün "Kayıp Dünya" eserinde fark edilebileceğini söylemekteydi. Samuel Rosenberg, 1974 tarihli kitabı "Naked is the Best Disguise (Çıplaklık En İyi Kamuflajdır)"da Conan Doyle'un yazıları sayesinde akıl sağlığının bastırılmış ve gizli yönlerine nasıl açık ipuçları bıraktığını yazmaktadır. 7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü, ve New Forest, Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK) BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK) ARTHUR CONAN DOYLE ŞÖVALYE VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI Londra'nın güneyinde Hindhead'de Conan Doyle'un inşa ettiği ev Undershaw'da hayat en az bir on yıl kadar daha devam etti; arkasından 1924'ten 2004'e kadar otel ve restoran olarak işletildi. Daha sonra bir müteahhit tarafından satın alındı; çevreciler ve Conan Doyle hayranları buranın korunması için savaşmaktadır. Ev şu an boş. Doğu Sussex'te, Crowborough'daki Crowborough Cross'ta Sir Arthur Conan Doyle'un onuruna bir heykel dikildi. Sir Arthur burada 23 sene yaşamıştı. Edinburgh, İskoçya'da, Conan Doyle'un doğduğu eve yakın Picardy Sarayı'nda Sherlock Holmes'un da bir heykeli bulunmaktadır.